Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan, 23 bin 500 liralık en düşük emekli maaşının yetersiz olduğunu söyledi; olası artışı erken seçim beklentisiyle ilişkilendirdi.
Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan, Kanal 26'da konuştu ve en düşük emekli maaşının 50 bin liranın altında olmaması gerektiğini söyledi. Özcan, emeklinin geçim derdinde olduğunu, hükümetin ise "seçim derdinde" bulunduğunu savundu ve olası artışları erken seçim beklentisiyle ilişkilendirdi.
23 bin 500 liranın hesabı
Özcan, 23 bin 500 lira maaşla yaşamanın, Türkiye koşullarında her ay yaklaşık 50 bin lira borçlanmayı gerektirdiğini öne sürdü. Eskişehir'de orta halli bir evin kirasının 15 ila 20 bin lira arasında olduğunu belirten Özcan, kira ödendikten sonra kalan parayla beslenmenin mümkün olmadığını söyledi. Maaşın yaklaşık 450 dolara denk geldiğini anlatan Özcan, emeklinin et, peynir ya da zeytine ulaşamadığını savundu. Ona göre emekli sadaka, bahşiş veya lütuf talep etmiyor; yalnızca hakkını istiyor.
Kendi emeklilik deneyimini de örnek veren Özcan, 30 yıla yakın çalışıp 9 binden fazla gün prim yatırdığını söyledi. Asgari ücretle sigortalı çalıştıran bir işverenin SGK'ya aylık 10 binin üzerinde prim ödediğini hatırlatan Özcan, bu paralar doğrudan çalışana verilip yatırıma dönüştürülseydi daha yüksek bir gelir elde edilebileceğini ileri sürdü.
Fon krizi ve köprü satışı kıyası
Özcan, bir dönem ihtiyat akçesi bulunduğunu, ardından 128 milyar doların buhar olduğunun konuşulduğunu söyledi. Fon krizinde yalnızca fon mağdurlarının değil, borsa ve hisse senedi piyasalarına bağlı kurumların da kaybettiğini belirten Özcan, bugün yapılan hesaplamalara göre toplam zararın yaklaşık 156 milyar dolar olduğunun öne sürüldüğünü aktardı.
Krizin ilk ortaya çıktığı dönemde bütçeye getireceği yükün 20 ile 24 milyar dolar arasında anıldığını hatırlatan Özcan, hükümetin aynı dönemde Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin ve altı otoyolun elden çıkarılmasından 19 milyar dolarlık gelir beklediğini açıkladığını anlattı. Özcan'a göre bugün konuşulan zarar rakamları bunun yedi ila on katına ulaşıyor.
Artış beklentisi ve erken seçim
Emekli maaşlarına yüzde 30 ya da yüzde 50 zam yapılacağının konuşulduğunu belirten Özcan, maaşlar iki katına çıksa bile hayatın çok değişmeyeceğini, bu kez enflasyonu denetlemenin güçleşeceğini söyledi. Asgari ücretin 35-36 bin liralık bir düzeye çıkmasını öngören Özcan, emekli maaşına yaklaşık 13 bin liralık bir ekleme yapılabileceğini, bunun önce seyyanen artış, ardından yüzde 20-25 zam biçiminde sunulabileceğini tahmin etti. YENİ Parti'nin de emekli maaşlarının asgari ücret düzeyine çıkarılması için önerge verdiğini hatırlattı.
Özcan, 2027'nin sonlarında, ekim ya da kasım aylarında erken seçimin gündeme gelebileceğini söyledi. 2025'te Hamamyolu bölgesinde sohbet ettiği bazı emeklilerin, maaşları belki artar umuduyla erken seçim beklediklerini kendisine aktardığını anlattı. Şartlar uygunsa bu düzenlemelerin neden bugüne kadar yapılmadığını soran Özcan, yanıt verilmesi gerektiğini savundu.
İntibak düzenlemesi çağrısı
Özcan, kalıcı çözümün yalnızca seyyanen zamlarla sağlanamayacağını, emeklilikte intibak düzenlemesinin yeniden ele alınıp yasalaştırılarak Meclis'ten geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bu konuda yıllarca mücadele eden Arif Duru'yu da andı. Bir dönem emekli için yük ifadesinin kullanıldığını hatırlatan Özcan, emeklinin artık yük olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Hükümetin bir dönem uyguladığı, faizi enflasyonun nedeni sayan politikanın da gerçekleri yansıtmadığını ileri sürdü.