1 saat önce

İdris Akyüz, CHP Genel Merkezi'nin 5 Kasım 2023 ile 21 Mayıs 2026 arasındaki kayıtları siteden kaldırmasını yazısında eleştirdi; kararın Kılıçdaroğlu'nu ve partiyi zora sokacağını savundu.

Ege Saati yazarı İdris Akyüz, CHP Genel Merkezi'nin Özgür Özel dönemine ait kayıtları partinin internet sitesinden kaldırmasını köşesinde sert bir dille eleştirdi. Akyüz'e göre sitede 5 Kasım 2023 ile 21 Mayıs 2026 arasındaki bütün içeriklere erişim kapatıldı. Yazar, aralığın başında "mutlak butlan" kararının, sonunda ise Kılıçdaroğlu'nun göreve dönüşünün bulunduğunu hatırlattı.

Yalnızca Özel'in değil, sözcülerin açıklamaları da kalktı

Akyüz, kaldırılan içeriklerin Özgür Özel'le sınırlı kalmadığını, o dönemde görev yapan parti sözcülerinin beyanlarının da yayından çıkarıldığını yazdı. Yazara göre bu uygulama hukuk diliyle "hiç olmamış gibi" sayma anlamına geliyor ve CHP yönetimi bir bakıma Özel dönemini de "mutlak butlan" kapsamına almış oluyor. Akyüz, partinin o dönemle ilgili hafızasının "geçici hafıza kaybı gibi" silindiğini öne sürdü.

Yazarın soruları

Akyüz, adımı yadırgadığını belirterek kararın arkasında kimin olduğunu sorguladı. Uygulamanın, Özel'in ve çevresindekilerin oluşturduğu YENİ Parti'ye yönelik stratejik bir önlem olup olmadığını, talimatın Kılıçdaroğlu'ndan mı geldiğini yoksa birilerinin ona tuzak mı kurduğunu merak ettiğini yazdı.

Akyüz, 38. Kurultay hakkında tartışma sürse de oradan çıkan kadroların CHP'nin 47 yıl aradan sonra ilk sıraya çıkmasını sağladığını, 2024 yerel seçimlerindeki adayları ve meclis üyesi listelerini de aynı kadroların oluşturduğunu hatırlattı. Bu dönemi yok saymanın partinin kendi bindiği dalı kesmesi anlamına gelip gelmediğini sordu. Kararın, o dönemde belirlenen ve bugün belediye başkanlığı koltuğunda oturan isimlerin adaylığını tartışmaya açıp açmayacağını da gündeme getirdi.

Hukuk ve toplum hafızası vurgusu

Akyüz, hukuki gerekçeler öne sürülse bile bunun kimin hukuku olduğunu sorguladı. Yazara göre bu yaklaşım, yargıyı kullanarak CHP'nin parçalanmasını sağladığını savunduğu bir anlayışa boyun eğmek anlamına gelebilir. Toplumun hafızasının partinin sitesinden içerik kaldırılarak silinemeyeceğini belirten Akyüz, seçim yaklaştığında halkın bunun hesabını soracağını yazdı.

Yazısının sonunda kararın doğru olmadığını, CHP'nin kültürüne ve siyasi ahlaka yakışmadığını savunan Akyüz, yönetimin partinin diğer yarısına yönelik "intikam" anlayışından vazgeçmesini istedi.

KaynakEge Saati
Son güncelleme03.11.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, anlaşmanın ileride İran'la çatışmaya zemin hazırlayabileceği kaygısını taşıdığını, İran'ın olumlu açıklamasının ardından 'evet' oyu vereceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın imzaladığı Mekke Anlaşması'nın TBMM'ye gelen tezkeresine partisinin "evet" oyu vereceğini açıkladı. Kılıçdaroğlu, anlaşmaya yönelik eleştirilerinin sürdüğünü belirtti ancak İran'dan gelen olumlu açıklamanın kaygısını giderdiğini söyledi. Anlaşma bu hafta Genel Kurul'un gündeminde.

Kılıçdaroğlu İran kaygısını anlattı

Kılıçdaroğlu, anlaşmayı ilk duyduğunda aklına gelen soruyu paylaştı: "Bu anlaşma ileride İran ile çatışmaya ortam hazırlar mı?" Ardından İran'ın anlaşmayı uygun bulduğunu açıkladığını, metnin, gerekçelerin ve açıklamaların da Meclis'e ulaştığını söyledi.

CHP lideri, eleştirilerinin bulunduğunu ifade etti. Yine de karar net: "Mekke Anlaşması'na evet oyu diyeceğiz, evet oyu kullanacağız."

Anlaşmanın 16 maddesinde neler var

Tezkereyle Genel Kurul'a sunulacak metin 16 maddeden oluşuyor. İlk maddeye göre taraflar birbirlerinin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve uluslararası alanda tanınan sınırlarını korumak için iş birliği yapıyor; bu unsurlardan biri tehdit altına girerse tehdidi gidermek için gerekli yöntemleri kullanıyor.

İkinci madde, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının hepsine yönelik sayılmasını öngörüyor. Saldırıya uğrayan tarafa, elde bulunan askeri imkân ve kabiliyetler dâhil karşılıklı yardım sağlanacak. Yardımın kapsamı ve niteliği ise Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, ihtiyacın değerlendirilmesinin ardından belirlenecek.

Diğer maddeler savunma sanayii ve güvenlik iş birliğini, ortak eğitim ve tatbikatları, ortak üretim ile Ar-Ge projelerini, istihbarat paylaşımını ve barışta da savaşta da lojistik desteği kapsıyor. Terörle mücadelede operasyonel düzeyde iş birliği de metinde yer alıyor.

Komite ve sekretarya düzeni

Anlaşma, çekirdek taraflar çerçevesinde bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kuruyor; komite gerekirse alt komiteler oluşturabiliyor ve anlaşmaya diğer tarafların katılım usulünü belirlemeye yetkili. Komiteye hizmet verecek sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan'da olacak. Sekretaryanın başında, çekirdek tarafların sırayla üç yıl için atadığı bir genel sekreter yer alacak; ilk genel sekreter Pakistan vatandaşı olacak.

Anlaşma, her tarafın kendi iç onay usulünü tamamlamasının ardından son onay belgesinin sekretaryaya tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecek. Milli Savunma Bakanlığı ise bu günlerde, anlaşma kapsamında kararlaştırılan askeri güç ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan'da bulundurulması için gereken adımların ele alındığını duyurmuştu.

KaynakTakvim
Son güncelleme02.11.2026 19:24
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu