1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile telefonda görüştü. Liderler yeni BM Genel Sekreteri seçimini ele aldı; Erdoğan, Macron'u Antalya'daki COP31 zirvesine davet etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefonda görüştü. İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına göre görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler, Birleşmiş Milletler reformu ve yeni BM Genel Sekreteri'nin seçimi değerlendirildi.

BM için yeni genel sekreter vurgusu

Erdoğan, BM'nin uluslararası çok taraflılığın merkezi konumunu yeniden kazanması gerektiğini söyledi. Gerekli reformların etkin biçimde hayata geçirilebilmesi için yeterli vizyon ve tecrübeye sahip bir genel sekreterin seçilmesinin önemine dikkat çekti.

COP31 daveti

Erdoğan, Macron'u 9-20 Kasım tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da yapılacak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Liderler Zirvesi'ne davet etti.

Açıklamada, iki liderin en son nisan ayında telefonda görüştüğü de kaydedildi.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, Bugün Kıbrıs, سانا
Son güncelleme28.10.2026 18:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·7 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı, Yemen ve Ukrayna savaşını ele aldı. Trump, Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'la 28 Ekim'de telefon üzerinden konuştu. Görüşmeyi kamuoyuna Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı duyurdu; açıklama, konuşmanın ana çerçevesini özetliyor. Açıklamaya göre liderler, Ankara-Washington hattındaki ikili ilişkileri ve bölgesel ile küresel başlıkları değerlendirdi.

Yüzüncü yıl hedefi

Erdoğan, iki ülke ilişkisinin gelecek yıl 100. yıl dönümünü idrak edeceğini hatırlattı ve bu sürecin önemine işaret etti. Bu vesileyle ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmayı sürdüreceklerini, iş birliğine her alanda hız kazandırmak istediklerini söyledi.

Hürmüz Boğazı, Yemen ve Ukrayna

Görüşmenin bölgesel bölümünde Hürmüz Boğazı ile Yemen öne çıktı. Erdoğan, Mekke Ortak Savunma İttifakı çatısı altında, bu iki başlıktaki gelişmeleri yakından izlediklerini anlattı ve çözümün diplomasi zemininde bulunması için çaba harcadıklarını bildirdi.

Gündemdeki bir diğer konu Ukrayna-Rusya savaşıydı. Erdoğan, Türkiye'nin iki ülke arasındaki diplomasinin yeniden canlanmasına ve çatışmanın masada son bulmasına yönelik girişimleri desteklemeye hazır olduğunu ifade etti.

Trump'tan bayram tebriği

Trump, Erdoğan'ı ve Türk halkını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle tebrik etti. Amerikalı lider ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin başarıyla tamamlanmasını dilediğini iletti.

Kaynaklarسانا, Bloomberght, Euronews.com, Evrensel.net ve +9 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 23:04
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 saat önce

Erdoğan ile Tokayev önce baş başa görüştü, ardından heyetler arası toplantıya birlikte başkanlık etti. Görüşmeler basına kapalı gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. İki lider önce yalnızca kendi aralarında görüştü, ardından iki ülkenin heyetlerinin katıldığı toplantıya ortak başkanlık yaptı. Görüşmeler basına kapalı yürütüldü.

Baş başa görüşmeden heyetler arası masaya

Külliye'deki programın ilk bölümünde Erdoğan ile Tokayev tek başlarına bir araya geldi. Ardından iki ülkenin üst düzey isimleri heyetler arası toplantı için masaya oturdu. Toplantıya Erdoğan ile Tokayev birlikte başkanlık etti.

Türkiye cephesinin geniş kadrosu

Türk heyetinde beş bakan yer aldı: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy.

Heyette çeşitli kurumların başındaki isimler de bulundu. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da kadroda yer aldı.

Parti ve büyükelçilik temsili

Görüşmeye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu da katıldı. Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu da heyetler arası toplantıda hazır bulunan isimler arasındaydı.

KaynaklarA Haber, Anadolu Ajansı, NTV Haber
Son güncelleme28.10.2026 19:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine toplantısının ardından İstanbul'daki kentsel dönüşüm kampanyasının 31 Aralık 2027'ye kadar sürdüğünü duyurdu; COP31, sosyal konut ve ekonomi mesajları da konuşmasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanan Kabine'nin ardından yaptığı konuşmada, İstanbul'daki kentsel dönüşüm kampanyası "Yarısı Bizden"in süresini uzattı. Bu yılın sonunda sona ermesi planlanan uygulama, 31 Aralık 2027'ye kadar sürecek. Erdoğan, önümüzdeki yıl da dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyledi.

Kentsel dönüşümde güncel rakamlar

Erdoğan, kampanya kapsamında bugüne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını açıkladı. Bu sayının, sağlam konutlara taşınan yaklaşık 500 bin vatandaşa karşılık geldiğini belirtti. Ayrıca 435 bin 683 bağımsız bölümde yapım sürecinin başladığını aktaran Erdoğan, yapım aşamasındaki bölüm sayısının yıl bitmeden 500 bini aşmasını hedeflediklerini söyledi. Cumhurbaşkanına göre kampanya tamamlandığında İstanbul'da 2 milyon kişi afetlere dayanıklı konutlara kavuşmuş olacak.

Antalya'da COP31 hazırlığı

Kabine'nin gündeminde COP31 iklim zirvesi ile sosyal konut projesi vardı. Zirve 9-20 Kasım'da Antalya'da yapılacak. Erdoğan, etkinliğin toplam 1,1 milyon metrekarelik Antalya Expo alanında düzenleneceğini, alanın yenilendiğini ve ulaşımdan güvenliğe, konaklamaya kadar hazırlıkların sürdüğünü anlattı. TOKİ'nin kentte 38 kilometrelik bir yol çalışmasını tamamladığını da ekledi. Zirveye 190'dan fazla ülkenin katılması ve 100 binin üzerinde ziyaretçi gelmesi bekleniyor. Erdoğan, organizasyonu NATO Zirvesi'nde olduğu gibi ülkeye yakışır biçimde yürüteceklerini söyledi. Ona göre yollar ve yatırımlar misafirler gittikten sonra da halka kalacak, yenilenen Expo alanı ise kentin yeni çekim merkezi haline gelecek.

Sosyal konut ve kiralık konut takvimi

Erdoğan, 500 bin sosyal konutu 81 ilde hayata geçirmeyi amaçlayan "Ev sahibi Türkiye" kampanyasında kuraların çekildiğini hatırlatarak, anahtar tesliminin 2027 Mart'ında başlayacağını duyurdu. İstanbul'da yapılacak 100 bin sosyal konutun yanında 15 bin kiralık konutun da vatandaşlarla buluşturulacağını belirten Erdoğan, bu konutların piyasa rayicinin altında kira bedeliyle sunulacağını kaydetti. İlk bin kiralık konutun kurasının Ekim ayında çekileceğini söyledi.

Ekonomi, terör ve güvenlik mesajları

Erdoğan, jeopolitik risklere rağmen yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen politikalarda değişiklik olmadığını, enflasyonla mücadelenin de süreceğini vurguladı. Terörle mücadele ve dış politika başlıklarında ülkenin birliğine yönelik tehditlere geçit verilmeyeceğini söyleyen Erdoğan, "kimseye ameliyat yaptırmayız" ifadesini kullandı. Okullarda yeni güvenlik tedbirlerinin kararlılıkla uygulanacağını da belirten Cumhurbaşkanı, konuşmasında İtalya'yı 3-2 yenerek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan Filenin Sultanları'nı tebrik etti. Konuşma böylece konut, iklim diplomasisi, ekonomi, güvenlik ve spor başlıklarını bir arada kapsadı.

KaynakPara Analiz
Son güncelleme28.10.2026 18:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·12 saat önce

İspanya'da Madrid-Sevilla hattındaki çarpışmada en az 64 kişi öldü. Erdoğan ve AK Parti Sözcüsü Çelik taziye mesajı paylaştı, Dışişleri Bakanlığı ölenler arasında Türk vatandaşı bulunmadığını bildirdi.

İspanya'nın Toledo vilayeti yakınlarında iki hızlı trenin çarpışması sonucu en az 64 kişi öldü, 80 kişi de yaralandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabından başsağlığı diledi. AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ile Dışişleri Bakanlığı da taziye mesajı yayımladı; bakanlık, ölenler arasında Türk vatandaşı bulunmadığını duyurdu.

Kaza nasıl yaşandı

Euronews'e göre kaza sabah 08.54'te (yerel saat), Toledo vilayetindeki Urda yakınlarında, görüşün net olduğu düz bir demiryolu kesiminde yaşandı. Madrid ile Endülüs arasında sefer yapan, Renfe ve Iryo şirketlerine ait iki hızlı tren çarpıştı. Renfe'nin bildirdiğine göre çarpışmanın ardından Iryo'ya ait trenin son bölümündeki iki vagon raydan çıktı. Çarpışmanın sebebi hakkında şimdilik kesin bir bilgi paylaşılmadı.

Yerel medyada yayımlanan görüntülerde iki trenin enkazının raylar ile yakındaki setin üstüne yayıldığı, kurtarma ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğü görüldü. Görüntülerde bazı yolcuların eşyalarını alıp olay yerinden uzaklaştığı da dikkat çekti. İspanya Sivil Muhafız Teşkilatı bölgeye ek personel yolladı; sahaya trafik polisi, havadan gözlem ekipleri, insansız hava aracı operatörleri ve geniş çaplı felaketlerde uzman adli inceleme ekipleri de sevk edildi. Demiryolu altyapı işletmecisi Adif ise çarpışma sonrasında Madrid-Endülüs güzergâhındaki hızlı tren seferlerini iki yönde askıya aldı.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, X hesabından yaptığı açıklamada kazadan "sarsıldığını" belirtti ve Ulaştırma Bakanı ile Castilla-La Mancha bölge yönetiminin başkanıyla görüşmeyi sürdürdüğünü ekledi.

Erdoğan'dan dayanışma mesajı

Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İspanya'yı dost bir ülke olarak niteledi ve kazadan etkilenenlere geçmiş olsun dileklerini iletti. Yakınlarını kaybedenlerin acısını kendi adına ve ülkesi adına yürekten paylaştığını yazan Erdoğan, İspanya halkına ve hükümetine "Türkiye’nin birlik ve dayanışma mesajlarını gönderiyorum" ifadesiyle seslendi. Mesaj, kazanın yaşandığı gün paylaşıldı ve Türk basınında geniş yer buldu. Erdoğan'ın sözleri, kazanın ardından Ankara'dan gelen ilk resmî tepkiler arasında yer aldı.

Dışişleri Bakanlığı: Türk vatandaşı yok

Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yaparak İspanya'nın Toledo kenti yakınlarındaki kazada yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğunu bildirdi. Ölenlerin yakınlarına ve İspanyol halkına taziyelerini ileten bakanlık, yaralılara da acil şifalar diledi.

Açıklamanın Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren kısmı vatandaşlara ilişkindi: eldeki bilgilere göre kazada ölen bir Türk bulunmuyordu. Bakanlık, gelişmelerin Türkiye'nin Madrid Büyükelçiliği tarafından yakından izlendiğini de aktardı.

AK Parti Sözcüsü Çelik'in mesajı

Ömer Çelik de NSosyal hesabından kayıpları derin bir üzüntüyle izlediklerini yazdı. Ölenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileyen, yaralılara acil şifalar temenni eden Çelik, İspanya'yı "dost ve müttefik" olarak niteleyerek bu zor günlerde İspanya halkı ile devletinin yanında olduklarını kaydetti.

Demiryolu güvenliği tartışması yeniden gündemde

Euronews, kazanın İspanya demiryolu tarihinin en ölümcül olaylarından biri olarak kayda geçtiğini yazdı. Haberde ayrıca olay yerindeki kurtarma çalışmalarının sürdüğü ve can kaybı sayısının kesin olmadığı, "en az" ifadesiyle verildiği de görülüyor. Haberde, ocak ayında güneydeki Adamuz kasabası çevresinde yaşanan ve 46 kişinin öldüğü benzer çarpışmanın üzerinden yalnızca dokuz ay geçtiği hatırlatıldı. Art arda yaşanan bu iki olayın, demiryollarının güvenli olup olmadığına dair kaygıları tekrar artırdığı belirtildi.

KaynaklarEuronews.com, Hürriyet, Cumhuriyet, Anka Haber ve +3 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 18:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

Fon vurgunu soruşturmasında Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdülkerim Fırat hakkındaki kısıtlama, holdingin itirazı üzerine kaldırıldı; karar ilgili kurumlara tebliğ edildi.

Fon vurgunu soruşturmasında mal varlığı kısıtlamasına tabi tutulan Pasifik Holding yöneticileri için tedbir dönemi kapandı. İstanbul Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, holdingin ortakları ve üst düzey yöneticileri Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdülkerim Fırat hakkındaki kısıtlama kaldırıldı. Odatv'nin haberine göre savcılığın hazırladığı talimat yazısı ile tedbirin kaldırılması kararı, sermaye piyasaları ve finansal denetim alanındaki kurumlara tebliğ edildi.

Tedbir neyi kapsıyordu

Kısıtlama, Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Abdülkerim Fırat ve yönetim kurulu üyesi Mehmet Erdoğan için devreye girmişti. Fatih Erdoğan, AK Parti Milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşi olarak biliniyor. Üç ismin mal varlığında azalmaya yol açabilecek işlemler, yani mülk devri, ipotek, büyük meblağlı para çekme ve havale hareketleri, bildirim zorunluluğuna bağlanmıştı.

Başsavcılığın bu kararı Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliğine resmi yazıyla iletildi. Yani kısıtlama, bankacılık ve noterlik işlemlerini de kapsayan geniş bir bildirim ağıyla izleniyordu.

İtirazdan sonra yeni karar

Tedbirin kalkması, holdingin itirazının ardından gündeme geldi. Haberde aktarıldığına göre yeni karar, Fatih Erdoğan'ı da kapsayan yönetici kadrosunun hem finansal işlemleri hem de şahsi mal varlığı üzerindeki tedbirler sona erdi.

Holdingin KAP açıklaması

Pasifik Holding, tedbir kararı sonrasında Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) bir açıklama yapmıştı. Şirket, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yargıya ulaştırdığı soruşturma bülteninde kendi tüzel kişiliğinin, ortaklarının ve yönetim kurulunun adının bulunmadığına dikkat çekmişti. Açıklamada, SPK raporunda hiçbir suçlama bulunmadığı halde ortakların kişisel mal varlıklarına konan tedbire hukuki zeminde itiraz edileceği duyurulmuştu. Kararın kaldırılması, bu itiraz yolunun sonuç verdiğini gösterdi.

KaynaklarSözcü Gazetesi, Güneydoğu Ekspres, Evrensel.net
Son güncelleme28.10.2026 17:58
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı'nda Anıtkabir'i ziyaret edecek, ardından Beştepe'deki açılışa katılacak ve konuk TDT liderleri onuruna Külliye'de resmi akşam yemeği verecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programı belli oldu. Erdoğan günün ilk durağında Anıtkabir'i ziyaret edecek, sonra Külliye'ye geçerek bayram tebriklerini kabul edecek. Program, Beştepe Millet Ormanı Açılış Töreni ile sürecek. Açılışta atlı dans gösterisi de yer alacak.

Türk dünyası liderleri Külliye'de

Açılışın ardından Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın konuk devlet ve hükümet başkanları onuruna resmi akşam yemeği verecek. Salon girişine, geçmişte kurulmuş 16 Türk devletini simgeleyen asker ve bayrak düzeni kurulacak. Konukları Mehteran Birliği karşılayacak. Erdoğan ve programa katılan devlet başkanları salona girerken Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Bandosu marşlar çalacak.

Nişan ve ödül töreni

Yemekte Erdoğan bir konuşma yapacak. Ardından Kırgız lider Sadır Caparov'a nişan verilecek ve Caparov da törende hitapta bulunacak. Programın bir başka bölümünde Erdoğan, Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü'nü bu yılki sahibine takdim edecek.

Konserlerle kapanış

Akşamın sanat bölümü, Türk Dünyası Müzik Topluluğu ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın ortak konseriyle açılacak. Ardından Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY'un dans ekibi sahne alacak. Akşamı müzisyen Kıraç ile Kazakistanlı sanatçı Dimash Qudaibergen'in konseri kapatacak.

KaynaklarYeni Şafak, TRT Haber
Son güncelleme28.10.2026 16:32
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Süresiz nafakaya ilişkin yasal taslak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla yargı paketinden çıkarıldı. AK Parti kadın dernekleri, akademisyenler ve aile hâkimleriyle görüşecek.

Süresiz nafakaya ilişkin yasal düzenleme, 13. Yargı Paketi metninden ayrıldı ve daha geniş bir istişare sürecine alındı. Takvim'in NTV haberine dayanarak aktardığına göre bu karar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla verildi.

Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka kuralını iptal etmesinin ardından yürütülen hazırlık, Erdoğan'ın isteğiyle genişletildi. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, Grup Başkanı Abdullah Güler nafaka davaları için hazırlanan alternatifli çalışmayı anlattı. Toplantıda söz alan Erdoğan, düzenlemenin toplumun pek çok kesimini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek farklı tarafların kanaatlerinin kapsamlı biçimde dinlenmesini istedi.

Kimlerle görüşülecek

Talimat üzerine partinin kurmayları, özellikle kadın dernekleri, ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimleri, akademisyenler ve aile hâkimleriyle doğrudan görüşme yapacak. Süreçte nafakaya ilişkin daha önce hazırlanmış bütün raporlar yeniden incelenecek. Toplanan görüşlere göre, birden fazla seçenek içeren yeni bir metin oluşturulacak.

Masadaki güçlü seçenek: Süreyi hâkim belirlesin

Aktarılanlara göre en güçlü seçeneklerden biri, nafaka süresinin her dosyanın koşullarına göre belirlenmesi. Bu formülde evliliğin süresi, nafaka isteyen kişinin yaşı ve sağlık durumu, çalışma hayatındaki yeri ve geçimini sağlayacak geliri olup olmadığı incelenecek. Sosyal şartlar ile tarafların yeniden evlenme ihtimali de ölçütler arasında sayılıyor.

Aile mahkemesi hâkimi, dosyadaki bütün unsurları birlikte değerlendirip nafakanın süresine karar verecek. Şartlar gerektiriyorsa hâkimin süresiz nafakaya hükmetme yetkisi korunacak. Yetkililer, üzerinde çalışılan maddelerin henüz kesinleşmediğini, alternatifler arasında değerlendirildiğini aktardı.

AYM kararı ve dokuz aylık süre

Sürecin dayanağı, Anayasa Mahkemesi'nin Haziran'da oy çokluğuyla verdiği iptal kararı. Mahkeme, boşanan eşe süresiz nafaka bağlanmasını öngören kuralı iptal etmişti. Gerekçeli kararın ardından yasal boşluğun doldurulması için TBMM'ye dokuz aylık süre tanındı. Meclisteki çalışmaların bu süre sınırına uygun yürütüldüğü belirtiliyor.

Hangi nafaka türleri var

Türk Medeni Kanunu'nda farklı ihtiyaçlara karşılık gelen birkaç nafaka türü tanımlı. Eş için ödenen nafakanın yanında reşit olana kadar çocuklar için ödenen iştirak nafakası ve yoksulluğa düşecek aile fertleri için istenen yardım nafakası var. Boşanma süreci sürerken ekonomik bakımdan güçsüz tarafı ve ortak çocukları korumak için tedbir nafakası devreye giriyor; boşanma kararı kesinleşince bu nafaka sona eriyor.

Kamuoyunda en çok tartışılan tür ise yoksulluk nafakası. Bunun için talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, boşanmaya yol açan olaylarda diğer eşe göre daha az kusurlu bulunması ve karşı tarafın ödeme gücünün bulunması gerekiyor. Yürürlükteki yasada bu nafaka için yıl sınırı yok.

Yine de süre sınırının olmaması, ödemenin ömür boyu süreceği anlamına gelmiyor. Nafaka alan taraf resmî olarak yeniden evlenirse ödeme kendiliğinden bitiyor. Mahkeme kararıyla kesilme halleri arasında tarafların resmî nikâh olmadan fiilen evli gibi yaşaması, alıcının yoksulluğunun ortadan kalkması, düzenli ve yeterli gelir elde etmesi, haysiyetsiz hayat sürdüğünün hukuken ispatlanması ve ödeyenin mali gücünü tümüyle kaybetmesi sayılıyor. İştirak nafakası ise velayet verilen ebeveyne, genel kural olarak çocuk 18 yaşına gelene kadar ödeniyor; çocuğun eğitimi sürerse yardım nafakası hükümleri gündeme gelebiliyor.

KaynakTakvim
Son güncelleme28.10.2026 16:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Anayasa Mahkemesi'nin Haziran'da iptal ettiği süresiz nafaka kuralı için TBMM'ye dokuz ay süre verildi. Gözler, boşanmada ödenen nafakaların bugünkü işleyişine çevrildi.

Boşanmadan sonra eşe süresiz ödenen nafaka, yeniden hukukun ve siyasetin gündeminde. Anayasa Mahkemesi (AYM), Haziran'da, boşanma sonrası eşe süresiz nafaka bağlanmasını mümkün kılan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Karar, yeni bir düzenleme yapması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) dokuz aylık bir süre tanıdı.

Tartışma, bugünkü sistemin nasıl çalıştığı sorusunu da öne çıkardı. Türkiye'de nafaka tek bir kalemden ibaret değil; eş için, çocuk için ve diğer aile bireyleri için ödenen farklı türleri var.

Dava sürerken tedbir nafakası

Boşanma davası devam ederken ekonomik olarak zayıf kalan tarafın ve çocukların mağdur olmaması için geçici bir tedbir nafakasına hükmedilebiliyor. Eşin çalışmaması, çocuğun bakımını üstlenmesi ve gelirinin diğer taraftan ciddi biçimde düşük kalması halinde dava süresince uygulanan bu nafaka, boşanma kesinleştiğinde sona eriyor.

Yoksulluk nafakasında şartlar

En çok tartışılan tür, boşanan eşe ödenen yoksulluk nafakası. Bu nafakanın doğabilmesi için talep eden eşin, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması şart. Talep eden tarafın kusurunun diğerinden az olması ve nafakayı ödeyecek eşin buna gücünün yetmesi de aranıyor. Kanunlarda bu nafaka türü için bir yıl sınırı yer almıyor.

Bu durum, nafakanın her koşulda ömür boyu süreceği anlamına gelmiyor. Nafaka alan kişi yeniden evlenirse yoksulluk nafakası kendiliğinden bitiyor. Mahkeme kararıyla ise şu durumlarda nafakaya son verilebiliyor: alıcının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun sona ermesi, düzenli gelir sağlanması, haysiyetsiz yaşam iddiasının kanıtlanması veya ödeme yükümlüsünün gücünü yitirmesi.

Çocuk için iştirak nafakası

Çocuklar için ödenen iştirak nafakasında ise velayeti alan ebeveynin hesabına, çocuk yetişkin olana dek ödeme yapılıyor. Boşanmanın ardından çocuk çoğunlukla anneyle kaldığı için bu nafakayla çocuğun bakımına, okul ve sağlık masraflarına ve gündelik yaşamına destek olunması hedefleniyor. Süre genellikle çocuğun 18 yaşına gelmesine kadar devam ediyor. Eğitim hayatı sürüyorsa bu yaştan sonra yardım nafakası gündeme geliyor.

KaynakNTV Haber
Son güncelleme28.10.2026 16:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
18 saat önce

Erdoğan'ın yıl sonuna kadar emeklilere iyileştirme sözünün ardından Ankara'daki senaryolar konuşuluyor. SGK Uzmanı İsa Karakaş, enflasyon zammına en fazla yüzde 5 eklenebileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 26 Ekim'deki Kabine toplantısının ardından emeklilere yönelik iyileştirme açıklaması, hangi formülün masada olduğu sorusunu gündeme getirdi. Erdoğan, emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkânları oluşturduklarını ve düzenlemeyi yıl sonuna kadar hayata geçirmeyi umduklarını söylemişti. Ankara'da dolaşan senaryolarda öne çıkan rakam ise yüzde 15.

Refah payı ve alt sınır

AKP kaynaklarının aktardığına göre, emekli maaşlarına yapılacak artışın yanında refah payı eklenmesi de değerlendiriliyor. Taban maaş için de ayrıca bir tamamlayıcı adım üzerinde çalışılıyor. Çalışan emeklilerin ve çalışmayan emeklilerin ihtiyaçları ayrı ayrı incelenecek. Önce tüm emekliler için ortak bir taban belirleniyor olabilir; sonrasında en düşük maaşlılara ek ödeme yapılması söz konusu olabilir.

Yüzde 5'lik ek zam ihtimali

SGK Uzmanı İsa Karakaş, AHaber'e verdiği demeçte Ankara'daki kulis bilgisini aktardı. Karakaş'a göre enflasyonla mücadele de hesaba katıldığı için enflasyon farkına eklenecek oran en fazla yüzde 5 olabilir. Bu durumda yüzde 10'luk artışla birlikte toplam zam yüzde 15'e çıkabilir ve SSK ile Bağ-Kur emeklilerine uygulanabilir.

Karakaş'a göre refah payı memur emeklilerine de uygulanabilir. Böyle olursa memur emeklileri için de yüzde 8 yerine yüzde 15 gündeme gelebilecek.

En düşük maaş için hesaplar

Karakaş, 23 bin 552 liralık mevcut en düşük emekli maaşı üzerinden farklı senaryolar hesapladı. Yalnızca yasal enflasyon oranı dikkate alınırsa maaşın 25 bin 900 liraya çıkabileceğini söyledi. Yüzde 15'lik artış uygulanırsa tutar 27 bin 85 liraya ulaşacak.

Memur emeklisi için de rakamlar verdi: bugün 31 bin 520 lira olan en düşük maaş, yalnızca enflasyon ve toplu sözleşme hesabıyla 34 bin liraya yükselebilir. Karakaş, Bakan Şimşek'in verdiği taahhüdü de hesaba kattığında bu tutarın 34 bin 680 liraya çıkacağını belirtti. Bu rakamlar uzmanın kişisel hesaplaması; hükümetten henüz kesin bir oran açıklanmış değil.

Kaynakbirgun.net
Son güncelleme28.10.2026 11:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
20 saat önce

Sabah yazarı Melih Altınok, son günlerin diplomasi trafiğini Türkiye'nin artan ağırlığının kanıtı saydı. Yazara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış politikası, iç ve dış rakipler için aşılması gereken ilk engel.

Sabah yazarı Melih Altınok, köşesinde Türkiye'nin son günlerde birçok diplomatik masada aynı anda yer aldığını savundu. Altınok'a göre bu yoğun trafik bir gecede ortaya çıkmadı; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son beş altı yılda Türkiye'nin önünü açan küresel dengeleri iyi okuyarak ülkeyi masada hesaba katılması şart olan bir aktöre dönüştürdü.

Aynı günlerde birçok başkent

Yazar, örnek olarak İstanbul'daki toplantıyı andırdı: İtalya'nın da yer aldığı görüşmede Türkiye ile birlikte Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dışişleri bakanları buluşuyor, onların ardından İngiltere, Almanya ve Fransa'nın bakanları toplanıyor. Altınok, MİT Müsteşarı Tahran'da Mekke İttifakı ortaklarıyla temas halindeyken Kara Kuvvetleri Komutanı'nın Kahire'de Libya ile imzalanan deniz yetki alanı mutabakatına Mısır'ı da dahil etme çabasıyla temaslarda bulunduğunu yazdı. Kanada başbakanının Ankara'ya gelerek ittifak anlaşması imzaladığını da bu tablonun parçası olarak saydı.

ABD, Rusya ve Avrupa hesabı

Altınok, bir ABD Başkanı'nın ilk kez ekibine Ankara ile sorun yaşamak istemediği yönünde net talimat verdiğini öne sürdü. Bu iddiayı ABD basınındaki analizlere ve John Bolton'un anılarına dayandıran yazar, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş'ın anlatımına da başvurdu; buna göre Trump, Erdoğan'ı olağanüstü bir lider olarak görüyor ve ekibinden ondan gelen talepleri karşılamasını istiyor. Yazar, Suriye'den Yunanistan'la yaşanan Doğu Akdeniz sorunlarına uzanan başlıklarda Washington'ın eski engelleyici tavrının değiştiğini söyledi.

Rusya cephesinde ise Erdoğan'ın ABD ve Batı ile temaslarının Putin'le diyaloğa zarar vermesine izin vermediğini yazdı. Altınok'a göre Ankara bir yandan Ukrayna'da arabulucu rolü üstleniyor, BM'nin yardımına tahıl koridoru gibi dosyalarda koşuyor; öte yandan Batı'nın Rusya yaptırımlarına katılmıyor ve nükleer santral projesi gibi alanlarda işbirliğini sürdürüyor. Yazara göre bu denge, Rusya'nın etkin olduğu Suriye ve Irak'taki değişimin sancısız yürümesini sağladı. Avrupa Birliği'nin de Washington'ın Avrupa politikasını değiştirmesiyle doğan güvenlik boşluğu yüzünden Ankara ile bağlarını yeniden ele almak zorunda kaldığını belirtti.

Rakiplere yönelik eleştiriler

Altınok, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Türkiye meselesinde Trump ile ortak nokta bulamadıklarını dile getirmesini ve Yunanistan'ın, Libya-Türkiye anlaşmasında beklediği ABD desteğini bulamaması üzerine Miçotakis'in yaptığı sitemi bu çerçevede yorumladı.

Yazar, Türkiye'deki ana muhalefeti de eleştirdi. Altınok'a göre muhalefet, Trump'ın gideceği günü bekliyor, Putin'den hoşlanmıyor ve Ege'de Yunan tezlerini destekleyecek kadar savruluyor. Bu kesimin, Gezi'de ve 15 Temmuz'da olduğu gibi ABD'deki eski düzenin geri dönmesini hayal ettiğini öne süren yazar, bunun yalnızca YENİ Parti çevresiyle sınırlı olmadığını, AK Parti tabanının diliyle konuşarak muhalefete oy toplamaya çalışanların ve iktidar çevresinde kişisel hırslarını öne çıkaranların da aynı hedefe yöneldiğini yazdı. Altınok, Erdoğan'ı geriletmeye çalışanların ülkenin dış politika çıkarlarını zedelediğini ve bu yüzden kaybetmeye mahkûm olduğunu savundu; muhalefetin başka bir formül bulamazsa Sırbistan ve Brezilya gibi ülkelerdeki seçim zaferleriyle teselli bulacağını da ekledi.

KaynakSabah
Son güncelleme28.10.2026 09:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
21 saat önce

AK Parti kaynakları, emekli iyileştirmesinde yaş, ev sahipliği ve hane geliri gibi ölçütlerin değerlendirildiğini söyledi. Cevdet Yılmaz ise teklifin muhtemelen bütçe görüşmelerinden sonra Meclis'e geleceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emeklilere yönelik bir iyileştirmenin 2027 bütçesinde yer alacağını duyurmasının ardından gözler AK Parti'nin hazırlığına çevrildi. Parti kaynaklarının BBC Türkçe'ye aktardığına göre, yıl bitmeden çıkacak düzenlemede olağan yıllık artışa ek olarak refah payı ya da seyyanen zam seçenekleri konuşuluyor. Kapsam ise henüz netleşmedi.

Erdoğan, kabinenin 26 Ekim'de toplanmasının ardından, adımın yıl sonundan önce Meclis iradesiyle yürürlüğe girmesini ummakta olduklarını dile getirmişti.

Yaş eşiği öne çıkıyor

Üst düzey bir parti yetkilisine göre ek iyileştirmenin belirlenmesinde yaş ölçütünün öne çıkması bekleniyor. Bu çerçevede 65 yaşını doldurmuş emeklilere daha yüksek pay ayrılması düşünülüyor. Gerekçe olarak, 65 yaşın altındaki bazı emeklilerin çalışarak ek gelir elde edebilmesi, daha ileri yaştakilerin ise çalışma imkânının sınırlı olması gösteriliyor. Sınırın 60 yaşa çekilmesi de seçenekler arasında.

Ev sahipliği ve hane geliri

Yaşın yanı sıra emeklinin çalışmaya devam edip etmediği, ev sahibi olup olmadığı, emekli maaşı dışında geliri bulunup bulunmadığı ve haneye giren toplam gelir de değerlendirilen ölçütler arasında. Ölçütlerin hangi yöntemle işletileceği ve emeklilerin nasıl kümeleneceği ise belirsiz.

Partinin paylaştığı rakamlara göre yıl sonunda toplam emekli sayısı 18 milyonu bulacak. 23 bin 552 liralık taban aylığı alanlar 5 milyon 17 bin kişi; bunların yaklaşık yarısı 65 yaşın üzerinde. Bu kişilerin tamamının düzenlemeden nasıl yararlanacağına dair ise açıklanmış bir karar yok.

Kaynaklar, kamuoyunda EYT benzeri bir model olarak konuşulan kademeli emekliliğin şu aşamada gündemde olmadığını da belirtti. Gerekçe olarak, bütçeye yeni bir yük bindireceği ve bugünkü koşullarda taşınamayacağı değerlendirmesi gösterildi.

Yılmaz: Bütçeden sonra Meclis'e

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise Plan ve Bütçe Komisyonu'nda vekillere yanıt verirken emeklilerin bütçede öncelik taşıdığını söyledi. Yılmaz, enflasyonla gelecek artışın üzerinde bir imkân sağlamayı esas alarak bütçe hazırladıklarını belirtti. Enflasyona bağlı otomatik artışların dışındaki adımların yasal değişiklik gerektirdiğini, teknik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Düzenlemenin Meclis'e ne zaman sunulacağı sorulduğunda Yılmaz, grubun bunu "muhtemelen bütçe görüşmeleri bittikten sonra" Meclis'in takdirine sunacağını söyledi.

KaynakBBC
Son güncelleme28.10.2026 09:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturması kapsamında Pasifik Holding'in üç yöneticisinin mal varlığını azaltıcı işlemler için ilgili kurumlara yazı gönderdi. Sermaye piyasası araçlarının dondurulması da istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürüttüğü fon soruşturması kapsamında Pasifik Holding'in üç yöneticisinin mal varlıklarına yönelik tedbir talimatı gönderdi. İlgili kurumlara gönderilen yazıda, holdingin yönetim kurulu başkanı, başkanvekili ve bir üyesinin mal varlığını azaltabilecek her tür işlem için bildirim yükümlülüğüne uyulması ve gereken önlemlerin alınması talep edildi.

Hangi işlemler kapsamda

Yazıda mal varlığını azaltıcı işlemler arasında satış, bağış, devir ve temlik, ipotek ya da rehin kurulması, hesap kapatma, büyük tutarlı nakit çekimi ile EFT ve havale sayıldı. Üç yöneticiden biri olağan dışı bir işlem isterse, işlemin yapılmasından önce başsavcılığın görüşünün sorulması; bu görüş alınmadan hiçbir tasarrufa izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

Yazıda ayrıca, bildirim usulüne tabi tutulan şahısların olağan işlemlerinin mağduriyete yol açacak biçimde engellenmemesi istendi. Meslek gereği yapılan işlemler, maaş, fatura ve kurum ödemeleri ile emekli aylığının kullanılması olağan işlem örnekleri olarak anıldı. Buna karşın tutarı ya da sıklığı dikkat çeken, mal varlığını eritmeye yönelik veya danışıklı olduğu düşünülebilecek şüpheli işlemlerden başsavcılığın gecikmeksizin haberdar edilmesi talep edildi.

Kuruluşlara duyuru ve MASAK bildirimi

Yazıda ayrıca Türkiye Noterler Birliği, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği'nin bu yazıyı bütün üye banka ve noterliklere duyurması, duyurunun yapıldığını da başsavcılığa bildirmesi istendi.

Sermaye piyasası araçları için dondurma talebi

Yazıda ayrıca, üç ismin hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dosyanın kapsamı ve isnat edilen suçlar gözetilerek ilgili kurumlarca dondurulması talebi yer alıyor. Mal varlığını azaltmaya dönük taleplerin ve yapılan bu tür işlemlerin, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'na (MASAK) hemen bildirilmesi ve bildirimin içeriğinin başsavcılığa iletilmesi isteniyor.

Soruşturma sürüyor.

KaynaklarNTV Haber, TRT Haber, Sözcü Gazetesi, Anka Haber
Son güncelleme28.10.2026 06:01
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu