2 saat önce

Sayıştay denetimlerine göre Keçiören'de 20 tescilli taşıt envanterde çıkmadı, Konya'da 36 şarj işletmecisinin ruhsat bilgisi yok, Kocaeli'de 6,7 milyon liralık ihaleye 60 milyonluk ciro şartı kondu.

Sayıştay'ın denetim raporları, AK Parti yönetimindeki Keçiören, Konya Büyükşehir ve Kocaeli Büyükşehir belediyelerinde araç kullanımından ihale koşullarına, personel görevlendirmelerinden taşınmaz tahsislerine uzanan bulgulara yer verdi. Cumhuriyet, bulguları BirGün'de Mustafa Bildircin'in yazdığı habere dayandırarak aktardı.

Keçiören'de envanterde çıkmayan 20 taşıt

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, 2024'ün Mart ayındaki yerel seçimlerde CHP'den 240 bini aşkın oyla seçilmiş, 25 Haziran 2026'da AK Parti'ye katılmıştı. Belediyenin mali hesaplarına ilişkin raporda, idari personel olmayan bazı meclis üyelerine şoförlü araç verildiği ve yakıt giderlerinin belediye bütçesinden ödendiği belirtildi. Bu araçlardan başka kişilerin de yararlandığı, araçların Adana, Muğla, Bursa, Kocaeli ve İzmir'deki gişelerden geçiş kayıtlarının bulunduğu kaydedildi.

Noterler Birliği kayıtları belediye envanteriyle karşılaştırıldığında, belediye adına tescilli 20 taşıtın kurum kayıtlarında yer almadığı görüldü. Rapora göre temsil, ağırlama ve tören giderlerini yalnızca başkanlık makamı değil, Dış İlişkiler ve Destek Hizmetleri müdürlükleri de kullandı. Strateji Geliştirme Müdürlüğü'ne görevlendirilen bazı müdürlerin işe gelmediği, buna rağmen kadrolarından doğan mali hakları almaya devam ettiği saptandı.

Konya'da ruhsat ve personel bulguları

Konya Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin raporda, Konya genelindeki 49 şarj ağı işletmecisinin yalnızca 13'üne 2024-2025 yıllarında ruhsat verildiği yazıldı. Diğer 36 işletmeciye ait istasyonlar için ruhsat bilgisi bulunmadı; belediyenin bu istasyonlara uyarı yazısı göndermekle yetindiği, istasyonların çalışmaya devam ettiği belirtildi.

Belediye şirketinde istihdam edilen 126 kişi zabıta yardımcısı, 469 kişi ise itfaiye eri ve şoförü olarak görevlendirilmişti. Raporda, bu kişilerin asıl işlerinin zabıta ya da itfaiye hizmeti olmadığı belirtildi.

Konya'da ihale ve taşınmaz tespitleri

Bazı yapım ihalelerinde mahal listelerinin bulunmadığı, bazılarının ise projeler hazırlanmadan yapıldığı anlatıldı. Denetçi, bu eksikliklerin ihalelerdeki rekabeti azaltabileceği uyarısında bulundu. Mal ve malzeme alımlarının bir bölümünün, parasal sınırların altında kalmak üzere bölünerek açık ihale yerine doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı da rapora girdi. Belediyedeki 11 yabancı menşeli aracın, kullanım süreleri bittikten sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın izni olmaksızın tekrar kiralandığı, bazı taşınmazların da kanuna aykırı biçimde vakıf ve derneklere tahsis edildiği kaydedildi.

Kocaeli'de 60 milyon liralık ciro şartı

Tahir Büyükakın'ın yönettiği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne dair raporda, bazı hizmet alımı ihalelerinin teknik şartnamelerine memurların yüklenici masraflarıyla yurt dışına gönderilmesini öngören hükümler eklendiği yazıldı. Bazı ihalelerde en az iki, en çok beş memurun yurt dışı teknik geziye götürülmesi şart koşulmuştu.

Kocaeli İli Tıbbi Atık Hizmet İşi ihalesinde ise muhammen bedel 6,7 milyon lira olmasına rağmen, katılımcılardan son üç yılın ortalama cirosunun en az 60 milyon lira olması istendi. Denetçi, bu şartın işin boyutuyla orantılı olmadığını, rekabeti kısıtladığını belirtti.

Belediyeye ait bir taşınmazda 45 yıllık üst hakkıyla yapılan otel ve sosyal tesislerin, sözleşme ile imar koşullarına aykırı biçimde genişletildiği, proje sınırlarının aşılarak 17 dönümlük arazinin işgal edildiği belirtildi. Belediyenin 14 taşınmazı da kamu kurumu niteliği taşımayan dernek ve vakıflara tahsis edilmişti.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme30.10.2026 00:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
9 saat önce

AK Parti Bayraklı İlçe Başkanlığı, 20 mahallede eş zamanlı hane ve esnaf ziyareti yaptı. Parti açıklamasına göre 105 haneye ulaşıldı, 150 kişi üye oldu.

AK Parti Bayraklı İlçe Başkanlığı, İzmir'in Bayraklı ilçesindeki 20 mahallede aynı anda hane ve esnaf ziyareti düzenledi. Parti açıklamasına göre ekipler 105 haneye ulaştı, çalışmalar sırasında 150 kişi partiye üye oldu. DHA'nın aktardığına göre ziyaretler, Bilal Saygılı'nın hayata geçirdiği gönül seferberliği çerçevesinde gerçekleşti.

Yirmi mahallede eş zamanlı saha çalışması

Seferberlik, ilçe başkanı Tarkan Düzman'ın öncülüğünde ve üç kademedeki teşkilat mensuplarının katılımıyla yürütüldü. Ekipler Bayraklı'nın 20 mahallesine aynı anda dağılarak vatandaşların kapısını çaldı. Hane ziyaretlerinde hedef 100 haneydi; ekiplerin sayıyı 105'e çıkardığı bildirildi.

Teşkilat mensupları hanelerde vatandaşların taleplerini, beklentilerini ve önerilerini dinledi. Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlar da bu görüşmelerde dile getirildi. Ziyaret programı yalnızca konutlarla sınırlı kalmadı; ilçe genelinde esnaf ziyaretleri de yapıldı ve iş yeri sahipleriyle ilçenin ticari hayatına dair değerlendirmeler yapıldı.

150 yeni üye

AK Parti'nin açıklamasına göre saha çalışmasının sonunda 150 kişi partiye katıldı. Düzman, hedefin 100 haneye ulaşmak olduğunu hatırlatarak ekiplerin gayretiyle bu rakamın aşıldığını söyledi. Yeni üyelerin katılımının vatandaşlarla kurulan bağın ve ortak hedefler çevresinde buluşma iradesinin güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. Açıklamada, 20 mahallede aynı anda sürdürülen çalışmanın hem vatandaşlarla birebir temas sağladığı hem de teşkilatın sahadaki faaliyetini güçlendirdiği kaydedildi.

Düzman: Siyaset sürekli sahada olmayı gerektirir

İlçe başkanı, siyaseti yalnızca belirli dönemlerde kapı çalmak olarak görmediklerini belirtti. Düzman'a göre siyaset, hemşehrilerin yanında durmak, sevinçlerini paylaşmak ve sıkıntılarına ortak olmak demek. Başkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde siyasetin merkezine milleti koyduklarını söyledi; ziyaretlerde vatandaşların görüşlerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini anlattı.

Düzman, partinin gücünü milletten aldığını ve Erdoğan'ın eser ve hizmet siyasetini esas aldıklarını da dile getirdi. Vatandaşlarla aralarındaki bağı güçlendirmeyi amaçladıklarını söyleyen başkan, "Bizim siyasetimiz gönül siyasetidir" ifadesini kullandı. Bayraklı, İzmir ve Türkiye Yüzyılı hedefleri için durmadan çalışacaklarını da sözlerine ekledi.

Çalışmalar sürecek

Düzman, teşkilatın bu faaliyetlerini kararlılıkla devam ettireceğini vurguladı. Seferberliğin il başkanının öncülüğüyle ve teşkilatın bütün kademeleriyle sürdürüleceğini söyleyen başkan, mahalle mahalle ve hane hane vatandaşlara ulaşmayı sürdüreceklerini açıkladı. Haberde, ilçe teşkilatının önümüzdeki dönemde de ilçenin farklı noktalarında vatandaşlarla buluşmayı sürdüreceği belirtildi.

KaynakDHA | Demirören Haber Ajansı
Son güncelleme29.10.2026 14:46
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 29 Ekim mesajında darbe dönemi izleri taşıyan anayasanın geride bırakılmasını istedi ve Meclis'te temsil edilen tüm partileri ortak bir sivil anayasa için masaya çağırdı.

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için sosyal medyadan yaptığı açıklamayı yeni anayasa çağrısına dönüştürdü. İnan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde temsil edilen bütün siyasi partilere seslenerek sivil bir anayasanın birlikte hazırlanmasını istedi.

Mesajına Cumhuriyet'in doğuşu için duyduğu gururu dile getirerek başlayan İnan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve Millî Mücadele kahramanlarını andı. Şehitler için rahmet, gaziler için şükran diledi.

Vesayete karşı duruş vurgusu

İnan'a göre Cumhuriyet, bütün vatandaşların ortak değeri. Halkın seçimlerinin yerine geçmeye kalkışan her yaklaşıma karşı çıkmayı Cumhuriyet'e sadakatin parçası sayan İnan, köken, inanç ya da yaşam biçimi fark etmeksizin herkesin bu düzende eşit ve onurlu bir yurttaş olarak yer alması gerektiğini söyledi.

Darbe döneminin izleri

Yeni anayasa talebini 29 Ekim'in tarihî anlamıyla bağlayan İnan, Cumhuriyet'i kuran irade ile darbe dönemlerinden miras kalan anlayışın bir arada düşünülemeyeceğini ifade etti. Yapılan kapsamlı değişikliklere rağmen mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşımasının, önlerindeki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını söyledi.

İnan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, millî iradenin önündeki setleri aşmak için uzun bir mücadele yürüttüklerini anlattı. Reformlarla halkın kazanımlarının arttığını söyleyen İnan, bu birikimi tek parça bir sivil anayasayla daha güçlü teminatlara kavuşturmak istediklerini kaydetti. İnan'ın ifadesine göre Cumhuriyet'i kurmaya cesaret eden millet, yeni anayasayı yapacak "birikime de iradeye de sahiptir".

Hedef: ortak ve kuşatıcı bir metin

İnan, hak ve özgürlükleri teminat altına alan, katılımı artıran ve herkesi kapsayan bir anayasanın Türkiye'nin geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı. Ona göre anayasayı yazma iradesi halkın sözünden, sivil siyasetteki görüşmelerden ve Meclis'in temsil gücünden çıkmalı. Ülkenin demokratik birikiminin ve toplumun beklentilerinin siyasetten yeni bir irade beklediğini de dile getirdi.

Bütün partilere ortak çalışma önerisi

Açıklamasının son bölümünde Meclis'te temsil edilen tüm partilere seslenen İnan, "gelin, Türkiye’nin sivil anayasasını da birlikte yapalım" dedi. Farklı görüşlerin milletin geleceği için ortak bir esere dönüştürülmesini isteyen İnan, demokratik rekabetin sürebileceğini, ancak gelecek nesillere karşı sorumluluğun da yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

İnan, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına, siyasetin ortak masada ürettiği ve milletin ortak iradesini yansıtan bir anayasa armağan etmek istediklerini söyleyerek mesajını tamamladı. Açıklamada, çağrıya partilerden gelen bir yanıta yer verilmedi.

KaynaklarHaber 7, Medya Ege, Hürriyet
Son güncelleme29.10.2026 11:48
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de fon soruşturmasına ilişkin dolaşan isim listelerinin teyit edilemediğini söyleyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elindeki listeyi tek tek açıklamasını istedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV canlı yayınında fon soruşturmasının gündemi belirleyen isim listelerini değerlendirdi. Özel, taraflar arasındaki sızdırma savaşı nedeniyle ciddi bir teyit mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu belirtti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, elindeki listeyi isim isim kamuoyuyla paylaşmasını istedi.

Yanlış çıkan isim tartışması

Özel, YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale'nin Aile Bakanı'nın babasının adını açıklamasını doğru bulduğunu söyledi. Ad, soyad ve MKK numarasının tutarlı olduğunu, ancak T.C. kimlik numarasının Bartınlı başka bir AK Partili'ye ait çıktığını anlattı. Özel'e göre bu durum, AK Parti'nin elinde bir liste bulunduğunu ve kimlik numaralarına kadar bilgiye sahip olduğunu gösteriyor. Elinde net bilgi bulunan bir siyasetçinin bunu gizlemesinin siyasi etik açısından mümkün olmadığını savunan Özel, listelerin güvenilirliğine ilişkin kuşkusunu da dile getirdi. 80-85 kişilik bir listenin kendisinde de gazetecilerde de bulunduğunu, ancak görevden alınan ve takma adla çalışan bir basın sözcüsü tarafından çok sayıda liste ve ismin dolaştırıldığını öne sürdü.

Bakanın tepkisine yanıt

Özel, bakanın babasının adının kısa süre listede yer almasından doğan mağduriyet söylemine de karşılık verdi. Muhalefete yönelik operasyonlarda yaşananlara dikkat çeken Özel, bu sürecin 17 aydır devam ettiğini hatırlattı ve Ekrem İmamoğlu'nun babasının bahçesinde yapılan arama gibi örnekleri sıraladı.

Asıl mesele: denetimsiz sistem

Fon krizinin esas sorununun hangi AK Partililerin kazandığından çok denetimsiz bir sistemin kurulması olduğunu söyleyen Özel, 455 bin tekil yatırımcıyı, 2 milyon kişiyi ve borsadaki 5 milyon kişiyi etkileyen sürecin doğrudan maliyetinin 124 milyar dolara çıktığını aktardı. Özel'e göre özel sektör tahvillerinde de ödeyememe sorunları başladı. Fon dosyasında Erdoğan'a yakın üst düzey bürokrasinin, Adalet Bakanlığı'nın ve milletvekili grubundan 60'a yakın kişinin adının anıldığını, bunun iktidar içi bir güç çatışmasına işaret ettiğini öne sürdü.

İsimleri açıklama çağrısı

Özel, isim gizlemediklerini ancak doğru listenin Erdoğan'da olduğunu söyledi. Listenin tek tek açıklanmaması halinde manipülasyonların iktidar içindeki kutupların hesaplaşmasında muhalefetin kullanılmasına yol açtığını savundu.

KaynakKısa Dalga
Son güncelleme29.10.2026 10:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

Milas Belediye Meclisi 3 Kasım'da başkan vekilini seçecek. 31 üyeli mecliste CHP 11, Yeni Parti 10 sandalyeye sahip; tutuklu üye Sezgin ve yedek üye süreci dengeyi etkileyebilir.

Milas'ta başkan vekilliği için geri sayım başladı. Görevden uzaklaştırılan Fevzi Topuz'un yerine bakacak ismi belirleyecek oylama, 3 Kasım 2026 Salı günü öğleden sonra yapılacak; meclis üyeleri o gün saat 14.00'te belediyenin toplantı salonunda sandık başına gidecek. Muğla Valiliği'nin duyurduğu oylamada, meclisteki dar dengeler nedeniyle tek bir oyun bile sonucu değiştirebilecek.

Topuz'un yerine geçici isim

Tutuklanan Belediye Başkanı Fevzi Topuz, İçişleri Bakanlığı'nın 26 Ekim tarihli kararıyla görevden uzaklaştırıldı. Seçim yapılana dek başkanlık makamını meclisin birinci başkan vekili Mehmet Murat Yazar vekâleten yürütüyor. Belediyenin internet sitesinde yayımlanan listede Yazar, Yeni Parti üyesi olarak görünüyor.

Mecliste sandalye dağılımı

Aynı listeye göre mecliste 31 üye var. CHP'nin 11, Yeni Parti'nin 10, AK Parti'nin 5 ve MHP'nin 5 üyesi bulunuyor. Rakamlar, hiçbir partinin tek başına çoğunluğa ulaşamadığını gösteriyor.

Tutuklu üye ve yedek üye ihtimali

Dengeleri sarsabilecek başlık, CHP'li meclis üyesi Bülent Sezgin'in tutuklu olması. Sezgin oylamaya katılamazsa ve diğer üyelerin hepsi salonda olursa, CHP'nin 10, Yeni Parti'nin 10 oyu olacak; AK Parti ve MHP üyelerinin toplamı da 10'a ulaşacak. Yani her blokta eşit sayıda el kalkacak.

Sezgin meclis üyeliğinden çekilirse CHP listesindeki sıradaki yedek üye devreye girecek. 2972 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca üyelik boşaldığında belediye başkanlığı, en geç beş gün içinde yetkili seçim kuruluna başvurup yedek üyenin kimliğini öğreniyor; bildirilen isim üç gün içinde davet ediliyor. Bunlar zorunlu bekleme süresi olmadığından işlemler daha çabuk bitebilir. Yedek üye seçimden önce göreve başlarsa CHP oylamada yine 11 üyeyle yer alabilecek. Ancak bu senaryo, Sezgin'in istifa etmesine ve işlemlerin zamanında tamamlanmasına bağlı.

Oylama dört tura kadar uzayabilir

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesine göre oylama gizli olacak. Üçte iki çoğunluk, üye tam sayısı üzerinden ilk iki turda şart; üçüncü turda salt çoğunluk yetiyor. O turdan da sonuç çıkmazsa en çok oy toplayan iki isim dördüncü turda karşı karşıya gelecek. Bu turda çoğunluk aranmadığı için önde bitiren aday başkan vekili seçilecek. Eşitlik durumunda kura devreye girecek.

Bu işleyiş nedeniyle, gizli oylamada üyelerin verdiği tercihler son turdaki sonucu tek başına belirleyebilir.

KaynakBodrum Haber
Son güncelleme29.10.2026 09:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
16 saat önce

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, yeni nesil su sayacı geçişinde vatandaştan 3 bin lira istenmesine karşı çıktı. Abonelikte 4 bin 500 lira ödeyenlerin yeniden ödeme yapmaması gerektiğini söyledi.

Eskişehir'de su sayacı değişimi siyasetin gündemine girdi. ESKİ Genel Müdürlüğü, yeni nesil sayaçlara ve online su yükleme düzenine geçerken vatandaştan 3 bin lira talep ediyor. Eskişehir'den AK Parti'li vekil Nebi Hatipoğlu, uygulamanın vatandaşa ek bir yük çıkardığını savunarak kararın derhâl geri çekilmesini istedi. Milletvekili, online yükleme sisteminin bedelinin de yine halka yansıtılmasına itiraz ederek ESKİ yöneticilerine yanlıştan dönme çağrısı yaptı.

Çifte ödeme itirazı

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hatipoğlu, abonelik sırasında kartlı sayaç ve bağlantı bedeli olarak 4 bin 500 lira ödeyen Eskişehirlilerin şimdi yeniden para vermek zorunda bırakıldığını söyledi. ESKİ yönetimine yönelttiği soruda, mevcut sayacın bedelini zaten karşılamış vatandaşın neden tekrar cebinden harcama yapması gerektiğini sordu ve "Bu nasıl bir kamu yönetimi anlayışıdır?" diye ekledi.

Yıllardır beklenen sistem

Hatipoğlu, online su yükleme sisteminin yıllardır hayata geçirilemediğini, hatta seçim dönemlerinde vaat edildiğini hatırlattı. Kurumun yönetemediği hizmetin maliyetinin vatandaşa fatura edilemeyeceğini savunan milletvekili, ESKİ'de uzun süredir yönetim sorunları, plansızlık ve liyakat tartışmaları yaşandığını öne sürdü. Bugün çözümün bedelini yine halka yüklemeyi kabul edilemez bulduğunu belirtti.

ESKİ'ye çağrı

Hatipoğlu, uygulamanın yeniden değerlendirilmesini ve online yükleme sisteminin vatandaşa ek mali yük getirmeden devreye alınmasını istedi. Daha önce sayaç bedelini ödeyenlerin ikinci kez ödeme yapmaya zorlanmaması gerektiğini söyleyen Hatipoğlu, teknolojik yeniliklerin vatandaş için kolaylık anlamına gelmesi gerektiğini vurguladı. Kamu hizmetinin amacının vatandaşa masraf çıkarmak değil, yükünü azaltmak olduğunun altını çizdi. Konunun takipçisi olacaklarını ve Eskişehirlilerin hakkını her platformda savunacaklarını da sözlerine ekledi.

KaynakMedya Midas
Son güncelleme29.10.2026 08:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
18 saat önce

Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar, Mansur Yavaş'ın Bakan Murat Kurum'la görüşmesini sıradan buldu; paylaşımının sonunda parti geçişlerine gönderme yapan bir espri yaptı.

Eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'la yaptığı görüşmeye sosyal medya hesabından yorum getirdi. Tayyar'ın paylaşımı Ankara siyasetinde dikkat çeken yorumlardan biri oldu. Tayyar, buluşmayı olağan bir temas olarak değerlendirdi; paylaşımını ise esprili bir cümleyle bitirdi. Yavaş'ın AK Parti'ye geçeceğine dair doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

Kurum için "çözüm odaklı" tespiti

Tayyar, deprem sürecinde Gaziantep'in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde Kurum'la yakın çalışma fırsatı bulduğunu anlattı. Bakanı çözüm odaklı ve pratik bir isim olarak tanımladı. Tayyar ayrıca Kurum'la görüştüğünü, bakanın kendisine Ankara yatırımlarının ele alındığını söylediğini aktardı.

Belediye başkanı-bakan teması doğal

Hangi partiden olurlarsa olsunlar belediye başkanlarının şehirlerine hizmet için bakanlarla yakın çalışmasının doğal olduğunu vurgulayan Tayyar, son dönemde siyasi kutuplaşma yüzünden bu tür görüşmelere farklı anlamlar yüklenebildiğini söyledi. Yerel yönetimlerin yatırım ve hizmet konularında merkezi yönetimle temas kurması, farklı partilerden belediye başkanları için de olağan bir durum olarak değerlendirildi. İki ismin Ankara yatırımlarını görüşmesi, tek başına bir parti değişikliği anlamına gelmiyor.

Paylaşımın esprili kapanışı

Tayyar'ın paylaşımının son cümlesi dikkat çekti. Tayyar, Kurum'la aynı fotoğraf karesine giren her başkanın "bir süre sonra AK Parti’de soluğu aldığını" yazdı. Sözler, Yavaş'ın siyasi geleceğine dair yorumları gündeme getirebilecek nitelikte görüldü; ancak Tayyar'ın ifadesi kendi tanımıyla esprili bir değerlendirme olarak yer aldı ve parti değişikliğine ilişkin bir bilgi içermiyor. Yavaş'tan ya da ilgili parti temsilcilerinden konuya dair yeni bir açıklama gelip gelmeyeceği ise belli değil.

KaynakGazeteniz Olsun
Son güncelleme29.10.2026 06:01
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Yeni Şafak yazarı Hüseyin Likoğlu, fon krizi yazısındaki bir sözün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'yla ilişkilendirilmesine yanıt verdi; yazıda isim anmadığını belirtti.

Fon krizi yazısı nedeniyle adı bazı mecralarda yeniden gündeme gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Yeni Şafak yazarı Hüseyin Likoğlu'nun açıklamasıyla yazıdan uzak tutuldu. Likoğlu, kendi hesabından yaptığı paylaşımda köşesinde kimseyi işaret etmediğini, Yazıcı ile yazısı arasında hiçbir bağ bulunmadığını söyledi.

Köşe yazısı ve ardından gelen yakıştırmalar

Likoğlu, "Size kim 'Gel gel' dedi" başlıklı yazısında fon soruşturmasında ismi geçen birinin sarf ettiği öne sürülen bir cümleyi aktarmıştı: Oğlunu tutuklayacak kişinin henüz dünyaya gelmediği, işi tek başına yürütmediği anlatılıyordu. Yazının yayımlanmasının hemen ardından bazı haber siteleri ve sosyal medya hesapları bu sözün sahibini tahmin etmeye girişti.

Akıllara ilk gelen isim, eski bakan ve AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu oldu. Adil Varlık Yönetim'in sahibi olan ve şirketin yönetim kurulunda başkan vekilliği yapan bu isim, 30 Eylül'de hakkında mal varlığı ve para hareketlerini kapsayan tedbir kararı verilen 30 kişi arasında yer alıyordu.

Likoğlu: Yazıda isim yok, ima da yok

Likoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yazısında hiçbir ismi anmadığını ve herhangi bir imada bulunmadığını belirtti. Bazı sitelerin Yazıcı'nın adını ortaya atmasını, metni asıl amacından uzaklaştırma çabası olarak yorumladı.

Yazar, fon meselesine bakışını da bir kez daha özetledi. Ona göre ortada yalnızca aşırı kazanç hırsı değil, kurgulanmış bir düzen var. Aynı günkü yazısında bu düzeni "ekonomik kurt kapanı" ve "ekonominin 15 Temmuz'u" sözleriyle anlattığını hatırlatan Likoğlu, odağın kişilerde değil, sistemin gerçek sahibinde ve onun arkasındaki akılda olması gerektiğini söyledi.

Açıklamanın kapsamı

Likoğlu'nun mesajı tedbir kararlarına ya da soruşturmanın seyrine girmedi. Yazar yalnızca kendi metninin kimseyi hedef almadığını savundu ve tartışmanın isimler üzerinden yürütülmesine karşı çıktı.

KaynaklarSerbestiyet, Cumhuriyet
Son güncelleme28.10.2026 19:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, doğu illerinin teşkilat mensuplarıyla yaptığı toplantıda ikinci çeyrek asrın önceliklerini sıraladı: kentsel yenileme, afet hazırlığı ve sıfır atık.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, parti genelinde sürdürülen “Türkiye Yüzyılı Şehirleri, Çeyrek Asır Ortak Akıl Buluşmaları” serisinin yeni durağında konuştu. Palandöken Dağı'ndaki bir otelde yapılan programa Erzurum, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bingöl, Muş, Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan'dan teşkilat mensupları katıldı.

Ayan, bu buluşmalarda şehirlerin geleceğine sahadan bakmak ve önümüzdeki dönemin politikalarını bölgenin şartlarına göre şekillendirmek istediklerini söyledi.

Çeyrek asırlık bilanço

Ayan, AK Parti'nin geride kalan çeyrek asrını vatandaşın günlük yaşamına dokunan geniş bir hizmet birikimi olarak niteledi. Konut, kentsel dönüşüm, ulaşım ve çevre altyapısı alanlarında şehirlerin olanaklarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde artırdıklarını söyledi. TOKİ aracılığıyla konuta erişimi desteklediklerini, millet bahçeleriyle de kentlere yeni kamusal alanlar kazandırdıklarını anlattı.

Kısa sürede 450 bin konut tamamladıklarını belirten Ayan, toplantıya gelmeden önce Cenevre'de Birleşmiş Milletler çatısı altındaki bir toplantıya katıldığını aktardı. Ona göre muhatapları, büyük bir depremin ardından iki yıl içinde bu ölçekte bir yeniden inşanın nasıl başarıldığına şaşırdı.

İkinci çeyrek asrın önceliği: yenileme

Ayan, ikinci çeyrek asırda görevin eldeki birikimi değişen koşullara uyarlamak olduğunu söyledi ve şehirleri yenileme zamanının geldiğini kaydetti. Artık her yatırımda bakım ve işletmenin, enerji giderlerinin, afet güvenliğinin ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarının birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Bir binayı yenilerken enerji ihtiyacını azaltacak çözümler geliştirdiklerini de ekledi.

Ayan, bir mahalle planlanırken kışın okula yürüyen çocuğun, hastaneye ulaşmaya çalışan yaşlının ve işe yetişenlerin güzergâhının da düşünülmesi gerektiğini belirtti ve yeni yapılaşmanın tarihi kimliği gözeterek yönlendirilmesini istedi. “Mahalle bağlarını güçlendirmeliyiz” diyen Ayan, üniversite ve turizm imkânlarının da şehrin bütünüyle buluşturulması gerektiğini belirtti. Gençlerin üretime katılabilmesi için konut, ulaşım ve çalışma imkânlarının birlikte ele alınmasını isteyen Ayan, illerin aynı kalıba sokulamayacağını, ortak hedeflere her şehrin ihtiyacına uygun yollarla ilerleneceğini söyledi.

Afet hazırlığı ve sıfır atık

Ayan, afetlere hazırlığı ortak sorumluluk olarak tanımladı. Geçmişte yapı güvenliği konusunda geciktirilen her adımın can güvenliğine dokunduğunu, mevcut yapıların tanınması, risklerin belirlenmesi ve dönüşümün vatandaşla güven ilişkisi içinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya konan yeniden inşa iradesinin afet öncesi hazırlıkta da sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesindeki sıfır atık hareketine de değinen Ayan, atığın kaynağında ayrıştırılması, geri kazanım, su tasarrufu ve arıtma tesislerinin düzenli çalıştırılması gibi her basamakta somut sonuç veren uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Toplantıdan çıkan önerileri genel merkezdeki politika çalışmalarına aktaracaklarını belirten Ayan, buluşmaların değerini sahadaki taleplerin kararlara ne ölçüde yansıyacağının belirleyeceğini kaydetti.

Sekmen: Çarpık yapılar yıkılmalı

Programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise 81 ilin merkezlerinde, ilçelerinde ve köylerinde köklü bir yıkıp yeniden yapma sürecine ihtiyaç olduğunu söyledi. Anadolu'nun pek çok uygarlığa yurt olduğunu anlatan Sekmen; cami, han, hamam, kale ve tabya gibi tarihi eserlerin restore edilerek gelecek nesillere aktarılmasını, bunların çevresindeki çarpık ve ömrünü tamamlamış binaların ise yıkılıp yeniden düzenlenmesini istedi.

KaynakHabertürk
Son güncelleme28.10.2026 18:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nilhan Ayan, Erzurum İl Danışma Meclisi'nde savunma sanayii, enerji ve diplomasi başlıklarında iktidarın bilançosunu sundu; il teşkilatı üye hedefinin yüzde 65'ine ulaştı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, Erzurum İl Danışma Meclisi'ndeki konuşmasında partinin 25 yıllık hizmet bilançosunu anlattı. Kültür ve Sanat Merkezi'nde yapılan toplantıda Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile AK Parti Erzurum İl Başkanı da konuştu.

Ayan: Bölge ateş çemberi, Türkiye güvenli

Ayan konuşmasında dünyanın pandemi ve ekonomik buhran gibi zor dönemlerden geçtiğini, Türkiye'nin en çok ticaret yaptığı İran'daki ve Ukrayna'daki savaşların sürdüğünü, Suriye'de ise yeni düzenin oturmaya başladığını söyledi. Dört bir yanın ateş çemberi olduğunu ifade eden Ayan, buna rağmen NATO zirvesinde bütün dünyanın Türkiye'yi konuştuğunu ve ülkenin güvenle yaşanabilir kaldığını savundu. Dünya liderlerinin zirve için Türkiye'ye güvenle gelmesini bunun göstergesi olarak sundu ve bunun kolay sağlanmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı dünya lideri olarak niteleyen Ayan, güvenli ortamın bir liderin iradesi ve kararlılığıyla mümkün olduğunu söyledi.

Yerli otomobilden savunma sanayisine

Ayan, partinin logosunda 25 yılda yapılanların simgelerinin bulunduğunu hatırlattı. Daha önce kendilerine otomobil yapamayacakları söylenerek alay edildiğini, bugün ise yerli otomobilin bulunduğunu anlattı. Küçük görülmeye devam ettiklerini ancak çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80'lerin üzerine çıktığını belirten Ayan, daha önce yenilenebilir enerji kullanılmayan Türkiye'de artık bu kaynağın devrede olduğunu da sözlerine ekledi. Petrol bulunmasına rağmen bunun cebe yansımadığı yönündeki eleştirilerin zaman zaman dile getirildiğini kabul eden Ayan, partinin ilk çeyrek asrı geride bıraktığını, önlerinde uzun bir yol bulunduğunu söyledi.

Sekmen: Halktan kopmamak şart

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise AK Parti'nin hizmet anlayışını anlatırken devleti yaşatma yaklaşımına dikkat çekti. Sekmen, halktan kopulduğunda ve yanlış yapanlar kenara konmadığında endişe edilmesi gerektiğini söyledi. Hareketin, Erdoğan'ın liderliği sürdüğü müddetçe devam edeceğini de ifade etti. Sekmen, toplum içine çıkacak yüzleri olduğunu da vurguladı.

Üye hedefinde yüzde 65

Küçükoğlu, 2026'nın sonuna yaklaşırken genel merkezin Erzurum'a 11 bin 191 üyelik hedefi verdiğini açıkladı. Geçtiğimiz yıl bu sayının üzerine çıkılarak 12 bin 500 kişinin partiye kazandırıldığını anımsatan Küçükoğlu, toplantıların ana gündeminin üye ve hane ziyaretleri olduğunu belirtti. Hedefin şu ana kadar yüzde 65'ine ulaşıldığını, yılın bitmesine bir ay kala kalan sayının da tamamlanacağını söyledi.

KaynakHabertürk
Son güncelleme28.10.2026 18:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

AK Parti milletvekilleri çalışma hayatı ve enerjiye yönelik 11 maddelik bir teklif hazırladı. Teklif, 2017 öncesi sağlık sigortası primlerinin tahsilinden vazgeçilmesini ve istihdam teşvikinin uzatılmasını içeriyor.

Grup Başkanı Abdullah Güler'in başkanlığındaki AK Parti milletvekilleri, çalışma hayatını ve yenilenebilir enerjiyi kapsayan bir kanun teklifi hazırladı. Alınan bilgiye göre 11 maddeden oluşan teklif, önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığı'na sunulacak. Teklifteki bazı düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda yapılıyor.

İstihdam teşviki uzatılıyor

Teklife göre ilave istihdam sağlanması ile özel politika gerektiren grupların işe alınması için tanınan teşvikin süresi 2027 yılı sonuna, yani 31 Aralık'a kadar uzatılacak. Teşvik kapsamında kadınlar, gençler ve mesleki-teknik eğitim belgesi olan işsizler yer alıyor. Sürenin 31 Aralık 2028'e kadar yeniden uzatılması konusunda ise Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

2017 öncesi prim borçlarında vazgeçme

Teklifte 1 Ocak 2017 öncesine ait, ödenmemiş genel sağlık sigortası primlerinin tahsilinden vazgeçilmesi de yer alıyor. Gecikme cezası, gecikme zammı ve benzeri fer'i alacaklar dahil, bu alacakların tamamı silinecek.

Yüzen LNG tesisleri için yeni izin

Enerji tarafında ise lisans sahibinin talebi doğrultusunda belirlenecek süre ve kapsam içinde, yüzen LNG tesislerinin lisansında yazılı yerden ayrılıp başka bölgelerde de çalışabilmesine izin verilecek. İzni, arz güvenliğinin sağlanması ilkeleri çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın görüşü alınarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu verecek.

KaynaklarSabah, Yeni Şafak, Uzmanpara, Anadolu Ajansı
Son güncelleme28.10.2026 16:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu