1 saat önce

Yeni Şafak'taki yazıda yazar, Netanyahu'nun da Eisenkot'un da çoğunluğu sağlayamadığı İsrail seçiminin ardından Arap partilerinin belirleyici olacağını, ülkedeki göç eğiliminin ise artabileceğini savundu.

Yeni Şafak'ta yayımlanan bir yazıda yazar, İsrail seçiminde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadığını, Netanyahu karşıtı bloğun da çoğunluğu sağlayamadığını yazdı. Yazara göre seçimin beklenmedik sonucu, Filistinli Arap partilerinin kazandığı koltuk sayısı oldu.

Arap partileri ve Eisenkot'un tutumu

Yazar, Arap partileri dahil edildiğinde Netanyahu karşıtı partilerin Meclis'te çoğunluğu oluşturacağını, bunun da Meclis başkanlığına muhalefetten birinin seçilebilmesi anlamına geldiğini öne sürdü. Nüfusun yüzde 20'sini oluşturan Arap yurttaşları iki ayrı listeyle temsil eden partiler olmadan Eisenkot bloğunun hükümet kurma şansının düşük olduğunu belirtti. Eisenkot'un Arap partileriyle iş birliği yapmayacağını önceden açıkladığını hatırlatan yazar, bu tutum sürerse Netanyahu'nun yeni bir erken seçime kadar görevde kalacağını, bu süreçte muhalefeti bölmeye çalışacağını ve çatışmaları sürdüreceğini öne sürdü.

ABD'li iş insanlarının sözleri

Yazar, ABD'li milyarder Bill Ackman'ın seçim öncesinde Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in yer alacağı bir hükümetin kurulmaması gerektiğini söylediğini aktardı. Ackman'ın, bu iki ismin bulunmadığı bir yönetimin İsrail'in dip yapan itibarını yeniden kazandıracağını savunduğu da yazıda yer aldı. Uzun süredir Cumhuriyetçilere ve Trump'a bağış yapan, Netanyahu'nun yakın dostu olarak anılan Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Lauder'in ise İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesine verdiği röportajda Netanyahu'nun kazanmaması gerektiğini vurguladığını yazdı. Yazının aktardığına göre Lauder, sisteme duyduğu derin tiksinti nedeniyle oy kullanmayacağını, mecbur kalsa Eisenkot'u seçeceğini söyledi; Netanyahu'yu İsrail'i kendi çıkarları uğruna çöküşe götürmekle suçladığını da aktardı; İsrail'in Avrupa'da, Yahudi diasporasında ve ABD'de destek kaybettiğini belirtti. Yazar, Lauder'in İsrail'deki mülklerini sattığını da öne sürdü.

Göç iddiaları

Yazar, son üç yılda İsrail'den 300 bin kişinin ayrıldığını yazdı. Aktardığı ankete göre nüfusun yaklaşık yüzde 20'si ülkeden göçmek istiyor. Kudüs İbrani Üniversitesi'nin Ekim başındaki araştırmasına göre çocuklarının kendilerinden daha iyi koşullarda yaşayacağına inananların oranı yüzde 25'in altında.

Yazı, Foreign Policy dergisinde 26 Ekim'de Giovanni Legorano imzasıyla yayımlanan, İsrailli seçmenlerin neredeyse beşte birinin ülkeyi terk etmeyi düşündüğünü anlatan yazıya da atıf yaptı. Yazarın aktardığına göre göç etmeyi düşünenler çoğunlukla mühendis, bilim insanı, doktor ve teknoloji girişimcisi gibi eğitimli profesyoneller ve bu durum ekonomiyi zayıflatabilir. Yazar bütün bu gelişmeleri Siyonist projenin çöküşünün göstergesi olarak yorumladı.

KaynakYeni Şafak
Son güncelleme01.11.2026 07:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Cumhuriyet'teki değerlendirme, İsrail seçiminin hükümet kurmaya yetmeyen sonucunu ve Avrupa ile Güney Asya'daki gençlik protestolarının sandığa farklı yansımalarını karşılaştırıyor.

Cumhuriyet'te yayımlanan bir değerlendirme, İsrail'deki seçim sonucunu Avrupa ve Güney Asya'daki gençlik hareketleriyle birlikte ele alıyor. Yazıya göre 27 Ekim'deki İsrail seçiminde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun sağ bloku 120 koltuklu Knesset'te 53 sandalye aldı, Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet bloku 48'de kaldı. Filistinli İsrail yurttaşların partileri 19 sandalye kazandı; seçime katılım yüzde 77,9 olarak kaydedildi.

İsrail'de kimse 61'e ulaşamadı

Netanyahu'nun bloku önceki dönemde sahip olduğu 68 sandalyeden 53'e inerken muhalefet de çoğunluk için gereken 61'in altında kaldı. Netanyahu, koalisyon pazarlıkları sürerken geçici başbakan sıfatıyla görevde. Arap partilerinin sandalye sayısı 10'dan 19'a yükseldi; yeni hükümetin kurulması bu partilerin tutumuna bağlı olabilir, ama muhalefetin büyük kısmı onlarla birlikte hareket etmek istemiyor.

Yazı, iktidar değişse bile bölge politikasının köklü biçimde dönmeyeceğini savunuyor. Reuters'ın seçim öncesi karşılaştırmasına dayanan yazıya göre Netanyahu da Eisenkot da bağımsız Filistin devletine karşı ve Gazze'de İsrail'in güvenlik beklentilerinin sürmesinden yana. Eisenkot bazı yerleşim uygulamalarına itiraz etse de Batı Şeria'da geniş askeri denetimi savunuyor.

Fransa'da liselilerin başlattığı hareket

Değerlendirmenin ikinci kısmı Avrupa'daki genç protestolarına ayrılmış. Fransa'da eylülde liselerde başlayan eylemler; öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, eğitim bütçesi ve Parcoursup adlı üniversite yerleştirme sistemine itirazla başladı, sonra yaşam pahalılığı ve hükümetin ekonomi politikası karşıtı genel bir harekete dönüştü. 6 Ekim'de yüz binlerce kişi yürüdü, gösteriler 17 ve 24 Ekim'de tekrarlandı. 24 Ekim'e ilişkin katılımcı sayısını İçişleri Bakanlığı 410 bin, sendikalar 800 bin olarak verdi. Yer yer yaşanan şiddet ve yağma olaylarında binlerce kişi gözaltına alındı.

Macron hükümeti ilk aşamada sert güvenlik önlemleri aldı, sonra taviz verdi: Parcoursup 2028'de değiştirilecek, yükseköğretimde 15 bin ek kontenjan açılacak, 836 kadroluk eğitim kesintisi iptal edilecek ve 500 öğretmen kadrosu eklenecek. Eylemler yine de dinmedi. 31 Ekim'deki gösteriler için 70 bin polis ve jandarma sahaya sürüldü, Paris'te bazı güzergâhlara yasak getirildi. Sendikalar 5 Kasım'ı yeni eylem günü olarak duyurdu.

Almanya'da ayrışan gençlik hareketi

Yazıya göre eylemler İtalya ve İspanya'ya da sıçradı. Almanya'da Gen Z regelt adlı oluşum 34 kentte gösteri çağırdı ve düzenleyicilere göre 160 binden fazla kişi kayıt oldu. Eğitime daha çok kaynak, düşük yaşam maliyeti ve zorunlu askerlik planlarının geri çekilmesi başlıca talepler. Öte yandan ulusal öğrenci temsilciliği bu oluşumdan uzak durdu ve 20 Kasım için ayrı bir eylem planladı.

Nepal ve Bangladeş'te iki farklı sonuç

Yazı, Nepal ve Bangladeş'te gençlerin başlattığı protestoların iki hükümeti düşürdüğünü, fakat oy sandığının iki ülkede farklı konuştuğunu hatırlatıyor. Nepal'de Eylül 2025'te sosyal medya yasağıyla alevlenen gösterilerde 77 kişi hayatını kaybetti ve Başbakan K. P. Sharma Oli çekildi. 5 Mart 2026 seçiminde eski rapçi ve Katmandu Belediye Başkanı Balendra Shah'ın öne çıktığı Rastriya Swatantra Partisi, 275 koltuklu mecliste 182 sandalye kazandı; Shah başbakan oldu.

Bangladeş'te 2024'teki öğrenci eylemlerinin ardından Şeyh Hasina ülkeyi terk etmiş, Nobel ödüllü Muhammed Yunus'un başında bulunduğu geçici yönetim kurulmuştu. Şubat 2026'daki seçimde ise önceden iktidarda olan Bangladeş Milliyetçi Partisi büyük çoğunluk elde etti. Öğrenci hareketinden çıkan Ulusal Yurttaş Partisi altı sandalyede kaldı, Cemaat-i İslami ana muhalefet partisi oldu. Yazı bu iki örnekten, sokakta hükümet düşürecek gücü bulmakla seçimde karşılık görmenin aynı şey olmadığı sonucunu çıkarıyor.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme01.11.2026 07:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu