54 dakika önce

CHP'li kurmaylar, 2027 ilkbaharı için planlanan kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'nun tek aday olmasını savundu; Yargıtay'dan yakın zamanda karar bekleyen hukukçular YENİ Parti'nin AİHM planını da eleştirdi.

CHP'de kurultay hazırlıkları devam ederken kurmaylar, genel başkanlık koltuğunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir dönem daha kalmasından yana. Partinin daha fazla yıpranmaması için kurultaya Kılıçdaroğlu'nun yalnız aday olarak girmesini istiyorlar. Bu görüşün gerekçesi ise sözlerinde şöyle özetlendi: Önce "Kemal Bey'in sırtındaki hançeri çıkarmak" gerekiyor.

Tartışma, 2027 ilkbaharı için öngörülen 38. Olağan Kurultay çevresinde hız kazanıyor. Kurmaylar, Kılıçdaroğlu'nun delegeler tarafından yeniden aday gösterileceğine kesin gözle baktıklarını söylüyor.

MYK'dan 15 günlük erteleme

CHP Merkez Yönetim Kurulu, Kılıçdaroğlu başkanlığında yaklaşık üç saat toplandı. Toplantının ardından konuşan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, kurultay öncesi üye listelerinin askıya çıkış tarihinin 15 gün öteye alındığını duyurdu. Sarı, il ve ilçe kongrelerinin 14 Şubat'a kadar tamamlanacağını, ardından Parti Meclisi toplanarak kurultay tarihinin belirleneceğini söyledi.

Sözcüye göre kongre ve kurultay süreçlerine ilişkin bir tedbir kararı bulunuyor. Parti, hukuki bir tartışmaya yer bırakmamak için yalnızca başlangıç tarihini 15 gün ileri aldı ve bu sürede mahkemenin karar vereceğini değerlendiriyor. Sarı, il ve ilçe kongreleri için açıklanan takvimde değişiklik olmadığını, yalnızca sürecin daraltıldığını vurguladı. Kurmaylar da bu ötelemenin asıl takvimi etkilemeyeceğini, çalışmaların 2027 ilkbaharında kurultay yapılacakmış gibi sürdüğünü belirtiyor.

Yargıtay beklentisi

Gözler Yargıtay'da. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kurultay davasında "mutlak butlan" gerekçesiyle Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevi devralmasına karar vermişti. İncelemenin ne zaman biteceğine ilişkin değerlendirmeler tutarlı değil: Bir değerlendirme Yargıtay'ın işi yakında tamamlamayacağı yönünde, hukukçu kurmaylar ise yakın zamanda karar bekliyor.

Hukukçu kurmaylar, hem partinin hem de temyize giden delegelerin dilekçelerini geri çektiğini hatırlatıyor. Onlara göre ortada temyiz başvurusu kalmadığı için Yargıtay'ın kararı onamaktan başka yapabileceği bir işlem yok.

YENİ Parti'nin AİHM adımına eleştiri

Aynı kurmaylar, YENİ Parti'nin 21 Mayıs tarihli bölge adliye mahkemesi kararını Strazburg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürme planını da değerlendirdi. Onlara göre YENİ Parti davanın tarafı olmadığı için kararı AİHM'e götüremez. Ayrıca iç hukuk yolları, yani Anayasa Mahkemesi tüketilmeden yapılacak başvurunun usulen reddedileceğini savunan kurmaylar, AİHM'in geçmişte benzer kararlar aldığını öne sürdü.

Genel başkanlık yarışı ısınıyor

Kurultay havası, genel başkanlık adaylıklarını da gündeme taşıdı. İlk aday adaylığı açıklaması eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı'dan geldi. Muratpaşa'nın belediye başkanı Ümit Uysal ise Kılıçdaroğlu yarışa girmezse kendisinin genel başkan adayı olacağını söyledi.

KaynaklarNotbir, Cumhuriyet, Toplumsal Haber
Son güncelleme29.10.2026 13:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

Bakanlar, parti genel başkanları ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Cumhuriyet Bayramı için mesaj yayımladı; Cumhuriyet'in adalet, eşitlik, hukuk ve millî egemenlikle birlikte anıldığı mesajlarda Atatürk'e minnet vurgusu ortak payda oldu.

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde siyasetin farklı kanatlarından isimler mesaj yayımladı. Mesajlar arasında iki bakanın, beş partinin genel başkanının ve Ankara'nın büyükşehir belediye başkanı Mansur Yavaş'ın paylaşımları vardı; hepsinin ortak noktası, Cumhuriyet'in bağımsızlık ve millî egemenlikle birlikte anılması ve Atatürk ile Millî Mücadele kahramanlarına minnet duyulması oldu.

Bakanlardan Türkiye Yüzyılı ve ortak miras vurgusu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yüz yılı geçen Cumhuriyet deneyimini enerji, sanayi, eğitim ve sağlık gibi alanlara yansıttıklarını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla yürüdüklerini belirtti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise Cumhuriyet'i yalnızca bir yönetim biçimi olarak görmediğini, millî egemenliğin ve birlik beraberliğin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu anlattı. Ersoy'a göre kültürel mirası korumak, sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak ve kazanımları sonraki kuşaklara aktarmak ortak bir sorumluluk.

Muhalefet liderlerinin vurguları

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet'in millete ait olduğunu söyledi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhuriyet'in bağımsızlık savaşının içinden doğduğunu, adalet, eşitlik ve hukukun üstünlüğünün güvencesi olduğunu belirtti; Cumhuriyet ile Türk milliyetçiliğinin ayrı düşünülemeyeceğini de ekledi. Mansur Yavaş, Cumhuriyet'i esarete boyun eğmeyen iradenin simgesi olarak tanımladı ve sonsuza dek yaşatılması gerektiğini söyledi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Atatürk'ün umutla geleceğe bakma çağrısından ilham aldıklarını, Cumhuriyet'in muzaffer olması için mücadele ettiklerini açıkladı.

Kılıçdaroğlu: Cumhuriyet bir ahlak ve eşitlik idealidir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'i salt bir yönetim biçimi olarak değil, ahlakı, adaleti ve eşitliği içeren bir ideal olarak tanımladı. Kılıçdaroğlu'na göre Cumhuriyet, sahipsiz kalanların sığınağı ve halk iradesinin, herkes için özgürlüğün ve adaletin teminatı. Atatürk'ü ve bütün kahramanları saygıyla, rahmet ve minnetle anan Kılıçdaroğlu mesajını bayram tebrikiyle bitirdi.

Uysal: Cumhuriyeti savunmak adaleti savunmaktır

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Cumhuriyet'i bağımsızlık savaşının ürünü ve modernleşme yolunda alınmış büyük bir yük olarak niteledi. Uysal'a göre Cumhuriyet, toplumu millî egemenlik, hukuk, özgürlük, eşitlik, üretim ve bilim temelinde dönüştürme hedefini taşıyor; onu savunmak da adaletin, özgürlüğün, eşit yurttaşlığın ve halkın refahının savunulması anlamına geliyor. Uysal, demokrasinin, hukuk devletinin, liyakatin ve yönetimin hesap verebilirliğinin Cumhuriyet'e güç kattığını söyledi. Gençlerin geleceğe umutla baktığı, emeğin karşılığının verildiği ve herkese aynı muamelenin yapıldığı bir Türkiye hedefini öne çıkaran Uysal, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenleri de andı.

KaynaklarNTV Haber, Gerçek İzmir
Son güncelleme29.10.2026 09:55
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

Güvenlik kaynaklarına göre Kars'ın Kağızman kırsalında 31 Ağustos'ta etkisiz hale getirilen beş PKK mensubunun kimlikleri belirlendi; birinin 2016'da Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna yapılan saldırıda yer aldığı ifade edildi.

Kars'ın Kağızman kırsalında 31 Ağustos'ta PKK'ya yönelik olarak havadan destek verilen bir operasyon yapıldı ve beş kişi etkisiz hale getirildi. Güvenlik kaynakları, bu kişilerin kimliklerini belirlediklerini bildirdi. Aktarılanlara göre bunlardan biri 2016'da Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı sıfatıyla seyahat ettiği konvoya yönelik saldırıya katılmıştı.

Konvoy saldırısı ve şehit edilen uzman çavuş

Kimlik tespiti sonucunda dört kişinin kod adı açıklandı: "Cemil", "Bawer", "Andok/Siyabent" ve "Mazlum". Güvenlik kaynaklarına göre "Andok/Siyabent" kod adlı kişi, 31 Temmuz 2015'te Kağızman'da Iğdır-Erzurum yoluna yerleştirilen patlayıcının patlatılması sonucu Jandarma Uzman Çavuş Ali Gökçe'nin şehit olduğu olaya katıldı. Aynı kişi, 25 Ağustos 2016'da Artvin'in Ardanuç ilçesinde gerçekleşen ve Kılıçdaroğlu'nun konvoyunu hedef alan saldırının da failleri arasında gösterildi.

Erzurum ve Ardahan'daki eylemler

Örgütün orta düzey sorumlusu olarak tanımlanan "Cemil" kod adlı kişinin ise Ağustos 2015'te üç eyleme karıştığı belirtildi: 4 Ağustos'ta Şenkaya'daki Soğuksu mevkiinde Erzurum-Ardahan yolunun kapatılıp propaganda yapılması, üç çekicinin ateşe verilmesi ve Ardahan'ın Göle ilçesindeki Şehit Üsteğmen Barlas Gültepe Kışlası'na roketle saldırı.

"Bawer" kod adlı kişi, "Cemil" ile birlikte 17 Ağustos 2015'te yine Şenkaya'da Erzurum-Ardahan yolunda bir yolcu otobüsünü durdurup yakmakla anıldı. Olayda yolun kapatıldığını fark edip uzaklaşmaya çalışan bir sivil hayatını kaybetti; sonrasında bölgeye intikal eden gönüllü köy korucusu Yakup Aktürk de şehit düştü. Güvenlik kaynakları, iki kod adlı kişinin bu olaylara birlikte katıldığını bildirdi. "Mazlum" kod adlı kişiye ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

KaynakHaber 7
Son güncelleme29.10.2026 09:55
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
19 saat önce

Halk TV'ye 14 Ekim'de kayyum atanmasının ardından Cafer Mahiroğlu, Haziran 2025'teki yakalama kararından beri operasyon beklediğini ve hiçbir mülkünü satmadığını söyledi.

Halk TV'nin yönetim kurulu başkanı olan Cafer Mahiroğlu, kanalın kayyuma devredilmesinin ardından ilk kez ayrıntılı bir değerlendirme yaptı. Sosyal medya hesabından duyurduğu metinde Mahiroğlu, bugünleri önceden öngördüğünü ve elindeki hiçbir mülkü elden çıkarmadığını söyledi. Açıklama, 14 Ekim'deki polis operasyonu, kayyum ataması ve yayınların kesilmesinin ardından geldi.

Yakalama kararından bugüne

Mahiroğlu hakkında, Aziz İhsan Aktaş'ın verdiği ifadeler doğrultusunda yürütülen soruşturmada 10 Haziran 2025'te yakalama kararı verilmişti. Mahiroğlu, o tarihte karar çıkınca bu günlerin çok uzakta olmadığını anladığını, bir sabah baskınıyla Halk TV'yi susturma girişiminin geleceğini bildiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu'nun işaretleri

Mahiroğlu, "butlan Kılıçdaroğlu" diye andığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun attığı sinyalleri izledikçe nelerin amaçlandığını kavradığını ifade etti. Kılıçdaroğlu cephesinden bu sözlere dair bir yanıt, haberde aktarılmadı.

Mülk satmama kararı

Mahiroğlu, mal varlığını elden çıkarmak isteseydi önünde iki yıl bulunduğunu, üstelik hakkında tedbir kararı da olmadığını hatırlattı. Buna rağmen satış yapmadığını, bunu basiretsizliğe değil politik hale geldiğini savunduğu yargıya karşın ülkesine ve devlete duyduğu güvene bağladı.

Kendi kuşağının yetiştirilme biçimine de değinen Mahiroğlu, ülkesine ihanet eden, yalnızca kendi çıkarını gözeten, varlıklarını yurt dışına aktaran ve halkı soyan bir anlayışla büyümediklerini söyledi. Kundaktaki bebeklerini bu topraklar uğruna kurban vermiş bir halkın torunları olduklarını da belirtti.

Yargıya çağrı

Mahiroğlu, hem Türk halkına hem Halk TV izleyicilerine layık olmaktan haklı bir gurur duyduğunu söyledi. Bir yanlışı çıkarsa bunun hesabını tarafsız bir mahkemede memnuniyetle vereceğini de ekledi. Açıklama Mahiroğlu'nun X hesabında yayımlandı ve Birgün tarafından haberleştirildi. Mahiroğlu'nun duyurusunda kayyum atamasının hukuki dayanağına ya da soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin yeni bir bilgi yer almadı.

KaynaklarBoyoz Haber, Akdeniz Gerçek, birgun.net
Son güncelleme28.10.2026 18:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
23 saat önce

Takvim'in aktardığı kulis iddialarına göre YENİ Parti'de Özel-İmamoğlu rekabeti, kurultaya giden süreçte bazı milletvekillerini CHP'ye yakınlaştırıyor. İddialar parti tarafından doğrulanmadı.

YENİ Parti 14-15 Kasım'daki kurultaya hazırlanırken, Takvim gazetesi parti içinde sessiz bir güç mücadelesi yaşandığını öne sürdü. Gazetenin kulis bilgilerine göre asıl hesaplaşma, genel başkanlık ön seçiminin ardından kurultay salonunda görülecek.

Parti Sözcüsü Zeynel Emre, kurultayın Ankara Arena'da yapılması kararını oy birliğiyle aldıklarını duyurmuştu. Emre, ön seçimde oy kullanabilmek için en geç 5 Kasım'da üye olmuş olmanın yeterli olduğunu, oylamanın 8 Kasım'da yapılacağını açıkladı. Takvim ise sandıkların 7-8 Kasım'da il ve ilçelerde kurulacağını yazdı.

Teşkilat hamlesi iddiası

Takvim, Genel Başkan Özgür Özel'in kurultayda teşkilat yapılanmasına da el atacağının konuşulduğunu yazdı. Gazete, Özel'in daha önce Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ni kapattığını, ofisin Ekrem İmamoğlu'nun "paralel genel merkezi"ne dönüştüğünü ileri sürdü. Özel'e yakın bazı isimlerin, İmamoğlu'nun yükünü neden taşıdıklarını sorduğu da iddia edilenler arasında.

CHP'ye geçiş kulisi

Haberdeki iddiaya göre Özel-İmamoğlu rekabeti ve teşkilatlara hâkim olma çekişmesi, kendini dışlanmış hisseden bazı milletvekillerini yeni arayışlara itti. Bu isimlerin kurultayda beklediklerini bulamazsa CHP'ye geçebileceği öne sürülüyor.

Takvim'e göre bazı milletvekilleri doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu'yla temas kurdu, diğer bir bölümü aradaki bağı Kılıçdaroğlu'na yakın isimler üzerinden kuruyor. Bazı belediye başkanlarının da sürece aktif biçimde dahil olduğu belirtiliyor. YENİ Parti'den bu iddialara yanıt gelmedi.

KaynakTakvim
Son güncelleme28.10.2026 14:45
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Yeni Asır yazarı Bülent Erandaç, Kılıçdaroğlu'nun erken seçime hazır olduğunu söylemesini ve Mekke Anlaşması'na "evet" diyeceklerini duyurmasını, Özgür Özel'in planlarını bozan bir hamle olarak yorumladı.

Yeni Asır yazarı Bülent Erandaç, köşesinde Ankara kulislerindeki son gelişmeleri değerlendirerek CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adımlarının Özgür Özel'in siyasi hesaplarını altüst ettiğini savundu. Yazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Beştepe'deki Külliye'de bir araya gelmesiyle açılıyor; görüşme iki liderin yılın beşinci buluşması olarak anılıyor. Erandaç, Cumhur İttifakı zirvelerinin ardından siyasetin dengelerinin sık sık değiştiğini belirterek bu görüşmenin de yeni bir dönemin habercisi olacağını öne sürdü.

Mekke Anlaşması üzerinden ayrışma

Erandaç'a göre TBMM Dışişleri Komisyonu, Mekke Savunma Anlaşması'nın birinci aşamasını tamamladı; Genel Kurul son kararı verdiğinde uygulama başlayacak. Yazar, Kılıçdaroğlu'nun Gaziantep'te hem erkene alınmış bir seçime hazır olduklarını söylediğini hem de milli çıkarlar gereği anlaşmaya Meclis'te "evet" diyeceklerini ilan ettiğini anımsattı. Buna karşılık CHP'den ayrılıp YENİ Parti'nin başına geçen Özel'in "hayır" safında yer almasını eleştirdi ve bunu muhalefetin yapısal krizinin yeni bir göstergesi olarak yorumladı.

Erandaç, Özel'e ve arkadaşlarına bir dizi soru yöneltti: Libya ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına, Somali'deki askeri varlığa ya da üç ülke arasında konuşulan savunma paktına karşı çıkmanın, Türkiye'yi bölgesel güç mücadelesinin dışına itip jeopolitik boşluk yaratıp yaratmadığını sordu.

Sayı hesabı: 360 eşiği

Yazarın aktardığına göre erken seçim kararı için Meclis'te 360 oy gerekiyor ve Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için bu karar şart. Erandaç, Cumhur İttifakı'nın sandalye dağılımını şöyle sıraladı: AK Parti 281, MHP 46, HÜDA PAR 4 ve DSP 1; toplam 332. Yazar, CHP'nin erken seçime "evet" demesi halinde, fire verilmezse toplamın 376'ya çıkacağını hesapladı. Erdoğan'ın işi şansa bırakmayacağını, AK Parti'ye katılmak için bekleyen milletvekilleri bulunduğunu ve yeni katılımların gelebileceğini de yazdı.

"Seçimden kaçan" imajı iddiası

Erandaç, Özel'in erken seçimi ve anayasa değişikliğini gündeme getiren tüm kurguları sertçe reddettiğini, 360 sayısına ulaşılamayacağını varsayarak iktidarı mevcut sınırlar içinde kilitlemeyi planladığını ileri sürdü. Yazara göre Kılıçdaroğlu, seçime hazır olduğunu söyleyerek hem "seçimden korkmayan ana muhalefet lideri" imajını güçlendirdi hem de Özel'in manevra alanını daralttı; YENİ Parti ise yalnızca "hayır" diyen bir noktaya itildi.

Erandaç, parti içi söylentilerde ve Gürsel Tekin gibi isimlerin sözlerinde Özel'in ancak Kılıçdaroğlu'ndan özür dilerse geri dönebileceğinin telaffuz edildiğini, bunun da psikolojik üstünlüğün Kılıçdaroğlu kanadına geçtiği anlamına geldiğini yazdı. Bu değerlendirmeler yazarın kişisel yorumudur; YENİ Parti'nin yazıya yanıtı kaynakta yer almıyor.

KaynakYeni Asır
Son güncelleme28.10.2026 09:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na çekincelere rağmen "evet" diyeceklerini açıkladı. Sarı, Kılıçdaroğlu'nun İran kaygısının giderildiğini aktardı.

CHP, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda masaya yatırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na destek verecek. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medyadan paylaştığı metinde partinin çekincelerini sürdürdüğünü, buna karşın oylamada "evet" diyeceklerini duyurdu. Açıklama, 27 Ekim'de anlaşmanın komisyon aşamasında görüşüldüğü saatlerde geldi.

Sarı: Tek yanlı bir değerlendirme yapılamaz

Sarı, CHP'nin tavrını belirlerken sadece tehlikeleri sıralamanın, anlaşmanın ülkeye kazandırabileceği olanakları görmezden gelmek anlamına geleceğini söyledi. Ona göre sorumlu bir siyaset, hem riskleri hatırlatmayı hem de Türkiye'nin çıkarına olabilecek imkânları değerlendirmeyi gerektiriyor. Sözcü, partinin eleştirilerinin ve çekincelerinin de yerinde durduğunu özellikle vurguladı.

Bir hafta önceki basın toplantısı

Sarı, partinin geçen hafta düzenlediği basın toplantısında anlaşmayı ele aldığını anımsattı. O toplantıda CHP'nin, metnin Türkiye için yeni bir jeopolitik zemin yaratabileceğini ve savunma alanındaki iş birliği açısından önemli olduğunu anlattığını belirtti. Aynı toplantıda, yurt dışına asker gönderme yetkisinin Meclis'te bulunduğunu ve bu yetkinin elden çıkmaması gerektiğini söylediklerini de ekledi.

Kılıçdaroğlu'nun endişesi nasıl giderildi

Sarı'nın anlatımına göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta, anlaşmanın Türkiye'yi İran'la bir çatışmaya sürükleyebileceğinden kaygı duyuyordu. İran'dan gelen açıklamanın ardından, bir de anlaşma metni TBMM'ye sunulunca bu kaygı ortadan kalktı. Kılıçdaroğlu ayrıca sürecin barış doğrultusunda ilerleyebileceği ve başka ülkelerin de anlaşmaya dahil olabileceği ihtimalini değerlendirdi.

Milletvekilleri maddeleri inceliyor

Parti sözcüsü, CHP'li milletvekillerinin Meclis'te anlaşmanın maddelerini ve ortaya çıkabilecek riskleri incelediğini belirtti. Sarı, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun daha önce dile getirdiği çizgiyi yineleyerek kararı özetledi: tereddütler bulunsa da CHP'nin oyu olumlu olacak.

KaynaklarÜlke TV, Bursa Saati Gazetesi, Ege Postası
Son güncelleme28.10.2026 02:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu