57 dakika önce

Cumhuriyetçilerin ara seçim yenilgisi İran'dan İspanya'ya uzanan geniş bir yelpazede yorumlandı; Tahran sert çizgisini korurken Madrid sonucu kendi seçimi için olumlu bir işaret saydı.

ABD'deki ara seçimde Cumhuriyetçi Parti'nin yenilgisinin ardından dünya başkentlerinden değerlendirmeler geldi. İran lideri Mücteba Hamaney, sonucun Washington'ın Tahran'a bakışını değiştirmeyeceğini savundu. Çin ve Rusya sonucu ABD'nin iç meselesi olarak niteledi. İspanya hükümeti ise sonucu kendi ülkesindeki seçim için olumlu bir işaret olarak yorumladı.

İran: Düşmanlık değişmeyecek

Hamaney, 1979'daki Tahran Büyükelçiliği baskınının yıl dönümü olarak anılan "Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Mücadele Günü" dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Amerikan siyasi liderliğindeki ya da parti dinamiklerindeki değişikliklerin ABD'nin İran'a yönelik düşmanlığını ortadan kaldırmayacağını söyleyen Hamaney, Washington'ın tutumunda değişim bekleyenlerin "derin yanılgı içinde" olduğunu belirtti.

Hamaney'e göre ABD, İran halkını koşulsuz teslim almayı hedefliyor ve düşmana verilecek en küçük taviz bile savaşta ölenlerin ve halkın bedel ödemesini boşa çıkaracak. Hamaney ayrıca ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta açtığı savaşın ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına aldığını ve bölgedeki Amerikan üslerini yok ettiğini öne sürdü. Benzer saldırıların tekrarlanması hâlinde İran'ın karşılığının çok daha geniş olacağını söyledi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai ise X hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın Trump'a hem savaş alanında hem Hürmüz'de stratejik, Washington'da da siyasi bir darbe vurduğunu savundu. Rızai, savaşın faturasının Amerikalılara çıktığını belirtti.

Çin ve Rusya: ABD'nin iç meselesi

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, ara seçimlerin ABD'nin iç işi olduğunu söyledi. Pekin'in liderler düzeyinde varılan mutabakata uygun biçimde iletişimi artırmaya ve ilişkiyi karşılıklı saygı temelinde yürütmeye hazır olduğunu aktardı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump'ın görevine devam ettiğini hatırlatarak barışçıl girişimlerini sürdürmesini umduklarını söyledi. Peskov, yakında üçlü müzakerelerin yapılacağını belirtti; Kongre'nin Trump'ın girişimlerine set çekip çekmeyeceği sorusuna ise bunun ABD'nin iç meselesi olduğu yanıtını verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise nihai sonuçları beklediklerini, Demokratların Rusya'ya yaklaşımının olumsuz olduğunu ve bunun yeni bir durum olmadığını söyledi. Ryabkov, Rusya'nın Ukrayna politikasının konjonktüre bağlı olmadığını ekledi.

İspanya: Aşırı sağ dalga çöküyor

Başbakan Pedro Sanchez, X hesabından yaptığı paylaşımda Amerikan toplumunun yoksullaştıran politikalara, nefrete, cinsiyetçiliğe ve iklim değişikliği inkârına karşı oy kullandığını yazdı. Lula da Silva'nın 25 Ekim'de yapılan ikinci turun ardından Brezilya'da dördüncü kez devlet başkanı seçilmesine de atıfta bulunan Sanchez, aynı gelişmenin Brezilya ve ABD'nin ardından İspanya'da da yaşanacağını öne sürdü. Sanchez'e göre Feijoo ile Abascal'ın binmeye çalıştığı aşırı sağ dalga artık büyümüyor, çöküyor.

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de değişim dalgasının İspanya'da da süreceğini öngördüklerini söyledi. 29 Kasım'daki erken genel seçim öncesinde yapılan anketlerin ise Halk Partisi ile Vox'un koalisyonla iktidara gelecek çoğunluğu elde edeceğini gösterdiği belirtiliyor.

İngiltere ve Almanya: Temkinli mesajlar

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Antigua ve Barbuda'daki Milletler Topluluğu toplantısında Trump'ın sonuçları kabul ettiğini hatırlattı. Burnham, geçim sıkıntısı konusunda ortak hareket etme imkânı doğduğunu söyledi ve ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin düşürülmesi için çalışacağını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını istediğini belirtti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise Demokratların iki mecliste çoğunluk kurmasının nadir görüldüğünü söyledi. Wadephul'a göre sonuç Almanya için hem devamlılık hem değişim anlamına geliyor; Berlin, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile yakın çalışmayı sürdürecek.

KaynakAnadolu Ajansı
Son güncelleme05.11.2026 09:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Gazetenin analizi, Sırbistan'dan ABD'ye uzanan seçim sonuçlarının İsrail'in askeri işbirliğini, diplomatik dengelerini ve iç siyasetini zorladığını öne sürdü.

İsrail merkezli Jerusalem Post, Sırbistan, Brezilya, İsrail ve ABD'de son günlerde yapılan seçimlerin sonuçlarını bir araya getirdiği analizde, İsrail'in iki haftadan kısa sürede dört seçim kaybettiğini savundu. "İsrail iki haftadan kısa bir sürede 4 seçimi nasıl kaybetti?" başlığını taşıyan yazıya göre kayıp serisi 25 Ekim'de Sırbistan'da başladı.

Sırbistan ve Brezilya'da beklentiler boşa çıktı

Analize göre Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic liderliğindeki ve İsrail'e yakın duran ittifak, yolsuzluk karşıtı protestolardan doğan ve öğrencilerin desteklediği liste karşısında erken genel seçimi kaybetti. Vucic yenilgiyi kabul etti. Gazete, sonucun iki ülke arasındaki askeri işbirliğini tehlikeye atabileceğini yazdı. Taraflar daha önce 1,6 milyar dolarlık bir silah anlaşması imzalamıştı. Seçimi kazanan Öğrenci Listesi ise çatışma bölgelerine silah ihracatını durdurma sözü verdi ve açıklamasında "İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistin halkını sistematik bir şekilde yok etme girişimine ortak olmayacağız" dedi.

Brezilya'da Devlet Başkanı Lula da Silva'nın sağcı Flavio Bolsonaro karşısında kazandığı zafer, gazeteye göre İsrail'in kendisine daha yakın bir hükümet beklentisini boşa çıkardı. Lula'nın daha önce İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını Nazi Soykırımı'na benzettiği, Tel Aviv büyükelçisini geri çağırdığı ve Brezilya'nın Güney Afrika'nın İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı davayı desteklediği hatırlatıldı. Brezilya basınındaki haberlere göre seçimi kaybeden Bolsonaro ülkeyi terk ederek ABD'ye gitti.

İsrail'de hükümet kurma süreci

Jerusalem Post, 27 Ekim'deki seçimin İsrail siyasetini yeniden kilitlediğini yazdı. Likud seçimi ilk sırada tamamladı, ancak Netanyahu blokunun dışında kalan partiler Arap partileriyle birlikte mecliste çoğunluğu elde etti. Hiçbir taraf tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşamadı. Analiz, koalisyon pazarlıklarının aylarca sürebileceğini, verilecek tavizlerin de gelecekteki hükümetin meşruiyetini tartışmaya açabileceğini belirtti.

Çarşamba akşamı siyasi bloklar, hükümeti kuracak adayı belirlemek için Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'la görüşmelere başladı. Yediot Ahronot'a göre Herzog, turların ardından başarı şansı en yüksek adayı görevlendirecek. Temel Kanun uyarınca adaya 28 gün veriliyor ve bu süre 14 güne kadar uzatılabiliyor. Kanal 12'ye göre aday başarısız olursa Herzog üç gün içinde partilerle yeniden görüşüp başka bir adaya 28 gün tanıyabiliyor ya da yetkiyi meclise bırakabiliyor. Bu durumda 61 milletvekilinin imzasıyla önerilen aday 14 gün içinde hükümeti kurmak zorunda. Hükümet kurulamazsa meclis feshedilerek yeniden seçime gidiliyor.

ABD'de Demokrat çoğunluk ve yardım tartışması

Analizde Demokratların Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğu alması, İsrail açısından bir başka olumsuz gelişme olarak yer aldı. Senatör seçilen Abdurrahman Al-Sayed gibi İsrail karşıtı isimlerin sesinin yükseldiği, eleştirilerin Cumhuriyetçi cephede de dile getirildiği kaydedildi.

Başkan Yardımcısı JD Vance, kaybedilen seçmeni geri kazanmak için dört şart sıraladı: İran'la savaşın bitirilmesi, hayat pahalılığına odaklanılması, Önce Amerika çizgisinin benimsenmesi ve İsrail'le ilişkilerin gözden geçirilmesi. Vance'in sözlerinden bir gün önce Başkan Donald Trump, Fox News'e verdiği demeçte, Netanyahu'yla aylar önce vardığı anlaşma gereği İsrail'e sağlanan yaklaşık 4 milyar dolarlık yıllık mali yardımı bu yılın sonuna kadar durduracağını söylemişti. Jerusalem Post, hükümetini henüz kuramayan İsrail'in Demokratların denetimindeki Kongre karşısında Washington'la ilişkilerini savunmak zorunda kalabileceğini yazdı.

KaynaklarBursa Hakimiyet, STAR - Haberler, CGTN Türk, Manşet Haber
Son güncelleme05.11.2026 08:47
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu