Hürriyet'te yayımlanan bir yazıda yazar, Bahçeli'nin Türkgün röportajını değerlendirdi: Önerinin seçim çevrelerini, kayyum tartışmasını ve belediyelerin denetimini de ilgilendirdiğini yazdı.
Hürriyet'te yayımlanan bir köşe yazısında yazar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkgün Gazetesi için yaptığı iki parçalık röportajı değerlendirdi. Yazara göre görüşmenin ana konusu 100 il ve 1000 ilçe hedefi olsa da satır aralarında yerel yönetimler, belediyelerin denetimi, merkezi yönetimin yeniden şekillendirilmesi, kamu kaynaklarının kullanımı ve seçim sistemi de gündeme geliyor.
Yazar, zamanlamanın dikkat çekici olduğunu belirtti: Türkiye bir yandan Terörsüz Türkiye sürecini yürütüyor, bir yandan 2028 seçimlerine ilerliyor. Yazının vardığı sonuca göre Bahçeli salt yeni il kurulmasını değil, ülkenin idari düzeninin baştan düşünülmesini istiyor.
19 yeni il, 78 yeni ilçe
Yazar, Türkiye'nin şu an 81 ilden ve 922 ilçeden oluştuğunu hatırlatarak Bahçeli'nin önerisini şöyle aktardı: 19 il ve 78 ilçe daha eklenecek, böylece toplamda 100 ile ve 1000 ilçeye çıkılacak. Yazıya göre önerinin bu kez farkı, gerekçelerin ayrıntılandırılması, il olabilecek merkezlerin belirlenmesi ve yasal düzenleme ihtimalinin gündeme gelmesi.
Bahçeli'nin yalnızca nüfusa bakmadığını yazan köşe yazarı, turizmden tarıma, enerjiden lojistiğe, sınır güvenliğinden ticarete ve jeopolitik konuma kadar pek çok ölçütün birlikte tartıldığını aktardı. Yazar örnek olarak Polatlı, Tarsus, Alanya, Bandırma, Doğubeyazıt ve Erciş'i andı. Bir ilçenin il olmasının adliye, emniyet, eğitim, sağlık, altyapı, personel ve bütçe planlamasını da gerektirdiğine dikkat çekti.
Seçim çevreleri ve 2028
Yazara göre Bahçeli, yeni il ve ilçelerin yeni belediyeler kurulmasına, milletvekillerinin illere göre dağılımının değişmesine ve siyasi temsil alanının genişlemesine yol açabileceğini söylüyor. Köşe yazarı, yeni bir ilin kendiliğinden herhangi bir partiye avantaj sağlamayacağını, ancak seçmenin oy kullanacağı çevreyi ve partilerin aday stratejilerini etkileyebileceğini yazdı.
Yazar, önerinin 2028'den önce yasalaşıp yasalaşamayacağını, Cumhur İttifakı ortaklarının ve muhalefetin tutumunu sorularla sıraladı. Henüz kesinleşmiş bir takvim ya da kabul edilmiş bir kanun bulunmadığını belirtirken, projenin MHP'nin 2028'e giderken ana hedeflerinden biri olduğunu düşündüğünü yazdı.
Kayyum yerine belediye meclisi tartışması
Köşe yazısında Bahçeli'nin 24 Şubat'taki konuşması hatırlatıldı: Bahçeli o konuşmada kayyum uygulamasının demokratik çerçevede yeniden gözden geçirilmesini istemiş, Ahmet Türk ile Ahmet Özer'in koltuklarına geri dönmesini dile getirmişti. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da mart ayında görevden uzaklaştırılan belediye başkanının yerine, meclisin kendi içinden bir isim seçmesine imkân tanıyacak bir düzenlemeden söz etmişti.
Yazar, son röportajda doğrudan yeni bir kayyum düzenlemesi açıklanmadığını belirtti. Ona göre katılımcı yerel yönetim vurgusu, reform tartışmasının bu alana da uzanabileceğini gösteriyor.
Belediyelerde denetim önerileri
Yazara göre Bahçeli, imar rantı, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapıyor. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerinin yeniden tanımlanmasını, muhtarlıkların güçlendirilmesini, kamu personelinde liyakati ve mali denetimin etkinleştirilmesini istiyor; imar planlarında merkezin onayının da devrede olduğu daha sıkı bir denetim düzeni öneriyor.
Yazar, merkezi denetim güçlenirken yerel yönetimlerin anayasal güvencelerinin ve karar alma yetkilerinin nasıl korunacağı sorusunu yöneltti.