Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nden Dr. Yunus Emre Aydınbaş, Yeni Şafak'taki yazısında fon krizi sonrası için likidite, gözetim ve yasal çerçeve önerileri sıraladı.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nden Dr. Yunus Emre Aydınbaş, Yeni Şafak'ın Düşünce Günlüğü sayfasında yayımlanan yazısında fon krizinin tek tek teknik sorunlardan çok finans sisteminin tasarımına dair bir soru olduğunu savundu. Aydınbaş'a göre kriz, tasarruf sahibinin güveninin hangi yapısal koşullarda aşındığını gösteriyor: Eylül 2026'da 131 fon tasfiye sürecine girdi ve 455 bin 758 yatırımcı parasına bir süre erişemedi. Bu fonlar yedi portföy yönetim şirketine bağlıydı.
Dünyadan dört örnek
Yazar, benzer tabloların başka ülkelerde de yaşandığını hatırlattı. Yazıda ilk örnek Güney Kore. Lime Asset Management adlı şirket, 2019'da 1,6 trilyon won civarındaki bir fonunda geri ödemeleri durdurdu; portföyde nakde kolay dönmeyen özel borçlanma kâğıtları ve kaldıraçlı swap işlemleri bulunuyordu. Kore yönetimi bunun ardından, varlıklarının yarıdan fazlası likit olmayan açık uçlu fonlara izin vermedi; bu fonları pazarlayan bankalara ve saklamacılara da izleme sorumluluğu yükledi. Aynı yıl Birleşik Krallık'ta işlemleri durdurulan Woodford fonunda ise 3,7 milyar sterlinlik portföyün sadece yüzde 8'i bir hafta içinde satılabilecek durumdaydı.
Hindistan'da Franklin Templeton, altı borçlanma fonunu 2020'de kapatırken kararı yatırımcıların oyuna sundu; varlıklar bağımsız bir kurum eliyle telaşsız biçimde elden çıkarıldı ve yatırımcılar yaklaşık üç yıldan uzun bir sürede anaparalarını tamamen geri aldı. ABD'de 2008'deki Reserve Primary Fund tasfiyesinde ise mahkeme, iade sırasına bakmadan oransal dağıtımı benimsedi. Aydınbaş'ın çıkardığı ders şu: iade sözü varlığın likiditesiyle uyumlu olmalı, kriz anında kime hangi sırayla ödeme yapılacağı önceden belli olmalı.
Finans neye hizmet ediyor
Aydınbaş, asıl tartışmanın finansın reel üretimi beslemesi gerektiği noktasında düğümlendiğini belirtti. Ona göre fonların toplam büyüklüğü, 2023 sonundaki 1,8 trilyon liradan 2026 Ağustos'ta 11 trilyon liraya yaklaştı. Sığ hisselerde fon alımları fiyatı, fiyat getiriyi, getiri de yeni girişleri besledi. Yazara göre ikincil piyasada el değiştiren bir hisse için ödenen bedel şirketin kasasına girmediği için bu döngü yeni yatırım sermayesi yaratmıyor. Aydınbaş, 2015 tarihli bir araştırmaya atıfla, özel sektöre açılan kredilerin gayrisafi hasılaya oranı yüzde 100'ü bulunca finansal derinliğin büyümeyi yavaşlatmaya başladığını da aktardı.
Teşvik, likidite ve gözetim önerileri
Yazar, yeni düzenlemelerin ölçütünün fonların gerçek ekonomiye ne ölçüde kaynak aktardığı olması gerektiğini söyledi. Önerisi, vergi avantajını portföyünün belirli bir bölümünü girişim sermayesi, halka arz, bedelli sermaye artırımı ve şirket borçlanma araçlarına ayıran fonlara tanımak; kısa vadeli alım satımı ise fonu ne kadar uzun tutulursa o kadar düşen kademeli bir stopajla caydırmak. Yazara göre her fon, reel sektöre aktardığı kaynağın payını ve portföyünü ne sıklıkla değiştirdiğini kamuoyuyla paylaşmalı, kısa vadeli borçla ayakta duran yapılardan ilave sermaye talep edilmeli.
Aydınbaş, geri ödeme süresinin portföyün likiditesiyle ilişkilendirilmesini ve Finansal İstikrar Kurulu'nun Aralık 2023 tavsiyeleri doğrultusunda fonların likidite düzeyine göre sınıflandırılmasını da öneriyor. Likit olmayan varlıkları yarıdan fazla olan fonlar günlük iadeye kapatılabilir. Halka açıklık oranı düşük hisselerde fonların payı, fiilen dolaşımdaki miktara ve işlem hacmine bakılarak sınırlanmalı; değerlemeleri bağımsız yapılmalı ve fiyatlara likidite indirimi yansıtılmalı. Yazar, ilişkili taraflara güvencesiz kaynak aktarılmasının da büsbütün yasaklanmasını istiyor. Kurumlar arası koordinasyon için SPK, Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve Merkez Bankası'nın ortak kullanacağı, işlemlerin zaman damgasıyla izlendiği bir veri platformu ile fonlara düzenli stres testi önerisi de yazıda yer aldı.
Kanuna fon bölümü çağrısı
Aydınbaş, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na fonlara özgü bir bölüm eklenmesini savundu. Bu bölümde iade işlemlerinin hangi koşullarda durdurulabileceği, paranın oransal dağıtımı, bağımsız tasfiye memuru, tasfiye kararında yatırımcı oylaması ve durdurma öncesindeki ayrıcalıklı iadelerin geri alınması düzenlenebilir. Uygun olmayan satışlarda dağıtıcıya tazminat sorumluluğu yüklenmesi, bir fonun para piyasası unvanını kullanabilmesi için sıkı vade ve kalite şartları aranması, nitelikli yatırımcı sınırının enflasyonla güncellenmesi ve mahkeme dışında çalışan hızlı bir uyuşmazlık birimi de yazarın paketinde yer alıyor. Yazar, tasfiyede öngörülen en uzun sürenin altı ay olduğunu hatırlatarak aynı sürenin taslakların hazırlanıp kamuoyunun görüşüne açılması için de yeteceğini yazdı.