2 saat önce

Alaattin Aktaş, şirketlerin 187 milyar liralık tahvil borcunun 130 milyar lirasının kısa vadeli olduğunu söyledi. Aktaş, krizin işten çıkarmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, CNBC-e'de katıldığı programda, yatırım fonlarında başlayan krizin finans piyasalarının dışına taşarak reel ekonomiyi de etkilemeye başladığını savundu. Aktaş yaşananı tsunamiye benzetti; Merkez Bankası'nın önlemlerine rağmen finansman sıkıntısının piyasalarda yayılmayı sürdürdüğünü söyledi.

Kısa vadeli tahvil borcu 130 milyar lira

Aktaş'ın aktardığı rakamlara göre finansal olmayan kuruluşların tahvil borcu, 23 Ekim tarihinde 187 milyar lirayı buldu. Bu tutarın 130 milyar lirası kısa vadeli borçlardan oluşuyor. Aralık sonuna dek vadesi gelecek tahvillerin nasıl ödeneceği ise belirsiz.

Aktaş'a göre Merkez Bankası, şirketlerin vadesi gelen tahvillerini kapatmak için kullanacağı kredileri büyüme sınırının dışında bıraktı. Buna karşın bankalar, geri dönüş riski nedeniyle kredi vermeye isteksiz davranıyor.

İşten çıkarma ve likidite uyarısı

Aktaş, tahvil borçlarının ödenememesinin zincirleme bir etki yaratacağını söyledi. Üretim ve satışlar sekteye uğrarsa şirketlerin ilk adım olarak işten çıkarmaya başvuracağını söyledi.

Takasbank'ın para piyasasında ciddi bir tıkanıklık yaşandığını öne süren Aktaş, geçen haftalarda havuzun tamamen kuruduğunu ve sisteme kamu bankaları üzerinden kaynak aktarıldığını iddia etti. Reel sektörün önemli finansman kanallarından olan faktoring şirketlerinin de fon bulmakta zorlandığını ekledi.

Yatırımcılarda yüzde 95'e varan kayıp

Aktaş, fonların portföyündeki bazı hisse senetlerinde yüzde 80 ile yüzde 95 arasında reel kayıp yaşandığını belirtti. Yatırımcılar için 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağının açıklandığını hatırlatan Aktaş, bu ödemelerin beklentiyi karşılamadığını söyledi. Alacağının tamamını almayı uman birçok kişinin 250 bin lirayla yetinmek zorunda kaldığını, bir kısmının ise bu tutarı bile alamadığını anlattı.

Aktaş'a göre bu kayıplar, yatırımcıların günlük harcamalarını ve ekonomik planlarını da doğrudan kesintiye uğrattı.

KaynakYeni Alanya
Son güncelleme02.11.2026 20:18
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Kazada ölen iki stajyer mühendislik öğrencisinin davasında bilirkişi raporu kusur oranlarını belirledi. Müşteki avukatı Yıldız, fon soruşturmasına da değinerek asıl işverenin yargılanmasını talep etti.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Yenimahalle'deki Merkez Ankara inşaatında 15 Ağustos 2022'de iki stajyer mühendislik öğrencisinin ölümüne ve bir öğrencinin yaralanmasına yol açan kazanın davası görüldü. Ölen öğrencilerden birinin babasının avukatı Murat Yıldız, projenin asıl işvereni Pasifik Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan'ın da yargılanmasını talep ettiklerini söyledi. Mahkeme, tarafların yeni bilirkişi raporu ve ek soruşturma taleplerini reddetti, duruşmayı 16 Aralık'a erteledi.

Yeni bilirkişi raporu dosyaya girdi

Duruşmada mahkeme başkanı, dosyaya yeni bir bilirkişi raporunun girdiğini bildirdi. Rapora göre kazanın temel sebebi, yaklaşık 3 tonluk demir perde kalıbının gerektiği gibi sabitlenmeden bırakılmasıydı. Kaza, inşaatın B Blok'unun 5'inci katında, şiddetli fırtına ve sağanak sırasında yaşanmıştı.

Bilirkişi heyeti olayı öngörülebilir ve önlenebilir olarak niteledi; kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığını kaydetti. Kusur oranlarını şantiye şefi için yüzde 50, kalıp ustası için yüzde 20, proje müdürü ile saha mühendisi için ise yüzde 15'er olarak belirledi.

Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını yineledi. Buna göre şantiye şefi ile proje müdürü için taksirle öldürme ve yaralama suçlarından 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi; kalıp ustası, saha mühendisi ve iş güvenliği uzmanının beraati talep edildi.

Avukat: Asıl sorumlular yargılanmıyor

Avukat Yıldız, yeni raporu da kabul etmediklerini, soruşturmanın başından beri gerçekten ihmali ve kastı bulunanların yargılanmasını istediklerini söyledi. Asıl işveren Pasifik İnşaat ile alt işveren Bozbaşoğulları İnşaat yetkililerinin dinlenmesini ve şirketin idari şemasının dosyaya girmesini talep ettiklerini, bu şemanın bulunmadığının ifade edildiğini aktardı. Savcılığın taksirle ölüm suçundan ceza istemesini hukuksuz bulan Yıldız, olayın öngörülebilir olduğunu savundu, sanıkların olası kastla cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.

Yıldız ayrıca valiliğin kazadan bir gün önce fırtına uyarısı yaptığını, öğrencilere eğitim verilmediğini ve kalıbın sabitlenmediğini raporlarda ve sanık ifadelerinde yer alan bilgiler olarak sıraladı.

Fon soruşturması göndermesi

Yıldız, Fatih Erdoğan'ın fon soruşturmasında mal varlığına tedbir konulduğunu, tedbirin ise kısa süre içinde kaldırıldığını hatırlattı. Bu durumda "arkasında iktidarın olduğu" bir grubun bu davada yargılanmayacağını öne sürdü. Türkiye fon soruşturmasıyla sarsılırken iki gencin ölümünün geri planda kaldığını da söyledi.

Baba ve sanık savunmaları

Kazada oğlunu kaybeden baba, olayın üzerinden 50 ay geçtiğini, duruşmalara gelip gitmenin kendisini yaraladığını ve sanıkların ceza almamasına dayanamadığını belirterek kararı mahkemeye bıraktı.

Taşeron firmanın işveren vekili olarak yargılanan sanık ise savunmasında, rüzgar perdesi maliyetinden kaçınanların ve bu önlemi sağlamakla yükümlü olanların işverenler olduğunu öne sürdü, onların yargılanmasını istedi. Sanığın avukatı da asıl sorumluların yargılanmadığını savunarak ek soruşturma talep etti. Heyet bu talepleri dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddetti ve taraflara yeni rapora karşı savunma için süre verdi.

KaynaksoL Haber
Son güncelleme02.11.2026 20:18
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu