Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Ekrem İmamoğlu'ndan aldığı mektubu köşesine taşıdı. İmamoğlu mektupta Esenyurt'taki kayyum atamasını örnek göstererek iktidarı 'milli irade vurgunu' ile suçladı.
Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Ekrem İmamoğlu'ndan hafta başında aldığı mektubu köşesine taşıdı. Balbay'ın yazısına göre tutuklu İmamoğlu mektubunda, iktidarın "milli irade vurgunu" yaptığını öne sürüyor ve Esenyurt'ta yaşananları bunun en çarpıcı örneği olarak sunuyor. Aşağıdaki iddialar İmamoğlu'na ve yazara aittir.
Silivri'den bir mektup
Balbay, tutukluluk koşullarında mektup almanın hücreye bir pencere açılmasına benzediğini yazdı. İmamoğlu ile geçen yıl izinle yaptıkları altı görüşmede onun hapishane koşullarından söz etmeyi sevmediğini anlatan yazar, İmamoğlu'nun "günler nasıl geçiyor" sorularına okuduğu kitaplarla yanıt verdiğini, sonra konuyu hemen davaya ve demokrasi mücadelesine getirdiğini aktardı. Balbay Silivri'de rutubetin başladığını da yazdı; havalandırmayı bir kuyuya benzetti.
Mektup, iktidarın yüz yılı aşkın Cumhuriyet'in bütün kazanımlarını hedef aldığı vurgusuyla başlıyor. İmamoğlu'na göre mücadelenin adı artık Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesi; sahibi de halk.
Dört 'vurgun' başlığı
İmamoğlu, mektubunda "saray rejimi" dediği yapının tercihini açık bir vurgun düzeni olarak niteliyor ve bunu fon, medya, adalet ve milli irade vurgunu olarak sıralıyor. 14-17 Ekim'deki savunmasında İBB iddianamesini yazdıranları ve yazanları halkın huzurunda yargıladığını belirten İmamoğlu, şimdi bu vurgunun en pervasız örneklerinden biri olarak Esenyurt'u işaret ediyor.
Esenyurt anlatısı
İmamoğlu'nun aktardığına göre halkın seçtiği Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 30 Ekim'deki bir operasyonda gözaltına alındı. Özer hâlâ gözaltındayken Beyoğlu Kaymakamı, İstanbul Vali Yardımcısı yapıldı; Özer tutuklanınca aynı isim o gün Esenyurt'a kayyum olarak getirildi. Mektuba göre kayyumun ilk adımı, AK Parti döneminde Beyoğlu'nda belediye başkan yardımcılığı yapmış birini Esenyurt'ta aynı göreve atamak oldu.
İmamoğlu, bu başkan yardımcısına ait evde ve "yedek kasa" olarak kullanılan ikinci evde 7 milyon 450 bin 854 dolar, 431 bin avro, altın, ziynet, pırlanta ve saat çıktığını yazıyor; toplamın 500 milyon lirayı geçtiğini belirtiyor. Faturanın tek bir kişiye kesildiğini savunan İmamoğlu, kayyumun cezalandırılmak yerine yeniden vali yardımcılığına atandığını, yerine Van'daki kayyumun genel sekreterinin getirildiğini öne sürüyor.
İki tablo karşılaştırması
İmamoğlu iki tabloyu yan yana koyuyor: Bir yanda, delil bulunmadığını savunduğu halde başkanlık mührü, mermiler ve birkaç çeyrek altın çıkması nedeniyle cezaevinde tutulan seçilmiş belediye başkanları ile İBB bürokratları; öbür yanda yardımcısının evinde yarım milyar liralık varlık bulunan kayyum. Mektup, 580 gündür tutuklu bir iş insanı için tahliye ihtimali düşünülerek yedek tutuklama kararı verildiğini de örnek gösteriyor.
Balbay yazısını Cumhuriyet'in 103. yılına bağladı: Cumhuriyet'in tacı olan demokrasinin temel direği milli iradenin vurgun üstüne vurgun yediğini yazdı.