2 saat önce

Talip Atalay, 6 Aralık seçiminde adaylardan istenen üç yıllık ikamet belgesinin muhtarlar tarafından nasıl doğrulanacağının belirsiz olduğunu söyledi; YSK'dan açıklama istedi.

KKTC'de 6 Aralık 2026 tarihli erken genel seçim yaklaşırken, aday olacaklardan istenen ikamet belgesi tartışma konusu oldu. YDP Milletvekili Talip Atalay, belgenin nasıl düzenleneceğine dair bulanıklığa işaret etti; son üç yıllık yerleşim bilgisinin devlet kayıtlarından teyit edilebildiği dijital bir altyapı kurulması çağrısı yaptı.

Aynı ülkede yaşamak, aynı mahallede yaşamak değil

Atalay'ın aktardığına göre Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 11 No'lu Duyuru ile aday olanlardan geçen üç yıl boyunca KKTC'de kalıcı olarak yaşadıklarını gösteren bir muhtar belgesi talep etti. Atalay, üç yıl boyunca ülkede oturmakla üç yıl boyunca tek bir köyde ya da mahallede oturmanın aynı anlama gelmediğine dikkat çekti. Bu süre içinde birkaç farklı yerleşim biriminde yaşamış birinin geçmişini şu anki muhtarın hangi resmî belgeye bakarak teyit edeceği ise açık değil.

Muhtarların elindeki kayıtlar sorgulandı

Milletvekili, muhtarların nüfus, göç ve eski adres kayıtlarına ulaşıp ulaşamadığını sordu. Devletin kendi veri tabanlarından teyit etmesi gereken bir bilginin sorumluluğunun muhtarlara yüklenemeyeceğini söyleyen Atalay, muhtarların sağlayamadıkları bir doğrulamaya dayanarak belge verip hukuki yükümlülük altına girmemesi gerektiğini savundu.

Atalay'a göre yaşanan sorun, e-Devlet'in ve dijital dönüşümün neden önemli olduğunu yeniden gösteriyor. Kurumlar arasında güvenli veri alışverişi kurulamayınca, hem yurttaşlar hem de görevliler gereksiz güçlüklerle karşılaşıyor.

YSK ve İçişleri'nden beklentiler

Atalay, YSK'nın üç yıllık oturma şartının hangi yolla kanıtlanacağını, birden fazla yerleşimde geçen sürelerin nasıl teyit edileceğini ve muhtarların sorumluluğunun nerede biteceğini netleştirmesini istedi. İçişleri Bakanlığı'ndan ise adres geçmişinin resmî verilerle sorgulanabileceği bir dijital sistem kurmasını ve o zamana dek işe yarar geçici bir yöntem belirlemesini bekledi.

Atalay, hedeflerinin yurttaşın seçilme hakkını korumak, muhtarları hukuki riskten uzak tutmak ve kamu hizmetine güveni sağlamak olduğunu söyledi. Dijitalleşmenin yalnızca evrak yükünü azaltmakla sınırlı olmadığını; yurttaşın hakkını, görevlinin hukuki güvenliğini ve devlete duyulan güveni de güçlendirdiğini ekledi.

KaynakKıbrıs Postası
Son güncelleme01.11.2026 22:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

ASAL Araştırma'nın 28 ilde 2 bin 20 kişiyle yaptığı ekim anketinde katılımcıların yüzde 57,2'si erken genel seçim istedi; karşı çıkanların oranı yüzde 33,5 oldu.

ASAL Araştırma, ekim ayında yürüttüğü siyasi eğilim araştırmasının bulgularını kamuoyuna duyurdu. Ankette, erken genel seçime ihtiyaç duyulup duyulmadığı soruldu. ASAL Araştırma'nın paylaştığı verilere göre ankete katılanların yüzde 57,2'si erken seçimin yapılması gerektiğini söyledi. Seçimin erkene alınmaması gerektiğini savunanların oranı ise yüzde 33,5 olarak ölçüldü.

Kararsızların payı yüzde 9,3

Soruya görüş bildirmeyen ya da cevap vermeyen katılımcıların oranı yüzde 9,3 oldu. Böylece erken seçim talebi, anketteki en büyük kesimi oluşturdu. Seçimin erkene alınmasını isteyenlerle istemeyenler arasındaki fark ise 23,7 puan oldu.

Yıl içinde dalgalı bir seyir izledi

ASAL Araştırma'nın yıl boyunca yürüttüğü benzer anketlerde erken seçim talebi dönemsel olarak değişti. Ocak 2026'da yüzde 54,4 olan oran, mart ayında yüzde 58,9'a çıktı. Nisanda yüzde 54,5'e gerileyen talep, ekim ölçümünde yüzde 57,2'ye ulaştı. Böylece oran, nisana göre 2,7 puan artarken mart ölçümünden sonraki en yüksek değere çıktı.

Anketin künyesi

Saha çalışması 4 Ekim ile 10 Ekim 2026 arasında sürdü ve 28 ilden 2 bin 20 kişiye ulaştı. Hata payı artı eksi yüzde 2,41, güven düzeyi ise yüzde 95 olarak açıklandı. Anket sonuçlarını ASAL Araştırma kamuoyuyla paylaştı.

KaynaklarSamanyolu Haber, Şok Gazetesi, Ege Postası, KARAR ve +1 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 18:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu