Tasfiye kapsamındaki fonların varlığı eylül sonunda 652,3 milyar lirayken ilk gün 235 bin 705 yatırımcıya 29,3 milyar lira ödendi; fark, varlıkların nakde çevrilebilirliğinden kaynaklanıyor.
Yatırım fonlarının tasfiyesinde 30 Ekim'de başlayan ilk ara ödemeler, ödenen tutarla fonların toplam büyüklüğü arasındaki farkı tartışmaya açtı. Tera, Pusula ve Atlas Portföy'e bağlı yedi fonda 235 bin 705 yatırımcıya toplam 29,3 milyar lira ödendi. Para Analiz'in aktardığına göre bu, yatırımcı başına ortalama yaklaşık 124 bin 300 lira ediyor.
Ödeme sınırı ve yöntem
Fon tasfiyesine ilişkin 7596 sayılı Kanun 27 Ekim'de yürürlüğe girdi; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) aynı gün ara ödemelerin usul ve esaslarını belirledi. Düzenlemeye göre ilk ödeme, yatırımcının enflasyonla güncellenmemiş net yatırım tutarı ile 1 milyon liradan düşük olanı üzerinden hesaplanıyor. Net yatırımı 4 milyon lira olan biri en fazla 1 milyon lira alabilirken, 200 bin lira yatıranın üst sınırı 200 bin lira oluyor. Ödemenin yapılabilmesi için fonda dağıtılabilir kaynak bulunması da gerekiyor. Ara ödemeler nihai tasfiye hesabından düşülecek; yani ilk ödeme son ödeme anlamına gelmiyor, ancak zararların tamamının karşılanacağı anlamına da gelmiyor.
Fonların büyüklüğü
Gedik Yatırım'ın çalışmasına göre 30 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonların toplam varlığı 652,3 milyar lira. Bunun 305,1 milyar lirası para piyasası fonlarında, 347,2 milyar lirası diğer fonlarda duruyor. İşlemleri durdurulmuş fonların büyüklüğü ise 103,7 milyar lira. Tera Portföy Para Piyasası Fonu tek başına yaklaşık 224,4 milyar liraya ulaşıyor; Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un büyüklüğü 243,6 milyar lira. Bu tutarların tamamı nakit değil; repo işlemleri, borçlanma araçları ve hisse senetleri de içeriyor, değerlemeler eylül sonuna ait olduğu için nihai rakamlar değişebilir.
Para piyasası fonlarındaki risk
Tera'nın para piyasası fonunun 16 Eylül tarihli dağılımında yatırımların yüzde 63,2'si ters repo, yüzde 15,7'si borsa para piyasası işlemlerinden oluşuyordu. Gedik Yatırım'ın 5 Ekim tarihli çalışması, doğrudan likit olmayan yatırımların toplam varlıkların yüzde 6,9'u olduğunu, repo teminatları hesaba katıldığında potansiyel olarak likit olmayan payın yüzde 40'a çıktığını gösteriyor. Bunun 22,4 puanlık bölümü hisse senedi teminatlı repolarla bağlantılı. Para Analiz, bunun fonların yüzde 40 zarar edeceği anlamına gelmediğini, gerçek kaybın karşı tarafların ödeme performansına ve teminatların nakde çevrildiği fiyatlara bağlı olacağını vurguluyor.