Cumhuriyetçilerin ara seçim yenilgisi İran'dan İspanya'ya uzanan geniş bir yelpazede yorumlandı; Tahran sert çizgisini korurken Madrid sonucu kendi seçimi için olumlu bir işaret saydı.
ABD'deki ara seçimde Cumhuriyetçi Parti'nin yenilgisinin ardından dünya başkentlerinden değerlendirmeler geldi. İran lideri Mücteba Hamaney, sonucun Washington'ın Tahran'a bakışını değiştirmeyeceğini savundu. Çin ve Rusya sonucu ABD'nin iç meselesi olarak niteledi. İspanya hükümeti ise sonucu kendi ülkesindeki seçim için olumlu bir işaret olarak yorumladı.
İran: Düşmanlık değişmeyecek
Hamaney, 1979'daki Tahran Büyükelçiliği baskınının yıl dönümü olarak anılan "Küresel Emperyalizme Karşı Ulusal Mücadele Günü" dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Amerikan siyasi liderliğindeki ya da parti dinamiklerindeki değişikliklerin ABD'nin İran'a yönelik düşmanlığını ortadan kaldırmayacağını söyleyen Hamaney, Washington'ın tutumunda değişim bekleyenlerin "derin yanılgı içinde" olduğunu belirtti.
Hamaney'e göre ABD, İran halkını koşulsuz teslim almayı hedefliyor ve düşmana verilecek en küçük taviz bile savaşta ölenlerin ve halkın bedel ödemesini boşa çıkaracak. Hamaney ayrıca ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta açtığı savaşın ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına aldığını ve bölgedeki Amerikan üslerini yok ettiğini öne sürdü. Benzer saldırıların tekrarlanması hâlinde İran'ın karşılığının çok daha geniş olacağını söyledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai ise X hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın Trump'a hem savaş alanında hem Hürmüz'de stratejik, Washington'da da siyasi bir darbe vurduğunu savundu. Rızai, savaşın faturasının Amerikalılara çıktığını belirtti.
Çin ve Rusya: ABD'nin iç meselesi
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, ara seçimlerin ABD'nin iç işi olduğunu söyledi. Pekin'in liderler düzeyinde varılan mutabakata uygun biçimde iletişimi artırmaya ve ilişkiyi karşılıklı saygı temelinde yürütmeye hazır olduğunu aktardı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump'ın görevine devam ettiğini hatırlatarak barışçıl girişimlerini sürdürmesini umduklarını söyledi. Peskov, yakında üçlü müzakerelerin yapılacağını belirtti; Kongre'nin Trump'ın girişimlerine set çekip çekmeyeceği sorusuna ise bunun ABD'nin iç meselesi olduğu yanıtını verdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise nihai sonuçları beklediklerini, Demokratların Rusya'ya yaklaşımının olumsuz olduğunu ve bunun yeni bir durum olmadığını söyledi. Ryabkov, Rusya'nın Ukrayna politikasının konjonktüre bağlı olmadığını ekledi.
İspanya: Aşırı sağ dalga çöküyor
Başbakan Pedro Sanchez, X hesabından yaptığı paylaşımda Amerikan toplumunun yoksullaştıran politikalara, nefrete, cinsiyetçiliğe ve iklim değişikliği inkârına karşı oy kullandığını yazdı. Lula da Silva'nın 25 Ekim'de yapılan ikinci turun ardından Brezilya'da dördüncü kez devlet başkanı seçilmesine de atıfta bulunan Sanchez, aynı gelişmenin Brezilya ve ABD'nin ardından İspanya'da da yaşanacağını öne sürdü. Sanchez'e göre Feijoo ile Abascal'ın binmeye çalıştığı aşırı sağ dalga artık büyümüyor, çöküyor.
Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de değişim dalgasının İspanya'da da süreceğini öngördüklerini söyledi. 29 Kasım'daki erken genel seçim öncesinde yapılan anketlerin ise Halk Partisi ile Vox'un koalisyonla iktidara gelecek çoğunluğu elde edeceğini gösterdiği belirtiliyor.
İngiltere ve Almanya: Temkinli mesajlar
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Antigua ve Barbuda'daki Milletler Topluluğu toplantısında Trump'ın sonuçları kabul ettiğini hatırlattı. Burnham, geçim sıkıntısı konusunda ortak hareket etme imkânı doğduğunu söyledi ve ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin düşürülmesi için çalışacağını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını istediğini belirtti.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise Demokratların iki mecliste çoğunluk kurmasının nadir görüldüğünü söyledi. Wadephul'a göre sonuç Almanya için hem devamlılık hem değişim anlamına geliyor; Berlin, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile yakın çalışmayı sürdürecek.