Sabah'tan Melih Altınok, Ermenistan Meclisi'nin Zengezur onayının ardından Ankara-Bakü ilişkilerini hedef alan bir kampanya yürütüldüğünü savundu.
Sabah yazarı Melih Altınok, köşesinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin güncel tartışmalara indirgenemeyecek kadar köklü olduğunu savundu. Altınok'a göre Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bölgede çizilen sınırlar kalıcı kriz üretecek biçimde belirlendi; Ermenistan'ın iki ülkenin arasına konumlandırılması da bu planın parçasıydı.
Tarihsel çerçeve ve Zengezur
Yazar, Ermenistan sınırının Atatürk'ün "Türk Kapısı" olarak andığı Nahçıvan boyunca uzatılmasının amacının Azerbaycan'ı parçalamak değil, Türkiye'yi Türk dünyasından uzaklaştırmak olduğunu ileri sürdü. Bu ayrılığın Sovyet döneminde Orta Asya'da izlenen kültürel politikalarla pekiştirildiğini de ekledi. Altınok, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Nahçıvan ile Azerbaycan'ı Ermenistan topraklarından geçerek birbirine bağlayacak Zengezur geçidi için gösterdiği çabanın tarihsel zemininin bu olduğunu yazdı.
Yazara göre Ermenistan Meclisi geçtiğimiz günlerde, İran'ın da karşı çıktığı bu projeye onay verdi. Altınok, Azerbaycan'ın Karabağ'ı yeni geri aldığı bir dönemde Erivan'ın böyle bir adıma evet demesinin kolay olmadığını, bunun Ankara'nın Paşinyan ile kurduğu ilişkinin sonucu olduğunu savundu.
Din üzerinden yürütülen kampanya iddiası
Altınok, Ankara'nın Erivan'la diyaloğunu "Türkiye, Azerbaycan'ı bırakıp Ermenistan'a yaklaşıyor" diye sunanların bu kez dini gündem yarattığını öne sürdü. Bakü'nün İran'ın nüfuz faaliyetlerini engellemek için eğitim sistemindeki tasarruflarının "din elden gidiyor" söylemiyle aktarıldığını, Erdoğan'ın da Azerbaycan'la ilişkileri kesmediği için suçlandığını yazdı.
BM Genel Sekreterliği adaylığı
Yazar, son günlerde Azerbaycan'ın Türkiye'nin BM Genel Sekreter adayı Feridun Sinirlioğlu'na karşı BAE adayını desteklediğine dair haberlerin dolaşıma sokulduğunu hatırlattı. Altınok'a göre bu iddialar Independent Türkçe dahil pek çok yayın organında ve "İslamcı" görünümlü sitelerde dolaştı, Bakü ile Tel Aviv arasındaki işbirliğinin delili olarak gösterildi. Oysa Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Sinirlioğlu'nun adaylığından memnuniyet duyduklarını duyurmuştu. Altınok, bu kampanyanın Azerbaycan'ı İsrail'in arzuladığı yöne sürüklemeyi amaçladığını savundu ve Bakü'nün Ankara'nın mücadelesindeki zorluğu görmesi gerektiğini belirtti.