1 saat önce

Fatih Altaylı yazısında geri ödeme oranlarının anlaşılmadığını, borsadaki değer kaybının 173 milyar doları bulduğunu savundu; Özgür Özel'e de Kılıçdaroğlu'nu fazla muhatap aldığı eleştirisini yöneltti.

10Haber'de yayımlanan yazısında Fatih Altaylı, fon krizi soruşturmasında hesabın yalnızca fonlar için değil, yaşanan tüm kayıplar için sorulması gerektiğini savundu. Altaylı, Adalet Bakanı Gürlek'in son açıklamalarının ve eski bir başdanışmanın sözlerinin soruşturmanın "büyükbaşlara" da uzanacağı konusunda umut verdiğini, buna karşın toplumda büyük bir güvensizlik bulunduğunu yazdı. Soruşturmanın derinleştiğini ve kritik noktalara uzandığını gördüğünü belirten yazar, asıl meselenin, soruşturma hassas noktalara ulaştığında nasıl davranılacağı olduğunu söyledi.

Geri ödeme oranları anlaşılmıyor

Altaylı, ilk etap geri ödemelerin nasıl ve hangi orana göre yapıldığının çoğunluk tarafından anlaşılmadığını yazdı. Kendisine ulaşan mağdurlardan aktardığı örneklere göre, fonun batışından bir gün önce 500 bin lira yatıran bir yatırımcıya 250 bin lira ödendi. Ağustosta 9 milyon lira yatıran bir başkası 25 bin lira, 1 milyon lirası olan bir diğeri ise 9 bin lira geri alabildi. Yazara göre bu farklar kafaları karıştırdı.

Kayıpların boyutu

Yazar, fonlarda buharlaşan paranın miktarının henüz bilinmediğini, kimi tahminlere göre 15, kimine göre 25 milyar dolar olduğunu; bunun lira karşılığının 750 milyar ile 1 trilyon 250 milyar arasında değiştiğini olduğunu belirtti. Haksız menfaat sağlayanların iade ettiği tutarın 18 milyar lira olduğunu, bunun kaybolan paranın yaklaşık yetmişte biri anlamına geldiğini yazdı.

Altaylı'ya göre zarar bununla sınırlı değil. Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin toplam değeri, olayın patlak verdiği günden bu yana iki ayda 479 milyar dolardan 306 milyar dolara geriledi. Yazar, 173 milyar dolarlık bu değer kaybının fonlarla ilgisi olmayan yatırımcıları da vurduğunu, şirket kayıplarının 200 milyar dolara yaklaştığını ve yabancı yatırımcının çekildiğini savundu. 2000'li yılların başındaki krizde batan bankaların maliyetinin yaklaşık 22,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Altaylı, bugünkü olayın bunlardan kat kat büyük bir yolsuzluk ve dolandırıcılık olduğunu belirterek sorumluların "vatana ihanet" suçu işlediğine inandığını yazdı. Tera'nın son aylarda binlerce troll çalıştırdığını öne süren yazar, bu hesapların bir isim için serbest bırakma kampanyası başlattığını da aktardı.

Özel'e eleştiri

Yazısının ilerleyen bölümünde Altaylı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve CHP yönetimini gereğinden fazla muhatap aldığını savundu. Yazara göre Özel'in asıl rakibi Cumhurbaşkanı Erdoğan. Altaylı, Kılıçdaroğlu'nun seçmen desteğini yitirdiğini ve adının anılmasının ona prim kazandırdığını yazarak Özel'in bu isimden söz etmeyi bırakması gerektiğini ileri sürdü.

Köşe yazısını okuyun
Kaynak10Haber
Son güncelleme05.11.2026 07:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Zeki Ceyhan, fon krizinin en çok iktidar partisini etkilediğini savundu; ilk yolsuzluk iddialarında gereğinin yapılmamasının bugünkü tabloya zemin hazırladığını yazdı.

Milli Gazete yazarı Zeki Ceyhan, köşesinde fon krizinin ülke gündemini günlerdir işgal ettiğini, krizden en çok etkilenen tarafın ise AK Parti olduğunu savundu. Ceyhan'a göre parti çatısı altında bugüne kadar görülmemiş sorunlar yaşanmaya başladı. Yazar, krizin önde gelen sorumlularının partide tanınan bazı isimlerden oluşmasının parti tabanında büyük sıkıntı yarattığını öne sürdü.

Kuruluş günlerinden bir dostun eleştirisi

Ceyhan, AK Parti'nin kuruluş günlerinden bu yana içinde yer alan bir tanıdığının görüşlerini aktardı. Bu isim, partinin bugün geldiği noktada yöneticilerin büyük payı olduğunu düşünüyor. Ceyhan'ın aktardığına göre aynı kişi, ilk yolsuzluk haberi duyulduğunda gereken yapılsaydı ve yolsuzluğa bulaşanlar hak ettikleri cezaları alsaydı bugünkü sorunun yaşanmayacağını söylüyor. İsimleri yolsuzluğa karışanların cezalandırılmak yerine korunup kollanmasının art niyetlilere teşvik olduğunu, kısa yoldan köşe dönmek isteyenlerin yaptıklarının yanlarına kâr kalacağını düşünmeye başladığını ileri sürüyor.

Ceyhan, kendisinin konuya bu kadar radikal bakmadığını belirtti; ancak bu görüşün yabana atılmaması gerektiğini yazdı. Yazara göre çeyrek asırlık iktidar boyunca çok sayıda yolsuzluk iddiası gündeme geldi, ancak hiçbirinin gereği yapılmadı ve iddialar hep görmezden gelindi.

Mağdur sayısı ve yetkililerin tutumu

Ceyhan, fon krizinin geniş bir kitleyi olumsuz etkilediğini, mağdur sayısının yüz binlerle ifade edildiğini yazdı. Olayı çözmekle yükümlü olanların ise meseleyi basite indirdiğini ve küçük bir kesimin etkilendiğini söylediğini savundu. Yazara göre bin üzerindeki fon arasında sorun yaşanan fon sayısının az olduğu söylenerek endişeye gerek olmadığı havası verilmeye çalışılıyor. Ceyhan, sorun az sayıda fonda yaşansa da ateşin düştüğü her yeri yaktığını, bu nedenle mağdur sayısının hiç unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Köşe yazısını okuyun
KaynakMilli Gazete
Son güncelleme05.11.2026 06:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu