1 saat önce

Özgür Karabat, KOBİ'lerin takipteki kredilerinin yüzde 90 arttığını öne sürdü ve artışın fon krizinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Mehmet Şimşek'in sorumluluğunu tartıştı.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, BDDK verilerine dayanarak bankaların takipteki alacaklarının bir yılda 519 milyar liradan 965 milyar liraya çıktığını açıkladı. Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda artışı fon krizinden ayrı düşünemeyeceklerini söyledi ve KOBİ kredilerindeki bozulmaya dikkat çekti.

Bir yılda yüzde 86 artış

Karabat'ın aktardığı verilere göre takipteki alacaklar 24 Ekim 2025'te 519 milyar lira düzeyindeydi, 23 Ekim 2026'da 965 milyar liraya ulaştı. Artış 446 milyar lira, yani yüzde 86 oldu. Fon düzenlemesinin açıklandığı 28 Ağustos'ta tutar 844,9 milyar liraydı; sekiz haftada 120 milyar liralık yükseliş yaşandı.

Milletvekili, 17 Eylül'de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alındığını hatırlatarak artış hızındaki farka dikkat çekti. Karabat'ın hesabına göre takipteki alacaklar, 28 Ağustos-18 Eylül döneminde haftada ortalama 10,5 milyar lira büyürken, sonraki beş haftada bu hız 17,7 milyar liraya yükseldi.

KOBİ kredilerinde hızlanma

KOBİ'lerin takipteki kredileri bir yıl önceki 176,5 milyar liradan 335,4 milyar liraya yükseldi; Karabat bu artışı yüzde 90 olarak hesapladı. Son sekiz haftadaki artış 42,7 milyar lira oldu. Haftalık ortalama artış 28 Ağustos-18 Eylül arasında 1,6 milyar lirayken, 18 Eylül-23 Ekim arasında 7,6 milyar liraya çıkarak yaklaşık 4,7 katına ulaştı.

Milletvekili, Türkiye ekonomisinin yıllardır yüksek enflasyon, belirsizlik, yüksek faiz ve derin bir güven krizi altında olduğunu, şirketlerin ayakta kalmaya, vatandaşların borçlarını ödemeye çalıştığını söyledi. Bu tabloya fon krizinin de eklendiğini belirtti. Karabat, KOBİ'leri ülkenin üretim, istihdam ve ticaret yükünü taşıyan işletmeler olarak tanımladı.

Karabat, yeniden yapılandırılarak takibe aktarılmayan krediler ile varlık yönetim şirketlerine devredilen alacakların bu rakamların dışında kaldığını, dolayısıyla sorunun gerçek boyutunun daha büyük olabileceğini söyledi.

Şimşek'e sorular

Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 4 Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini hatırlattı. SPK'nın açıklamasına göre konunun 2 Aralık 2025'te Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşüldüğünü de belirten milletvekili, riskin ekonomi yönetiminin önünde olduğunu savundu. Bir yıl önce manipülasyon riskini bildikleri halde neden daha etkili önlem alınmadığını soran Karabat, Şimşek'in siyasi sorumluluğu tartışılmadan dosyanın kapatılamayacağını söyledi.

Karabat, krizin yalnızca tasfiyeye alınan 131 fonla ve yatırımcılarla sınırlı görülmesini hata olarak nitelendirdi. Sermaye piyasalarına duyulan güvenin ağır yara aldığını, borsa, şirket finansmanı, tahvil ve likidite alanlarında risklerin büyüdüğünü savunan milletvekili, bedelin yatırımcıyla sınırlı kalmayıp esnafa ve KOBİ'lere de çıktığını söyledi. Karabat, ülkenin ihtiyacının yeni bir iyimserlik anlatısı olmadığını, hesap verebilir bir ekonomi yönetimi gerektiğini ifade etti.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme01.11.2026 12:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 dakika önce

AK Parti Tokat Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, fon soruşturmasında zarar gören küçük yatırımcıların kayıplarının kamu bütçesinden karşılanmayacağını söyledi.

TBMM Başkanvekili ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, fon olayında zarar görenlerin ödemelerinin kamu kaynağından yapılmayacağını açıkladı. Beyazıt, 1 Kasım'da Tokat'ta AK Parti İl Başkanlığı'nın düzenlediği programda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Hatalar olabileceğini söyledi

Beyazıt, bir yönetim sürecinde eksiklerin, yanlışların ve hata yapanların çıkabileceğini belirtti. Bunun kasıttan, ihmalden ya da kusurdan kaynaklanabileceğini söyleyen Beyazıt, olay ortaya çıktığı andan itibaren Cumhurbaşkanı'nın net bir tavır aldığını savundu. Konunun üzerinin örtülmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan milletvekili, adli, idari ve yasal süreçlerin aynı anda başlatıldığını anlattı.

Süreçte atılan adımlar

Beyazıt'a göre ilk adımı Cumhuriyet başsavcılıkları attı ve adli soruşturma ile takibat başlattı. İdari ve disiplin cephesinde ise en yüksek denetim organı olan Devlet Denetleme Kurulu görevlendirildi; ilgili bütün kurum ve şirketlerde teftiş süreci başladı. Mağduriyetlerin tespiti ve giderilmesi için bir fon kurulu oluşturulduğunu aktaran Beyazıt, manipülasyona karışmamış ama zarara uğramış küçük yatırımcıları korumaya yönelik yasal düzenleme adımlarının da atıldığını söyledi.

Ödemelerin kaynağı

Beyazıt, kamu kaynağı konusunda kesin konuştu: devletten tek kuruş verilmediğini ve verilmeyeceğini söyledi. Ödemelerin, süreçte manipülasyon yapan kişilerin varlıkları ve paraları üzerinden gerçekleştirileceğini belirtti.

Milletvekili, SPK, Borsa İstanbul ya da diğer kurumlarda görevi kötüye kullanma, dolandırıcılık veya ihmal şüphesi bulunan herkes hakkında işlem başlatıldığını ifade etti. Örnek olarak SPK'daki görev değişikliklerini ve Borsa İstanbul'a yönelik adli soruşturmaları gösterdi. Beyazıt, partisinin anlayışının milletin yanında durmak olduğunu söyleyerek manipülasyon ve dolandırıcılık yapanın kim olursa olsun cezasını göreceğini ekledi. Konuşmasında, süreç boyunca devlet adına hiçbir ödeme yapılmadığını da yineledi.

Kaynakbirgun.net
Son güncelleme01.11.2026 14:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu