1 gün önce

Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, fon soruşturmasında dezenformasyon şüphesiyle ev hapsine alınan gazeteci İsmail Saymaz için yapılan uygulamayı eleştirdi. Arınç, basının özgür olması gerektiğini söyledi.

Bülent Arınç, fon soruşturması kapsamında ev hapsine alınan gazeteci İsmail Saymaz'ın durumunu sosyal medya paylaşımıyla eleştirdi. Arınç, uygulamayı doğru bulmadığını söyledi ve basın özgürlüğüne dikkat çekti.

Arınç'ın eleştirisi

Arınç, bir haber kanalına Saymaz'ın evinden bağlandığı yayını izlediğini anlattı. Bu görüntüyü hem acıklı hem gülünç bulan Arınç, uzun süredir tarafsız bir kalem olarak gördüğü Saymaz'ın adli kontrol nedeniyle evden ayrılamadığını söyledi. Bazı meslektaşlarının da cezaevinde bulunduğunu hatırlattı.

Arınç, bu durumu kapısına kilit vurulmuş bir türbeye benzeterek, Saymaz'ın televizyona bağlanıp konuşabilmesine ve gazetesine yazı gönderebilmesine dikkat çekti. Saymaz'ın ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evden çıkamadığını, ancak ağzının bantlanmamış olmasının bir bereket olduğunu da sözlerine ekledi. Bu manzaradan üzüntü ve utanç duyduğunu belirtti. Saymaz'ın televizyon yayınlarına bağlanabilmesini ve gazetesine yazı yollayabilmesini ise tek avuntu olarak gösterdi.

Gazetecilerin görevlerini yaparken özgür olması gerektiğini söyleyen Arınç, iktidara yakın ya da muhalif fark etmeksizin toplumun her görüşten gazetecinin dürüst haberciliğine ihtiyacı olduğunu ifade etti. Vatandaşın haber alma hakkının bu yolla daraltılmasının "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu söyledi.

Arınç, görev süresince gazetecilerin haberlerini takdirle karşıladığını da söyledi. Ceza hukukunda özgürlükçü bir yaklaşımın esas alınması gerektiğini belirten Arınç, eleştiri ile hakaret arasındaki farkın, haberlerdeki doğruluğun ve etik anlayışın gözden kaçırılmaması çağrısı yaptı.

Saymaz hakkındaki süreç

Haberin kaynağında aktarılan bilgilere göre Saymaz, Ekim 2026'da fon soruşturmasında dezenformasyon suçlamasıyla şüpheli olarak ifadeye çağrıldı. Gözaltına alınmasının ardından 9 Ekim'de ev hapsi uygulanmasına karar verildi.

Aynı kaynak, Saymaz hakkında daha önce de soruşturmalar yürütüldüğünü hatırlatıyor. Mayıs 2025'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kurultay usulsüzlüğü iddialarına dair soruşturmasında şüpheli olarak ifade verdi; savunmasında gazetecilik yaptığını söyledi. Mart 2025'te Osman Kavala ile görüşmelerine dayanarak hakkında soruşturma başlatıldığı ve ev hapsi kararı verildiği aktarılıyor.

Kasım 2024'te Erdoğan'ın Bahçeli'ye bazı MHP'li vekillere ait görüntüler izlettiği yönündeki sözleri üzerine, halkı yanıltıcı bilgiyi yayma suçlamasıyla kendiliğinden soruşturma başlatıldı; Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu iddiayı yalanlamıştı. Mayıs 2022'de de bir hâkimle ilgili ifadeleri nedeniyle terör soruşturması açıldı.

KaynakHaber 7
Son güncelleme28.10.2026 16:43
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de Mansur Yavaş'ın Bakan Kurum'la görüşmesini doğal bulduğunu söyledi; fon listelerinin güvenilirliği ve gizlilik sızıntıları konusunda da konuştu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de katıldığı yayında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'la yaptığı görüşmeyi değerlendirdi. Özel, buluşmadan haberi olduğunu, Yavaş'a dair kafasında herhangi bir soru işareti bulunmadığını belirtti.

Yavaş-Kurum görüşmesine doğallık vurgusu

Özel'in anlatımına göre Cumhurbaşkanı, başkentte uzun süredir bekleyen büyük işler için Yavaş'tan imza ve destek talep etti; Yavaş da bakanına çalışması yönünde talimat verdi. Özel, "Bundan daha doğal bir şey yok" diyerek görüşmenin beklenen bir gelişme olduğunu söyledi. Yavaş'ın görüşmeyi kendisinin kamuoyuyla paylaştığını hatırlatan Özel, belediye başkanının gizli biçimde mi görüşmesi gerektiğini sordu. Parti olarak aralarında en küçük bir sorun bulunmadığını da ekledi.

Fon listelerinin doğruluğu tartışması

Özel, fon soruşturmasıyla bağlantılı olarak dolaşan 80-85 kişilik listenin birçok kişide bulunduğunu söyledi. Listelerin kaynağı konusunda Adalet Bakanlığı çevrelerini işaret ettiğini, ancak bütün bakanlığı suçlamanın doğru olmayacağını vurguladı. Özel'e göre görevden alınan ve mahlas kullanan bir basın sözcüsü çok sayıda liste ve isim dağıttığı için elindeki listenin doğruluğundan emin olmak mümkün değil.

Özel, Ümit Özlale'nin fon soruşturmasında adı geçen bir kişinin babasının ismini açıklamasını doğru bulduğunu söyledi. Ad, soyad ve MK numarası tutuyordu; ancak T.C. kimlik numarası Bartınlı başka bir AK Partili'ye aitti. Özel bunu, AK Parti'nin elinde bir liste bulunduğunun ve kimlik numaralarına kadar bilgiye sahip olduklarının göstergesi olarak yorumladı. Elinde net bilgi olan bir siyasetçinin bunu siyasi etik gereği saklayamayacağını, aksi halde suçun parçası olacaklarını savundu.

Gizlilik kararı ve sızıntılar

Özel, soruşturma dosyalarında gizlilik kararı bulunan iki davaya dikkat çekti: biri Sarıgül'e ilişkin ifadeler, diğeri fon meselesi. Fon dosyasında ortada bir ifade tutanağı olmadığını, buradaki gizlilik ihlalinin AK Parti'yi zora soktuğunu söyledi. Diğer dosyadaki ihlalin ise YENİ Parti'yi tartıştırdığını belirtti. Gizliliğin kalkması ve tutanakların görülmesi halinde değerlendirme yapılabileceğini ifade etti.

Erken seçim için sayılar

Özel, erken seçim kararı için 360 oy gerektiğini hatırlattı. AK Parti'nin 281, MHP'nin 46 milletvekili bulunduğunu, "oradan buradan" eklemelerle 330'a ulaşılsa bile İYİ Parti'nin bu sayıyı tamamlayacak vekili olmadığını söyledi. DEM Parti'nin kendilerine böyle bir gündemleri bulunmadığını bildirdiğini aktaran Özel, CHP'nin başındaki ismin ise erken seçime, Mekke anlaşmasına ve anayasa değişikliğine oy vereceklerini söylediğini öne sürdü.

KaynaklarManisa Haberleri, Haber Ege, Haberler, Cumhuriyet
Son güncelleme29.10.2026 06:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, Bakan Kurum'la görüşmesinin ardından yeniden gündeme gelen parti değiştirme iddialarına 'Alıştık artık' dedi; önceliğinin Ankara olduğunu söyledi.

Ankara'nın büyükşehir belediye başkanı Mansur Yavaş, Bakan Murat Kurum'la yaptığı görüşmenin ardından yeniden gündeme gelen AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddialara esprili bir karşılık verdi. Sözcü TV'nin genel yayın yönetmeni İpek Özbey'in aktardığına göre Yavaş, fotoğraf çekilirken tartışmanın yine başlayacağını düşündüklerini, "Alıştık artık" diyerek konuyu kapattıklarını söyledi.

Yavaş, Özbey'e verdiği yanıtı "Önceliğim Ankara, süreçleri izliyorum" cümlesiyle tamamladı.

Bakanlıktaki görüşme

Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı görüşmenin ardından bakanlığa giderek Kurum'la bir araya geldi. Kurum, görüşmeyi X hesabından bakanlıkta çekilen bir fotoğrafla duyurdu. Başkentin ihtiyaçlarının, şehircilik alanındaki çalışmaların ve önümüzdeki döneme ilişkin konuların değerlendirildiğini belirten Kurum, Ankara için ortak akılla çalışmayı sürdüreceklerini yazdı.

Kurum'un paylaşımını alıntılayan Yavaş ise kabulünden dolayı bakana teşekkür etti. Daha önce Erdoğan'a sunulan ve bakanlığın görev alanına giren konuları görüştüklerini söyleyen Yavaş, bu konulara dair ayrıntı paylaşmadı.

Eylül ayından bu yana yaşananlar

Süreç eylülde başlamıştı: Yavaş, önce Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu bilgilendirmiş, ardından 9 Eylül'de Beştepe'de Erdoğan'la görüşmüştü. Görüşme talebini cumhurbaşkanına kendisinin ilettiğini açıklayan Yavaş, o günlerde parti değiştireceği iddialarını reddetmiş, Erdoğan'la yalnızca Ankara'nın yatırımlarını ve geleceğini konuştuklarını söylemişti. CHP ile YENİ Parti'den birinin yanında yer almayı doğru bulmadığını belirten Yavaş, tutumunun iki genel merkezde rahatsızlık yaratması halinde gereğini yapmaktan çekinmeyeceğini eklemişti.

Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise CHP adına 23 Eylül'de yaptığı konuşmada, bir belediye başkanının kendi lideri dışındaki bir parti başkanına da bilgi verdiğini söyleyemeyeceğini savunmuştu. Yavaş aynı gün CHP üyeliğinden ayrıldığını duyurdu ve bağımsız yoluna devam edeceğini açıkladı. Kararının gerekçesi olarak o günkü bazı sözleri gösterip Sarı'yı işaret etti. Başkentte sekiz ilçenin belediye başkanı da Yavaş'ın ardından CHP'den ayrıldı ve bağımsız çalışmayı sürdürüyor.

AK Parti'ye katılımlar ve Yavaş'ın tutumu

İzmir'in büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay ise CHP'den ayrılmış ve 7 Ekim'de AK Parti'ye geçmişti. AK Parti'nin genel başkan yardımcılarından Hasan Basri Yalçın, CNN Türk yayınında (9 Ekim) yeni katılımların olabileceğini söyleyerek isim vermeden sırada bir büyükşehir bulunduğunu belirtti. Ankara'daki belediye, 10 Ekim'de Yavaş'ın bir başka partiye gireceği yönündeki iddialara itibar edilmemesini istedi.

Yalçın'ın bu sözü 17 Ekim'de Yavaş'a yöneltildi. Yavaş, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini, bu yoğunlukta bir parti değişimi daha önce yaşanmadığını söyledi. Seçmenlerine karşı sorumlu olan başkanların hesabı sandıkta vereceğini vurgulayarak "Parti değiştirenler de o hesabı sandıkta verecektir" dedi. Kendisinin bağımsız olarak Ankara halkına eşit hizmet etmeyi sürdüreceğini, CHP-YENİ Parti ayrışmasında birini diğerine tercih etmeyeceğini de ekledi.

KaynaklarN Gazete, Memurlar.Net, Diken
Son güncelleme28.10.2026 22:27
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·20 saat önce

CHP'den ayrılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 28 Ekim'de Bakan Murat Kurum'la bir araya geldi. Yavaş, Cumhurbaşkanı'na daha önce sunduğu ve Bakanlığı ilgilendiren konuları görüştüklerini açıkladı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 28 Ekim Çarşamba günü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u bakanlıkta ziyaret etti. Görüşmeyi önce Kurum duyurdu, ardından Yavaş kendi hesabından bir açıklama yaptı. CHP'den ayrılırken bağımsız yürüyeceğini söyleyen Yavaş'ın bu ziyareti, siyasi geleceğine dair tartışmaları yeniden canlandırdı.

Kurum'un paylaşımı

Bakan Kurum sosyal medyadan Yavaş'ı bakanlıkta kabul ettiklerini duyurdu. Başkentin ihtiyaçlarının, şehircilik alanındaki çalışmaların ve önümüzdeki döneme ilişkin konuların değerlendirildiğini yazan Kurum, Ankara için "ortak akılla çalışmaya" devam edeceklerini söyledi. Hemşehrilerin yaşamına değer katacak her adımı desteklemeyi sürdüreceklerini de ekledi. TRT Haber, görüşmede başkentin ihtiyaçlarının ve kente değer katacak adımların ele alındığını yazdı. Onedio'nun aktardığına göre kentsel dönüşümden altyapıya, çevre projelerinden Ankara'nın geleceğine uzanan başlıklar konuşuldu; ancak bu ayrıntılar iki ismin paylaşımlarında yer almıyor.

Yavaş'ın açıklaması

Kurum'un paylaşımını alıntılayan Yavaş, Cumhurbaşkanı'na daha önce sunulan ve Bakanlığı ilgilendiren konuları görüşmek için Kurum'la bir araya geldiklerini yazdı. Kabulü için Bakan'a teşekkür etti. Yavaş, Kurum'la çekilmiş bir fotoğrafı da paylaştı. İki paylaşım da aynı gün yayımlandı. Paylaşımlarda görüşmenin süresine, katılımcı sayısına ya da alınan bir karara dair bir bilgi verilmedi; yalnızca ele alınan başlıklar genel çizgileriyle sıralandı.

Parti değişikliği sorusu

Haberton, iki ismin açıklamalarında parti değişikliğine, ittifaka ya da üyeliğe dair bir değerlendirme bulunmadığını, ziyaretin böyle bir gelişmeyle bağlantılı olduğuna işaret eden doğrulanmış bir bilginin de yer almadığını yazdı. Sözcü ise Yavaş'ın Erdoğan ziyaretinin AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddiaları güçlendirdiğini aktardı. Yavaş bu iddiaları net biçimde yalanlamıştı. ABB'nin yaptığı açıklamada, her gün başka bir siyasi parti üzerinden gündeme getirilen iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilmiş, Yavaş'ın duruşunun "Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur" sözleriyle özetlendiği kaydedilmişti.

CHP ile yollar nasıl ayrıldı

Sözcü ve soL'un aktardığına göre Yavaş, 9 Eylül'de CHP'nin yıl dönümü programı yerine Külliye'ye giderek Erdoğan'la görüştü. NTV, o görüşmede Ankara'daki metro gibi yatırımların ele alındığı bilgisinin verildiğini hatırlattı. Yavaş'ın ertesi gün yaptığı açıklamada yeni cepheler açmaya gerek olmadığı, zamanı geldiğinde yeniden aynı masada oturabilecek zeminin korunması gerektiği vurgulanmıştı. Bu çıkış CHP içinde tartışma yarattı. Sözcü'ye göre Yavaş, ziyaretin ardından partinin üst düzey isimlerinden gelen tepkiler üzerine istifa etti.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, 11 Eylül'de bu sözlere yanıt verdi. Öztrak, "CHP tehditle, korkutarak hareket edebilecek olan parti değildir" dedi ve Yavaş'ın açıklamasının takdirini millete bıraktığını söyledi. Yavaş bu sürecin sonunda partisinden ayrıldı.

Yayın organlarının yaklaşımı

soL, Yavaş'ın AKP'li isimlere yönelik ziyaretlerinin sürdüğünü vurgulayan bir çerçeveyle haberi verdi. Onedio görüşmeyi "kritik" diye niteledi. NTV, TRT Haber, Bigpara ve Cumhuriyet ise haberi ağırlıklı olarak iki isim arasında yapılan sosyal medya paylaşımlarına dayandırdı. Görüşmenin bakanlık binasında yapıldığı, paylaşımların da X üzerinden duyurulduğu aktarıldı.

KaynaklarBizim Ankara, Hürriyet, https://www.gazeteburdur.com.tr/, Son Dakika ve +19 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 16:01
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
21 saat önce

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, canlı yayında seçimin 2028 Mart sonu ile Nisan başı arasında yapılma ihtimalini yüksek gördüğünü söyledi. Muhalefette ise Özgür Özel'i güçlü aday olarak işaret etti.

BBP lideri Mustafa Destici, bir basın federasyonunun ortak canlı yayını olan "Anadolu Soruyor" programında seçim takviminden emekli maaşlarına, muhalefetin aday arayışından fon krizine uzanan geniş bir gündemi değerlendirdi. Programda soruları üç medya kuruluşunun yöneticileri yöneltti.

Seçim tarihi ve Erdoğan'ın adaylığı

Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyleyen Destici, Erdoğan'ın tekrar aday olabilmesi Meclis'in seçim kararı almasına bağlı, diye hatırlattı. Bunun için 360 oy gerektiğini belirten Destici, kararın 400'ün üzerinde oyla çıkacağına inandığını söyledi.

Destici, seçimin 2028 Mart sonu ya da Nisan başında yapılma ihtimalini çok yüksek gördüğünü, bunun yalnızca kişisel bir tahmin olmadığını vurguladı. "Bu sadece bir tahmin değil" diyen BBP lideri, bilgiyi yaptığı görüşmelerden edindiğini söyledi.

Muhalefette aday hesabı

Destici'ye göre Ekrem İmamoğlu hakkındaki davalar ve diploma meselesi nedeniyle aday olamayacak, Mansur Yavaş ise CHP içinde gözden düşerek denklemin dışına itildi. BBP lideri, sol muhalefetin en güçlü adayının büyük olasılıkla Özgür Özel olacağını söyledi. Gerekçe olarak Özel'in sık miting yapmasını ve Anadolu'yu gezmesini gösterdi.

Destici, Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylık ihtimalinin de yabana atılmaması gerektiğini savundu; Kılıçdaroğlu'nun muhalefet adayı olarak şimdiye kadarki en yüksek oyu, yüzde 48,5'in üzerinde bir oyu aldığını hatırlattı. Ancak CHP'lilerin Özel'in Kılıçdaroğlu'na kötülük ettiğini düşündüğünü, Kılıçdaroğlu'nun Özel'i desteklemeyeceğini iddia etti.

Emekli maaşı, fon krizi ve Mekke ittifakı

Destici, en düşük emekli maaşının 40 bin liranın üzerinde olması gerektiğini söyledi. Destici'ye göre 2023 başında 7 bin 500 lira olan taban emekli aylığı, 11 bin liralık memur ve kamu işçisi maaşının üçte ikisine denkti; bugün 23 bin lira 70 bin liranın üçte birinin altında kalıyor. Prim gün sayısına göre kademeli düzenleme de önerdi.

Destici fon krizini "büyük bir soygun" diye tanımladı ve SPK ile Borsa İstanbul yöneticilerini en azından görevi ihmalle suçladı. Yurt dışına çıkarılan paraların geri getirilmesini ise yabancı bankaların kuralları nedeniyle neredeyse imkânsız buldu. Mekke ittifakını değerli bulduklarını ancak 10 yıl çekilememe gibi maddeler ve NATO yükümlülükleriyle çelişme riski konusundaki çekincelerini devlete ilettiklerini açıkladı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin Destici, dosyanın Haziran 2026'da Maraş'tan alınıp Ankara'ya nakledildiğini, sonrasında çok sayıda kişinin tutuklandığını öne sürdü. Özel'in "Savaştayız" sözünü de eleştiren Destici, önceliğin birlik olması gerektiğini söyledi.

KaynaklarEskişehir Haber Ötesi, Yeni Konya
Son güncelleme28.10.2026 14:45
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Doğan Çağlar, köşesinde devlet ilişkileriyle kişisel kanaatlerin birbirinden ayrılması gerektiğini savundu. Başörtüsü konusundaki duruşun kardeşliği zedelememesi gerektiğini belirtti.

Diriliş Postası'nda yayımlanan yazısında Doğan Çağlar, Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin günlük tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini savundu. Çağlar'a göre devletler arasındaki ilişkiler kişisel kanaatlerden ayrı değerlendirilmeli; dış politikanın sorumluluğunu taşıyan isim ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Trump örneği

Yazar, Erdoğan'ın Filistin konusunda ABD yönetimiyle aynı çizgide olmadığını hatırlattı. ABD'nin İsrail'e desteği Ankara'nın tutumuyla açıkça bağdaşmıyor; Washington'ın İsrail'in yanında İran'a karşı askerî operasyonlara dahil olması da iki başkent arasındaki farkın boyutunu ortaya koyuyor. Çağlar, buna rağmen Erdoğan ile Trump'ın yakın ilişkisini sürdürmesinin bir çelişki olmadığını söyledi. Yazara göre diplomasi, anlaşamadığınız liderlerle de konuşmayı ve ülkenin çıkarları için kanalları açık tutmayı gerektiriyor. Çağlar, bu yakınlığın ardında Türkiye'nin yararına işleyen stratejik nedenler gördüğünü belirtti ve bir liderle dost olmanın onun tüm politikalarını onaylamak anlamına gelmediğini ekledi.

Azerbaycan ve İsrail

Aynı mantığın Azerbaycan için de geçerli olduğunu savunan yazar, Bakü'nün İsrail ile stratejik ortaklığını sürdürdüğünü, Ankara'nın İsrail karşısındaki tavrının ise bundan ayrıldığını yazdı. Çağlar'a göre bu ayrılık iki ülke arasındaki kardeşliği ve müttefikliği ortadan kaldırmıyor. Erdoğan ile Aliyev'in son telefon görüşmesinde de kardeşlik hukukuna dayalı işbirliğini ilerletme iradesini ortaya koyduğunu hatırlattı.

Yazar, Azerbaycan'ın iç düzenlemeleri karşısında Türkiye adına nasıl bir tavır alınacağına karar verecek siyasi iradenin Erdoğan'ın liderliğindeki devlet yönetimi olduğunu belirtti. Gerekirse eleştirmenin, gerekirse diplomatik kanallardan konuşmanın, sessiz kalmanın ya da destek vermenin sorumluluğunu da o üstlenir. Herkesin düşünce açıklama ve eleştiri hakkı olduğunu kabul eden Çağlar, bir kişinin görüşünü söylemesiyle ülke adına karar vermenin ayrı şeyler olduğunu vurguladı. Ankara ile Bakü arasındaki bütün görüşmeleri ve güvenlik değerlendirmelerini kimsenin bilemeyeceğini, eksik bilgiyle verilen kesin hükümlerin kardeşliği zedeleyecek açıklamalara dönüşmemesi gerektiğini yazdı.

Başörtüsü tartışması

Çağlar, yazısının son bölümünde başörtüsü meselesine geldi. Toplumun geniş kesiminin bu hassasiyeti açıkça paylaştığını düşünen Çağlar, başörtüsünün kadınları okuldan ve sosyal yaşamdan uzaklaştırmanın bahanesi olmaması gerektiğini, inancı nedeniyle hiçbir çocuğun okul kapısından çevrilmesini doğru bulmadığını söyledi. Yazar, bu ilkeyi savunurken Azerbaycan halkını muhatap almanın ve iki kardeş ülkeyi karşı karşıya getirmenin yanlış olduğunu belirtti. Ona göre Türkiye, tavrını açıkça ortaya koyarken ülkeler arası sorunların akılcı yoldan ve diplomasiyle aşılmasından yana da durabilir.

Çağlar, kardeşliği korumanın sözden vazgeçmek anlamına gelmediğini, sözün sorumlulukla söylenmesi gerektiğini yazarak yazısını tamamladı.

KaynakDiriliş Postası
Son güncelleme28.10.2026 09:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Ankara Barosu yönetimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'la görüştü. Gündemde yeni adliyeye ulaşım, baroya arsa ya da bina tahsisi, kreş kontenjanı ve ortak anma etkinliği vardı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a bir baro heyeti konuk oldu: Ankara Barosu Başkanı Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Yavaş'ı ziyaret etti. Baronun sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre görüşmede iki kurumun işbirliği olanakları değerlendirildi. Konuların çoğu, avukatların günlük çalışma koşullarına ve kentteki adliye hizmetlerine ilişkindi.

Yeni adliyeye ulaşım

Görüşmenin başlıklarından biri, yeni adliye binasına ulaşımın kolaylaştırılmasıydı. Bu kapsamda toplu taşıma ve ring seferlerinin planlanması gündeme geldi.

Baro için bina talebi

Baro yönetimi, yeni hizmet binası ihtiyacı için belediyenin arsa ya da bina ayırarak yardımcı olmasını istedi. Ulus Avukat Yerleşkesi'nin meslektaşların ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi için de işbirliği olanakları konuşuldu.

Kreş, salon ve ortak projeler

Toplantıda meslektaşların çocukları için belediye kreşlerinde yer ayrılması ve belediyenin kültür ile toplantı salonlarının baro etkinliklerine açılması da konuşuldu. Gelincik Merkez ve Adli Yardım Merkezi'nin belediyeyle ortak çalışmasının güçlendirilmesi masadaydı. Taraflar, 2019'da bir saldırıda yaşamını yitiren Ceren Damar Şenel'in adını taşıyan parkta ortak bir anma ve ağaç dikme etkinliği yapılması için de görüş alışverişinde bulundu.

Baro açıklamasında Yavaş'a ağırlaması ve çözümden yana tutumu için teşekkür edildi; ortak projelerde işbirliğini ilerletmekten memnuniyet duyulduğu belirtildi. Açıklamada, görüşmede alınmış kesin bir karar ya da takvim paylaşılmadı.

KaynaklarToplumsal Haber, Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com
Son güncelleme28.10.2026 03:26
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Yeni Akit yazarı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın başdanışmanının "aday olmama ihtimali yok" sözlerine karşı çıktı. Yazara göre Yavaş sonunda aday olmayabilir.

Yeni Akit'te yayımlanan köşe yazısında yazar, muhalefetin cumhurbaşkanı adaylığı denkleminde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın durumunu değerlendirdi. Yazar, Yavaş'ın aday olmayacağını öne sürdü.

Yazarın muhalefet denklemi

Yazar, Cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşık iki yıl kaldığını, Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığına ise kesin gözle bakıldığını yazdı. Muhalefet cephesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün görünmediğini savundu. Yazara göre geriye muhalefetin elinde "iş görme yeterliği" taşıyan tek isim olarak Yavaş kalıyor.

Sözcü haberi ve başdanışmanın sözleri

Yazar, tartışmanın dayanağı olarak Sözcü gazetesinin 21 Ekim 2026 tarihli haberine işaret etti. Habere göre Yavaş'ın başdanışmanı Feramuz Üstün, sokakta en sık "Yavaş aday olacak mı?" sorusuyla karşılaştığını söylüyor. Üstün, Yavaş'ın bu soruya hizmeti vatan görevi ve askerlik gibi gördüğünü, askerlikten kaçılmayacağını söylediğini aktarıyor. Sözcü haberinin başlığı ise "Aday olmama ihtimali yok" şeklinde verilmişti.

Geçmişten iki örnek

Yazar, kendi yorumunun tersine olduğunu belirterek Yavaş'ın aday olmama ihtimalinin bulunduğunu savundu. Gerekçe olarak iki örnek sundu: 1993'te Cumhurbaşkanlığı sürecinde Hüsamettin Cindoruk'un, grubun büyük bölümü teşvik etmesine rağmen adaylığa çıkamaması ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2010'da önce aday olmayacağını söyleyip ardından aday olması.

Yazara göre Yavaş da aday olacakmış izlenimi verip aday olmayacak. Yazının kapanışında, Yavaş'ın askerlikten kaçmayacağını ancak bunu aday olmayarak yapacağını öne sürdü. Bu değerlendirmeler yazarın kendi görüşüdür; Yavaş'ın ya da çevresinin yanıtı yazıda yer almadı.

KaynakYeni Akit Gazetesi
Son güncelleme28.10.2026 01:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, AK Parti'nin erken seçim için gereken milletvekili sayısına ulaştığını yazdı. Selvi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adayı konusunda sürpriz bir isimle gelebileceğini öne sürdü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Gaziantep'te erken seçime ilişkin açıklama yaptı ve "Bir, iki ay da olsa erken seçime varız" dedi. Söz, siyasi gündemdeki tartışmaları yeniden hareketlendirdi. Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi de köşe yazısında hem erken seçim ihtimalini hem de CHP'nin cumhurbaşkanı adayını değerlendirdi.

Meclis aritmetiği

Selvi, AK Parti'nin erken seçim kararı için gerekli milletvekili sayısına ulaştığı yönünde yorumlar yapıldığını aktardı. Yazısına göre AK Parti 360 milletvekiline ulaştı; CHP de erken seçim yönünde oy kullanırsa sayı 376'ya çıkabilir. Selvi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda işi şansa bırakmayacağını savundu ve AK Parti'ye yeni milletvekili katılımları olabileceğini öne sürdü.

Yazar ayrıca Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin arkasında duracağını düşündüğünü belirtti. Böyle bir durumda Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adaylığının önünde sorun kalmayacağını ileri sürdü.

Asıl merak edilen isim

Selvi, Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı sorusuna şimdi zamanı olmadığı yanıtını verdiğini hatırlattı ve CHP kulislerinden edindiği izlenimleri aktardı. Ekrem İmamoğlu'nun adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan yazar, Özgür Özel ve Mansur Yavaş'ın isimlerini de gündeme getirdi.

Selvi'nin iddiasına göre Kılıçdaroğlu bu isimlerden birini desteklemek yerine toplumda karşılığı olan sürpriz bir adayla seçim sürecine girebilir. Gürsel Tekin'in cumhurbaşkanı adayları olduğuna dair açıklamasını da anımsatan Selvi, sözünü ettiği adayın kamuoyunun tanımadığı bir isim olmadığını söyledi.

İki hamle iddiası

Kılıçdaroğlu'nun kafasında bazı isimler bulunduğunun konuşulduğunu aktaran Selvi, CHP liderinin atacağı iki hamlenin siyasi dengeleri değiştirebileceğini savundu. Yazısını "Bundan sonrasını Özgür Özel düşünsün" sözleriyle tamamladı.

Kaynakİşçi Haber
Son güncelleme28.10.2026 01:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu