AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan Genel Başkanvekili Efkan Ala yeni sivil anayasa çağrısı yaptı; Hüseyin Yayman ile Mustafa Elitaş da partinin geçmişte yaşadığı krizleri anlattı.
AK Parti, kuruluşunun 25., iktidara gelişinin 24. yılı nedeniyle 3 Kasım'da parti genel merkezinde bir program düzenledi. Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı'nın hazırladığı etkinlikte Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ile Efkan Ala ve Genel Başkan Yardımcıları Ömer Çelik ile Ahmet Büyükgümüş konuşmacı olarak yer aldı. Programın sunuculuğunu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman üstlendi. Konuşmacılar partinin geçmişini ve geleceğini değerlendirdi.
Ala: Yönetimde bir marka olduk
Efkan Ala, bir ülkenin en değerli varlığının yönetim olduğunu söyledi. Türkiye'nin dünyanın en gelişmiş on ülkesi arasına girme hedefine değinen Ala, bu ülkelerde ortak noktanın iyi işleyen bir yönetim anlayışı olduğunu savundu. AK Parti'nin kurulduğu dönemi anlatırken 28 Şubat sürecini, toplumla devlet arasında yitirilen güveni ve ekonomik krizi hatırlattı. Ala'ya göre AK Parti iktidarından önce hükümetlerin ortalama ömrü bir yıl yedi aydı.
Ala, hükümetin göreve başlamasının ardından Batman valisi olarak atandığını, bir toplantıda bir askeri yetkilinin okullardaki başörtülü öğretmenlere dair soru yöneltmek istemesi üzerine soruları valinin sorabileceğini söylediğini anlattı. Erdoğan ve hükümetin arkasında durmasaydı görevinin kısa süreceğini ifade etti. 28 Şubat düzenlemelerinin 2010'da kaldırıldığını da sözlerine ekledi. Ala, "Milleti ile savaşan bir devlet anlayışının yerine, milleti devlet yapan bir anlayış geldi" dedi.
Yeni sivil anayasa çağrısı
Ala, yeni sivil anayasa ihtiyacını sürekli dile getirmelerinin gerekçesini şöyle açıkladı: Yapılanların geri dönmemesi ve milletin önünün açılması isteniyor. Güçlü bir teşkilatın, toplum desteğinin ve Erdoğan gibi bir liderin her dönem bir arada bulunamayabileceğini söyleyen Ala, sistemin anayasayla güvenceye alınmasını istedi.
Yayman: Krizler her iki yılda bir geldi
Hüseyin Yayman, 3 Kasım 2002 sonuçlarının ardından yapılan Anadolu ihtilali tanımını hatırlattı. AK Parti'nin ilk 25 yılda büyük bir başarı öyküsü yazdığını, ikinci 25 yıl için de yeni bir hikâye yazma sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
Yayman, parti kurulduğunda Erdoğan'ın siyasi yasaklı olduğunu, iktidara geldiğinde genel başkan ve başbakan olamadığını anımsattı. Danıştay saldırısı, Cumhuriyet mitingleri, e-muhtıra, 367 krizi, kapatma davası, MİT krizi, Gezi olayları, Kovid süreci, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz'u sayan Yayman, partinin 24 yıllık iktidarında her iki yılda bir krizle karşılaştığını söyledi. Yeni döneme yeni bir hayal ve ütopya vaadiyle gireceklerini belirten Yayman, "AK Parti'nin rakibi AK Parti'dir" ifadesini kullandı.
Elitaş'tan Kayseri ve e-muhtıra anıları
Mustafa Elitaş, 2002 seçimi öncesinde Erdoğan'ı Kayseri'ye davet ettiklerini, uçağın arıza nedeniyle akşam saat 20.00'de indiğini anlattı. Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın propaganda yasağına dayanarak konuşma yapılırsa dava açacağını söylediğini aktaran Elitaş'a göre Erdoğan, kalabalığa yalnızca otobüsün camından el sallayabildi.
Elitaş, 27 Nisan e-muhtırasına karşı hükümetin geri adım atmadığını, 28 Nisan 2007'yi demokrasi tarihinin dönüm noktası olarak gördüğünü söyledi. Eşinin başörtülü olması nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna davet edilmediğini, bu yüzden daveti kabul etmediğini de anlattı.