DEM Parti Meclis Grubu, 4 Kasım 2016 tutuklamalarının 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Grup Başkanvekili Temelli, siyasi tutukluluğun sona ermesini ve İmralı'nın kapılarının açılmasını istedi.
DEM Parti Meclis Grubu, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu milletvekillerinin 4 Kasım 2016'da tutuklanmasının 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. "Siyasi tutsaklara özgürlük" pankartı açan partililer adına konuşan Grup Başkanvekili Sezai Temelli, barış ve demokrasi için İmralı'nın kapılarının açılması çağrısında bulundu.
Temelli: Adaletsizlik yayıldı
Temelli, 4 Kasım 2016'ya giden yolun dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başladığını, bunun siyaseti vesayet altına almak isteyen bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. O günden bu yana ülkenin her yerini adaletsizliğin kapladığını savunan Temelli, Adalet Bakanlığı'nın önceliğinin bu adaletsizliklere son vermek olması gerektiğini belirtti.
Kobani davasını örnek gösteren Temelli, iddianamede delil bulunmadığını öne sürdü. Mahkemelerin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını tanımadığını savunan Temelli, Adalet Bakanı'nın aynı zamanda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatarak, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını uygulamayan bir mahkeme karşısında sessiz kalınıp kalınamayacağını sordu. Temelli'ye göre Demirtaş ve Yüksekdağ'ın yanı sıra Ayşe Gökkan ve Leyla Güven gibi siyasetçiler de bu süreç içinde tutulmaya devam ediyor.
İmralı için dilekçeler ve Barış Anneleri
Türkiye'nin 27 yıldır İmralı'daki tecrit düzeniyle bu noktaya geldiğini söyleyen Temelli, şu anda bir sürecin içinden geçildiğini ve geçmişin hesabını görmek için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etti. Barış Annelerinin bu hafta Ankara'da olduğunu, Kurtuluş Parkı'nda nöbet tuttuklarını, siyasi partilerle, Meclis Başkanı ve Adalet Bakanı ile görüştüklerini anlatan Temelli, annelerin Adalet Bakanlığı'na gelişlerinde İmralı'ya gidip Abdullah Öcalan'la görüşmek istediklerini ilettiğini aktardı.
DEM Parti'nin de binlerce dilekçe verdiğini ancak bunların işleme konulmadığını söyleyen Temelli, anneler, siyasetçiler, akademisyenler ve gazetecilerin İmralı'ya gidebilmesini istedi. Öcalan'ı sürecin asıl aktörü ve baş muhatabı olarak niteleyen Temelli, müzakerenin demokratikleşmesi ve Öcalan'ın yaşam ve çalışma koşullarının özgürleştirilmesi gerektiğini savundu.
Koçyiğit: Fon soruşturması ve siyasi tutsaklar
Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise fon vurgununu yapanlara dokunulmadığını, buna karşın düşüncelerini açıkladıkları için siyasetçilerin cezaevinde tutulduğunu savundu. Demirtaş, Yüksekdağ, Gökkan ve milletvekili Can Atalay'ın cezaevinde olduğunu hatırlatan Koçyiğit, fonda milyonları götürdüğünü öne sürdüğü AK Parti'nin eski bakanlarının, genel başkan yardımcılarının ve üst düzey bürokratlarının serbestçe dolaştığını söyledi.
Cezaevleriyle ilgili her gün yüzlerce telefon aldıklarını belirten Koçyiğit, ülkedeki tutuklu ve hükümlü sayısının yarım milyona yaklaştığını ifade etti. Böyle bir düzende halkın sürece güveninin sağlanamayacağını savundu.