HABERLER

BüyükHaberler

Gündemin en çok konuşulan, birçok kaynakta yer bulan haberleri; en yeniden eskiye.

Büyük Haberler
Birçok kaynakta yer bulan haberler, en yeniden eskiye
En yeni
18 kaynakErdoğan · 1 saat önce

Anıtkabir'de 103. yıl töreni: Erdoğan'ın kortejinde Özel, Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Dervişoğlu da yürüdü

DEM Parti2 saat önce· 9 kaynak

DEM Parti eş genel başkanlarından Cumhuriyet'in 103. yılında mesaj: Kurucu fikir demokrasiyle güncellenmeli

Erdoğan5 saat önce· 6 kaynak

Erdoğan'ın 103. yıl videosu: Savunmadan enerjiye 24 yılın bilançosu

Gündem9 saat önce· 9 kaynak

103. yıl mesajlarında farklı tonlar: Özel gelecek vurgusu yaptı, Özdağ 'endişe' sıraladı

23 kaynakDevlet Bahçeli · 14 saat önce

Bahçeli'den Cumhuriyet'in 103. yılında iki mesaj: Millî iradeye övgü, gençlere çağrı, lider ülke hedefi

İmamoğlu14 saat önce· 6 kaynak

İmamoğlu'nun aday ofisinden Toros Dağları'ndaki Yörük çadırı videosu: 103. yıla Atatürk sahnesiyle selam

DEM Parti15 saat önce· 5 kaynak

DEM Parti'nin bütçe kampanyasında motokurye çağrısı: Esnaf kuryelik sistemi kaldırılsın

Özgür Özel16 saat önce· 6 kaynak

Özel, Sarıgül'ün üyeliğinin bittiğini açıkladı: Yargıtay'a bildirim yapıldı

21 kaynakErdoğan · 16 saat önce

Erdoğan ile Trump telefonda buluştu: Hürmüz, Yemen ve Ukrayna masadaydı

Özgür Özel18 saat önce· 10 kaynak

Özel'den fon dosyası iddiası: 60'a yakın AK Partili vekil ya da yakını anılıyor, Erdoğan'a liste çağrısı

Erdoğan20 saat önce· 5 kaynak

Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'i Külliye'de ağırladı: Beş bakan ve MİT Başkanı masadaydı

Erken Seçim21 saat önce· 9 kaynak

CHP Sözcüsü Sarı: Kurultay takvimi 15 gün kaydı, 2028 seçimi erken sayılmaz, Mekke Anlaşması'na destek sürecek

Erdoğan21 saat önce· 9 kaynak

İspanya'da iki hızlı tren çarpıştı: Erdoğan, Çelik ve Dışişleri'nden taziye, ölenler arasında Türk yok

İmamoğlu21 saat önce· 6 kaynak

İmamoğlu'ndan 103. yıl mesajı: Cumhuriyet'in sahibi saray değil 87 milyon yurttaş

AK Parti23 saat önce· 5 kaynak

AK Parti'nin 11 maddelik teklifi: 2017 öncesi sağlık primi borçları silinecek, teşvik uzayacak

Haberleri okumak için kaydır
Büyük Haber·1 saat önce

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü kutlamalarının ilk töreni Anıtkabir'de yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özel Defter'e Türkiye Yüzyılı hedefine vurgu yapan bir not yazdı.

Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü kutlamalarının Ankara'daki ilk durağı Anıtkabir oldu. Devlet erkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Aslanlı Yol'da yürüyerek törene başladı. Anıtkabir'deki bu program, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının Başkent'teki ilk resmi durağı oldu.

Kortejde siyasetin liderleri de yer aldı

Erdoğan'ın başında yürüdüğü kortejde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bulundu. Siyasi parti liderlerinden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu da yürüyüşe katıldı. Kabine üyeleri, yargının zirvesindeki kurumların başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve partilerin temsilcileri de törende hazır bulundu.

Çelenk, saygı duruşu ve İstiklal Marşı

Erdoğan, ay yıldız işlemeli çelengi Atatürk'ün mozolesine bıraktı. Çelenk bırakıldıktan sonra katılımcılar saygı duruşu yaptı, ardından İstiklal Marşı okundu. Programın bu bölümü bitince Erdoğan ve yanındaki heyet Misak-ı Milli Kulesi'ne yöneldi; Özel Defter burada imzalandı.

Özel Defter'e yazılan not

Erdoğan, kulede Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Atatürk'e hitaben yazdığı notta, uğruna büyük bedeller ödenen Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümünü kutladı. Tarihe yeni bir yön veren bu önemli günde Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve kahraman şehitleri şükranla andı. Devleti ve milletiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni refah ve zafer dolu yarınlara ulaştırmak amacıyla çok yönlü, yoğun bir uğraş içinde olduklarını yazdı.

Erdoğan, Atatürk'ün Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken, 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında söylediği sözlere de atıfta bulundu. Bu sözlerin ışığında, milli dava olarak gördükleri Türkiye Yüzyılı hedefine varıncaya dek kararlılıkla çalışacaklarını belirtti ve notunu "Ruhun şad olsun" diyerek bitirdi.

KaynaklarA Haber, Cumhuriyet, Anka Haber, TRT Haber ve +8 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 14:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·2 saat önce

Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 29 Ekim mesajında eşit yurttaşlık, bağımsız yargı ve özgür basın vurgusu yaptı; Cumhuriyet'in kurucu fikrinin bugüne göre güncellenmesini istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için 29 Ekim'de yazılı bir mesaj yayımladı. İki isim, kutlamayı kurucu fikrin bugünün koşullarına göre yenilenmesi çağrısına çevirdi: Onlara göre Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı, kimsenin kimliği yüzünden geri plana itilmediği demokratik bir zeminde şekillenmeli.

Mesaj, aralarında Independent Türkçe, Cumhuriyet, ANF, Anka Haber, Kurdistan24 ve Nûmedya24'ün de bulunduğu çok sayıda yayın organında yer aldı. Metnin başlığı "İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun" cümlesiyle aynıydı.

Tebaadan yurttaşa: yarım kalan vaat

Hatimoğulları ve Bakırhan, Cumhuriyet fikrinin en değerli vaatlerinden birinin insanları tebaa olmaktan çıkarıp yurttaş yapmak olduğunu hatırlattı. Aradan geçen yüz yılı aşkın sürenin gösterdiği ders ise açıktı: Dil, kimlik, kültür, inanç ve düşünce eşit güvenceye kavuşmadıkça yurttaşlık eksik kalıyor.

Eş genel başkanlar 103. yılı yalnızca geçmişi anmak için değil, ülkenin hangi yönde ilerlemesi gerektiğini yeniden sorgulamak için de bir vesile olarak tanımladı. Cumhuriyet düşüncesinin eşitlik, özgürlük ve ortak bir gelecek için bugün de büyük bir olanak sunduğunu söylediler. Bu imkânın hayata geçmesi için ise herkesin kendini ait hissettiği, hiçbir kimliğin ya da kültürün ötekinden üstün veya aşağı görülmediği bir zemin gerektiğini ifade ettiler.

Herkes ülkenin eşit sahibi

Mesajda toplumun bütün kesimlerine seslenildi. Sağdan sola, muhafazakârdan sekülere, Sünniden Alevi'ye, Türk'ten Kürt'e uzanan bir sayıma yer veren eş genel başkanlar, bütün halkların ve inançların bu ülkenin eşit sahibi olduğunu belirtti. Demokratik bir geleceğin ancak herkesin söz ve karar hakkına sahip olduğu ortak bir yaşamla kurulabileceğini savundular.

Hatimoğulları ve Bakırhan, kadınlar için eşitliğin, emekçiler için güvencenin, gençler için umudun ve herkese aynı biçimde işleyen bir hukukun Türkiye'de mümkün olduğunu da ekledi.

Demokratik cumhuriyetin tarifi

Eş genel başkanlar, demokratik cumhuriyet kavramını kimsenin başkasına benzemeye zorlanmadığı ve halk iradesine saygı gösterilen bir düzen olarak anlattı. Bu düzenin aynı zamanda daha huzurlu ve birlikte yaşanabilir bir ülkenin tarifi olduğunu söylediler. Mesaja göre güçlü yerel demokrasi, kuvvetler ayrılığı, özgür basın, evrensel insan hakları, hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı bu düzenin vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor.

Kurucu fikir güncellensin

Hatimoğulları ve Bakırhan, Cumhuriyet'in kurucu fikrinin kıymetli olduğunu, ancak bugünün ihtiyaçlarıyla buluşabilmesi için güncellenmesi gerektiğini belirtti. Yasalardan kurumların işleyişine kadar bütün alanlarda demokratik ilkelerin temel alınması halinde Cumhuriyet'in huzurla anılan bir ülkenin zemini olacağını savundular.

Çoğul kimliklere yer açan bir Cumhuriyet'in ortak yurttaşlık bilincini ve toplumsal değerleri aşındırmayacağını, aksine pekiştireceğini söyleyen eş genel başkanlar, geçmişin acılarıyla yüzleşme konusuna da değindi. Acıları yok saymadan, ama onların esiri olmadan, birlikte durup yeni bir sayfa açmanın mümkün olduğunu ifade ettiler.

Barış ve uzlaşma çağrısıyla kapanış

Mesajın son bölümünde eş genel başkanlar, Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncelleyip taçlandırmayı hedeflediklerini açıkladı. Özgürlüğün tek bir toplumsal kesime değil bütün topluma ait olması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları ve Bakırhan, eşitlik, adalet ve özgürlüğün birlikte güvence altına alınması halinde demokratik cumhuriyetin herkesin ortak evi olacağını söyledi.

İki isim, barış, demokratik siyaset ve toplumsal uzlaşma yolunun açılmasını da ortak görev olarak tanımladı. Açıklama, halkların kardeşliğine yapılan vurguyla sona erdi.

KaynaklarDoğubayazıt Gazetesi, Cumhuriyet, Nûmedya24, Kurdistan24 ve +4 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 13:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·5 saat önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için yayımladığı videoda milli mücadeleyi hatırlatırken son 24 yılda savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve diplomaside alınan yolu öne çıkardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda yayımladığı video mesajla Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yılını kutladı. Mesajın merkezinde hem milli mücadele hatırası hem de iktidarın son çeyrek asırlık karnesi vardı.

Tebrik yurt dışına da uzandı

Erdoğan, bayram tebriğini Türkiye'deki vatandaşlarla sınırlı tutmadı; Kıbrıs Türkü kardeşlerine ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türkiye vatandaşlarına da seslendi. Yurt dışı temsilciliklerde düzenlenen kutlamalara katılan konuklara teşekkür eden Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasında Türkiye ile aynı duyguyu paylaşan dost ve kardeş toplumları da sevgiyle selamladığını söyledi.

Milli mücadele vurgusu

Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet'i Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, özgür yaşama kararlılığının ve kendi geleceğini belirleme azminin en güçlü göstergesi olarak tanımladı. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen milli mücadelenin, milletin birlik olduğunda en çetin şartlarda bile neler başarabileceğini herkese kanıtladığını belirten Erdoğan, imkânsızlıklar içinde kazanılan bu başarının milli iradenin gücünü tarihe kazıdığını ifade etti.

Son 24 yılın hanesine yazılanlar

Erdoğan'a göre 103 yıl önce ortaya konan azim ve cesaret bugün de en büyük motivasyon kaynağı olmayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı, iktidarının son 24 yılında diplomasi, ulaştırma, enerji ve savunma sanayii başlıklarında alınan mesafeyi "müreffeh Türkiye"ye giden yolun kilometre taşları olarak değerlendirdi. Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştirdiğini, savunmadaki imkân ve kabiliyetlerini artırdığını, enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini, ulaşım altyapısını çağın gereklerine göre yenilediğini ve üretim kapasitesini sürekli büyüttüğünü anlatan Erdoğan, ülkenin daha güçlü bir geleceğe emin adımlarla ilerlediğini söyledi.

Kaynaklarسانا, Bloomberght, A Haber, Yeni Şafak ve +2 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 10:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·9 saat önce

Cumhuriyet'in 103. yılında Özel, Yavaş, Bahçeli, Dervişoğlu ve Özdağ mesaj yayımladı. Özel ve Yavaş geleceği ve hizmeti öne çıkarırken Özdağ siyasi sürece yönelik eleştirilerini sıraladı.

Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümünde siyasi isimler art arda mesaj yayımladı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel video paylaştı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş iki ayrı metinle seslendi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise daha uzun açıklamalar yaptı. Mesajların ortak noktası Atatürk'ün ve bağımsızlık mücadelesi kahramanlarının anılmasıydı; vurgular ise isimden isme değişti.

Özel: Gelecek kuşaklara sorumluluk

Özel, sosyal medya hesabından yayımladığı videoyu "Yarın milletindir" ifadesiyle duyurdu. Paylaşımında Atatürk'e ve tüm kahramanlara saygı ve minnetini dile getirdi. Videoda Cumhuriyet'in kuruluşundaki mücadele ve sonraki kuşaklara bırakılan miras anlatıldı. Kurucuların kıt imkânlara rağmen vazgeçmediği, bunu hiç tanımadıkları torunları için yaptığı vurgulandı. Atatürk'ün Cumhuriyet'in ilanından bir gün önceki sözü hatırlatılan videoda, yarının hiçbir makamın ya da imtiyazın değil milletin olduğu mesajı verildi.

Yavaş: İki ayrı metin

Yavaş, sosyal medyadan yaptığı kısa paylaşımda Cumhuriyet'i, kendisine dayatılan esarete boyun eğmeyen bir milletin iradesi ve bağımsızlıktan asla geri adım atmayan karakteri olarak tanımladı. Paylaşımı "Dün olduğu gibi bugün de sonsuza dek Cumhuriyet!" sözleriyle sürdürdü.

Büyükşehir Belediyesi adına yayımladığı daha uzun mesajda ise Cumhuriyet'in kazandırdığı değerlerin yalnızca tarihsel bir miras değil, bugünkü görev ve sorumluluklara yön veren ilkeler olduğunu söyledi. Yavaş, çağdaşlık ve eşitlik idealini hizmetlerine yansıtarak Ankaralılar için daha yaşanabilir bir başkent hedeflediklerini, hizmetlerin toplumun her kesimine eşit ulaşması gerektiğine inandıklarını belirtti.

Bahçeli: Türkiye Yüzyılı hedefi

Bahçeli, mesajında Türkiye Cumhuriyeti'ni İstiklal Harbi'nin imtihanlarından süzülerek yükselen millî iradenin eseri olarak nitelendirdi. Bu mukaddes emaneti fikri, irfanı ve vicdanı hür nesillerle birlikte Türkiye Yüzyılı hedefine, aydınlık ufuklara taşımaya kararlı olduklarını söyledi. Atatürk'ü, Millî Mücadele komutanlarını, ilk Meclis üyelerini, şehitleri ve vefat eden gazileri rahmet ve minnetle andı.

Dervişoğlu: Cumhuriyet bir emanet

Dervişoğlu, işgal altındaki bir ülkede bağımsızlık ateşini yakan kahramanların ilan ettiği Cumhuriyet'in 103 yaşına girdiğini belirtti. Cumhuriyet'in bir yönetim biçiminden öte hukukun üstünlüğü, eşitlik ve insan onurunun güvencesi olduğunu söyledi. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete verilmesini demokrasinin ışığı olarak niteleyen Dervişoğlu, bugün düşen en büyük sorumluluğun, millet iradesini hepsinin önüne koymak ve adalet konusunda taviz vermemek olduğunu ifade etti. Cumhuriyet'in kurucu felsefesinin Türk milliyetçiliği olduğunu savunan Dervişoğlu, milliyetçiliği yok sayan bir cumhuriyetçiliğin sığ, Cumhuriyet'e sırtını dönen bir milliyetçiliğin ise hükümsüz kaldığını söyledi.

Özdağ: Kutlama ve endişe

Özdağ, Atatürk'ün umut vurgusundan güç aldıklarını belirten bir mesaj yayımladı. Paylaştığı videoda ise Türk milletinin endişeli olduğunu, Cumhuriyet'in "ameliyat masasına yatırılmış" durumda bulunduğunu öne sürdü. Terörsüz Türkiye sürecini eleştiren Özdağ, Abdullah Öcalan'ın artık hapishanede olmadığını, kendisi için yapılan bir villada yaşadığını öne sürdü. 10 Ağustos'ta Meclis'ten geçen düzenlemeyle PKK'lıların serbest kaldığını söyleyen Özdağ, bu oylardan AK Parti, MHP, CHP, DEM ve YENİ Parti'yi sorumlu tuttu.

Özdağ ayrıca bazı DEM Parti'li isimlerin anayasanın belirli maddelerinde değişiklik yönündeki açıklamalarına dikkat çekti. Hukuk devleti kimliğinin yitirildiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını ve muhalif siyasetçilere farklı bir hukuk uygulandığını savundu. Yedi yıldır süren ekonomik buhranın halkı yoksullaştırdığını da sözlerine ekledi.

KaynaklarKısa Dalga, İlke TV, Ege Postası, Boyoz Haber ve +4 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 06:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·14 saat önce

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak niteledi; gençlere seslendi ve küresel dengelerde bağımsız, güçlü bir ülke hedefi koydu.

MHP lideri Devlet Bahçeli, 103. yıl dönümünde, 29 Ekim'de iki ayrı metinle seslendi. Kaynaklara göre biri, gece saatlerinden itibaren haberleştirilen ve Cumhuriyet'i millî iradenin eseri olarak tarif eden kısa bir mesajdı; diğeri ise sabah saatlerinde duyurulan, kuruluş sürecini adım adım anlatan ve gençlere çağrı içeren yazılı açıklamaydı.

Bahçeli iki metinde de Cumhuriyet'i bağımsızlık mücadelesinin ürünü olarak sundu, bu mirasın bugünün neslinin omuzlarında olduğunu vurguladı.

Millî iradenin eseri ve emanet vurgusu

Bahçeli kısa mesajında Türkiye Cumhuriyeti'ni, İstiklal Harbi'nin ağır imtihanlarından geçerek yükselen millî iradenin anıtsal eseri olarak niteledi. Her satırı fedakârlık ve kahramanlıkla yazılan bu büyük hikâyenin Türk milletinin kendi kaderini belirleme iradesini kalıcı kıldığını söyledi.

MHP lideri, kişisel çıkarlarını millî bağımsızlığa feda eden ecdattan devralınan mirası emanet diye anarak, bu emanetin düşüncesi, bilgisi ve vicdanı özgür nesillerle Türk ve Türkiye Yüzyılı ufkuna taşınacağını belirtti. Mesaj; Atatürk'ün, Millî Mücadele'nin komutanlarının, ilk Meclis üyelerinin, şehitlerin ve hayatını kaybeden gazilerin saygıyla anılmasıyla sürdü ve Cumhuriyet'in 103. yılının kutlanmasıyla bitti.

Yönetim biçiminden öte, varoluşun tescili

Uzun açıklamada Bahçeli, Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihini büyük bir coşkuyla andıklarını belirtti. Ona göre Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değişikliği değildi; eski bir milletin varoluş iradesinin çağdaş dönemde belgelenmesi ve dünyaya ilanıydı.

Bahçeli'ye göre Türkler için 19. yüzyılın sonu, emperyalizmin baskısı altındaki Osmanlı Devleti'nin çöküş sancılarının en yoğun yaşandığı dönemdi. 20. yüzyılın başı ise buna karşı verilen mücadeleyle millî bir devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulup kurumsallaştığı evreydi. Bu dönemi anlatırken Atatürk'ün, yıkık bir ülkeden saygın bir devlete uzanan yolu tarif eden sözlerini de aktardı.

İstiklal ve istikbal mücadelesi

Bahçeli, Cumhuriyet'in Türk milleti için öncelikle bağımsızlık ve gelecek mücadelesi anlamına geldiğini söyledi. Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde Anadolu'nun işgal edildiği dönemde verilen bağımsızlık savaşının sonunda benimsenen modern bir yönetim modeli olduğunu belirtti. Türklerin çağı yorumlayarak ideal buldukları rejimi hayata geçirdiğini, bunu yaparken haysiyetlerinden ve özgürlük tutkularından taviz vermediğini ifade etti.

Cumhuriyet'in Atatürk'ün eseri olduğunu vurgulayan MHP lideri, Mütareke döneminde gündeme gelen manda ve himaye seçeneklerine karşı Atatürk'ün tam bağımsızlıktan yana durduğunu hatırlattı. Atatürk'ün gerçek kurtuluşun ancak tam istiklalle mümkün olduğuna inandığını, bu yüzden bağımsızlık ya da ölüm çizgisini seçtiğini aktardı.

Bahçeli sürecin kilometre taşlarını da sıraladı: Samsun'da atılan ilk adım, Amasya ve Erzurum'daki kararlar, Sivas'ta ulusal nitelik kazanan kararlar, Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması ve en sonunda Cumhuriyet'in ilanı. Ona göre 1923'teki ilan, milletin sonraki bütün kazanımlarına zemin hazırladı; zaman içindeki inkılaplar da bu düşünce çerçevesinde şekillendi. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Bahçeli, siyasal, sosyal, kültürel ve hukuki alanlardaki yeniliklerin de Cumhuriyet'le yeni bir yol bulduğunu vurguladı.

Gençlere çağrı

Bahçeli, Cumhuriyet'i koruma ve sonraki kuşaklara devretme sorumluluğunun gençlerde olduğunu hatırlattı. A Haber'in aktardığına göre gençlere seslenerek Cumhuriyet'i çağa uygun biçimde şekillendirip geleceğe onların taşıyacağını söyledi ve "Size inanıyor ve güveniyoruz" dedi. Bursa TV'nin haberine göre MHP lideri, gençlerin modern eğitim ve bilimin yol göstericiliğinde yetişmesinin önemini, üretkenliğin, yenilikçiliğin, toplumsal dayanışmanın ve millî değerlerin geleceğin inşasındaki yerini de vurguladı.

Daha güçlü Türkiye hedefi

Açıklamanın son bölümünde Bahçeli, daha güçlü bir Türkiye'ye ulaşılacağından şüphesi olmadığını söyledi. Karşıdaki engellerin birlikte aşılması, yeni ufukların açılması ve küresel güç dengelerinde bağımsız, güçlü bir lider ülke yaratılması için çalışılması çağrısı yapan MHP lideri, bu hedef için "ihtiyaç duyduğumuz ruh kendi kökümüzdedir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, Cumhuriyet'in payidarlığına duyduğu inançla birliğin daim, devletin kaim olması dileğini dile getirdi; mesajda Atatürk, silah arkadaşları ve şehitler de anıldı.

Kaynaklarbursa tv, Anadolu Ajansı, Cumhuriyet, A Haber ve +16 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·14 saat önce

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aday ofisi, Cumhuriyet'in 103. yaşında Atatürk'ü canlandıran bir kurguyla video yayımladı.

Cumhuriyet'in 103. yaşı için sosyal medyaya düşen paylaşımlardan biri, Ekrem İmamoğlu cephesinden geldi. Hâlen tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, hesabından bir kutlama mesajıyla birlikte kısa bir video yayımladı. Videonun merkezinde, Mustafa Kemal Atatürk'e atfedilen bir söz yer aldı.

Dağ yolunda iki karakter

Kurgu, kayalık bir arazide ilerleyen iki figürle açıldı: Atatürk'ü canlandıran bir karakter ve yanında yürüyen küçük bir çocuk. Sahnelere eşlik eden anlatım, vatanın her köşesinin işgal altında olduğu günleri ve Mustafa Kemal hakkında idam hükmü verildiğini hatırlattı.

Çocuk bu karanlık tabloya rağmen merak ettiğini sordu: "Başarabilecek miyiz Paşam?" Videonun mesajı, bu sorunun cevabıyla şekillendi.

Çadırdan tüten duman

Atatürk karakteri, çocuğa Toros Dağları'na bakmasını söyledi. Orada tek bir Yörük çadırı görülüyorsa ve çadırda ateş yanıyor, duman yükseliyorsa, bu milleti yenebilecek bir gücün dünyada bulunmadığını anlattı. Böylece Anadolu insanının direnci, Cumhuriyet'in kuruluş hikâyesinin ana motifi olarak sunuldu.

Kapanış mesajı

Video, "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!" cümlesiyle bitti. Paylaşım, İmamoğlu'nun cezaevinde bulunduğu bir dönemde, aday ofisinin resmî hesabı üzerinden yapıldı ve 29 Ekim kutlamalarına bu sahneyle katılım sağlandı.

KaynaklarEvrensel.net, Boyoz Haber, Toplumsal Haber, Sözcü Gazetesi ve +2 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·15 saat önce

DEM Parti'nin 'Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe' kampanyasının İstanbul startında konuşan bir motokurye, paket başı ücret sistemine ve sosyal haklardan yoksunluğa tepki gösterdi.

DEM Parti'nin "Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe" kampanyasının İstanbul'daki başlangıç etkinliğinde söz alan bir motokurye, sektördeki çalışma koşullarını anlattı ve esnaf kuryelik sisteminin kaldırılmasını istedi. Konuşmanın videosunu DEM Parti sosyal medya hesabından paylaştı.

Parti paylaşımında, her gün kazalarda hayatını kaybeden ve zorlu hava koşullarında çalışan motokuryelerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin kendilerinden dinlenmesi çağrısı yapıldı.

Paket başı ücretin doğurduğu risk

Motokuryelerin derneklerinden birinin yöneticisi olduğunu söyleyen konuşmacı, sektörde çalışanların kıdem tazminatı, haftalık izin ve diğer sosyal haklardan yoksun bırakıldığını söyledi. Paketlerin belirli süreler içinde teslim edilmesinin dayatıldığını, sabit maaş yerine paket başı ücret ödendiği için kuryelerin ters yönden gitmeye ya da kaldırımı kullanmaya mecbur kaldığını anlattı. Bu ihlalleri istemeden yaptıklarını, süre baskısının kuryeleri trafikte riske ittiğini söyledi. Konuşmacıya göre kurallara uymayan kuryelere paket ataması yapılmıyor. Halkın bu ihlallere kızdığını kabul eden konuşmacı, halkın neden kendilerine kızdığını sorgulayarak bunun kuryelerin tercihi değil, ücret düzeninin sonucu olduğunu savundu.

Rakam değil can vurgusu

Konuşmacı, motokuryelerin her koşulda siparişleri kapıya ulaştırdığını, patronların kazancı artarken kuryelerin can verdiğini söyledi. Çalışırken hayatını kaybeden ya da yaralanan motokuryelerin televizyonlarda yalnızca ölü sayılarıyla anıldığına tepki gösterdi. Kendilerinin anne, baba ve emekçi olduğunu söyleyerek "birer rakam değil, birer canız" dedi. Ölümlerin kader olarak kabul edilemeyeceğini belirten konuşmacı, artık ailelere kayıp haberi vermek istemediklerini, bu kaderi tanımadıklarını söyledi. Sektörde sürekli ölümlerin yaşandığına dikkat çeken konuşmacı, çözüm için kuryelik düzeninin yeniden kurulmasını istedi.

Kazanç iddialarına yanıt

Motokuryelerin çok kazandığı yönündeki iddiaları da yalanlayan konuşmacı, reklamlarda 200 bin ya da 300 bin liralık kazançtan söz edildiğini ancak böyle bir gelirin olmadığını, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Aksi olsaydı işin yoksul ailelerin çocuklarına bırakılmayacağını savundu.

Denetimsiz biçimde ehliyet alan herkesin kuryelik yapabildiğini, bunun da ölümlere yol açtığını söyleyen konuşmacı, motokurye derneklerinin sayısının yediyi bulduğunu belirtti. Esnaf kuryelik sisteminden kimsenin memnun olmadığını söyleyen konuşmacıya göre, 20 bin kişi içinde en fazla üç kişi bu düzenden memnun olabilir. Bu nedenle sistemin kaldırılması talebini yineledi ve kuryelerin ölümlerini kader sayan yaklaşımı bir kez daha reddetti.

KaynaklarEvrensel.net, T24, Yeni Yaşam Gazetesi, Evrensel ve +1 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 00:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·16 saat önce

YENİ Parti Genel Başkanı Özel, Sözcü TV'de Sarıgül'ün askıya alma talebinin istifa sayıldığını söyledi; fon krizi, emekli düzenlemesi ve erken seçim de konuşuldu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün parti ile bağının koptuğunu açıkladı. Özel, Sözcü TV canlı yayınında Sarıgül'ün üyeliğinin sona erdiğini, bunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 28 Ekim'de bildirildiğini söyledi.

Özel'e göre Sarıgül, kendisiyle pazartesi günü yaptığı görüşmenin ardından partiye başvurarak üyeliğinin askıya alınmasını istedi. Özel, Siyasi Partiler Kanunu'nda böyle bir uygulama bulunmadığını, talebin istifa sayıldığını belirtti.

Gizlilik kararlı iki soruşturma

Özel, Sarıgül ve ailesine yönelik soruşturmada ifade tutanaklarının basına sızdırıldığını, bu nedenle neyin gerçek neyin manipülasyon olduğunun belirsiz kaldığını savundu. Gizlilik kararı bulunan iki soruşturma olduğunu, birinin Sarıgül, diğerinin fon dosyası olduğunu söyleyen Özel, fon dosyasında yaklaşık 100 tutuklu bulunmasına rağmen ortada tek bir ifade tutanağı görünmediğini öne sürdü. Gizliliğin ihlalinin bir yerde AK Parti'yi, diğer yerde YENİ Parti'yi tartıştırdığını ekledi.

Sarıgül ile pazartesi görüşmesi

Özel, Sarıgül'ü pazartesi günü odasına davet ettiğini, tartışmanın hem Sarıgül'e hem partiye zarar verdiğini, ancak disiplin işlemi için delil gerektiğini kendisine anlattığını aktardı. Sarıgül'ün haksızlığa uğradığını, suçlamaları iftira olarak nitelendirdiğini ve gözyaşlarını tutamadığını da dile getirdi. Özel, Manavgat Belediyesi operasyonunun ardından belediye başkanını altı saat içinde, bir de Bodrum'daki meclis üyesinin bir saat içinde partiden uzaklaştırıldığını hatırlattı. İddialar doğru çıkarsa Sarıgül'ün savunulamayacağını söyleyen Özel, sızdırılan belgelere dayanarak ihraç işleminin hukuken sağlam olmayacağını, istifa talebinin ise doğru yöntem olduğunu belirtti.

Fon krizi ve emekli düzenlemesi

Fon krizini değerlendiren Özel, Özlem Zengin'in de açıklanmasını istediği isim listesinin hâlâ açıklanmadığını söyledi. Tüketici güven endeksinin bir ayda, normalde bir yılda kat edeceği kadar düştüğünü savunan Özel, bu tablonun iktidar için büyük bir güven kaybı olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hazırlığı sürdürdüğü emekli düzenlemesini ise fon krizinin yarattığı tepkiyi yatıştırma girişimi olarak yorumladı. Özel, AK Parti'nin 55 yaş üstü seçmen grubunda en düşük düzeyde olduğunu iddia etti ve açlık sınırının 38 bin lira olduğunu hatırlatarak, emekliyi bu sınırın üzerine çıkarmayan bir adımın iyi niyetli sayılamayacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştiriler

Özel, ismini anmadan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun verdiği mülakatı da değerlendirdi. Yargıtay'ın mutlak butlan kararını iptal etme ihtimalinin gündemde olduğu bir dönemde yapılan açıklamada erken seçime, Mekke Anlaşması'na, anayasa değişikliğine ve dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verileceğinin söylendiğini hatırlatan Özel, bu eş zamanlılığın kaygı verici olduğunu belirtti. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının YENİ Partililerin cezaevine gitmesinin yolunu açabileceğini öne sürdü. Özel ayrıca mutlak butlan kararının muhalefeti kurumsuzlaştırmaya yönelik olduğunu iddia etti.

Erken seçim çıkışı

Özel, seçimin bir ya da iki ay öne alınmasını anayasanın etrafından dolaşmak olarak gördüklerini söyledi. Somut bir erken seçim tarihiyle gelinirse Parti Meclisini hemen toplayacaklarını, milletvekili grubunun karar vererek tutumu ilan edeceğini açıkladı.

KaynaklarMemleket, Bursada Bugün, Toplumsal Haber, Hürriyet ve +2 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 23:04
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·16 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı, Yemen ve Ukrayna savaşını ele aldı. Trump, Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'la 28 Ekim'de telefon üzerinden konuştu. Görüşmeyi kamuoyuna Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı duyurdu; açıklama, konuşmanın ana çerçevesini özetliyor. Açıklamaya göre liderler, Ankara-Washington hattındaki ikili ilişkileri ve bölgesel ile küresel başlıkları değerlendirdi.

Yüzüncü yıl hedefi

Erdoğan, iki ülke ilişkisinin gelecek yıl 100. yıl dönümünü idrak edeceğini hatırlattı ve bu sürecin önemine işaret etti. Bu vesileyle ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmayı sürdüreceklerini, iş birliğine her alanda hız kazandırmak istediklerini söyledi.

Hürmüz Boğazı, Yemen ve Ukrayna

Görüşmenin bölgesel bölümünde Hürmüz Boğazı ile Yemen öne çıktı. Erdoğan, Mekke Ortak Savunma İttifakı çatısı altında, bu iki başlıktaki gelişmeleri yakından izlediklerini anlattı ve çözümün diplomasi zemininde bulunması için çaba harcadıklarını bildirdi.

Gündemdeki bir diğer konu Ukrayna-Rusya savaşıydı. Erdoğan, Türkiye'nin iki ülke arasındaki diplomasinin yeniden canlanmasına ve çatışmanın masada son bulmasına yönelik girişimleri desteklemeye hazır olduğunu ifade etti.

Trump'tan bayram tebriği

Trump, Erdoğan'ı ve Türk halkını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle tebrik etti. Amerikalı lider ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin başarıyla tamamlanmasını dilediğini iletti.

Kaynaklarİletişim Başkanlığı, A News, bursa tv, Bugün Kıbrıs ve +16 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 23:04
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·18 saat önce

Sözcü TV'de konuşan Özgür Özel, fonlarda yaklaşık 60 AK Partili milletvekilinin ya da yakınının anıldığını aktardı; tutuklularla görüşmek için heyet kurduklarını, Sarıgül'ün üyeliğinin sona erdiğini duyurdu.

Sözcü TV'nin 28 Ekim akşamı yayınında üç gazetecinin karşısına çıkan YENİ Parti lideri Özgür Özel, gündemi değerlendirdi. Özel, fon soruşturmasına ilişkin dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı: AK Parti milletvekili grubundan yaklaşık 60 kişinin ya da yakınlarının, doğrudan ya da aracı hesaplar üzerinden fonlarda yer aldığı söyleniyor.

Özel, bunu kendi tespiti olarak değil, dolaşımda olan bilgi olarak aktardı. Programda fon krizinden Sarıgül soruşturmasına, emekli maaşlarından fezleke tartışmasına uzanan geniş bir gündemi değerlendirdi.

İktidar içinde iki güç odağı iddiası

Fon meselesinde AK Parti içinde kimin hangi safta olduğunu tek tek sayamayacağını söyleyen Özel, tabloda iki ana çizgi gördüğünü anlattı. Birincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın çevresindeki üst düzey bürokratlar. İkincisi ise Adalet Bakanlığı çevresinde, İstanbul'dan gelen ve muhalefete yönelik süreçleri sürdürmeyi kendine görev edindiğini öne sürdüğü bir ekip. Özel, bu iki kanat arasında çatışma yaşandığını savundu.

Bu çekişmenin sızıntılara da yansıdığını belirten Özel, iktidar içi hesaplaşmada tarafların birbirleri hakkındaki bilgileri sızdırdığını, sapla samanın karıştığını ifade etti. Kısa Dalga'nın aktardığına göre Özel, bu nedenle ciddi bir teyit mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söyledi ve isimler üzerinden konunun magazinleştirilmesini eleştirdi. Ona göre asıl mesele, denetimsiz bir sistemin kurulması ve liyakatsiz atamalar yapılmasıydı.

Liste tartışması ve Erdoğan'a çağrı

Özel, kamuoyunda dolaşan 80-85 kişilik isim listesinin gazetecilerde ve siyasetçilerde bulunduğunu söyledi. Görevden alınan bir basın sözcüsünün çok sayıda liste ve isim gönderdiğini öne süren Özel, bu yüzden hiçbir listenin doğruluğundan emin olunamadığını kaydetti.

Ümit Özlale'nin daha önce açıkladığı bir isim bu tartışmanın örneği oldu. Özel'e göre ad, soyad ve sicil bilgisi doğruydu, ancak T.C. kimlik numarası Bartınlı başka bir AK Partiliye aitti. Özel bundan, AK Parti'nin elinde ayrıntılı bir liste bulunduğu sonucunu çıkardı ve kimlik numaralarına kadar bilgiye sahip olduklarını söyledi. Özlale'nin ismi açıklamasını doğru bulduğunu söyleyen Özel, elinde net bilgi olan bir siyasetçinin bunu gizlemesinin siyasi etik açısından mümkün olmadığını savundu. Kısa Dalga'ya göre Özel, isim saklamadıklarını ancak teyit için doğru listeye sahip olduğunu söylediği Erdoğan'ın isimleri tek tek açıklaması gerektiğini ifade etti.

Tutuklularla görüşmek için heyet

Özel, fon soruşturmasında tutuklananları ziyaret etmek üzere YENİ Parti'nin bir heyet oluşturduğunu duyurdu. Soma ve 15 Temmuz araştırma komisyonlarındaki deneyimini hatırlatan Özel, Soma'da cezaevinde yapılan görüşmelerde soruların rahatça sorulabildiğini, 15 Temmuz komisyonunda ise AK Partililerin bu fikre sert biçimde karşı çıktığını anlattı. Bazı soruların sorulmasının ya da yanıtlanmasının istenmediğini öne süren Özel, hedeflerini “hakikate ulaşmak” olarak özetledi ve soruları doğrudan muhataplara yöneltmek istediklerini söyledi.

Emeklilere ek adım ve sandık mesajı

Erdoğan'ın kabine toplantısının ardından emekliler için yeni bir iyileştirme sinyali verdiği hatırlatılınca Özel, enflasyon farkı ya da refah payı gibi adımları fon krizinin yarattığı tepkiyi azaltma çabası olarak yorumladı. Erdoğan'ı tanıdığını söyleyen Özel, tepkinin bir ölçüde sönmesi halinde aralık sonunda yapılacak karşılığın daha az olacağını ileri sürdü.

Özel ayrıca Erdoğan iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının sekiz çeyrek altın aldığını, bugün ise iki çeyrek altına yetmediğini söyledi. Emeklilerin sandıkta büyük bir hesaplaşma yapacağını belirten Özel, YENİ Parti'nin anketlerde yüzde 30'un biraz üzerinde oy aldığını da sözlerine ekledi.

Sarıgül ve Ağırel başlıkları

Özel, Murat Ağırel'in tutuklanmasının ardından yaşananlar için kara mizah benzetmesini yaptı. Gizlilik kararı bulunan iki dosyadan birinin fon soruşturması, diğerinin Mustafa Sarıgül soruşturması olduğunu söyleyen Özel, fon dosyasındaki gizlilik ihlalinin AK Parti'yi, Sarıgül dosyasındaki ihlalin ise YENİ Parti'yi zora soktuğunu savundu. Ona göre ortada ifade tutanağı değil, yalnızca sızıntılar var.

Sarıgül'ün YENİ Parti'nin kurucularından biri olduğunu hatırlatan Özel, pazartesi günü kendisini davet ettiğini, disiplin süreci için delile ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Sarıgül'ün üyeliğini askıya almak istediğini, bildirimin yapıldığını ve üyeliğin sona erdiğini aktardı. Özel'in anlatımına göre Sarıgül, kendisine büyük bir kumpas kurulduğunu ve iddiaların iftira olduğunu gözyaşlarıyla anlattı. Özel, ifadeleri görmeden kimin haklı ya da haksız olduğunun söylenemeyeceğini belirtti.

Fezleke ve aday tartışması

Özel, CHP'nin AK Parti'ye her konuda destek verdiğini öne sürdü. Ona göre CHP; Erdoğan'ın yeniden aday yapılmasını, YENİ Parti milletvekillerinin dokunulmazlıklarının topyekun kaldırılmasını ve kendilerinin içeri atılmasını istiyor. Hakkında 63 fezleke bulunduğunu söyleyen Özel, bunlardan birinden çıkacak sonuçla çok sayıda milletvekilinin cezaevine gönderilebileceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı adaylığına gelince Özel, kendisinin aday olmadığını belirtti. Kısa Dalga'nın aktardığına göre Özel, adaylarının hâlâ Ekrem İmamoğlu olduğunu söyledi ve İmamoğlu'nun aday olmaması halinde ise Mansur Yavaş'ı gösterdi.

KaynaklarMedyascope, Kısa Dalga, 10Haber, Sözcü Gazetesi ve +5 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 21:47
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·20 saat önce

Erdoğan ile Tokayev önce baş başa görüştü, ardından heyetler arası toplantıya birlikte başkanlık etti. Görüşmeler basına kapalı gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. İki lider önce yalnızca kendi aralarında görüştü, ardından iki ülkenin heyetlerinin katıldığı toplantıya ortak başkanlık yaptı. Görüşmeler basına kapalı yürütüldü.

Baş başa görüşmeden heyetler arası masaya

Külliye'deki programın ilk bölümünde Erdoğan ile Tokayev tek başlarına bir araya geldi. Ardından iki ülkenin üst düzey isimleri heyetler arası toplantı için masaya oturdu. Toplantıya Erdoğan ile Tokayev birlikte başkanlık etti.

Türkiye cephesinin geniş kadrosu

Türk heyetinde beş bakan yer aldı: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy.

Heyette çeşitli kurumların başındaki isimler de bulundu. MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da kadroda yer aldı.

Parti ve büyükelçilik temsili

Görüşmeye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu da katıldı. Türkiye'nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu da heyetler arası toplantıda hazır bulunan isimler arasındaydı.

KaynaklarMilliyet, A Haber, Anadolu Ajansı, NTV Haber
Son güncelleme28.10.2026 19:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·21 saat önce

Müslim Sarı, adaylık tartışmasını erken buldu, 2028'e sarkan seçimin erken seçim sayılmayacağını söyledi, kurultay takviminin 15 gün ertelenme gerekçesini açıkladı ve Mekke Anlaşması'na destek vererek riskleri sıraladı.

CHP'nin Merkez Yönetim Kurulu (MYK), 28 Ekim'de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetiminde genel merkezde bir araya geldi. Toplantı iki saat kadar sürdü. Ardından kameraların karşısına geçen sözcü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, cumhurbaşkanı adaylığından erken seçime, kurultay takviminden emekli aylıklarına, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne uzanan geniş bir gündemi değerlendirdi.

Adaylık tartışmasına erken denildi

Gazeteciler Sarı'ya, partinin genel koordinatörü Gürsel Tekin'in adayları olduğunu söylediği açıklamayı hatırlattı. Sözcü, yönetimde aday belirleme çalışmasının henüz açılmadığını anlattı. Yetkili kurullarda aday profilinin ne olacağı ya da kimlerin aday olabileceği konusunda görüşme yapılmadığını belirten Sarı, tartışmayı erken bulduklarını söyledi. Zamanı geldiğinde çeşitli değerlendirmelerin yapılacağını da ekledi.

Erken seçim: 2028'e sarkan tarih sayılmıyor

Sarı, Kılıçdaroğlu'nun erken seçime ilişkin açıklamalarını da yorumladı. CHP'nin takvimi 2028'e dayanmış bir sandığı erken seçim saymadığını, bunun partinin desteklediği bir senaryo olmadığını belirtti. Seçime son bir ay, iki hafta ya da iki ay kalması fark etmiyor; Sarı'ya göre bu tür bir seçim CHP açısından erken seçim sayılmıyor.

Öte yandan Sözcü, Genel Başkan'ın asıl vurgusunun muhalefetin sandıktan kaçmayacağı olduğunu aktardı. Seçim bir ay, iki ay ya da bir yıl kala yapılsa da CHP'nin hazır olacağını söyledi.

Kurultay takvimi 15 gün kaydırıldı

Kurultayın ertelendiği yönündeki iddialara da yanıt veren Sarı, takvimin başlangıç gününün 28 Ekim olduğunu, üye listelerinin de bu tarihte askıya çıkmasının öngörüldüğünü hatırlattı. Takvimin son günü 14 Şubat. O tarihe kadar il ve ilçe kongreleri tamamlanacak, ardından toplanacak Parti Meclisi kurultay tarihini belirleyecek.

Başlangıcın 15 gün ileri alınmasının nedeni mahkeme süreci. Sarı, tedbir kararının geri çekilmesine dair sürecin henüz netleşmediğini ve tamamlanmadığını söyledi. Bazı hukukçuların, mahkeme kararı kesinleşmeden listelerin asılmasının gereksiz bir hukuki tartışma doğurabileceğini değerlendirdiğini aktaran Sarı, partinin bu tartışmaya girmemek için adım attığını ifade etti. Mahkemenin bu 15 gün içinde karar vereceği öngörüsünü paylaşan Sözcü, bir hukuki sorun görmediğini de belirtti. İl kongreleri için ilan edilen takvimde değişiklik olmadığını, yalnızca sürenin daraltıldığını sözlerine ekledi.

Emekli aylıkları ve iktidara soru

Sarı, iktidarın emeklilere dair son açıklamalarına tepki gösterdi. Son dört beş yılda emeklilerin açlık sınırının altında gelire mahkûm edildiğini, CHP'nin bunu defalarca dile getirmesine rağmen iktidarın dinlemediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısının sözlerinden, iktidarın bu sesi 2027'den itibaren duymaya başladığının anlaşıldığını belirten Sözcü, ardından "hayırdır, seçim mi var" diye sordu. Nirvana Haber'in aktardığına göre Sarı, bu ani değişimin arkasında olası bir seçim hazırlığı bulunabileceğine işaret etti.

Mekke Anlaşması: destek var, risk uyarısı da

Sarı, üç ülkenin (Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan) imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bazı noktalarının belirsiz olduğunu kabul etti. Yine de anlaşmanın, bölgede doğacak jeopolitik boşlukların Türkiye tarafından doldurulması bakımından ulusal çıkarlara aykırı olmadığını düşündüklerini söyledi. CHP'nin eleştirilerine ve risk uyarılarına rağmen anlaşmaya "evet" oyu verdiğini hatırlatan Sarı, aynı değerlendirmeyi Genel Kurul aşamasında da yapacaklarını duyurdu.

Yozgat Gazetesi'nin aktardığı açıklamalarda Sözcü, anlaşmanın risklerinin de bulunduğunu ve bunları iktidara hatırlattıklarını belirtti. Sarı'ya göre en büyük risk, Türkiye'nin sıcak bir çatışmaya sürüklenmesi; Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilim bu açıdan ayrıca önemli. Sarı, bu ihtimali azaltacak mekanizmaların konuşulup tasarlanmasını istedi; muğlak başlıkların kamuoyu önünde ve Meclis'te tartışılmasını, eksik görülen yönlerin tamamlanmasını talep etti.

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve mutlak butlan

Sözcü, Ankara'da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ni de değerlendirdi. Sarı'ya göre zirve, Türk soydaşlarla ilişkilerin ve ekonomik ile siyasi bağların geliştirilmesi açısından önemli bir platform. Türk dünyasının 2040 vizyonuna uygun iş birliği imkânlarının genişletilmesinin önemli olduğunu belirtti.

Toplantıda mutlak butlan kararına dair iddialar da gündeme geldi. Sarı, kararın onaylanması halinde Özgür Özel'in genel merkezdeki fotoğrafının indirileceğine dair iddialara da değindi. Saray Medya'nın aktardığına göre Sözcü, karar kesinleşirse Özel'in ve dönemin yönetiminin hiç var olmamış sayılacağını, o aralıkta atılan adımların, internet sitesindeki düzenlemelerin ve parti materyallerinin geçersizleşeceğini söyledi.

KaynaklarYaşam Gazetesi, Saray Medya, Habertürk, Haber 7 ve +5 kaynak
Son güncelleme28.10.2026 18:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu