1 saat önce

Yeni Şafak'taki yazıda yazar, merkezin yönetiminde aksaklıklar bulunduğunu savundu; müsteşarlık sisteminin geri dönmesini ve çoklu denetimi önerdi, kendi yoklamasına göre AK Parti oylarında 3 puanlık düşüş olduğunu yazdı.

Yeni Şafak'ta yayımlanan bir yazıda yazar, fon krizinin AK Parti'nin “reformcu” kimliğini yeniden çağırıp çağırmayacağını tartıştı. Yazar, partinin çeyrek asırlık siyasi yolculuğunda çok sayıda kriz yaşadığını, bunların en tehlikelisinin FETÖ krizi olduğunu belirtti ve AK Parti'nin bu badireyi millet ile birlikte aştığını savundu.

Son bir yılın başlıkları

Yazar, Türkiye'nin son bir yılda yükseliş ivmesi gösterdiğini öne sürerek bunun gerekçelerini sıraladı: Suriye'de üniter yapının yeniden inşası, Terörsüz Türkiye süreci, Irak ile Türkiye arasında planlanan Kalkınma Yolu, Hicaz Demiryolu projesi, Mekke ve Bedir antlaşmaları, SAHA EXPO'nun dünya gündemine girmesi, Libya Ulusal Meclisi'nin deniz yetki alanları anlaşmasını imzalaması ve Türkiye-Mısır diplomatik ortaklığının derinleşmesi. Enerji, sağlık ve lojistikte de çok sayıda stratejik adım atıldığını yazdı.

“Siyaset devrimi” savı

Yazara göre AK Parti'nin en önemli özelliği reformcu olması. Daha önceki dönemlerde Ankara'daki bürokrasinin iktidara gelen partileri kısa sürede kuşattığını, Erdoğan'ın ise “bürokratik oligarşi” diye tarif ettiği bu yapıya üstün geldiğini yazan yazar, başkanlık sisteminin deprem bölgesinde kısa sürede 500 bin konut yapılabilmesi gibi sonuçlar doğurduğunu savundu. Buna karşın Külliye'de oluşan yeni bürokrasinin, sistem reformuna dair eleştirileri Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştiri gibi gördüğünü ve böylece sistemin gözden geçirilmesinin önüne geçtiğini ileri sürdü.

Önerilen adımlar

Yazar, devlet yönetiminde siyasetin etkin hale gelmesi için üç adım sıraladı: müsteşarlık sisteminin yeniden kurulması, kritik bürokratik görevlerde birden fazla denetim mekanizmasının devreye girmesi ve şikâyetlerin muhatap makamlarda çözüme bağlanması. Siyasetin açık, şeffaf ve reformcu kimliği sürdükçe çözülemeyecek sorun bulunmadığını belirten yazar, kendilerine düşenin partinin reform ruhunu yeniden canlandırmak olduğunu söyledi.

Yoklama sonuçları

Yazar, fon krizinin ardından yaptıkları yoklamada partinin oy oranında 3 puanlık gerileme saptadıklarını, krizin ilk günlerinde bazı araştırma şirketlerinin düşüşü yaklaşık 6 puan olarak ölçtüğünü yazdı. Kararsızların arttığını, fon krizinden haberdar olanların oranının yaklaşık yüzde 60 olduğunu, Cumhur İttifakı seçmeninin de yaklaşık beşte birinin tercihini krizden etkilenebileceğini belirtti. Yazara göre kamuoyu, Cumhurbaşkanı'nın etkin adımlar atmasını ve sistemin benzer hataları üretmeyecek şekilde yeniden ele alınmasını bekliyor.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme01.11.2026 06:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
25 dakika önce

Sözcü'deki köşe yazısında yazar, Türk-İş rakamlarını ve AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş'in Kenya karşılaştırmasını eleştirdi; Avrupa Komisyonu raporunun da olumsuz olacağını yazdı.

Sözcü'deki köşe yazısında yazar, Türk-İş'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarını, AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş'in Kenya'ya ilişkin sözlerini ve Avrupa Komisyonu'nun hazırlanan Türkiye raporunu bir araya getirerek ülkenin gidişatını sorguladı.

Türk-İş rakamları

Yazarın aktardığına göre Türk-İş'in bu ayki hesabında dört kişilik bir ailenin yeterli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması 38 bin 24 lirayı buldu. Barınmadan ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar zorunlu giderleri de içeren yoksulluk sınırı 123 bin 857 liraya çıktı. Yazar, yalnız yaşayan bir kişinin aylık yaşam maliyetinin 49 bin 124 lira, asgari ücretin ise 28 bin 75 lira olduğunu hatırlatarak bu denklemin nasıl çözüleceğini sordu. Asgari ücretle geçinenlerin sayısının 11 milyonu aştığını yazdı.

Güneş'in Kenya karşılaştırması

Yazar, ağustos ayında Kenya'ya giden ve Meclis Kenya Dostluk Grubu Başkanı olan Güneş'in, vatandaşları Kenya'ya götürse hallerine şükredeceklerini ve mutlu olacaklarını söylediğini aktardı. Güneş'e göre herkesin kendi ülkesinde nasıl yaşadığı önemliydi. Yazar, bir iktidar milletvekilinin Türkiye'yi milli geliri düşük bir ülkeyle kıyaslayarak "halinize şükredin" demesinin vicdani olup olmadığını sordu. Yazıya göre bu sözleri duyanlar Türkiye'nin "Afrika ligine" düşürüldüğünü söyleyerek tepki gösterdi.

DİSK'ten adaletsiz bölüşüm eleştirisi

Yazı, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun geçim sıkıntısının nedeninin adaletsiz bölüşüm olduğunu belirttiğini aktardı. Çerkezoğlu'na göre bu durum çalışanların sofrasını küçültüyor; yüksek enflasyon ve adaletsiz vergiler çalışanların alım gücünü sürekli geriletiyor. Çerkezoğlu gelirde, vergide ve ülkede adalet talep ettiklerini vurguladı.

Avrupa Komisyonu raporu

Yazar, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye Raporu'nu da içeren 2026 Genişleme Paketi'nin çarşamba günü, yani 4 Kasım'da açıklanacağını, ancak raporun olumsuz olacağının şimdiden anlaşıldığını yazdı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un, raporun geçen yılki karanlık tablodan daha kötü olmasını öngörebileceklerini söylediğini aktardı. Amor'a göre muhalefete, demokratik çoğulculuğa ve temel özgürlüklere yönelik açık saldırılar, raporda demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü bakımından korkunç bir tablo çizilmesine yol açacak.

Yazar, Avrupa Komisyonu'nun geçen yılki raporda yer alan demokrasi ve insan hakları eleştirilerini yeni raporunda sertleştireceğini de yazdı ve Avrupa ile Türkiye arasındaki uçurumun büyüdüğünü savundu. Yazının başında yoksulluk rakamları, sonunda ise Avrupa'nın Türkiye'ye bakışı öne çıkarılarak ülkenin ekonomik ve siyasi gidişatına ilişkin kaygı dile getirildi.

KaynakSözcü Gazetesi
Son güncelleme01.11.2026 07:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu