2 saat önce

Toplantıya Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC liderlerinin eşleri katıldı. Emine Erdoğan, konseyin kalıcı bir işbirliği platformuna dönüşmesini istediklerini söyledi.

Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılan liderlerin eşleri Çankaya Köşkü'nde Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde bir araya geldi. Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın başlığıyla düzenlenen TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı'na Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile çeşitli ülkelerin üst düzey yetkilileri de katıldı.

Köşk'e gelen lider eşleri

Toplantıya gelen Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman'ı Emine Erdoğan karşıladı. Aile fotoğrafının ardından konuklar toplantı salonuna geçti.

Ortak geleceğe yeni bir katman

Emine Erdoğan konuşmasında Türk dünyasını paylaşılan tarih, kültür ve medeniyet değerleriyle büyük bir aileye benzetti. TDT çatısında ekonomi, enerji, kültür ve teknoloji başlıklarında işbirliği yapıldığını hatırlatan Erdoğan, Türk Dünyası 2040 Vizyonu'na ek bir boyut getirmek istediklerini söyledi.

Dijital, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin herkesi benzer biçimde etkilediğini belirten Erdoğan, toplumların giderek tek tipleştiğini ve özgün dokularını yitirdiğini savundu.

Kadın tartışmalarında tek tip kalıp eleştirisi

Erdoğan'a göre küreselleşme, bazı toplumların yaşam tarzını sanki bütün insanlık için geçerli bir ölçütmüş gibi öne çıkarıyor. Kadın meselelerinde idealize edilmiş tek bir kadın tipinin başarıyı ve özgürlüğü tanımladığını, bu kalıbın dışında kalanların ise sesini ve görünürlüğünü yitirdiğini söyledi.

Annelik ile iş yaşamının birbirini dışlayan seçenekler gibi sunulmasını eleştiren Erdoğan, kadınları yalnızca aile içi rolleriyle tanımlamanın da bilimde, siyasette, ekonomide ve kamusal hayatta potansiyellerini kısıtladığını ifade etti. Hedeflerinin, kadınların "ithal kalıplara hapsolmadığı" bir toplum düzeni olduğunu belirtti.

İbn-i Battuta'dan Bacıyan-ı Rum'a

Büyük toplumların kendi hikâyelerini kendi rol modelleriyle yazdığını söyleyen Erdoğan, tarihten örnekler verdi. İbn-i Battuta'nın 14. yüzyılda Türk diyarlarında kadınların toplumdaki yüksek konumunu seyahatnamesine yazdığını, Timurlu coğrafyasında Gevher Şad'ın kurduğu ilim ve kültür kurumlarıyla döneminde iz bıraktığını, Kırgız tarihinde ise Kurmancan Datka'nın siyasi liderlik ve diplomasi becerisiyle öne çıktığını anlattı.

Erdoğan, 1546 tarihli İstanbul vakıf kayıtlarına bakıldığında vakıfların yüzde 36'sının kadınlarca kurulduğunu, 13. yüzyılda Anadolu'da zanaatla uğraşan kadınların Bacıyan-ı Rum'u oluşturduğunu da hatırlattı. Tarihin her döneminde kadınların eşit imkânlara sahip olduğunu söyleyemeyeceklerini, ancak güçlü ve etkin konumda olmalarının bu coğrafyaya yabancı olmadığını kaydetti.

Aile ve nüfus vurgusu

Bir toplumun gerçek gücünün aile kurumundan geldiğini belirten Erdoğan, bireyselleşme, dijitalleşme ve doğum oranlarının düşmesinin aileyi buhrana sürüklediğini söyledi. Kadın meselelerinin aileden bağımsız ele alınmasını da bu buhranı körükleyen etkenlerden biri olarak gösterdi.

Türkiye'nin 2025'i Aile Yılı, 2026-2035 arasını Aile ve Nüfus On Yılı ilan ettiğini anımsatan Erdoğan, kadınların eğitim, girişimcilik, istihdam ve teknoloji alanlarında desteklendiğini, kadına yönelik şiddetle sıfır tolerans ilkesiyle mücadele edildiğini aktardı.

Konseyin hedefi

Aile ve Kadın Konseyi'nin fikri temelini ortak sorunlara ortak akılla çözüm üretme isteğinin oluşturduğunu anlatan Erdoğan, "Konseyimizin kalıcı bir işbirliği zemini olmasını hedefliyoruz" dedi. Yüksek Onur Kurulu üyelerinin çalışmaları destekleyeceğine inandığını belirten Erdoğan, Ankara'da konseyin ilk adımlarının birlikte atıldığını söyledi.

KaynaklarHürriyet, TRT Haber
Son güncelleme30.10.2026 21:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·6 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki 13. TDT Zirvesi'nin ardından önce Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov'la, ardından Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov'la görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla yapılan Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nin ardından ikili görüşmelerine başladı.

Erdoğan ilk olarak Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin girişinde karşıladı. İki lider Türk ve Türkmenistan bayraklarının önünde poz verdi ve tokalaştı. Baş başa yapılan görüşme basına kapalı geçti.

Erdoğan daha sonra Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile de bir araya geldi. Caparov'u yine Külliye'nin girişinde ağırlayan Erdoğan, konuğuyla Türk ve Kırgız bayrakları önünde fotoğraf çektirdi. Bu görüşme de basına kapalı gerçekleşti.

Caparov'la yapılan görüşmede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan da hazır bulundu. Zirve sonrası başlayan ikili görüşme trafiğinde iki lider de Külliye'nin girişinde karşılandı. Görüşmelerde hangi konuların ele alındığına dair bilgi paylaşılmadı; iki görüşme de gazeteciler olmadan yapıldı.

Kaynaklarİletişim Başkanlığı, NTV Haber, Anadolu Ajansı, Hürriyet ve +2 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 15:24
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Erdoğan'ın TDT zirvesindeki destek mesajı için teşekkür etti ve gözlemci üyeliği Kıbrıs Türk halkının mücadelesinde tarihi bir adım olarak niteledi.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'nde KKTC'ye yönelik destek mesajı için teşekkür etti. Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Üstel, Ankara'da Beştepe Millet Sergi Salonu'nda toplanan Devlet Başkanları Konseyi'ndeki sözleri büyük memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

'Aile meclisi' sözü

Üstel'in atıfta bulunduğu cümle, Erdoğan'ın "aile meclisimizin" KKTC ile temaslarını artıracağına inandığını söylemesiydi. Üstel bu ifadeyi, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasından koparılamayacağının en üst düzeyde teyidi olarak yorumladı. Türkiye'yi Kıbrıs Türk halkının devletleşme ve egemenlik mücadelesinin her aşamasındaki en büyük güvencesi ve en yakın yol arkadaşı olarak niteledi.

Gözlemci üyelik

Üstel, KKTC'nin teşkilata anayasal adıyla gözlemci üye olarak kabul edilmesini Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası diye tanımladı. Bunun yalnızca diplomatik bir gelişme olmadığını da vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının egemen iradesinin, devlet kimliğinin ve Türk dünyasına aidiyetinin güçlü bir ifadesi olduğunu söyledi. Bu sonucu Erdoğan'ın liderliğine ve Türkiye'nin yoğun diplomatik girişimlerine bağladı.

Tanıma çağrılarına atıf

Başbakan, Erdoğan'ın başta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu olmak üzere uluslararası platformlarda dünya devletlerine yaptığı KKTC'yi tanıma çağrılarının da tarihi ve stratejik desteğin en açık göstergesi olduğunu belirtti. Teşkilat bünyesinde başlayan dayanışmanın önümüzdeki dönemde güçleneceğine inandığını söyledi. Üstel'e göre bu, üye ülkelerle ilişkilerin gelişmesine, KKTC'nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulüne yönelik diplomatik çabalara yeni imkânlar açacak.

Teşekkür mesajı

Üstel, kendi adına, hükümeti adına ve Kıbrıs Türk halkı adına Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne ve Türk milletine teşekkür etti. Kıbrıs Türk halkının davasını her uluslararası platformda savunan ve devletin tanınması için diplomasi yürüten Erdoğan'a özellikle seslendi. Üstel ayrıca KKTC'nin teşkilat çatısı altında yer almasına katkı veren ve dayanışma gösteren bütün Türk devletlerine ve liderlerine de içtenlikle teşekkür ettiğini kaydetti.

KaynakAnadolu Ajansı
Son güncelleme30.10.2026 15:24
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·9 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara zirvesi öncesinde kaleme aldığı makalesinde ekonomik bütünleşmeyi öncelik olarak gösterdi; güvenlik, savunma sanayii ve kültürel yakınlaşma başlıklarını da sıraladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'da yapılan 13. Zirvesi öncesinde "Türk Dünyası Yüzyılı: Dayanışmadan Bütünleşmeye" başlıklı bir makale kaleme aldı. Yazı, aynı gün Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, KKTC ve Macaristan basınında okuyucuyla buluştu. Erdoğan yazısında Türk devletlerinin dayanışmasını hem değişen dünya düzeninin hem de ortak tarihin gereği olarak sundu.

Dönem başkanlığı ve ortak miras

Erdoğan, zirvede Azerbaycan'dan devralacakları dönem başkanlığını, Türk dünyasının hedeflerine varması ve teşkilatın kurumsal kapasitesinin büyümesi bakımından tarihî bir görev olarak gördüğünü yazdı. İsmail Gaspıralı'dan kalan birlik idealinin teşkilatın çalışmalarına yön verdiğini, Nahçıvan'daki temeller üzerine kurulan yapının ortak tarih ve kültürün verdiği güçle etkinliğini artırdığını belirtti. Kardeşliğin gelecek kuşaklara güçlü kurumlarla aktarılmasının ve ortak iradenin projelerle kalıcı hale getirilmesinin vaktinin geldiğini söyledi.

Değişen dünya düzeni ve dayanışma

Erdoğan'a göre dünya siyaseti köklü bir dönüşüm yaşıyor. Adaleti ve güveni sağlamakta zorlanan bir uluslararası düzende, savaşlar ve krizler geniş bölgeleri etkilerken Türk devletlerinin birbirine yaslanması stratejik bir zorunluluk haline geldi. Birliğin dayanağının her üye ülkenin egemenliğine, bağımsızlığına ve millî iradesine saygı olduğunu, bunun ortak değerlerin yanında güven ve karşılıklı çıkarlarla da güçleneceğini ekledi.

Ekonomi: Orta Koridor ve Türk Yatırım Fonu

Erdoğan'a göre ekonomik bütünleşme teşkilatın önümüzdeki dönemde en hassas davranması gereken öncelikler arasında başı çekiyor. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nu bu bakımdan tarihî bir fırsat olarak niteleyen Erdoğan, Asya-Avrupa ticaretinin yeniden biçimlendiği günümüzde Türk coğrafyasının, küresel taşımacılık ve lojistik ağında öne çıkan düğüm noktalarından biri olabileceğini belirtti. Demir yollarının, limanların, kara yolu bağlantılarının ve gümrük sistemlerinin birbirini tamamlayacak biçimde geliştirildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı, Türk Yatırım Fonu'nun daha etkin kullanılacağını, ticaretin önündeki engellerin birlikte aşılacağını ve enerji, yenilenebilir enerji ile iletişim altyapısının ortak hedefler doğrultusunda değerlendirileceğini yazdı.

Güvenlik ve savunma sanayii

Ekonomideki dayanışmanın güvenlik alanında da sürdüğünü belirten Erdoğan, terör, sınır ötesi suçlar, siber saldırılar ve doğal afetlere karşı kaynakların ortak kullanılabileceğini söyledi. Savunma sanayiinde de tecrübelerin birleştirileceğini, yerli teknolojilerle ortak üretim gücünün artırılacağını ekledi.

Alfabe, eğitim ve Kıbrıs

Erdoğan, birliğin en kıymetli dayanağını ortak medeniyet şuuru olarak tanımladı ve Ahmet Yesevi, Ali Şir Nevai, Nizami Gencevi, Mahtumkulu Firaki, Yunus Emre ve Cengiz Aytmatov'u bu medeniyetin işaretleri arasında andı. Ortak Türk alfabesi konusunda ortaya konan iradeyi kültürel yakınlaşma bakımından tarihî bir adım sayan Erdoğan, bu iradeyi eğitim, bilim, yayıncılık ve dijital alandaki işbirlikleriyle sürdüreceklerini söyledi. Gençlerin kardeş ülkelerde okumasının teşvik edileceğini, Türk dillerinin yapay zekâ döneminde hak ettiği konuma ulaşması için çalışılacağını yazdı.

Makalede KKTC'ye de yer veren Erdoğan, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmanın sürdüğünü, KKTC'nin teşkilattaki gözlemci statüsünün sağladığı imkânların geliştirilmesine önem verdiklerini belirtti. Kıbrıs Türklerine uygulanan haksız izolasyonun bitmesi ve bu halkın egemen eşitliğinin ile eşit uluslararası statüsünün tanınması yönündeki tutumlarını sürdüreceklerini belirtti. Makalesini, 21. yüzyılın Türk dünyasına ait bir yüzyıl olacağına gönülden inandığını söyleyerek tamamladı.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, Bloomberght, Anka Haber, NTV Haber ve +1 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·9 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki TDT zirvesinde dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldıklarını duyurdu; ortak dil ve seyahat önceliklerinin yanında KKTC, Türkmenistan, Güney Kafkasya, İran ve Filistin'e değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ekim'de Ankara'da toplanan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi'nin açılışında konuştu. Teşkilatın dönem başkanlığını o gün Azerbaycan'dan devraldıklarını duyuran Erdoğan, konuk liderleri Ankara'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Konuşmada ortak dil, kültür, seyahat ve aile politikalarının yanı sıra KKTC, Türkmenistan, Güney Kafkasya, İran ve Filistin başlıkları öne çıktı.

Liderler Külliye'de karşılandı

Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'ndaki toplantı öncesinde üye ve gözlemci üyelerin liderlerini tek tek karşıladı ve hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından aile fotoğrafı çekildi ve liderler toplantının yapılacağı salona geçti. Hürriyet'in aktardığına göre zirvenin teması "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlenmişti.

Cumhuriyet Bayramı'ndan zirveye

Erdoğan, bir gün önce Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü konuk liderlerin de katıldığı bir törenle kutladıklarını anımsattı. Bayram sevincini paylaşan her lidere ayrı ayrı teşekkür etti. Ardından kardeş devletlerin liderleri olarak ortak geleceği konuşmak üzere masaya oturduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı, 29 Ekim'de birlikte açılışını yaptıkları TDT Medeniyet Parkı'nın, liderlerin getirdiği özel hediyelerle birlikte aradaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini söyledi. İki gün boyunca verilen aile fotoğrafını hem geçmişe duyulan sadakatin hem de geleceği birlikte kurma iradesinin sembolü olarak niteledi.

Gaspıralı'dan ilhamla seçilen tema

Zirvenin temasını merhum İsmail Gaspıralı'dan esinlenerek belirlediklerini açıklayan Erdoğan, üç kavramı tek tek tanımladı. Ona göre dilde birlik, ortak hazinenin yaşatılması, geliştirilmesi ve tarafların birbirini aracı kullanmadan anlayabilmesi demek. Fikirde birlik, ortak hedefler çevresinde kenetlenmeyi ve müşterek bir strateji geliştirebilmeyi kapsıyor. İşte birlik ise söylenenlerin eyleme, iradenin esere, alınan kararların sonuca dönüşmesi anlamına geliyor.

Dönem başkanlığında öncelikler

Erdoğan, Azerbaycanlı kardeşlerini dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar nedeniyle teşkilat adına tebrik etti. Türkiye'nin dönem başkanlığında teşkilatın bugüne kadar biriktirdiği kurumsal tecrübeyi daha somut kazanımlara çevirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öncelikli alanlar olarak ortak dilin yaygınlaştırılmasını, başta spor olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesini ve ülkeler arasındaki seyahatlerin kolaylaştırılmasını sıraladı.

Cumhurbaşkanı ayrıca aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumdaki rolünün desteklenmesine önem verdiklerini belirtti. Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

KKTC ve Türkmenistan mesajı

Erdoğan, aile fotoğrafı benzetmesiyle Türk dünyasında bölünmeye ve anlaşmazlığa yer olmadığını vurguladı. "Ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" diyen Erdoğan, aile meclisinin KKTC ile temaslarını artıracağına inandığını söyledi. Türkmenistan'ın çalışmalara sunduğu katkıları takdirle karşıladıklarını belirten Erdoğan, Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov'un liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa sürede tam üye olarak görmek istediklerini dile getirdi.

Güney Kafkasya, İran ve Filistin

Erdoğan, Güney Kafkasya'da kalıcı huzurun hem bölge ülkelerine hem de tüm Türk dünyasına ciddi imkânlar tanıyacağını söyledi. Azerbaycan'ın Ermenistan'la yürüttüğü temasları desteklediklerini, kalıcı barış için katkı sunmayı sürdüreceklerini belirtti. Bölgedeki ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediğini, küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasalarında ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

İran'la son dönemde yeniden artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye dönüşmesini temenni ettiklerini söyleyen Erdoğan, Filistin meselesini "kanayan yaramız" olarak niteledi. Türk devletlerinin adil bir çözüm için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini belirten Erdoğan, Gazze'ye insani yardım gönderilmesi ve kentin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlanması için katkı sunulması gerektiğini kaydetti.

Kaynaklaragos.com.tr, Diken, Anka Haber, Independent Türkçe ve +6 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Tom Barrack, iki liderin telefon görüşmesinin Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi öncesindeki akşam yemeğinde doğan diyaloğu ilerlettiğini söyledi. Barrack'a göre ortak vizyon, ticaretin esas alındığı bir bölge.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Başkan Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinin ardından bir açıklama yayımladı. Barrack, görüşmeyi zirvenin arifesinde liderlerin buluştuğu akşam yemeğiyle birlikte değerlendirdi ve bölgesel iş birliğine dikkat çekti.

Yemekten telefona uzanan diyalog

Barrack'a göre telefon görüşmesi, zirve öncesindeki yemekte filizlenen diyalog havasını bir adım daha ileri taşıdı. Büyükelçi, Hazar'dan Akdeniz'e uzanan Türk devletlerinin üç bölgenin, yani Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kavşağında, stratejik bir coğrafyada bulunduğunu söyledi.

Enerji ve ticaret koridorlarının merkezi

Barrack, bu coğrafyanın gelecek kuşakların refahını belirleyecek enerji, ticaret ve bağlantı koridorlarının tam ortasında bulunduğunu belirtti. Türk devletleri arasındaki ortaklığın, iki başkanın paylaştığı vizyonun temelini oluşturduğunu savundu.

Barrack'ın tarif ettiği bu vizyonda öncelik silahlı gerilimde değil, ekonomik temasta. Açıklamada, "çatışma yerine ticaretin" esas alındığı bir bölge hedefi vurgulandı. Büyükelçiye göre güçlü ortaklıklar ve kesintisiz iş birliği, herkes için barışı, istikrarı ve refahı ileri taşıyacak.

Mesaj, ABD'nin Ankara'daki en üst düzey temsilcisinin Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi arifesinde Türkiye-ABD liderler diyaloğunu bölgesel iş birliği çerçevesine oturttuğunu gösterdi.

KaynakA Haber
Son güncelleme30.10.2026 07:44
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·22 saat önce

İletişim Başkanlığı'na göre Trump, Ankara'daki liderler yemeği sırasında Erdoğan'ı arayıp Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı ve 30 Ekim'deki zirve için başarı diledi.

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde, 29 Ekim akşamı Ankara'da ağırlanan liderlerin sofrasına Washington'dan bir telefon düştü: ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradı. İletişim Başkanlığı'nın duyurusuna göre arama, Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi nedeniyle bir araya gelen liderlerin akşam yemeği sırasında gerçekleşti.

Erdoğan, yemekteki liderlerin selamlarını Trump'a aktardı. Teşkilat'ın 13'üncü Zirvesi'nin Ankara'da toplanacağını, nüfusu 200 milyonu aşan Teşkilat'ı ileriye taşıyacak kararların alınacağını söyledi ve Teşkilat'ı Orta Asya'da "istikrar ve güvenin adresi" diye niteledi. Trump ise 30 Ekim'de yapılacak Liderler Zirvesi için Erdoğan'a başarı diledi.

Aynı iki lider bir gün önce, 28 Ekim'de de telefonda konuşmuştu. O görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel ve küresel başlıklar ele alındığı bildirilmişti.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, MarineDeal News, Hürriyet, Bloomberght ve +4 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 23:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi için Ankara'ya gelen liderler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde karşılandı; liderler Türk Devletleri Medeniyet Parkı'nda fidan dikti.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi, 29-30 Ekim'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da yapılıyor. “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla toplanan zirve için başkente gelen liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki resepsiyonda Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan karşıladı. Liderlerin eşleri de aynı törenle karşılandı. Zirvenin ilk gününün programı, yoğun biçimde resepsiyon, fidan dikimi ve gösterilerle sürdü.

Mehteranlı karşılama

Karşılamada mehteran ekibi görev aldı; aynı uygulama, Ankara'da birkaç ay önce toplanan NATO Liderler Zirvesi'nde de görülmüştü. Zirveye TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katılıyor. Törene katılan konuklar arasında Kazakistan'dan Tokayev, Özbekistan'dan Mirziyoyev ve eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan'dan Caparov ve eşi Aygül Caparova, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve eşi Nilden Bektaş Erhürman, Türkmenistan'dan Berdimuhamedov bulunuyor. Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Bayramov temsil ediyor; TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev de zirvede yer alıyor.

Medeniyet Parkı'nda fidan ve gösteri

Ankara'ya gelen liderler, Türk Devletleri Medeniyet Parkı'nda çam fidanı dikti. Ardından Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ve Muhafız Alayı Bandosu çeşitli marşlar çaldı; marşlara geleneksel dans gösterisi eşlik etti. Türk Hava Kuvvetleri'nin akrobasi timi Türk Yıldızları da tören alanının üzerinde gösteri uçuşu gerçekleştirdi.

Liderler, parktaki Orhun Yazıtları örneklerinin önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, konuklarını ayrıca Ayasofya, Anıtkabir, Çanakkale Şehitler Abidesi, Göbeklitepe, Selimiye Camisi, Haydarpaşa Garı, Dolmabahçe Sarayı ve Sümela Manastırı gibi yapıların minyatürlerinin sergilendiği bölümde gezdirdi.

Teşkilatın kuruluşu ve yapısı

Teşkilat, 3 Ekim 2009'da Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'ın imzaladığı Nahçıvan Anlaşması'yla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi adıyla kuruldu. 2021'deki İstanbul Zirvesi'nde alınan kararla bugünkü adını aldı. Sekretaryası İstanbul'da bulunan TDT'nin beş üyesi var: Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan. Macaristan, Türkmenistan, KKTC ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ise gözlemci olarak yer alıyor.

Bu yapının amaçları arasında üyeler arasında karşılıklı güvenin pekişmesi, siyasi dayanışmanın güçlenmesi, ekonomik ve teknik işbirliğinin derinleşmesi, Türk dünyasının tarihi ve kültürel birikiminin kayda geçirilip tanıtılması da yer alıyor. Teşkilatın bu zirvesi, 13. kez toplanarak üye ve gözlemci ülkelerin liderlerini Ankara'da bir araya getirdi.

KaynaklarYeni Şafak, TRT Haber
Son güncelleme29.10.2026 21:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı akşamı Beştepe'de TDT liderleri onuruna verdiği yemekte Türk dünyasıyla ortak geleceği vurguladı; yemek sırasında ABD Başkanı Trump da Erdoğan'ı aradı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 29 Ekim akşamı Beştepe Millet Sergi Salonu'nda, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi için Ankara'ya gelen liderler onuruna resmi akşam yemeği verdi. Erdoğan, Cumhuriyet'in 103. yılını teşkilat ülkelerinden liderlerle birlikte kutlamanın heyecanını dile getirdi ve "Önümüzdeki dönemi Türk asrı ilan edeceğiz" dedi. Başkent Ankara, teşkilatın liderler zirvesine ev sahipliği yapıyordu; asıl oturum ertesi gün, 30 Ekim'de toplanacaktı. NTV'ye göre Erdoğan, yemeğe gelen konukları Emine Erdoğan'la birlikte karşıladı.

Medeniyet Parkı'nda fidan, mehteran ve akrobasi gösterisi

NTV Haber'in aktardığına göre programın bir bölümü Beştepe'deki Türk Devletleri Medeniyet Parkı'nda geçti. Liderler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden parka Türkiye'nin yerli otomobili TOGG T10X'in özel tasarlanmış limuzin modelleriyle geldi. Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev parkta çam fidanı dikti.

Erdoğan çifti ile konuk liderler, parkta yer alan Orhun Yazıtları'nın örneklerinin önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından Millî Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği ile Muhafız Alayı Bandosu marşlar çaldı; geleneksel bir dans gösterisi bu müziğe eşlik etti. Türk Hava Kuvvetleri'nin akrobasi timi Türk Yıldızları da tören alanı üzerinde gösteri uçuşu yaptı.

Atatürk'ün anılması ve konuklara teşekkür

Erdoğan söze, Türk cumhuriyetlerinde yaşayan soydaşlara sevgi ve selam göndererek girdi; salondakilerin ve ekran başındaki vatandaşların bayramını kutladı. Atatürk'ün yanı sıra Millî Mücadele'nin kadrolarını, şehitleri ve gazileri, ayrıca o dönemde Meclis'te görev yapanları saygıyla andı.

Bayramı bu yıl farklı yaşadıklarını söyleyen Erdoğan, teşkilatı "Aile Meclisi" diye niteleyerek kardeşleriyle birlikte kutlamanın heyecanını anlattı. Zirve vesilesiyle bayram sevincine ortak olan Tokayev, Caparov, Mirziyoyev, Berdimuhamedov, Erhürman ve Bayramov ile heyetlerine kendi, ülkesi ve milleti adına teşekkür etti.

Cumhuriyet'in 103 yılı ve Türk dünyasının hedefi

Erdoğan'a göre 103 yıl önce kimsesizlerin kimsesi olma ülküsüyle kurulan Cumhuriyet, yalnızca kendi milleti için değil, dünyada haksızlığa uğrayan halklar için de bir umut kaynağıydı. Cumhuriyet'in bu sürede kuruluş ideallerini gerçekleştirmekle kalmadığını, gönüllerde de kök saldığını söyleyen Erdoğan, 86 milyonun ortak çatısı olarak tarif ettiği Türkiye'nin her alanda başarıdan başarıya koştuğunu savundu. Ülkeyi çağdaş medeniyetlerin de ilerisine taşımak için çalışmaya yeniden söz verdi.

Konuşmanın en çok yankılanan cümlelerinden biri, Cumhuriyet'in kurucu iradesine gönderme yapılan bölümdü. Erdoğan, bu iradenin 103 yıl önce vatanı işgalden kurtardığını anımsattı ve hedeflerine engel olmaya çalışanları bertaraf etme konusunda kararlı olduklarını söyleyerek "bertaraf etmekte kararlıyız" ifadesini kullandı. Erdoğan ayrıca kardeş Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35. yılında önlerine çıkan zorluklara rağmen büyük başarılara imza attığını söyledi; Türk dünyasının dayanışma, karşılıklı saygı ve kardeşlik içinde geleceğe birlikte yürüyeceğine inandığını ifade etti. Konuşmasını, bayramı kutlayıp Türk devletlerinin birliğinin daim olmasını dileyerek bitirdi.

Caparov'a Âli Nişan, Kaseinov'a Ali Şir Nevai Ödülü

Erdoğan, Türk dünyası liderleri adına Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov'u ayrıca anmak istediğini belirtti ve "Marifet iltifata tabidir" ilkesini hatırlattı. Caparov'un ticaretten ulaştırmaya ve teknolojiye uzanan alanlarda işbirliğinin derinleşmesine katkı verdiğini, kültürel mirasa sahip çıktığını söyledi. Erdoğan'a göre Caparov'un, Bişkek'te 2024'te benimsenen şartın ve teşkilatın yeni bayrağının ortaya çıkmasında da önemli payı vardı. Erdoğan, bu katkılar nedeniyle Caparov'a liderler adına Türk Dünyası Âli Nişanı'nı verdi.

Türk dünyasının ilmî ve kültürel birikimine katkı sunanlar için ihdas edilen Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü ise komisyonun kararıyla Kazakistanlı Düsen Kaseinov'a gitti. Sanatçı, akademisyen ve diplomat kimliğiyle anılan Kaseinov, 2008-2022 arasında TÜRKSOY Genel Sekreterliği görevini yürütmüştü. Erdoğan iki ödülü de sahiplerine takdim etti.

Emine Erdoğan'ın paylaşımı ve Trump'ın telefonu

Emine Erdoğan, yemeğin ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Zirve için ülkeye gelen liderlerle ve eşleriyle sofrada buluştuklarını, Cumhuriyet'in 103. yılının sevincini konuklarla paylaştıklarını yazdı. Emine Erdoğan, zirvenin Türk dünyasının yolunu çizmesini ve kardeş ülkelerin dayanışmasını pekiştirmesini diledi.

İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump, yemek sürerken Erdoğan'ı telefonla aradı. Erdoğan, yemeğe katılan liderlerin selamlarını Trump'a iletti ve TDT'nin 13. Zirvesi'nin Ankara'da yapılacağını söyledi. Erdoğan, nüfusu 200 milyonu aşan ve Orta Asya'da istikrarın ve güvenin adresi olarak tarif edilen teşkilatı ileri taşıyacak kararların bu toplantıda alınacağını belirtti. Trump da Erdoğan'a zirve için başarı dileklerini iletti.

Kaynaklar10Haber, Hürriyet, Toplumsal Haber, Euronews.com ve +6 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 21:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi için Ankara'ya gelen Özbek mevkidaşıyla görüştü; ikili ilişkiler ele alındı, Mirziyoyev Antalya'daki COP31 zirvesine davet edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'le Cumhuriyet Bayramı gününde, 29 Ekim'de görüştü. Görüşme Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı; masadaki başlıklar ticaretten savunma sanayisine kadar uzandı ve Erdoğan, Antalya'daki COP31 Liderler Zirvesi için Özbek mevkidaşına davet çıkardı.

Kapıda karşılama, bayrakların önünde poz

Erdoğan, Teşkilat'ın 13. Zirvesi'ne katılmak üzere başkente gelen Mirziyoyev'i Külliye'nin giriş kapısında bizzat karşıladı. İki lider Türkiye ve Özbekistan bayraklarının önünde objektiflere poz verdi ve tokalaştı. Fotoğraf faslının ardından Erdoğan, konuğuyla birlikte ikili görüşmeye geçti; toplantı Külliye içinde yapıldı. Görüşmenin içeriği, İletişim Başkanlığı'nın yayımladığı yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyuruldu.

Masadaki konular

İletişim Başkanlığı'nın aktardığına göre liderler, Türkiye-Özbekistan ikili ilişkilerini ve bölgesel ile küresel meseleleri değerlendirdi. Erdoğan, iki ülkenin Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği düzeyindeki ilişkisini daha ileriye götürecek girişimlerin süreceğini söyledi. Erdoğan'ın saydığı alanlar arasında savunma sanayii, ulaştırma, madencilik, yatırım ve ticaret yer aldı; listenin bunlarla sınırlı olmadığı da vurgulandı.

Teşkilat için yeni işbirliği vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Teşkilat'ın atılacak yeni işbirliği adımlarıyla kuvvet kazanacağına güvendiğini söyledi. Liderler Zirvesi'nin Ankara'da yapılmasının, bu süreçte önemli bir dönüm noktası olmasını arzuladığını belirtti. Böylece görüşme, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmadı; Teşkilat'ın geleceğine dair beklentileri de kapsadı.

Antalya daveti

Görüşmenin son notu bir davetti. Erdoğan, Mirziyoyev'i Antalya'da yapılacak COP31 Liderler Zirvesi'ne çağırdı. İletişim Başkanlığı'nın açıklamasında Özbek tarafının davete verdiği yanıta ya da zirve takvimine ilişkin bir ayrıntıya yer verilmedi.

KaynaklarHürriyet, NTV Haber
Son güncelleme29.10.2026 19:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanı Aslanlı Yol'da yürüdü; kortejde Özel, Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Dervişoğlu da vardı. Erdoğan, Özel Defter'e Türkiye Yüzyılı hedefini yazdı.

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü kutlamalarının Ankara'daki ilk resmi durağı Anıtkabir oldu. 29 Ekim sabahı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başında yürüdüğü devlet erkanı Aslanlı Yol'dan geçip Atatürk'ün huzuruna çıktı; kortejde birçok siyasi parti liderinin yanı sıra Meclis, yargı ve ordu zirvesi de yer aldı.

Kortejde kimler vardı

Erdoğan'ın yanında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yürüdü. Parti liderlerinden Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), Devlet Bahçeli (MHP), Müsavat Dervişoğlu (İYİ Parti) ve Özgür Özel (Yeni Parti) de aynı kortejdeydi. Kuvvet komutanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, yüksek yargı organlarının başındaki isimler, kabine üyeleri ve partilerin temsilcileri de törene katıldı.

Kaynaklar katılımcı listesini tamamen aynı biçimde vermedi. Cumhuriyet, kortejde İbrahim Kalın'ın da bulunduğunu yazdı. Anka Haber ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı, bürokratları ve askerleri de anılan isimler arasına kattı. CHP, Kılıçdaroğlu'nun Anıtkabir'deki resmî törene katıldığını kendi internet sitesinden duyurdu.

Çelenk, saygı duruşu ve İstiklal Marşı

Erdoğan, üzerinde ay yıldız motifi bulunan çelengi Atatürk'ün mozolesine bıraktı. Katılımcılar saygı duruşu yaptı, sonrasında İstiklal Marşı okundu. Heyet bunun üzerine Misak-ı Millî Kulesi'ne yöneldi; Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ni burada imzaladı.

Özel Defter'e yazılan mesaj

Erdoğan, Atatürk'e seslendiği notta Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yılını kutladı. Atatürk'ün yanı sıra silah arkadaşlarını ve şehitleri minnetle andı; Türkiye'yi müreffeh ve muzaffer yarınlara taşımak için çok cepheli, yoğun bir uğraş içinde olduklarını yazdı.

Notun dayanağı, Atatürk'ün Cumhuriyet daha ilan edilmeden, 1 Mart 1922'de Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmaydı. Erdoğan, Atatürk'ün "Millî davamız bizim hayatımızdır" sözünü hatırlattı. Bu ifadeden yola çıkarak Türkiye Yüzyılı hedefini milli dava olarak gördüklerini, hedefe varana kadar kararlılıkla çalışacaklarını belirtti ve mesajı "Ruhun şad olsun" diyerek bitirdi.

Aslanlı Yol'da sohbetler

A Haber, Erdoğan ile Bahçeli'nin törende selamlaşıp sohbet ettiğini aktardı. Cumhuriyet ise bakanlardan Mehmet Şimşek (Hazine ve Maliye), Ömer Bolat (Ticaret) ve Akın Gürlek'in (Adalet) birlikte yürürken konuştuğunu yazdı.

Erdoğan'ın kravatındaki KAAN deseni

Törende dikkat çeken bir ayrıntı da Erdoğan'ın kravatı oldu. Cumhurbaşkanı, kırmızı-beyaz renkli, üzerinde KAAN silüetleri bulunan bir kravat taktı. TRT Haber, Erdoğan'ın aynı desenli başka bir kravatı Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan'ın Bedir Mutabakat Zaptı'nı imzaladığı gün AK Parti'nin Meclis grup toplantısında taktığını hatırlattı.

Kravatın kaynağı konusunda anlatımlar ayrıştı. TRT Haber, kravatı TUSAŞ'ın Erdoğan için özel hazırlattığını yazarken A Haber, kravatın TUSAŞ'ın Erdoğan'a hediye ettiği özel bir seriden olduğunu öğrendiğini aktardı. TRT Haber ve Hürriyet, bu tercihin milli havacılık projelerine yönelik desteği yeniden görünür kıldığını yazdı.

Program Külliye'de sürdü

Devlet erkanı ziyaretini tamamlayınca resmi tören sona erdi ve Anıtkabir yurttaşların ziyaretine açıldı. Günün devamında Erdoğan'ı Külliye'de bayram tebriklerini kabul etmek bekliyordu. TRT Haber'e göre Erdoğan ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi için gelen devlet başkanlarını karşılayacak ve heyetlerin katılacağı resmi akşam yemeğine iştirak edecekti.

KaynaklarEkonomi Gazetesi, Cumhuriyet Halk Partisi, Anka Haber, N Gazete ve +11 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 14:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için yayımladığı videoda milli mücadeleyi hatırlatırken son 24 yılda savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve diplomaside alınan yolu öne çıkardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda yayımladığı video mesajla Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yılını kutladı. Mesajın merkezinde hem milli mücadele hatırası hem de iktidarın son çeyrek asırlık karnesi vardı.

Tebrik yurt dışına da uzandı

Erdoğan, bayram tebriğini Türkiye'deki vatandaşlarla sınırlı tutmadı; Kıbrıs Türkü kardeşlerine ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türkiye vatandaşlarına da seslendi. Yurt dışı temsilciliklerde düzenlenen kutlamalara katılan konuklara teşekkür eden Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasında Türkiye ile aynı duyguyu paylaşan dost ve kardeş toplumları da sevgiyle selamladığını söyledi.

Milli mücadele vurgusu

Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet'i Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, özgür yaşama kararlılığının ve kendi geleceğini belirleme azminin en güçlü göstergesi olarak tanımladı. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen milli mücadelenin, milletin birlik olduğunda en çetin şartlarda bile neler başarabileceğini herkese kanıtladığını belirten Erdoğan, imkânsızlıklar içinde kazanılan bu başarının milli iradenin gücünü tarihe kazıdığını ifade etti.

Son 24 yılın hanesine yazılanlar

Erdoğan'a göre 103 yıl önce ortaya konan azim ve cesaret bugün de en büyük motivasyon kaynağı olmayı sürdürüyor. Cumhurbaşkanı, iktidarının son 24 yılında diplomasi, ulaştırma, enerji ve savunma sanayii başlıklarında alınan mesafeyi "müreffeh Türkiye"ye giden yolun kilometre taşları olarak değerlendirdi. Türkiye'nin kendi teknolojisini geliştirdiğini, savunmadaki imkân ve kabiliyetlerini artırdığını, enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini, ulaşım altyapısını çağın gereklerine göre yenilediğini ve üretim kapasitesini sürekli büyüttüğünü anlatan Erdoğan, ülkenin daha güçlü bir geleceğe emin adımlarla ilerlediğini söyledi.

Kaynaklarسانا, Bloomberght, A Haber, Yeni Şafak ve +2 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 10:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu