Yeni Yaşam Gazetesi yazarı Ali Sinemilli, DEM Parti'nin süreç konusundaki söylem değişikliğine AKP'li isimlerin verdiği yanıtları değerlendirdi. Yazara göre iktidar kamuoyu algısını planlı biçimde yönlendiriyor.
Yeni Yaşam Gazetesi yazarı Ali Sinemilli, süreç tartışmasında DEM Parti ile iktidar arasındaki söylem farkını köşesine taşıdı. Yazı, yazarın kendi yorumlarına dayanıyor; öne sürülen iddialar kanıtlanmış olgular olarak değil, Sinemilli'nin görüşü olarak okunmalı.
DEM Parti'nin değişen dili
Sinemilli'ye göre başlangıçtan beri iyimser bir dil kullanan DEM Parti, son günlerde tonunu değiştirdi. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın açıklamalarında ortak nokta, iktidarın somut adım atmadığı ve bunun bir gerekçesi bulunmadığı yönünde. Yazar, DEM Parti'nin yapıcı dilinin bir dönem bazı kesimlerce eleştirildiğini de hatırlattı.
AKP'den gelen yanıtlar
Yazarın aktardığına göre ilk yanıt TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Kurtulmuş, işleyişte aksama olmadığını söyledi ve Meclis'te yakında bir izleme komisyonu kurulacağını belirtti. AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler ise sürecin ilerlememesinin nedeni olarak yeniden Kürt tarafını işaret etti ve amacın PKK'nin tasfiyesi olduğunu söyledi.
Sinemilli, bu açıklamaların şaşırtıcı olmadığını, iktidarın iki yıla yaklaşan süreç boyunca karşı tarafa sürekli adım atma çağrısı yaptığını, kendi sırası geldiğinde ise adım atmış gibi görünüp atmadığını savundu.
Yazarın 'planlı algı' tezi
Yazının merkezindeki iddia şu: İktidar kamuoyu algısını tek başına yönlendirmek istiyor ve bunun için günlük ve haftalık programlar hazırlıyor. Sinemilli, hangi yayın organında hangi haberin çıkacağının, kimin nerede konuşacağının ve hangi siyasi ismin ne diyeceğinin bu planlarla belirlendiğini öne sürdü. Kurtulmuş ve Güler'in açıklamalarını ve iktidara yakın yayın organlarındaki İmralı ile gerilla pozisyonlarına ilişkin haberleri de bu planın parçası olarak yorumladı. Yazar, bu iddiasını belge göstermeden, gözlemine dayandırarak ileri sürdü.
Basına yönelik baskı iddiası
Sinemilli, son günlerin önemli gündem maddesinin muhalif basına dönük saldırılar olduğunu yazdı. Ona göre el koyma, kayyum atama, site kapatma ve hesap engelleme yoluyla muhalif medya susturulmaya çalışılıyor. Yazar, medyanın yüzde 90'ının zaten iktidarın etkisinde olduğunu da öne sürdü.
Sinemilli'nin sonucu şöyle: Bu girişimler toplumsal mühendislik çabasının uzantısı ve iktidar, adım atmadığı halde atmış görünerek Kürt tarafı üzerindeki baskıyı sürdürmek istiyor. Yazar, yürütülen oyunların büyük oranda deşifre olduğunu ve bir sınıra gelindiğini yazdı.