Zülal Kalkandelen, İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'nun Anıtkabir'de Bahçeli'nin koluna girmesini, siyasetçilerin kürsüdeki sözleriyle davranışları arasındaki farkın örneği olarak yorumladı.
Cumhuriyet yazarı Zülal Kalkandelen, köşesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Anıtkabir'in merdivenlerinden inerken MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girip gülüşerek konuşan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nu ele aldı. Yazara göre bu görüntü, siyasetçilerin kürsüde söyledikleriyle davranışları arasındaki uyumsuzluğun son örneği. Kalkandelen, siyasette sert sözlerin ardından aniden yakın temasların kurulabildiğini, bunun siyasetçilere duyulan güveni zedelediğini yazdı; kürsüde gür çıkan sesin sahibinin işine geldiğinde yumuşayabileceğini vurguladı.
Tepkiler ve Dervişoğlu'nun yanıtı
Kalkandelen, Dervişoğlu'nun hem kendi partisinden hem kamuoyundan sert eleştiri aldığını, kimilerinin ise karenin yalnızca “insani bir tavır” olduğunu düşündüğünü yazdı. Dervişoğlu, insani davranışının sorgulanmasını yadırgadığını, sorumlu bir makamda olmasının karakterini değiştirmeyeceğini belirterek bugün olsa yine aynısını yapacağını söyledi. Yazar, görüntüyü kendi sosyal medya hesabından eleştiren Samsun Milletvekili Erhan Usta gibi İYİ Partililerin de aralarında bulunduğu tepki sahiplerinin çoğunlukta olduğunu aktardı.
Yazarın karşılaştırmaları
Kalkandelen, benzer bir tepkinin adli yıl açılış töreninde Özgür Özel'in Kılıçdaroğlu ile gülümseyerek el sıkışmasında da ortaya çıktığını hatırlattı. O dönemde Özel, kendisinden 30-35 yaş büyük bir insanın elini uzattığını, selamı almamanın tabiatında olmadığını söylemişti. Yazar, Bahçeli'nin İYİ Parti'yi hedef alan bir nitelemesine Dervişoğlu'nun sert sözlerle karşılık verdiğini, buna rağmen iki lider arasında kol kola yürüyüş yaşandığını yazdı. Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünde DEM Parti'ye ağır ifadelerle yüklendikten sonra TBMM'deki 23 Nisan resepsiyonunda Tuncer Bakırhan ile gülüştüğünü de örnekler arasında andı.
Yazarın itirazı
Kalkandelen'e göre kimse siyasetçilerden insanlıktan çıkmasını istemiyor; ancak dünyanın neresinde olursa olsun sorumlu makamdaki isimler sözle eylem birliğini sağlamazsa eleştirilir. Yazar, biraz uzak durulduğunda kola girmeye ya da gülüşmeye gerek kalmayacağını da yazdı. Kalkandelen, Bahçeli'nin de söylediği gibi her şeyin siyaseten görünüşte yapıldığı kanısında olduğunu, kürsüde alkış için gürleyenlerin kürsüden inince yumuşadığını belirtti. Yazar, siyasetçilerin birbirini ağırladığı görüntülerin bedelini ülkenin ve halkın ödediğini savundu. Cumhuriyetçi yurttaşların bu duruma karşı sabrının kalmadığını yazan Kalkandelen, Cumhur İttifakı'nın politikalarını eleştirdi ve ülkedeki en büyük seçmen grubunun hâlâ kararsızlar olmasının bu tutarsızlığın sonucu olduğunu ileri sürdü.