Barış Anneleri Meclisi, Öcalan'ın statüsünün tanınmasını ve ertelenen infazlar nedeniyle cezaevinde tutulan hasta mahpusların durumunu gündeme taşımak için 1 Kasım'da Ankara'ya hareket edecek.
Barış Anneleri Meclisi, 1 Kasım'da 24 kentten Ankara'ya giderek Meclis çevresinde çadır kuracak ve "Barış Nöbeti" tutacak. Karar, infazları İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) kararlarıyla ertelenen siyasi mahpuslar ile hasta mahpuslar için İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) Diyarbakır Şube binasında yapılan basın toplantısında duyuruldu.
Öcalan çağrısından bu yana beklenti
Açıklama metnini Barış Anneleri adına Nezahat Teke okudu. Teke, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'teki çağrısının kendilerinde umut yarattığını, ancak iki yıldır somut bir gelişme yaşanmadığını söyledi. Sürecin tek taraflı ilerlediğini savunan Teke, devletin ve hükümetin adım atmasını istedi.
Teke, ilk talepleri olarak Öcalan'ın özgürlüğünü saydı. Ayda bir kez yapılan görüşmelerin yeterli olmadığını belirten Teke, Öcalan'ın statüsünün tanınmasını ve fiziki özgürlüğünün sağlanmasını istediklerini söyledi. Öcalan'ın özgürlüğü sağlanmazsa çıkacak yasanın da bir anlam taşımayacağını ifade etti. Teke, barış isteyen herkese seslenerek taleplerine destek verilmesi çağrısında bulundu.
Ankara'da çadır ve parti görüşmeleri
Heyet, 1 Kasım'da saat 10.00'da Diyarbakır'dan yola çıkacak. Diğer 23 kentteki Barış Anneleri Meclisi de aynı gün kendi şehirlerinden Ankara'ya hareket edecek. Teke, Ankara'ya gitme kararını bu talepler doğrultusunda aldıklarını belirtti; Meclis'te siyasi partilerle görüşeceklerini ve çadır kuracaklarını açıkladı. Heyet, hasta mahpusların ve infazı ertelenenlerin durumunun siyasi partilerin gündemine girmesini hedefliyor.
Cezaevlerinde yüzlerce hasta mahpus ve infazı ertelenen mahpus bulunduğuna dikkat çeken Teke, cezaevlerinden cenaze çıkmasını istemediklerini vurguladı.
Sivil toplum ve basına çağrı
Teke, Ankara'daki sivil toplum kuruluşlarına seslenerek annelere destek vermelerini istedi. Dosyalarını, taleplerini ve tartışmalarını Ankara'da ileteceklerini belirten Teke, kabul edilmeyi ve eli boş gönderilmemeyi umduklarını söyledi. Basın kuruluşlarına da barış karşıtı dilden uzaklaşma çağrısı yaptı.