Büyük Haber·1 gün önce

MHP lideri Türkgün'e verdiği röportajda il sayısının 81'den 100'e, ilçe sayısının 922'den 1000'e çıkabileceğini söyledi; ilçe adı vermedi, ölçütleri ve süreci anlattı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün'den Bahadır Çoban'a verdiği röportajda "100 İl, 1000 İlçe" projesinin sayısal çerçevesini açıkladı. Bahçeli, "19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını öngörüyoruz" dedi. Plan hayata geçerse il sayısı 81'den 100'e, ilçe sayısı 922'den 1000'e çıkacak. Hangi ilçelerin il olacağına dair kesin bir liste henüz yok; nihai kararı TBMM verecek. Röportaj 1 Kasım'da yayımlandı, Yeniçağ konuyu bir gün önce haberleştirmişti. Sözcü'ye göre düzenleme yasalaşırsa harita, 1999'da Düzce'nin il yapılmasının ardından 27 yıl sonra yeniden çizilecek.

Beş ilke ve reform gerekçesi

Bahçeli, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında dirlik ve düzenin güçlenmesi için MHP adına beş ilke sıraladı: üç erk arasında denge, şeffaflık, verimlilik ve liyakate dayanan güçlü kurumsallık; merkezdeki ve taşradaki birimlerin eş güdümüne imkân veren, sınırları net yetki; Türk devlet geleneğindeki adalet ve hakkaniyet anlayışı; kamu yararını merkeze alan güven ve refah anlayışı; değişen dünyanın risklerine karşı kurumsal sistemin geliştirilmesi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle kamu idaresinde önemli bir reform yaşandığını hatırlatan Bahçeli, nüfus artışı, demografik dağılım, şehirleşme, ekonomik ve sosyal dinamikler ile teknolojik gelişmelerin mülki idarede de reform ihtiyacı doğurduğunu söyledi. Hedefleri arasında devlet yönetiminin rasyonelleşmesi, merkezî idaredeki eksiklerin giderilmesi, yerel yönetimlerin hizmet odaklı çalışması ve kamu hizmetlerinin vatandaşı merkeze alarak sunulması yer alıyor. Yeni Asır'a göre Bahçeli projeyi, Cumhuriyet'in yüzüncü yılı vesilesiyle dile getirdikleri vizyonla ilişkilendirdi.

İl olacak ilçeler nasıl belirlenecek

Bahçeli'ye göre nüfusun yanı sıra gelişme potansiyeli, coğrafi konum, kamu hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar ve stratejik konum esas alınacak; nüfus tek başına belirleyici olmayacak. İl olma potansiyeli taşıyan ilçeleri devletin ilgili kurumları değerlendirecek, son sözü Meclis söyleyecek. Bahçeli, süreci "nesnel ölçütler doğrultusunda ortaya koyacağı mutabakatla TBMM tarafından belirlenecektir" sözleriyle özetledi. İl olması düşünülen ilçelere ve ilçe olabilecek beldelere ilişkin bir kanun teklifinin ilerleyen dönemde Meclis gündemine gelebileceğini de ekledi; Akşam gazetesi teklifin yakında beklendiğini yazdı.

MHP lideri, kamu hizmetlerinin etkin yürütülmesi için bakanlıklardan taşra teşkilatına ve belediyelere kadar geniş bir alanda yasal düzenleme gerektiğini söyledi. Bu düzenlemelerin "Terörsüz Türkiye" süreciyle kurulmaya çalışılan huzur, istikrar ve refah ortamının kalıcılığı için de değer taşıdığını belirtti; projenin hayata geçmesini "istikbal hamlesi" olarak niteledi.

Aday ilçe listeleri farklı

Bahçeli ilçe adı vermedi; listeler basına dayanıyor. Yeniçağ, nüfus, ekonomi ve il merkezine uzaklık ölçütleriyle öne çıkan 22 ilçe saydı: Alanya, Bandırma, Çorlu, Edremit, Elbistan, Konya'nın Ereğli'si, Ergani, Erciş, Fethiye, Cizre, Kahta, Kozan, Lüleburgaz, Manavgat, Midyat, Nazilli, Polatlı, Siverek, Ünye, Yüksekova, İskenderun ve Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesi. Aday sayısı 19'u aştığı için bazılarının dışarıda kalacağı yazıldı. Sözcü'nün 19 ilçelik listesinde Kozan ve iki Ereğli yok. Yeni Alanya, 359 bini aşan nüfusuyla Alanya'nın daha önce ilk sırada gösterildiğini, bunun resmî bir il listesi olmadığını belirtti.

Yerel haberler kendi ilçelerini öne çıkardı. Yeni Konya, yaklaşık 130 bin 495 nüfuslu Kozan'ın Adana merkezine 73 kilometre uzakta olduğunu ve 1926'ya kadar il olarak yönetildiğini, İskenderun'un ise yaklaşık 250 bin nüfusu, limanı ve sanayisiyle öne çıktığını yazdı. Gazete Vatan'a göre Konya'da il olmak isteyen Ereğli ve Akşehir yeniden gündeme geldi; haberde kamuoyunda en az 100 bin nüfus ve il merkezine en az 50 kilometre uzaklığın ölçüt olarak anıldığı, resmî bir açıklama bulunmadığı kaydedildi.

İl olunca neler değişecek

Yeniçağ ve Sözcü'ye göre bir ilçenin il olabilmesi için 100 bini aşan nüfus ve il merkezinden en az 30 kilometre uzaklık aranıyor; şehirleşme, ulaşım altyapısı, ekonomik çeşitlilik ve eğitim göstergeleri gibi sekiz başlıkta değerlendirme yapılıyor. Osmaniye'nin Kadirli ilçesi yaklaşık 127 bin nüfusu ve 45 kilometrelik mesafesiyle temel şartları karşılıyor.

Yeni illerde vali görev yapacak, il müdürlükleri kurulacak, güvenlik, sağlık, eğitim ve adalet hizmetleri il ölçeğinde örgütlenecek. Her il ayrı seçim çevresi olduğundan ve her ilden en az bir milletvekili çıktığından, 19 yeni il Meclis'teki 600 sandalyenin dağılımını da değiştirecek. Yeni iller genel bütçe vergi gelirlerinden de pay alacak; Sözcü, kamu yatırımı, altyapı ve istihdam imkânı aktarılacağını yazdı.

Plakalar ve önceki girişimler

İl sayısı en son 1989-1999 arasında arttı ve 67'den 81'e çıktı. Yeni illerin plaka kodlarının 82'den 100'e dizilmesi bekleniyor; haziranda aday ilçelerin hiçbirinin 100 numarayı istemediği basına yansımıştı. Bahçeli "100 il, 100 milyon nüfus" hedefini ilk kez Mayıs 2022'de dile getirmiş, Haziran 2023'te de 100 il ve 1000 ilçeli bir Türkiye'den söz etmişti. Haziranda il sayısının 106'ya çıkacağına dair haberleri İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi yalanlamıştı.

Belediyelerde reform vurgusu

Yeniçağ'a göre Bahçeli, Türkgün'ün paylaştığı bir başka ipucunda peş peşe ortaya çıkan belediye yolsuzluğu iddialarına dikkat çekti; şeffaflığın artırılmasını, denetimin sıkılaştırılmasını ve belediyelerde geniş çaplı bir yönetim reformunu gerekli gördü. Yeniçağ, kanun için gözlerin Cumhur İttifakı'nda ve Meclis'te olduğunu yazdı.

KaynaklarMuğla Gazetesi, Karadeniz Gazetesi, tekha.com.tr, Kamudanhaber ve +73 kaynak
Son güncelleme02.11.2026 11:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Sabah yazarı Yavuz Donat, 29 Ekim'de Anıtkabir'deki kol kola görüntüsünün günlerdir tartışılmasını eleştirdi; Cemil Çiçek ve Mustafa Destici'nin değerlendirmelerini aktardı.

Sabah yazarı Yavuz Donat, köşesinde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girmesine yönelik tartışmayı ele aldı. Görüntü, 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı töreni sırasında Anıtkabir merdivenlerinden inilirken canlı yayına yansımıştı. Donat'a göre aradan günler geçmesine rağmen konu hâlâ konuşuluyor ve eleştiriliyor.

Çiçek ve Destici masada

Donat, yazısında bakanlık, başbakan yardımcılığı ve TBMM Başkanlığı görevlerinde bulunmuş Cemil Çiçek ile Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici'nin yer aldığı bir sohbeti aktardı. Masada eski valiler ve siyasetçiler Necati Çetinkaya ile Saffet Arıkan Bedük de vardı. Yazara göre Çiçek, "Siyaset nezakettir" diyerek parti genel başkanlarının topluma örnek olması gerektiğini, siyasetin husumet üzerinden yürütülmesinin yanlış olduğunu söyledi. Masadakilerin bu görüşe katıldığı belirtiliyor.

Destici ise Bahçeli ile Dervişoğlu arasında hoca-öğrenci, genel başkan-il başkanı ve ağabey-kardeş ilişkisine dayanan köklü bir bağ bulunduğunu anlattı. Destici'ye göre Dervişoğlu'nun koluna girmesi törene yakışan, saygın bir davranıştı.

Donat'a göre tartışma siyasetin sefaleti

Donat, sokaktaki insanın bu görüntüden memnun kaldığını, buna karşılık mahalle ve tribün diye andığı kesimin gerilim beklediğini yazdı. Yazara göre bu tepki, siyasetin sefaletinin somut bir göstergesi. Donat, benzer karelerin sık tekrarlanmasını, yumuşama ve diyalogun kurumsallaşmasını temenni etti.

Demirel, İnönü ve Yılmaz örnekleri

Yazar, siyasi nezaket örnekleri olarak geçmişten üç anekdot hatırlattı. 1965'te devlet töreninde Başbakan Süleyman Demirel, 81 yaşındaki CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün önünde yürümekten çekinip adımlarını yavaşlatmıştı; İnönü ise ona önde yürümesini söyleyerek "Protokol insanı küçültmez" demişti.

1993'te Demirel'in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, yerinden kalkıp onu tebrik etmişti. Donat'ın üçüncü örneği ise Demirel'in, Kenan Evren'e Ankara'ya geldiğinde Çankaya Köşkü'ndeki Yabancı Konuklar Köşkü'nde kalmasını teklif etmesi. Donat'ın aktardığına göre Demirel, darbe geçmişini hatırlatan sözlere devlet olmanın gereklerini yerine getirdiğini söyleyerek karşılık vermişti.

Nefret için ilaç yok

Donat, kol kola görüntüsüne memnuniyetle bakan halkın yanında rahatsız olanların öfkelenmesini ve hatta nefret kusmasını yaygın bir hastalık olarak niteledi. Nefreti tedavi edecek bir ilaç bulunmadığını yazan Donat, yazısını görüntünün siyasette ihtiyaç duyulan baharın habercisi olmasını dileyerek bitirdi.

KaynakSabah
Son güncelleme02.11.2026 08:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu