Yurtsever'de yayımlanan köşe yazısı, Erdoğan'ın benimsediği Rabia işaretinin kökenini ve AK Parti'nin 24 yıllık iktidar pratiğini ele aldı. Yazara göre işaret, gündemi değiştirme işlevi gördü.
Yurtsever'de yayımlanan bir köşe yazısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi simge dağarcığına eklediği Rabia işaretini ve AK Parti'nin yirmi dört yıllık iktidar pratiğini değerlendirdi. Yazar, siyasetin yalnızca söylemler ve politikalarla değil, simgelerle de yürütüldüğünü savundu.
Siyasi akımların el işaretleri
Yazar, parti logolarından kıyafet tercihlerine, hatta bıyık biçimine kadar pek çok unsurun siyasal kimliği ele verebildiğini söyledi. Yazıda farklı siyasi gelenekleri temsil eden işaretler sıralandı. Yazara göre sol gelenekte yumruk belirleyici bir simge; komünistler emeğin simgesi saydıkları eli yumruk halinde havaya kaldırıyor; bu duruş kararlılık ve güç anlamı taşıyor. Zafer anlamına gelen "V" işareti Türkiye'de daha çok Kürt siyasetinin taraftarlarınca kullanılıyor. Milliyetçi hareketin simgesi ise bozkurt işareti. Necmettin Erbakan'ın başparmağını kaldıran selamı ile Turgut Özal'ın başının üstünde kenetlediği elleri de liderlerin kişisel imzaları olarak anıldı.
Rabia işaretinin kökeni
Yazar, Erdoğan'ın bu repertuvara Rabia işaretini kattığını belirtti. İşaret, başparmağın içeri katlanıp dört parmağın açık tutulmasıyla yapılıyor. Yazıya göre simge Mısır kaynaklı: Sisi yönetimini protesto eden Müslüman Kardeşler mensupları, Kahire'de Rabia Meydanı'nda bu işareti kullandı. Yazar, AK Parti'nin işareti buradan alıp önce İslamcı siyasetin gereği olarak kullandığını, ardından Türkiye'nin iç siyasi diline uyarlayıp "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" sloganıyla birlikte simgeleştirdiğini öne sürdü. Bu doğrultuda 2017'de parti tüzüğünün dördüncü maddesinin de değiştirildiğini ekledi.
Yazara göre iktidar pratiği
Yazar, partinin iktidara gelirken yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadeleyi temel vaat olarak sunduğunu hatırlattı. Aradan geçen sürede ise bu vaatlerin tersi bir tablo oluştuğunu öne sürdü. Yazıda, parti içinden onlarca yolsuzluk vakasının ortaya çıktığı, buna karşın gündemin her sıkıştığında başka alanlara çekildiği iddia edildi. Yazar örnek olarak türban meselesini ve Ayasofya'nın camiye çevrilmesini gösterdi; Rabia işaretinin de benzer biçimde düzeni örtme işlevi gördüğünü savundu.
Yazar ayrıca fon yolsuzluklarına ve yasaklara dikkat çekti. Gerçekleri açığa çıkaran gazetecilerin tutuklandığını, televizyon kanallarının karartıldığını öne sürdü. Enflasyonun emekçileri ezdiğini, yoksulluk ve işsizliğin arttığını da ekledi. Yazı, yirmi dört yıllık iktidarın sorgulanması gerektiği çağrısıyla sürdü; yazar bunu ülkenin bugün içinde bulunduğu durumun zorunlu kıldığını savundu.