Star yazarı Fadime Özkan, 3 Kasım 2002 seçiminin yıl dönümünde kaleme aldığı yazıda fon krizinin AK Parti ile seçmen arasında mesafe oluşturduğunu savundu.
Star gazetesi yazarı Fadime Özkan, köşesinde 3 Kasım 2002 seçiminin yıl dönümünden yola çıkarak fon krizinin AK Parti tabanındaki yansımalarını ve bugün yapılan ABD ara seçimlerini değerlendirdi. Özkan'a göre kriz, parti ile vatandaş arasında açık bir mesafe oluşturdu.
2002 seçimine dönüş
Özkan, 2002 seçimine gidilirken Türkiye'nin de dünyanın da sarsıcı bir tablo içinde olduğunu yazdı. Yazara göre 11 Eylül 2001 saldırıları küresel siyasette büyük bir kırılma yarattı; ABD ve batılı koalisyon Irak ile Afganistan'a fiilen girerek bölge devletlerini zayıflattı. Türkiye'de ise 1999 depremi, kısa ömürlü hükümetler, koalisyon pazarlıkları ve 2001 ekonomik krizi derin bir güven bunalımı doğurdu.
Özkan'ın anlatımına göre seçmen ne iktidar partilerine ne de muhalefete itibar etti, yine de yüzde 79 gibi yüksek bir oranla sandığa gitti ve kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçen AK Parti'ye hükümet kurma yetkisi verdi. Yazar bu seçimi "yüzyılın seçimi" olarak niteledi ve AK Parti'nin Erdoğan liderliğinde 24 yılda Türkiye'ye hizmetler ve atılımlar kazandırdığını savundu.
Fon krizinin tabandaki etkisi
Yazar, günün en sıcak gündem maddesinin fon krizi olduğunu belirterek meselenin özellikle AK Parti tabanında yavaş yavaş yayıldığını ileri sürdü. Özkan'a göre Erdoğan'a ve işin peşini bırakmayacağına dair güvende bir sarsılma yok; buna karşın parti ile vatandaş arasında bir mesafe oluştuğu açık. Yazı, kamuoyu araştırmalarının bu mesafeyi yüzde 3-6 aralığında bir oy kaybı olarak ölçtüğünü aktarıyor.
Seçime uzun süre olduğunu hatırlatan Özkan, alınan tedbirler uygulandıkça, soruşturma genişledikçe ve yargılamalar sonuçlandıkça seçmenin güveninin yeniden kazanılabileceğini yazdı. Yazara göre vatandaş Erdoğan'ın erken harekete geçtiğini, ilgili kurumları ve yardımcısını görevlendirdiği komisyonu çalıştırdığını görüyor; konu halk arasında Erdoğan dışarıda tutularak konuşuluyor. Özkan, geri ödemelerin sakinleştirici bir etkisi olduğunu, ancak krizin çarpan etkisinin sürdüğünü de ekledi.
ABD ara seçimi ve bölgesel hesap
Özkan, ABD'de bugün yapılan ara seçimlerde 435 üyeli Temsilciler Meclisi'nin tamamının ve Senato'nun 35 üyesinin belirleneceğini hatırlattı. Anketlerde Demokratların önde olduğunu belirten yazar, sandıktan da bu sonuç çıkarsa Trump'ın bölge politikalarında rota değişikliği yaşanabileceğini ya da yönetimin zora girebileceğini yazdı. Özkan, Trump'ın Ukrayna savaşını bitiremediğini, Gazze barış planını sahaya yansıtamadığını ve İran savaşında itibar kaybettiğini ileri sürdü; ABD ve İsrail medyasında İran'a yeni saldırı haberlerinin sıklaştığını da kaydetti.
"İçeriden sarsma" değerlendirmesi
Yazara göre belirsizliklerin ortasında Türkiye kendi ekseninde istikrarını koruyor, büyüyor ve çevresini etkiliyor. Özkan, bu nedenle Türkiye'yi durdurmak isteyenlerin yolunun iç cepheden, AK Parti tabanının gönlünden ve Erdoğan'a duyulan güvenden geçtiğini savundu.
Fon krizinin arkasında nasıl bir yapılanma olduğunun, olayın yalnızca açgözlülükten mi ibaret olduğunun, yoksa ihmal eden ve göz yuman isimlerin de suça ortak olup olmadığının bilinmediğini belirten Özkan, bunların soruşturma ve yargılamayla ortaya çıkacağını yazdı. Yazar, hedefin Türkiye ve Erdoğan olduğunu görmek gerektiğini savunarak hesabın istisnasız kesilmesi çağrısı yaptı.