1 saat önce

Memleket'in haberine göre Kılıçdaroğlu'nun rekabet ve yüksek teknoloji eksikliği iddiaları, yüzde 80'in üzerindeki yerlilik oranı ve ihracat başarılarıyla bağdaşmıyor.

Memleket'in haberine göre CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun savunma sanayii hakkındaki sözleri, sektörün güncel verileriyle çelişiyor. Haber, Kılıçdaroğlu'nun "Gençlik Buluşmaları" programındaki konuşmasında savunma sanayisinde rekabet bulunmadığını, yüksek teknoloji düzeyine henüz çıkılamadığını ve yerli çip üretiminde geri kalındığını öne sürdüğünü aktarıyor. Memleket, bu çıkışın sektör temsilcilerinin ve resmi verilerin gösterdiği tabloyla uyuşmadığını savundu.

Rekabet ve ekosistem iddiası

Memleket, Kılıçdaroğlu'nun "savunma sanayii tek bir şirkete teslim edilemez" sözünün aksine sektörün yüzlerce özel firma ve kamu ortaklığından oluşan bir ekosisteme sahip olduğunu yazdı. Haberde Baykar, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve MKE'nin aralarında ve dış pazarda rekabet yürüttüğü belirtiliyor. Baykar'ın kendi kaynaklarıyla geliştirdiği Bayraktar TB2 ve KIZILELMA projelerinin onlarca ülkeye ihraç edildiği de haberde yer alıyor.

Çip üretimi ve yerlilik oranı

Haberde, Türkiye'nin yüksek teknolojide geride kaldığı iddiasına da karşılık verildi. Memleket'e göre ASELSAN bünyesindeki mikroelektronik tesisler ve Galyum Nitrür tabanlı çip tasarım çalışmaları radar ve füze arayıcı başlıklarının çip ihtiyacını yerli imkânlarla karşılıyor. Haber, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine atıfla sektördeki yerlilik oranının yüzde 82'yi aştığını yazıyor. Aynı haber, 2000'li yılların başında yüzde 20 civarında olan oranın bugün yüzde 83'e çıktığını da belirtiyor.

Beyin göçü söylemine yanıt

Memleket, Kılıçdaroğlu'nun projelerin temelinde geçmiş dönemlerin emeği bulunduğu yönündeki değerlendirmesini de eleştirdi. Gençlerin beyin göçü yaptığı yönündeki sözlere karşılık haberde, sektördeki nitelikli çalışan sayısının 100 bini aştığı ve genç mühendislerin KIZILELMA, KAAN ve TAYFUN gibi projelerin başında yer aldığı belirtiliyor. Haberin değerlendirmesine göre savunma sanayii, nitelikli genç mühendisler için en cazip istihdam alanlarından biri olmayı sürdürüyor.

KaynakMemleket
Son güncelleme01.11.2026 04:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·11 saat önce

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Gençlik Kolları toplantısında kurultayda irade satın alanları gerçek CHP'li saymadığını söyledi, belediye başkanlarını istifaya çağırdı ve fon vurguncuları için örgütlü suç çerçevesi istedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gençlik Kolları'nın il koordinasyon toplantısını kapatırken kürsüye çıktı ve daha önce kendi partisi için kullandığı arınma vurgusunu bütün siyasete yaydı. Mahkeme kararıyla genel başkanlığa getirilen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bir arınma döneminden geçtiğini savundu ve şöyle dedi: "Sadece biz değil Türkiye'yi arındıracağız. AK Parti'yi de diğer partileri de arındıracağız." Cumhuriyet gazetesi Kılıçdaroğlu'nu, mutlak butlan kararının ardından partinin başına geçen yönetimin lideri olarak tanımladı.

Kılıçdaroğlu salona girerken CHP'li gençler Ahmet Kaya'nın Yorgun Demokrat şarkısını çaldı. Gençlerin umut vurgulu sloganlarına, ülkeyi ahlaki temeller üzerinde yeniden kuracaklarını söyleyerek karşılık verdi.

Kurultayda irade satın alma tepkisi

Kılıçdaroğlu, CHP kurultaylarında para dönmediğini savundu. İkna etmekle iradeyi satın almak arasındaki farkı vurgulayan Kılıçdaroğlu, kendisinin ikna edilebileceğini, ancak delegeleri dinlemeden ceplerine para koyup belirli bir adaya oy vermelerini isteyenleri gerçek CHP'li saymadığını belirtti. Bu kişiler için "İçimize sızdılar" sözünü kullanan Kılıçdaroğlu, tartışmaya ve oturup konuşmaya açık olduklarını, ancak rüşvetle irade satın almayı kabul etmediklerini söyleyerek bunu ahlaksızlık olarak niteledi.

Takvim, bu sözlerin arka planına dikkat çekti. Habere göre CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı, Özgür Özel ve yönetimini tedbir olarak görevden uzaklaştırmış, Kılıçdaroğlu ile kurultaydan önceki organları ise yeniden göreve getirmişti. Takvim'in aktardığına göre Bitlis delegesi Veysi Uyanık, kendisine delegeler arasında paylaştırılması için para verildiğini, ayrıca kullanılan oyların fotoğrafının istendiğini iddia etmişti. Erzurum delegesi Yusuf Göğerkaya ise delegelerden bazılarına 1.000 ile 1.500 dolar arasında para verildiğini ve Özel'e verilen oyların görüntülenmesinin talep edildiğini öne sürmüştü. Karar temyize taşınırken Özel ve yanındaki isimler CHP'den ayrıldı ve 24 Temmuz'da YENİ Parti'yi kurdu. Takvim'in 27 Ekim tarihli haberi, Özel ve ekibinin Kılıçdaroğlu'nu göreve getiren karara itiraz etmek üzere AİHM'e gitmeye hazırlandığını yazdı.

Belediye başkanlarına istifa çağrısı

Belediye başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, hiçbirinin halka hizmet etmekten çekinmemesi gerektiğini söyledi. Parayı kendisi ya da yakınları için harcayıp hâlâ CHP'li olduğunu söyleyenlerin partide kalmaması, derhal istifa etmesi gerektiğini ifade etti. Vatandaşın alın terinin soyulmasını istemediklerini ve kirliliği asla kabul etmediklerini de ekledi.

Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yapanların adresinin belli olduğunu, bu adresin de yakınlarda bulunduğunu belirterek AK Parti Genel Merkezi'ni işaret etti ve isteyenlerin hep birlikte oraya gidebileceğini söyledi. Manşet Haber, Kılıçdaroğlu'nun çağrısının yalnızca harcamalara yönelik bir eleştiriyle sınırlı kalmadığını, bu şekilde davranan belediye başkanlarının CHP'de görev yapmaması mesajını da içerdiğini yazdı.

Siyasi Ahlak Kanunu ve fon vurguncuları

Kılıçdaroğlu, siyasetin ahlaki temellere oturması gerektiğini vurgulayarak Siyasi Ahlak Kanunu talebini yineledi: "Siyasi Ahlak Kanunu vazgeçilmezimizdir." Siyaset kirlilikten arınmadıkça Türkiye'nin huzur bulamayacağını, kaynakların yerli yerinde harcanamayacağını ve bir avuç kişi zenginleşirken milyonların yoksullaşacağını anlattı.

Babaocağı'nın aktardığı bölümde Kılıçdaroğlu, fon vurguncularının paraları yurt dışına çıkarıp orada rahat yaşamayı planladığını söyledi. Bu isimlerin örgütlü suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, böyle bir yaklaşımla belki paraların Türkiye'ye geri getirilebileceğini ifade etti.

Tarih, savunma sanayisi ve rekabet vurgusu

Konuşmasının önemli bölümünü tarihe ve savunma sanayisine ayıran Kılıçdaroğlu, parti üyelerinin geçmişi iyi öğrenmesi gerektiğini belirtti. Osmanlı'nın 18. yüzyılda Sanayi Devrimi'ni kaçırdığını anımsattı. Cumhuriyet'in ilk önceliğinin ekonomik bağımsızlık olduğunu belirterek 1923'teki İzmir İktisat Kongresi'ne değindi ve Atatürk'ün, ekonomik olarak başkasına muhtaç olanın bağımsızlığının su götüreceği görüşünde olduğunu aktardı. Cumhuriyet'in kurucularının açtığı fabrikaları sıraladı, Türkiye'nin 1937'de uçak satan beş ülke arasında yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin NATO üyeliğinin ardından uçak üretiminin engellenmeye çalışıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, Kıbrıs'taki gelişmelere değindi. ABD Başkanı Johnson'ın 5 Haziran 1964'te İsmet İnönü'ye gönderdiği sert mektubu ve Bülent Ecevit'in 20 Temmuz 1974'teki Kıbrıs harekâtını anımsatan Kılıçdaroğlu, savunma sanayisinin gelişmesinin tetikleyicisinin bu iki olay olduğunu söyledi. Hibya Haber Ajansı'nın aktardığına göre bu görüşü, savunma sanayisindeki gelişmeleri değerlendirirken dile getirdi; Kılıçdaroğlu, bugün sanayicilerden ve mühendislerden gurur duyduğunu da belirtti.

Saray Medya'nın haberine göre Kılıçdaroğlu, sektörün ilerlemesi için rekabetin şart olduğunu vurguladı: "Savunma sanayii bir kişiye veya bir şirkete teslim edilemez. Rekabet olmalı." Yüksek teknolojide hedeflenen noktaya gelinemediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, geçmişte çip üretimi için girişimler yapıldığını, ancak bunu üreten tesislerin kapandığını anlattı. Erdoğan'ın fuarlarda gösterdiği uçak ve helikopterleri yapan şirketlerin tamamının bu dönemde kurulmadığını savunan Kılıçdaroğlu, güncel üretimde eski dönemlerde kurulan şirketlerin mühendislerinin de çalıştığını söyledi. Bugünkü çalışmaları küçümsemediklerini de ekledi.

Kılıçdaroğlu ayrıca bir toplumu ileri taşıyanların, o toplumdaki yaklaşık yüzde 1 ile 1,5 arasındaki üstün zekâlı çocuklar olduğunu, bu yüzden yüksek yetenek inşası kavramının unutulmaması gerektiğini söyledi.

Dış politika, demokrasi ve sosyal devlet

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada güçlü olması gerektiğini söyledi. Ülkeyi Ortadoğu'nun baskın ülkesi olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, Doğu Akdeniz, Ege ve Ortadoğu'da söz hakkı bulunduğunu, petrol ve doğal gazda da hak sahibi olduklarını belirtti. Güçlü olanın söz sahibi olacağını ekledi.

Saray Medya'ya göre Kılıçdaroğlu, çalışma çağındaki dinamik insanların yurt dışına gittiğini belirterek gençlere ve CHP'lilere yerli üretimi ve iş ortamını büyütme çağrısı yaptı. Cumhuriyet'in demokrasiyle tamamlanması gerektiğini, istenen demokrasinin Türkiye'de henüz kurulmadığını ifade etti. Herkes için insan haklarının, hukukun ve adaletin korunması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kimsenin inancının, kimliğinin ya da yaşam tarzının sorgulanmaması gerektiğini belirtti.

Sosyal devletin tam anlamıyla işletilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, iktidarın bunu bir hak gibi değil, kişiye lütuf diye sunduğunu öne sürdü. Konuşmasını, CHP'lilerin savunma sanayisini, demokrasiyi, tarihi ve ülke sorunlarını anlatma sorumluluğu taşıdığını belirterek bitirdi.

KaynaklarEge Alternatif, İstanbul Ses, Cumhuriyet Halk Partisi, Havadis ve +19 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 18:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu