Oyların yaklaşık yüzde 85'i sayıldığında ne Netanyahu ne de Eisenkot bloğu çoğunluğa ulaşabildi. Ulusal birlik, Arap partilerinin desteği, sağ ittifak ve yeni seçim ihtimalleri masada.
İsrail'deki seçimde oyların yaklaşık yüzde 85'i sayıldığı aşamada tablo net: Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bloğu da, rakibi Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet cephesi de Knesset'te çoğunluğu yakalayamıyor. Bu durum, yeni hükümetin nasıl kurulacağı sorusunu öne çıkardı. Kampanya vaatleri, partiler arasındaki fikir ayrılıkları ve özellikle askerlik hizmeti tartışması uzlaşmayı zorlaştırıyor. Dengeler kısa sürede değişmezse ülkenin yeniden sandığa gitmesi de mümkün.
Birinci senaryo: Netanyahu ile Eisenkot aynı hükümette
Seçeneklerden biri, iki rakibin ulusal birlik hükümeti çatısı altında buluşması. Böyle bir formül, parlamentodaki tıkanıklığı aşmanın yolu olabilir. Ancak iki lider kampanyalarını birbirlerine karşı yürüttü. Eisenkot, kampanyasında Netanyahu'yu görevden indirmeyi başlıca hedef olarak göstermişti; aynı kabinede oturması seçmenine söylediklerine ters düşebilir.
Netanyahu ise aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks ortaklarından kopup yeni bir denge kurmak zorunda kalacak. Seçim sonrasında sağcı bir hükümet hedefini vurgulaması, ortaklarını korumak istediği şeklinde yorumlanıyor. İran kaynaklı yeni bir bölgesel çatışma çıkarsa, güvenlik nedeniyle ulusal birlik yönündeki baskı artabilir.
İkinci senaryo: Arap partilerinin desteği
Seçimin dikkat çeken başlığı, Arap partilerinin parlamentodaki ağırlığı. Bu partilerin toplamda yaklaşık 19 sandalye kazanması bekleniyor. Nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan Arap seçmenin sandığa daha güçlü yönelmesi, hükümet hesaplarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme.
Eisenkot cephesi için bu destek çoğunluğa giden yollardan biri olabilir. Fakat muhalefetteki Yahudi partilerin büyük kısmı, Arap partileriyle birebir koalisyona sıcak bakmıyor. Aktarılanlara göre Birleşik Arap Listesi hükümete katılmaya açık, Ortak Liste ise dışarıdan destek seçeneğini değerlendiriyor. Böyle bir hükümette, özellikle Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria olmak üzere güvenlik ve dış politika başlıklarında ciddi ayrılıklar yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Üçüncü senaryo: Sağ partilerin Netanyahu'ya yaklaşması
Eisenkot'un bloğundaki bazı sağ partilerin Netanyahu ile anlaşması da bir ihtimal. Bu kapsamda Naftali Bennett ile Avigdor Lieberman'ın partileri öne çıkıyor. İkisi de güvenlik konusundaki sert tutumuyla biliniyor. Öte yandan her iki ismin Netanyahu'yu eleştirmesi ve ultra-Ortodoksların askerlik muafiyetine karşı çıkışları, böyle bir ittifakın önünde engel. Bu partiler mevcut ortaklarından ayrılıp Netanyahu'ya destek verse bile sandalye aritmetiğinin çoğunluğa yetip yetmeyeceği belirleyici olacak.
Dördüncü senaryo: Yeniden seçim
Koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmazsa erken seçim ihtimali güçlenebilir. Tarafların pozisyonlarından geri adım atmaması süreci uzatabilir. Bu durumda Netanyahu, yeni hükümet kuruluncaya kadar başbakanlığı geçici olarak sürdürebilir. Yeni seçimin ona yeniden iktidar şansı verebileceği de konuşuluyor. Katılım oranı, sağ partilerin baraj mücadelesi ve küçük partilerin hangi bloğa yaklaşacağı sonucu değiştirebilecek unsurlar. Arap seçmenin bu seçimdeki katılımının tekrarlanıp tekrarlanmayacağı da muhalefetin hesabı için önem taşıyor.
Belirsizlik sürüyor
İsrail 2019-2022 arasında art arda seçimlerle uzun bir istikrarsızlık dönemi yaşamıştı; hükümetin kurulamaması, o günlerin tekrarlanabileceği kaygısını büyütüyor. Bundan sonrasında üç soru belirleyici olacak: Netanyahu mevcut ortaklarını elinde tutabilecek mi, Eisenkot Arap partilerinin desteğini alabilecek mi ve sağ partiler yeni bir ittifaka yönelecek mi.