2 saat önce

Manşet TV'de Faruk Demirel ve Alişer Delek, fon soruşturmasının ekonomik ve siyasi sonuçlarını tartıştı; Delek yatırımcıların tek tek değerlendirilmesini savundu.

Manşet TV'de yayımlanan Ters Yüz programının açılış bölümünde gazeteciler Faruk Demirel ve Alişer Delek, fon soruşturmasını ele aldı. Konuşmacılar, krizin ekonomik ve siyasi sonuçlarına dair değerlendirmelerin kendi görüşleri olduğunu vurguladı.

Delek: Kriz halka yanlış anlatıldı

Alişer Delek, fon krizinin kamuoyunda yalnızca varlıklı yatırımcılarla anılmasına itiraz etti. Ona göre kredi kartı borcunu kapatmaya ya da aile bütçesine destek olmaya çalışan vatandaşlar da bu süreçte zarar gördü. Delek, medyanın konuyu bilerek ya da bilmeyerek yanlış okuduğunu savundu. Etkilendiğini söylediği 455 bin kişinin, ailelere yayılan çarpan etkisiyle çok daha geniş bir kesimi ilgilendirdiğini öne sürdü.

Soruşturmanın yürütülmesine eleştiri

Delek, soruşturma kapsamında birtakım adımların atıldığını kabul etti; ancak bu adımların boyutunun ve sonuçlarının kamuoyuyla daha şeffaf paylaşılması gerektiğini savundu. Yargı sürecinin siyasi aidiyetten bağımsız, herkese eşit işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Delek'e göre bir kişinin fonda parası olması tek başına suçluluk göstergesi sayılamaz; paranın kaynağı ve işlemlerin zamanlaması ayrıca incelenmeli. Soruşturma kapsamında yapılan para iadelerinin, hukuki sürecin kapandığı anlamına gelmediğini de söyledi.

Demirel: Üst düzey isimler ve AK Parti içinden sorular

Faruk Demirel, Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı'nın ifadesine başvurulduğunu ve yurt dışına çıkış yasağı ile imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleriyle serbest kaldığını aktardı. Arıncı'nın bir dönem Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı yaptığını anımsatan Demirel, bu adın soruşturmada geçmesini siyasi ve bürokratik açıdan önemli buldu.

Demirel, soruşturmaya yönelik eleştirilerin yalnızca muhalefetten gelmediğini savundu. Demirel, AK Parti saflarından bazı isimlerin de soru işaretleri taşıdığını söyleyerek Savcı Sayan ile eski milletvekili Şamil Tayyar'ın sözlerini hatırlattı; BDDK yönetimine yöneltilen sorulara verilen cevapları yeterli bulmadığını, bunun kendi kanaati olduğunu söyledi. Programda ayrıca Ankara kulislerinde adı geçen milletvekilleri, bürokratlar ve kamu yöneticileriyle ilgili çeşitli iddialar da konuşuldu.

Önümüzdeki aylara dair öngörü

Delek, yaşanan kayıpların harcama kararlarına ve ekonomik beklentilere yansıyabileceğini öne sürdü. Delek, önümüzdeki altı ila sekiz ayın hem ekonomi hem siyaset açısından sancılı geçebileceğini öne sürerek bunun kişisel öngörüsü olduğunu söyledi.

Programın kapanışında Mustafa Sarıgül ve ailesiyle ilgili soruşturma da konuşuldu. Demirel, Emir Sarıgül'ün ek ifadesinde geçtiği belirtilen iddiaları gündeme getirdi; Delek ise dosyanın yargı safhasında olduğunu ve anlatılanların doğruluğunun henüz kesinleşmediğini hatırlattı.

KaynakManşet Haber
Son güncelleme03.11.2026 03:53
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Hamle Gazetesi yazarı Özcan Özgür, TERA fonları soruşturmasında gündemin Muğla Valisi İdris Akbıyık'a odaklanmasını sorguladı; Kiler Holding hisselerinin ve para akışının da incelenmesini istedi.

Hamle Gazetesi yazarı Özcan Özgür, TERA fonlarıyla ilgili soruşturma sürerken tartışmanın Muğla Valisi İdris Akbıyık etrafında düğümlenmesini eleştirdi. Özgür'e göre günlerdir konuşulan milyarlarca liralık para hareketleri, tutuklamalar ve siyasi-bürokratik bağlantı iddiaları arka plana düştü; gündem tek bir isme sıkıştı.

Vali hakkındaki iddia ve Tayyar'ın çağrısı

Özgür'ün aktardığına göre gazeteci Timur Soykan BirGün'de, Akbıyık'ın fona 20 milyon liranın üzerinde para koyduğunu ve bu tutarın kısa sürede 50 milyon liraya ulaştığını yazdı. Haberde valinin zamanında çıkamadığı için parasının tasfiye edilen fonda kaldığı, fona Fatma Betül Sayan Kaya'nın yönlendirdiği iddiası da yer aldı. Şamil Tayyar bunun ardından valiyi istifaya çağırdı.

Yazar, yatırım fonuna para yatırmanın suç sayılamayacağını, 37 yıllık bir bürokratın bu büyüklükte birikimi olabileceğini belirtti. Bir kamu görevlisinin mali işlemlerinde çıkar çatışması şüphesi varsa kaynağın ve fon yöneticileriyle ilişkinin araştırılabileceğini kabul etti; ancak kanıtlanmamış iddialarla valiyi suçlu ilan etmeyi doğru bulmadı. Aynı titizliğin öteki siyasetçiler, bürokratlar ve iş dünyası isimleri için de gösterilmesini istedi.

Kiler Holding ve cevap bekleyen sorular

Özgür, soruşturmanın özünün paranın kimden toplandığı, nerelerde kullanıldığı ve kimin kazandığı olduğunu yazdı. Türkiye Sigorta'nın TERA'yla bağlantılı işlemlerine ilişkin iddiaları ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bu konudaki sözlerini hatırlattı. Kiler Holding hissesinin 7 liradan 689 liraya çıkmasını da araştırılması gereken bir başlık olarak öne çıkardı. MSCI'nin şirketin hisselerinin halka açıklığına dair kuşkular yüzünden endeks kararını değiştirdiğini belirten yazar, 4 Şubat 2026'dan sonra satış yapanların ve öncesinde alım yapanların kim olduğunun SPK ile Borsa İstanbul tarafından işlem kayıtlarıyla açıklanabileceğini öne sürdü.

Yazarın değindiği başka konular da oldu: Fethiye Anadolu Lisesi'nin yeniden yapımına ilişkin protokolün, TERA Holding'in başındaki Emre Tezmen tutuklandıktan sonra gündeme gelmesi ve Yeni Şafak'ta geçen "Benim oğlumu tutuklayacak anasından doğmadı" sözünün sahibinin belirsizliği.

Dikkat dağıtma sorusu

Özgür, Tayyar'ın çıkışının dikkati soruşturmanın öteki yönlerinden uzaklaştırıp uzaklaştırmadığını sordu ve bunu kanıtlayacak bir veri bulunmadığını da yazdı. Yazara göre beklenen, birilerine suç yüklemek değil, bütün bağlantıların ortaya çıkması; "Hukuk kişiye göre değişmemeli" diyen Özgür, soruşturmayı engelleyebilecek hiçbir gücün bulunmaması gerektiğini ekledi.

KaynakHamle Gazetesi
Son güncelleme03.11.2026 05:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu