1 saat önce

Sırbistanlı sosyolog Dušanka Milosavljević, BirGün'e verdiği söyleşide öğrenci hareketinin başarısını liderlerden bağımsız, yatay örgütlenmeye bağladı; rejim değişikliğinin yeni bir mücadelenin başlangıcı olduğunu söyledi.

Sırbistan'da öğrencilerin iki yıl süren mücadelesi seçim zaferiyle sonuçlandı. Sosyolog Dušanka Milosavljević, BirGün'den Umut Can Fırtına'ya verdiği söyleşide bu başarıyı aşağıdan yükselen kitlesel örgütlenmeye ve doğrudan demokrasi uygulamalarına bağladı. Sosyoloğa göre rejimin değişmesi mücadeleyi bitirmiyor, yeni bir aşamasını başlatıyor.

Liderleri olmayan hareket

Milosavljević'e göre hareket, üniversite blokajlarının hem sürdüğü hem de sona erdiği dönemde, bütün ülkeye yayılan öz örgütlenmeyle güçlendi. Yurttaşlar yerel meclislerde bir araya geldi, siyasete doğrudan katılmaya başladı. Öğrenciler iki yıllık mücadele ve seçim kampanyası boyunca her köyü ziyaret etti, büyük kentlerin tamamında protesto düzenledi. Öğrencilerin sloganı, Milosavljević'in de andığı gibi, "Akıllı olan boyun eğmez, örgütlenir" oldu.

Sosyoloğa göre hareketin geniş destek bulmasının nedeni resmi liderlerinin olmaması, siyasi partilerden bağımsız ve yatay biçimde örgütlenmesiydi. Facianın kurbanlarına adalet gibi ortak taleplerde buluşan hareket, programa ilişkin daha derin ideolojik ayrışmalardan kaçındı. Öğrenci Listesi'nin kazandığı erken seçim, Milosavljević'in anlatımıyla "Sırbistan mı, Mafya mı?" sorusu etrafında bir referanduma dönüştü.

Sandıkta gözlemciler

Milosavljević, yurttaşların çağrı merkezlerinde, gezici ekiplerde ve kapı kapı çalışmada kampanyaya destek verdiğini söyledi. Öğrenci hareketi ilk kez ülke genelindeki bütün sandıklarda seçim gözlemcisi bulundurmayı başardı. Bu sayede, daha önce gözlemci bulunmayan küçük kentlerde ve köylerde sandık başında yapılabilecek hilelerin önüne geçildiğini belirtti.

Yeni dönemin beklentileri

Milosavljević, kutlamanın ardından enerjinin seçim vaatlerini ve hareketin etrafında birleştiği asgari programı hayata geçirmeye yönlendirilmesini bekliyor. Yurttaşların beklentisinin yüksek olduğunu, birçok kişinin eski rejimle bağlantılı isimlerin kamu görevlerinden uzaklaştırılmasını ve hesap vermesini istediğini söyledi. On dört yıllık iktidar boyunca yolsuzlukla servet biriktirenlere mevcut ceza ve vergi yasalarının uygulanması gerektiğini ifade etti.

Yeni hükümeti örgütlü suçla mücadele ve kamu kurumlarını siyasi denetimden kurtarma görevinin beklediğini belirten Milosavljević, asıl sorunun ideolojik olarak oldukça heterojen bir hareketin zamansız biçimde parçalanmasını nasıl önleyeceği olduğunu söyledi.

Sol için fırsat penceresi

Milosavljević'e göre kamusal tartışma uzun süre yolsuzluk, hukukun üstünlüğü ve örgütlü suçla sınırlı kaldı. Rejim değişikliği ulaşılabilir hale gelince işçi sınıfını etkileyen sosyoekonomik taleplerin gündeme gelebileceğini söyledi. Sırbistan'ı kapitalizmin yarı çevresinde yer alan, sosyalizm sonrası bir ülke olarak tanımlayan Milosavljević, özelleştirmelerin ve sanayisizleşmenin ülkeyi zayıflattığını savundu. Yeniden sanayileşmeyi ve maden kaynaklarının, suyun, havanın, elektrik arzının korunmasını öncelik olarak sıraladı.

Öğrenci listesinin antikapitalist devrimci bir güç olmadığını kabul eden Milosavljević, buna rağmen önümüzdeki dönemin gerçek bir sol alternatifin kurulması için tarihsel bir fırsat sunduğunu söyledi. Sırbistanlı öğrencilerin Avrupa'daki öğrencilere ilham verdiğini, kapitalizmin krizinin uluslararası bir hareketi gerektirdiğini de ekledi.

Kaynakbirgun.net
Son güncelleme01.11.2026 07:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Cumhuriyet'teki değerlendirme, İsrail seçiminin hükümet kurmaya yetmeyen sonucunu ve Avrupa ile Güney Asya'daki gençlik protestolarının sandığa farklı yansımalarını karşılaştırıyor.

Cumhuriyet'te yayımlanan bir değerlendirme, İsrail'deki seçim sonucunu Avrupa ve Güney Asya'daki gençlik hareketleriyle birlikte ele alıyor. Yazıya göre 27 Ekim'deki İsrail seçiminde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun sağ bloku 120 koltuklu Knesset'te 53 sandalye aldı, Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet bloku 48'de kaldı. Filistinli İsrail yurttaşların partileri 19 sandalye kazandı; seçime katılım yüzde 77,9 olarak kaydedildi.

İsrail'de kimse 61'e ulaşamadı

Netanyahu'nun bloku önceki dönemde sahip olduğu 68 sandalyeden 53'e inerken muhalefet de çoğunluk için gereken 61'in altında kaldı. Netanyahu, koalisyon pazarlıkları sürerken geçici başbakan sıfatıyla görevde. Arap partilerinin sandalye sayısı 10'dan 19'a yükseldi; yeni hükümetin kurulması bu partilerin tutumuna bağlı olabilir, ama muhalefetin büyük kısmı onlarla birlikte hareket etmek istemiyor.

Yazı, iktidar değişse bile bölge politikasının köklü biçimde dönmeyeceğini savunuyor. Reuters'ın seçim öncesi karşılaştırmasına dayanan yazıya göre Netanyahu da Eisenkot da bağımsız Filistin devletine karşı ve Gazze'de İsrail'in güvenlik beklentilerinin sürmesinden yana. Eisenkot bazı yerleşim uygulamalarına itiraz etse de Batı Şeria'da geniş askeri denetimi savunuyor.

Fransa'da liselilerin başlattığı hareket

Değerlendirmenin ikinci kısmı Avrupa'daki genç protestolarına ayrılmış. Fransa'da eylülde liselerde başlayan eylemler; öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, eğitim bütçesi ve Parcoursup adlı üniversite yerleştirme sistemine itirazla başladı, sonra yaşam pahalılığı ve hükümetin ekonomi politikası karşıtı genel bir harekete dönüştü. 6 Ekim'de yüz binlerce kişi yürüdü, gösteriler 17 ve 24 Ekim'de tekrarlandı. 24 Ekim'e ilişkin katılımcı sayısını İçişleri Bakanlığı 410 bin, sendikalar 800 bin olarak verdi. Yer yer yaşanan şiddet ve yağma olaylarında binlerce kişi gözaltına alındı.

Macron hükümeti ilk aşamada sert güvenlik önlemleri aldı, sonra taviz verdi: Parcoursup 2028'de değiştirilecek, yükseköğretimde 15 bin ek kontenjan açılacak, 836 kadroluk eğitim kesintisi iptal edilecek ve 500 öğretmen kadrosu eklenecek. Eylemler yine de dinmedi. 31 Ekim'deki gösteriler için 70 bin polis ve jandarma sahaya sürüldü, Paris'te bazı güzergâhlara yasak getirildi. Sendikalar 5 Kasım'ı yeni eylem günü olarak duyurdu.

Almanya'da ayrışan gençlik hareketi

Yazıya göre eylemler İtalya ve İspanya'ya da sıçradı. Almanya'da Gen Z regelt adlı oluşum 34 kentte gösteri çağırdı ve düzenleyicilere göre 160 binden fazla kişi kayıt oldu. Eğitime daha çok kaynak, düşük yaşam maliyeti ve zorunlu askerlik planlarının geri çekilmesi başlıca talepler. Öte yandan ulusal öğrenci temsilciliği bu oluşumdan uzak durdu ve 20 Kasım için ayrı bir eylem planladı.

Nepal ve Bangladeş'te iki farklı sonuç

Yazı, Nepal ve Bangladeş'te gençlerin başlattığı protestoların iki hükümeti düşürdüğünü, fakat oy sandığının iki ülkede farklı konuştuğunu hatırlatıyor. Nepal'de Eylül 2025'te sosyal medya yasağıyla alevlenen gösterilerde 77 kişi hayatını kaybetti ve Başbakan K. P. Sharma Oli çekildi. 5 Mart 2026 seçiminde eski rapçi ve Katmandu Belediye Başkanı Balendra Shah'ın öne çıktığı Rastriya Swatantra Partisi, 275 koltuklu mecliste 182 sandalye kazandı; Shah başbakan oldu.

Bangladeş'te 2024'teki öğrenci eylemlerinin ardından Şeyh Hasina ülkeyi terk etmiş, Nobel ödüllü Muhammed Yunus'un başında bulunduğu geçici yönetim kurulmuştu. Şubat 2026'daki seçimde ise önceden iktidarda olan Bangladeş Milliyetçi Partisi büyük çoğunluk elde etti. Öğrenci hareketinden çıkan Ulusal Yurttaş Partisi altı sandalyede kaldı, Cemaat-i İslami ana muhalefet partisi oldu. Yazı bu iki örnekten, sokakta hükümet düşürecek gücü bulmakla seçimde karşılık görmenin aynı şey olmadığı sonucunu çıkarıyor.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme01.11.2026 07:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu