1 saat önce

436 sanıklı İBB davasında müşteki iş insanları savcılık ifadelerini yineledi; Beylikdüzü Belediyesi'nin eski veznedarının eşi, ev vaadinin tutulmadığını anlattı.

İmamoğlu ve diğer sanıkların yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesinde 2 Kasım'da müşteki iş insanlarının ve bir tanığın beyanları alındı. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 46'sı tutuklu 436 sanıklı davada, Sabah'ın haberine göre iş insanları belediyelerden rüşvet istendiğini anlattı. Tanık olarak dinlenen, Beylikdüzü Belediyesi'nde veznedar olarak çalışırken intihar eden bir kişinin eşi ise mahkemeye ev vaadine ilişkin iddialarını aktardı.

Müşteki iş insanlarının beyanları

Sabah'ın aktardığına göre mahkeme heyetine konuşan iş insanları, belediyelerin kendilerine engel çıkardığını ve milyonlarca dolar rüşvet istendiğini anlattı; hepsi savcılıktaki ifadelerinin arkasında durdu. Kameroğlu İnşaat'ın sahibi, Capacity AVM'nin otopark ruhsatı sürecinde belediyeler tarafından bilinçli biçimde engellendiklerini ve kendilerinden rüşvet istendiğini söyleyerek şikâyetinin sürdüğünü bildirdi.

Abdi İbrahim'in yönetim kurulu başkanı ise Şişli'deki üç bloklu projenin ruhsat ve iskân aşamasında belediyenin önlerine engel çıkardığını anlattı. Soruşturma aşamasındaki beyanında, sorunun çözülmesi için 4 milyon doları belediye ile iş insanları arasındaki bağlantıyı yürüttüğünü söylediği bir isme çanta içinde teslim ettiğini ifade etmişti. Capacity AVM'nin yönetim kurulu başkanı da Bakırköy Belediyesi'nin eski başkanı Bülent Kerimoğlu döneminden itibaren AVM'nin zorluk yaşatıldığını belirtip şikâyetini yineledi.

Veznedarın eşinin anlattıkları

Müşteki beyanlarının ardından tanık dinlemeye geçildi. Beylikdüzü Belediyesi'nde 23 yıl veznedar olarak çalışan kişinin eşi, kocasının İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde mobbinge ve zimmet suçlamasına uğradığını, bunun ardından intihara sürüklendiğini öne sürdü. Geride iki çocuk kaldığını belirten tanık mahkemede "160 bin lira yüzünden 23 senelik bir adamı canından ettiler" dedi.

Tanık, kocasının ölümünün ardından ev sözünü bizzat İmamoğlu'nun verdiğini söyledi; 24 Şubat'ta Kültür Merkezi'nde İmamoğlu ve dönemin Meclis Başkanvekili Ömer Şatır'la bir araya geldiklerini anlattı. İmamoğlu'nun kendisine evin iş insanları üzerinden alınmış gibi gösterileceğini, endişe etmemesini söylediğini iddia etti. Ailesine tazminat karşılığı ev verileceğinin söylendiğini, Westside projesinden dört-beş daire gösterildiğini ve istediği dairenin verileceğinin belirtildiğini aktardı. Mart 2019'da taşındıkları evin iskânının Kasım 2019'da çıkmasına rağmen tapusunun yıllardır devredilmediğini söyledi.

Hakkını aramak için Saraçhane'ye iki kez gittiğini belirten tanık, ikinci gidişinde güvenlik kapısından içeri alınmadığını ileri sürdü. "Halen bizimle dalga geçiyorlar" diyen tanık, belge ve sözleşmeleri savcılığa sunduğunu ve mağduriyetinin sürdüğünü söyledi.

KaynakSabah
Son güncelleme02.11.2026 16:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·5 saat önce

Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, fon soruşturmasında tedbir kararlarının tutarsız olduğunu ve siyasi isimlerin korunduğunu öne sürdü; iktidarı eleştirdi.

Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, fon soruşturmasının 40. gününde iktidara yönelik sert bir değerlendirme yaptı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin hesabından 2 Kasım'da paylaşılan metinde İmamoğlu, soruşturmanın siyasi ayağının korunduğunu savundu ve "Turpun büyükleri nerede?" diye sordu.

İmamoğlu, iktidar partisinden çok sayıda üst düzey yöneticinin, seçilmiş görevlinin ve atanmış bürokratın bu işin içinde olduğunu, bazı isimlerin ise hâlâ gizlendiğini öne sürdü. Paylaşıma soygunun 40. gününe vurgu yapan bir notla başlayan İmamoğlu, iktidar yöneticilerinin ve bürokratların soruşturmaya konu işlemlerle bağlantılı olduğunu da hatırlattı. Olayı başkanlık rejiminin organize bir vurgunu olarak niteleyen İmamoğlu, kamu-özel iş birliğinin dünyada benzeri bulunmayan en kötü örneği olduğunu öne sürdü ve yaşananları tarihî bir utanç diye tanımladı.

Tedbir kararlarında tutarsızlık iddiası

İmamoğlu, soruşturmanın birbirine zıt kararlarla çözüldüğünü savundu. Bir ay önce kaldırılan tedbirlerin, ortada değişen bir şey yokken yeniden getirildiğini söyledi. Bağlantılı siyasilere aynı gün konulup kaldırılan tedbirler bulunduğunu da öne sürdü.

Fon yöneticileri ile birkaç memurun medyanın önüne atıldığını, buna karşılık rejimin ve siyasetin korunduğunu ileri süren İmamoğlu, birilerine temizlik fırsatı tanınıp tanınmadığını sordu. Paylaşımda bu iddialar madde madde sıralandı; temizlik fırsatı sorusu ise tedbir iddialarının hemen ardından geldi.

Siyasi ayak vurgusu

İmamoğlu, bütün kurumların çürütüldüğünü, yargı dahil halkın güvenebileceği bir kurum bırakılmadığını söyledi. Yönetemez hâle gelen iktidarın savrulduğunu, kurumlara duyulan güvenin de bu nedenle sarsıldığını öne sürdü. Ardından "büyük turp siyasi ayaktır" diyerek soygunun içindeki herkesin kendini bildiğini, fon yöneticilerinin de bu siyasileri tanıdığını öne sürdü.

Devleti yönetenlerin olayı halktan sakladığını savunan İmamoğlu, açıklamasını halka bu iktidara inanmaması çağrısıyla bitirdi.

Turp sözünün geçmişi

Evrensel'in hatırlattığına göre "turp" benzetmesini ilk kullanan Erdoğan'dı. Muhalefetin yönettiği belediyelere dönük soruşturmalar henüz İBB'ye varmamışken, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutuklanınca muhalefetten gelen tepkilere karşılık Erdoğan, daha büyük turpların heybede beklediğini, ortaya dökülmeleri halinde muhalefetin millete bakacak yüzü kalmayacağını söylemişti. Sonraki açıklamasında heybedeki büyük turpların henüz ortaya dökülmediğini belirtmişti.

Soruşturmalar sonradan İBB'ye de uzandı: 19 Mart 2025'te İmamoğlu, diplomasının iptal edilmesinin ertesi günü gözaltına alındı ve tutuklandı.

KaynaklarKısa Dalga, soL Haber, Toplumsal Haber, İlke TV ve +6 kaynak
Son güncelleme02.11.2026 12:41
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu