2 saat önce

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aday ofisi, Cumhuriyet'in 103. yaşında Atatürk'ü canlandıran bir kurguyla video yayımladı.

Cumhuriyet'in 103. yaşı için sosyal medyaya düşen paylaşımlardan biri, Ekrem İmamoğlu cephesinden geldi. Hâlen tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, hesabından bir kutlama mesajıyla birlikte kısa bir video yayımladı. Videonun merkezinde, Mustafa Kemal Atatürk'e atfedilen bir söz yer aldı.

Dağ yolunda iki karakter

Kurgu, kayalık bir arazide ilerleyen iki figürle açıldı: Atatürk'ü canlandıran bir karakter ve yanında yürüyen küçük bir çocuk. Sahnelere eşlik eden anlatım, vatanın her köşesinin işgal altında olduğu günleri ve Mustafa Kemal hakkında idam hükmü verildiğini hatırlattı.

Çocuk bu karanlık tabloya rağmen merak ettiğini sordu: "Başarabilecek miyiz Paşam?" Videonun mesajı, bu sorunun cevabıyla şekillendi.

Çadırdan tüten duman

Atatürk karakteri, çocuğa Toros Dağları'na bakmasını söyledi. Orada tek bir Yörük çadırı görülüyorsa ve çadırda ateş yanıyor, duman yükseliyorsa, bu milleti yenebilecek bir gücün dünyada bulunmadığını anlattı. Böylece Anadolu insanının direnci, Cumhuriyet'in kuruluş hikâyesinin ana motifi olarak sunuldu.

Kapanış mesajı

Video, "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!" cümlesiyle bitti. Paylaşım, İmamoğlu'nun cezaevinde bulunduğu bir dönemde, aday ofisinin resmî hesabı üzerinden yapıldı ve 29 Ekim kutlamalarına bu sahneyle katılım sağlandı.

KaynaklarSözcü Gazetesi, Son Dakika
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·10 saat önce

Tutuklu Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için yayımladığı mesajda demokrasi ve adalet vurgusu yaptı, yurttaşları bayraklarla meydanlara çağırdı.

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 103. yıl dönümü nedeniyle yazılı bir mesaj yayımladı. Mesaj, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabından kamuoyuna duyuruldu. İmamoğlu, Cumhuriyet'in korunmasını bütün yurttaşların ortak sorumluluğu olarak tanımladı ve değerlerin sahibinin saray olmadığını söyledi.

Üç değerin birlikteliği

İmamoğlu mesajında Cumhuriyet'i, milli iradeye dayanan bir devlet düzeni ve eşit yurttaşların onurlu birliği olarak tarif etti. Demokrasiyi özgür ve adil seçimlerle, sandığın güvenle kurulmasıyla ilişkilendirdi; çoğulcu ve katılımcı bir siyasi yapının özgürlükleri güvence altına aldığını söyledi. Cumhuriyet ile demokrasinin birbirinden güç aldığını belirten İmamoğlu, adaleti de devletin temeli ve Türk devlet geleneğinin esası olarak niteledi.

İmamoğlu'na göre adalet, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle şekillenen hukuk devletinin bütünüdür. Bu üç değeri ayakta tutan şeyin insan olduğunu ekleyen İmamoğlu, milletin temel görevinin bu değerlere sahip çıkmak olduğunu kaydetti.

'Saray değil yurttaş' vurgusu

Mesajın en çok öne çıkan bölümü, Cumhuriyet'in sahipliğine ilişkin cümleleriydi. İmamoğlu, Cumhuriyet'i kuran Mustafa Kemal Atatürk'e minnet duyduklarını belirtti ve 103 yıldır bu değerlerin hem koruyucusunun hem sahibinin saray değil, 87 milyon yurttaş olduğunu söyledi. Mesaja Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nın başlarında yönetim biçiminin zamanı geldiğinde Cumhuriyet olacağını söylediği hatırlatması da eklendi.

Meydanlara çağrı

İmamoğlu, yurttaşları Türk bayraklarıyla meydanlara ve caddelere çıkıp Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamaya davet etti. Kutlamanın bugünkü koşullarda Cumhuriyet'e sahip çıkmak anlamına geldiğini söyleyen İmamoğlu, bunun demokrasiyi korumayı ve geliştirmeyi, adaleti yeniden kurmayı da kapsadığını ifade etti. Mesajı, Cumhuriyet, demokrasi ve adaletin geleceğin pusulası olduğunu söyleyerek tamamladı. Aynı mesaj, İmamoğlu'nun paylaştığı görsellerde de tam metin olarak yer aldı.

KaynaklarEge Postası, Bursa Saati Gazetesi, Ege Saati, Cumhuriyet ve +2 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 18:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

Ekrem İmamoğlu, İBB davasının duruşmasında bir sanıkla Ağaç AŞ Genel Müdürü arasında geçen konuşmayı sosyal medyadan paylaştı. İmamoğlu, soruşturmada eşlerin ve çocukların hedef alındığını savundu.

İBB soruşturması kapsamında görülen davanın duruşmasında yaşandığını söylediği bir konuşmayı, Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından paylaştı. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla yazan İmamoğlu, soruşturmada eşlerin ve çocukların da hedefe konduğunu öne sürdü.

Salondaki diyalog

İmamoğlu'nun anlatımına göre Ağaç AŞ'nin genel müdürü, 30 yıllık aile dostu olduğunu belirten bir sanığın kendisine yönelttiği suçlamaların ardından ona şu soruyu sordu: "Oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin?" Sanığın oğlu tutuklu bulunuyor.

İmamoğlu, 60 yaşını aşan sanığın bu soru karşısında gözyaşlarına hâkim olamadığını anlattı. Gözlerini silen sanık, soruyu yanıtlamak istemediğini söyleyebildi.

İmamoğlu'nun değerlendirmesi

İmamoğlu, Aylardır İBB soruşturması hakkında hep aynı uyarıyı dile getirdiğini hatırlattı. Ona göre soruşturmada itirafçılık, ailelere uygulanan baskıyla ortaya çıkıyor. İmamoğlu, bu iddiasının mahkeme salonunda bir kez daha somutlaştığını belirtti.

Paylaşımının sonunda soruşturma sürecine yönelik eleştirilerini sürdüren İmamoğlu, yaşananların bir bedeli olacağını söyledi ve "Bu 'ah'ların elbet bir faturası olacak" ifadesini kullandı. Zulüm olarak nitelediği sürecin adil yargı önünde mutlaka bir sonucu olacağını da savundu.

Kaynak10Haber
Son güncelleme28.10.2026 16:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

Kongrenin ardından Trabzon Adliyesi'nde mazbatasını alan Mustafa Bak, kongre sürecindeki dargınlıkların geride bırakılacağını söyledi. Bak, Ekrem İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı yapmayı hedeflediklerini belirtti.

YENİ Parti Trabzon İl Başkanlığı 1. Olağan Kongresi tamamlandı ve seçilen yönetim göreve başlamak için ilk resmî adımı attı. İl Başkanı Mustafa Bak ile İl Yönetim Kurulu üyeleri Trabzon Adliyesi'ne giderek mazbatalarını teslim aldı.

Partinin kurucu il başkanı olarak işe başlayan Bak, bu kez üyelerin oylarıyla seçilmiş il başkanı sıfatıyla görevini sürdürecek. Mazbata töreninin ardından konuşan Bak, kongrenin Türkiye'nin en demokratik seçim süreçlerinden biri olduğunu savundu.

Her üyenin oy hakkı vardı

Bak, tüm üyelerin oy kullanma hakkına sahip olduğu bir süreç yürüttüklerini anlattı. Seçilmesini üyelerin yoğun desteğine bağlayan Bak, kendilerine güvenen herkese teşekkür etti. Partinin kuruluş aşamasında göreve başladığını hatırlatan Bak, partinin adını da milletin koyduğunu söyledi.

Kırgınlıkları geride bırakma vurgusu

Kongre sürecinin bitmesiyle yeni bir dönemin açıldığını belirten Bak, Trabzon'daki üyelere seslenerek önümüzdeki günlerde il yönetim kurulu içinde görev dağılımı yapıp çalışmalara hız vereceklerini açıkladı. Kongre sırasında yaşanan kırgınlık ve dargınlıkların bir an önce geride bırakılacağını söyleyen Bak, kişisel hesapların değil ortak hedeflerin öne çıkacağı bir yaklaşım izleyeceklerini ifade etti. Hedefin, bütün yol arkadaşlarıyla birlikte partiyi iktidara hazırlamak olduğunu vurguladı.

İmamoğlu hedefi

Bak, mücadelelerinin yalnızca bir il başkanlığı ya da parti yönetimi mücadelesi olmadığını, demokrasi, adalet ve millet iradesi mücadelesi olduğunu söyledi. Ekrem İmamoğlu'nu partinin cumhurbaşkanı adayı olarak niteleyen Bak, onu "demir parmaklıklardan" kurtarıp cumhurbaşkanı yapacaklarını belirtti. Bak'a göre bu mücadele Trabzon'dan başlayarak ülkenin dört bir yanında kararlılıkla sürdürülecek. Bak, açıklamasını il yönetim kurulu üyeleriyle birlikte mazbata töreninin ardından yaptı.

Kaynak61SAAT
Son güncelleme28.10.2026 16:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
16 saat önce

İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından yapılan protesto nedeniyle yargılanan 120 kişiyi beraat ettirdi. Gerekçeli karara göre eylem günü gösteri yasağı yoktu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından düzenlenen protestolar nedeniyle yargılanan 120 kişinin tamamı beraat etti. İstanbul 71. Asliye Ceza Mahkemesi, 26 Ekim'de açıkladığı kararın gerekçesinde eylem gününde gösteri yasağının bulunmadığını, protestocuların polise karşı şiddet kullanmadığını ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtti.

Dava neye dayanıyordu

Sanıklar hakkında 27 Mart 2025'te Şişli'de Cevahir AVM önünde yapılan protesto nedeniyle 'kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama' suçlaması yöneltilmişti. Sanıklardan 17'si için ayrıca yüzlerini kapatarak kimliklerini gizledikleri iddiasıyla ceza talep edilmişti.

Mahkemenin gerekçesi

Cumhuriyet'ten Batuhan Serim'in haberine göre gerekçeli kararda, İstanbul Valiliği'nin koyduğu gösteri yasağının 26 Mart'ta saat 23.59'da sona erdiği hatırlatıldı. Protestonun yapıldığı 27 Mart'ta ise yürürlükte bir yasak kararı bulunmuyordu. Mahkeme, dağılma anonslarının katılımcılar tarafından duyulup duyulmadığının da tespit edilemediğini kaydetti.

Yüzünü kapattığı için ayrıca yargılanan 17 kişi bakımından mahkeme, gösterinin kanuna aykırı olmadığına ve kimlik gizleme amacının delillerle ortaya konamadığına hükmetti. Böylece hem toplantıya katılma hem de kimliği gizleme yönündeki ayrı iddialar, aynı gerekçeyle sonuçsuz kaldı. Mahkeme, olay günü yürürlükte bir yasak bulunmadığını tespit ettiği için ihtara rağmen dağılmama suçlamasının dayanağı kalmadığı sonucuna vardı. Karar, protestolara katılan çok sayıda kişinin tek bir dosyada yargılandığı davanın sonucu olarak kayda geçti.

Savcı da beraat istemişti

Esas hakkındaki mütalaasında savcı, sanıkların cezalandırılmasını gerektirecek yeterli ve kesin delil bulunmadığını belirterek beraatlerini talep etmişti. Mahkeme ise savcının dayandığı delil yetersizliği gerekçesinden ayrıldı. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna varan mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 120 sanığın tamamının beraatine karar verdi.

KaynaksoL Haber
Son güncelleme28.10.2026 11:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
19 saat önce

İBB'nin Fatih'te düzenlediği yemekte konuşan Nuri Aslan, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetleri anlattı. Aslan, Ekrem İmamoğlu'nun selamını da iletti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet'in 103. yılında şehit yakınlarını ve gazileri Fatih'teki bir yemekte ağırladı. Etkinliği belediyenin iki müdürlüğü, Şehit Yakınları ve Gaziler ile Sosyal Hizmetler birimleri hazırladı. Buluşma saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile açıldı; belediyenin üst kademesi ve müdürler de salondaydı.

Aslan: Şehit aileleri bizim ailemizdir

Programda konuşan Nuri Aslan, Cumhuriyet'in kuruluşundaki bağımsızlık mücadelesine değindi. Şehitlerin ve gazilerin ülkenin özgürlüğündeki yerini vurgulayan Aslan, onların büyük bir ailenin parçası olduğunu söyledi. Konuşmasında şehit yakınlarının belediye için "baş tacı" olduğunu belirtti ve onlara hizmet etmeyi en önemli görevleri arasında saydı.

Hizmetlerin dökümü

Aslan, bu kesimler için belediyede ayrı bir müdürlük açıldığını ve çalışmaların genişletildiğini anlattı. Başka illerden gelen şehit yakınlarının ve gazilerin Kartal'daki Uğur Mumcu Konukevi'nde ücret ödemeden kaldığını, evlere yapılan ziyaretlerle ihtiyaçların yerinde saptandığını söyledi. İş bulma ve sosyal haklar alanında yönlendirme desteği de verildiğini ekledi.

Ayyıldız Kart uygulaması ile destek paketi sayesinde 6 bin haneye ulaşıldığını, her haneye ortalama 7 bin 500 lira düştüğünü ve toplam tutarın 45 milyon lirayı bulduğunu açıklayan Aslan, bu hizmetlerin büyüyerek süreceğini belirtti. Ne yapılırsa yapılsın bu kesimin hakkının ödenemeyeceğini aklından çıkarmayacaklarını da ekledi.

İmamoğlu'nun selamı

Aslan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun etkinlikte yer alamadığını hatırlatarak onun selamlarını katılımcılara ilettiğini söyledi. İmamoğlu'nun bu selamı Silivri'den gönderdiğini belirten Aslan, onu İstanbullu hemşehrilerin oylarıyla seçilen başkan olarak andı.

Cumhuriyeti, sonraki kuşaklara umut ve özgürlük miras bırakmak olarak tarif eden Aslan, çocuklar ve gençler için daha iyi bir gelecek amacıyla çalıştıklarını dile getirdi. Aslan, kendilerinin Atatürk'ün evlatları olduğunu söyledi ve Cumhuriyet'i ilk günkü inanç ve kararlılıkla yaşatacaklarını vurguladı. Çocuklara daha güzel bir İstanbul, daha güçlü bir Türkiye bırakmak istediklerini dile getiren Aslan, sevincin de hüznün de ortak olduğunu, büyük bir aile olduklarını belirtti. Konuşmasını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak ve "Yaşasın Cumhuriyet" diyerek tamamladı.

Masalarda sohbet

Yemeğin ardından Aslan masalara uğrayıp konuklarla konuştu ve dertlerini dinledi. Çözüm için yanındaki ekibe not tutturdu. Buluşma toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Kaynakhibya.com
Son güncelleme28.10.2026 09:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Gazeteci Bahadır Özgür, Medyascope'ta katıldığı programda fon krizinin yatırımcıyla sınırlı kalmayabileceğini savundu. Özgür'e göre kriz, halkta devlete dair derin bir güvenlik kaygısı yarattı.

Gazeteci Bahadır Özgür, Medyascope'ta Ali Deniz Çakır'ın sunduğu Konuşmazsak Olmaz programına konuk oldu. Konuşmanın başlıkları arasında fon krizi, AKP'deki iç çekişme, belediye davaları ve gazetecilere uygulanan baskı vardı. Özgür, fon krizinin yalnızca bir ekonomi başlığı olmadığını, toplumda güvenlik kaygısına yol açtığını öne sürdü.

Fon krizi kısmında; milyarlarca liralık işlemler, kamu kaynağı kullanıldığı yönündeki iddialar, Türkiye Sigorta'daki gelişmeler ve Ertan Aydın'ın önce gözaltı, ardından tutuklama süreci tartışıldı.

Krizin etkisi borsaya ve reel ekonomiye uzanabilir

Özgür, krizin küçük yatırımcıyla sınırlı kalmayabileceği uyarısında bulundu. Ona göre sonuçlar borsa üzerinden şirketlere ve reel ekonomiye de sıçrayabilir. Özgür, paraların kolayca kazanıldığı bir düzenin ortaya çıkmasının ve yönetimin zirvesindeki bürokratların ülkelerini soydukları izleniminin doğmasının toplumda ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu söyledi.

Güvenlik sorunu tespiti

Özgür, yaşananların geçmiş olaylara benzemediğini savundu ve krizi "Türkiye tarihinde eşi benzeri olmayan" bir olay diye niteledi. Gerekçesine göre devlet; ordu, asker, güvenlik bürokrasisi ve mali bürokrasiden oluşuyor. Ekonomi bürokrasisinin tepesindeki isimlerin kendi devletini soyduğu izleniminin doğması insanlarda korku yarattı. Özgür, devleti yönetenlerin halkı kandırdığı ve paraları yurt dışına çıkardığı kanısının kamuoyunda ihanetle eşleştirildiğini, bu yüzden krizin halkın gözünde bir güvenlik meselesine dönüştüğünü anlattı.

İktidara yakın isimlerin tepkisi

Özgür'ün değerlendirmesine göre iktidara yakın isimler, yaşananları "Bunu Erdoğan'a nasıl yaptılar?" sorusu çerçevesinde ele alırken halkı ikna etmeyi değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı korumayı amaçlıyor. Özgür, soruşturmada "bir kişinin bile gözaltı görüntüsü yok" dedi. Tepedeki bürokrat ve siyasetçileri bir yana bıraktığını, TERA'nın yatırımcısına ait bile gözaltı görüntülerinin kamuoyuna gösterilemediğini ekledi. Ona göre ilişkiler o kadar iç içe geçmiş durumda ki en alttaki isim bile gözden çıkarılamıyor.

Aydın'ın tutuklanması ve Bahçetepe dosyası

Özgür, eski AKP milletvekili Ertan Aydın'ın dosyasına da değindi. Aydın'ın önce ev hapsiyle serbest kaldığını, savcılık itiraz edince yeniden gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlatan Özgür, onu krizde bugüne dek cezaevine gönderilen en yüksek siyasi profilli isim olarak tanımladı.

Konuşmanın bir bölümü belediye davalarına ayrıldı. Özgür, 17 aydır tutuklu bulunan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe hakkında savcılığın tahliye istemine karşın "kaçma şüphesi" denilerek tutukluluğun uzatılmasını eleştirdi. Özgür, Bahçetepe'nin dosyasında hiçbir delil bulunmadığını öne sürdü. Belediye davalarında başkanların tahliyesinin önceden itirafçı olmakla mümkün olduğunu, bugün ise bu yolun YENİ Parti ile Ekrem İmamoğlu'ndan kopmaktan geçtiğini savundu.

KaynakMedyascope
Son güncelleme28.10.2026 02:16
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Avrupa Konseyi Kongresi üyesi Zana Gümüş, "Adalet Orucu" adını verdiği eylemle yiyecek almama kararı aldı. Eylem, Kongre Genel Kurulu sona erene dek sürecek.

Avrupa Konseyi Kongresi üyesi Zana Gümüş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla "Adalet Orucu" başlattığını duyurdu. Gümüş, eylemle Avrupa'daki demokratik gerilemeye ve Cumhurbaşkanı adayı olarak nitelediği Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna dikkat çekmek istediğini belirtti.

Kongre sürerken yiyecek almayacak

Gümüş'ün açıklamasına göre eylem, Avrupa Konseyi Kongresi Genel Kurulu'nun sonuna kadar devam edecek. Bu süre içinde yiyecek almayacağını söyleyen Gümüş, Kongre'deki görevlerini de sürdürecek.

Gümüş, İmamoğlu'nun özgürlüğü konusunu Avrupa Konseyi kürsüsünde de dile getirdiğini hatırlattı. Eylemini demokratik geri gidişe karşı kişisel ve barışçıl bir duruş olarak tanımladı.

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde sona erecek

Gümüş, tutumunu 29 Ekim'de Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde tamamlayacağını bildirdi. Açıklamasının ana mesajı ise Avrupa'nın demokrasiyi koruyamadığı ve bunun kabul edilmesi gerektiği yönündeydi.

Haberde İmamoğlu'nun tutukluluğunun gerekçesine ya da Avrupa Konseyi'nin eyleme dair bir değerlendirmesine yer verilmedi.

Kaynaklar10Haber, Evrensel.net, Kısa Dalga, birgun.net ve +4 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 01:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu