Yeni Şafak'taki köşe yazısına göre Ankara hem Ukrayna hem İran diplomasisinde rol oynuyor. Yazar, kulis bilgilerine dayanarak iki savaşta da kritik bir eşiğe gelindiğini yazdı.
Yeni Şafak'ta yayımlanan bir köşe yazısı, Ukrayna ve İran savaşlarında barış çabalarının hızlandığını, Ankara'nın da iki diplomasi hattında birden yer aldığını öne sürdü. Yazar, Mekke İttifakı'nın Tahran'a yaptığı ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la art arda telefonla konuşmasını ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin İstanbul'a sürpriz gelişini, diplomasinin olanaklarının sonuna kadar zorlandığının göstergesi saydı.
Ukrayna: Abu Dabi'de teknik görüşmeler
Yazara göre Trump savaşın sona ermesini istiyor ve baskısını Rusya yerine Ukrayna üzerinde kuruyor. Yazıda Trump'ın Rusya'ya uygulanan yaptırımları askıya aldığı, askeri ve istihbarat desteğini ise Kiev'e karşı koz olarak kullandığı iddia edildi. Yazar, Ukrayna'ya verilen desteğin geçtiğimiz günlerde kısa süre için durdurulduğunu da yazdı. ABD, Ukrayna ve Rusya arasındaki teknik toplantıların Abu Dabi'de başlaması konusunda mutabakat sağlandığı, görüşmelerde savaşın nasıl sonlanacağının, güvenlik garantilerinin ve Avrupa-Rusya ilişkilerinin ele alınacağı belirtildi.
Yazıya göre Zelenski, Abu Dabi'deki teknik temasların ötesinde liderlerin bir araya geleceği bir zirve istiyor ve Erdoğan'dan Trump ile Putin'i bu yönde ikna etmesini bekliyor. İkinci başlık Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği. Yazar, Türkiye'nin Karadeniz'in doğusundan ve batısından geçen iki ayrı güvenli koridor önerdiğini, Ukrayna'nın artık bu öneriye sıcak baktığını, Rusya'nın kabulü içinse Kiev'in Rus enerji tesislerini hedef almayı bırakması gerektiğini aktardı. Kulis bilgisi olarak sunulan Kiev mesajına göre savaş bu yıl bitmeli; çatışma 2027'ye sarkarsa ortaya felaket senaryosu çıkacak.
İran: Doha'da arabuluculuk, saldırı endişesi
Yazara göre İran dosyası daha çetrefilli. ABD ara seçimlerinin ardından Trump'ın geniş çaplı bir saldırı planladığı uzun zamandır konuşuluyor. Yazıda Washington'ın İran'a ekonomik ambargo uyguladığı, Yemen cephesinde çatışmaların sertleştiği ve Hürmüz Boğazı'nda son bir haftada çok sayıda geminin vurulduğu kaydedildi. Demokrat Senatör Chris Murphy'nin saldırı planları konusunda bilgilendirildiklerini söylediği ve planları akıl almaz diye nitelediği aktarıldı. Yazıya göre Tucker Carlson ise yönetimin Netanyahu'nun baskısıyla günler içinde İran'a nükleer saldırı kararı verebileceğini öne sürdü. Yazar, bu tür haberlerin Katar'daki masada İran heyetine baskı yapmak için sızdırılmış olabileceğini yorumladı.
Yazıdaki bilgiye göre Doha görüşmeleri, ABD Başkan Yardımcısı Vance'in İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai'ye yolladığı görüşme çağrılı mektupla başladı. Yazar, dini lider Mücteba Hamaney'in belirsizliğin bitmesini isteyen mesajını, İran'ın da anlaşma aradığının işareti olarak okudu. İran'ın koşulları arasında ABD'nin ablukayı ve yaptırımları kaldırması, dondurulmuş fonların serbest kalması, bütün cephelerde çatışmanın durması ve Hürmüz'deki İran egemenliğinin tanınması sayıldı. Bunlar karşılanırsa Hürmüz'ün iki gün içinde açılmasını sağlayacak bir düzenek önerdikleri yazıldı. Yazara göre Washington Ankara üzerinden, anlaşma olmazsa çok büyük bir saldırı geleceği mesajını da iletiyor.
Taraflar geri adım atmıyor
Yazar, iki savaşta da önemli bir dönüm noktasına yaklaşıldığını, tarafların kulislerde barış istediklerini söylediğini ama hiçbirinin taviz vermeye yanaşmadığını yazdı.