1 saat önce

Ankara'daki Barış Anneleri, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile görüştü. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, annelerin Öcalan'ın statüsünün netleşmesini, çerçeve yasanın yürürlüğünü ve haksız tutukluluğun sona ermesini istediğini söyledi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Barış Anneleri'nin TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile yaptığı görüşmenin ardından ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Doğan, "Sözün ötesine geçen, Meclis'in aktif sorumluluk alması gereken bir sürecin içindeyiz" dedi. Barış Anneleri, "çerçeve yasa kapsamında somut adımlar atılması" talebiyle Ankara'ya gelmişti.

Meclis'in Dikmen kapısında açıklama

Görüşmenin ardından anneler Meclis'in Dikmen kapısında kamuoyuna seslendi. Açıklamayı Barış Anneleri adına Müzeyyen Bütün Kürtçe, Zeynep Calıhan ise Türkçe okudu. Calıhan, kendisini bir Türk annesi olarak tanıttı; iki çocuğunun partide ve gençlik kollarında çalıştığını söyledi. Dünyanın dört bir yanında barış isteyen anneler bulunduğunu belirten Calıhan, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını istedi ve Öcalan özgür olmazsa barışın olamayacağını savundu. Türkiye topraklarına mezar değil fidan dikilmesi gerektiğini söyleyen Calıhan, Türk kadınlarını da barış için birlikte çözüm aramaya çağırdı.

Doğan: Talepler her görüşmede aynıydı

Doğan'ın anlattığına göre annelerin hem partilerle hem Kurtulmuş'la yaptığı görüşmelerin içeriği aynıydı ve ortak talepler iletildi. Süreç hızlanmalı, somut ve olumlu adımlar atılmalıydı. Doğan'a göre anneler, Öcalan'ın statüsündeki belirsizliğin ortadan kaldırılmasını, çerçeve yasanın yürürlüğüne ilişkin belirsizliğin giderilmesini, geri dönüşlerin başlayabilmesini ve haksız, hukuksuz tutukluluğun sona ermesini istedi.

Doğan, 4 Kasım'ın aynı zamanda Kobani davasının 10. yılı olduğunu hatırlattı. Bir dakika dahi içeride tutulmaması gereken insanların on yıldır hayatından çalındığını söyledi. Bu isimlerin yanı sıra ağırlaştırılmış hapis cezaları ve durumları cezaevinde kalmaya elvermeyen ağır hasta mahpuslar da görüşmelerde gündeme geldi.

Kurtulmuş'un mesajı ve sonraki adımlar

Doğan, anneler adına konuşmak istemediğini belirterek görüşmelerin neye evrileceğinin sürece olumlu etkileriyle ölçülebileceğini söyledi. DEM Parti'nin bu süreçte kolaylaştırıcılık yaptığını, annelerin ise 27 ayrı Barış Anneleri Meclisi'nin kararıyla Ankara'ya geldiğini aktardı. Meclis'te grubu bulunan partilerin anneleri yakın ilgi ve nezaketle ağırladığını, annelerin de açıklamalarında bu ilgi için teşekkür ettiğini belirten Doğan, bu sürecin ve annelerin taleplerinin takipçisi olacaklarını söyledi.

Annelere somut adım atılacağına dair mesaj verilip verilmediği sorulan Doğan, Kurtulmuş'un barış konusundaki kararlılığı ve siyaset kurumunun üstlenmesi gereken sorumluluğu yinelediğini anlattı. Bundan sonrasının atılacak adımlarla ölçüleceğini, sözün yetmediğini annelerin de dile getirdiğini ekledi.

KaynaklarSon Dakika, ensondakika.com.tr
Son güncelleme04.11.2026 20:16
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
50 dakika önce

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, tutuklamaların 10. yılında Figen Yüksekdağ'ı ziyaret etti. Bakırhan, sürecin atılan adımların karşılığını bulması gerektiğini söyledi; Hatimoğulları ise Edirne'de Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 4 Kasım'da Kandıra Cezaevi'nde tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ'ı ziyaret etti. Ziyaret, Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu HDP'li siyasetçilerin tutuklanmasının 10. yılında yapıldı. Bakırhan, çıkışta yaptığı konuşmada kutuplaşmanın bitmesi için işe cezaevlerinden başlanması gerektiğini söyledi.

Aynı gün DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da saat 13.00'te Edirne Cezaevi'nde Demirtaş'ı ziyaret etti. Bakırhan'ın Yüksekdağ ziyareti ise saat 14.00'te gerçekleşti.

Bakırhan: Önümüzde iki yol var

Bakırhan, 10 yıl önceki 4 Kasım'ı siyasi darbe olarak niteledi. O gün eş genel başkanlarının da içinde bulunduğu 12 milletvekilinin gözaltına alındığını hatırlatan Bakırhan, bu uygulamanın Türkiye siyasi tarihinde gedik açtığını söyledi. Yaranın 10 yılda büyüyerek ülkenin her yanına yayıldığını belirten Bakırhan'a göre bugün cezaevlerinde yalnızca DEM Parti ve HDP'liler değil, farklı toplum kesimlerinden muhalif, eleştirel ve düşüncesini açıkça dile getiren pek çok kişi bulunuyor.

Bakırhan, hukukun Türkiye'de giderek kuraklaşan bir iklime dönüştüğünü söyledi. Önlerinde iki yol olduğunu belirten Bakırhan, bunlardan birinin geçmişin korkularını hukuk adı altında sürdürmek, diğerinin ise geçmişin yaralarını demokratik hukukla kapatmak olduğunu anlattı. Kendilerinin yaraları saracak bir barıştan yana olduğunu söyledi.

Süreç: Atılan adımların karşılığı beklenir

Sürece de değinen Bakırhan, bir on yılın ardından çatışmalı dönemi kapatmaya çalıştıklarını söyledi. PKK'nin kendisini feshettiğini, Türkiye sınırları içinde tek bir militanlarının kalmadığını ve tehdit oluşturabilecek tek bir kamp bulunmadığını belirten Bakırhan, tek taraflı olarak tarihi adımlar atıldığını ifade etti. Bu adımların artık karşılığını bulması gerektiğini vurguladı.

Kutuplaşma ve yeni sayfa

Bakırhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutuplaşmanın bitmesi gerektiği yönündeki sözlerine değer verdiklerini söyledi. Kutuplaşmanın bitmesi için yeni bir sayfa açılması gerektiğini, ancak bunun "eski adaletsizliklerin, eski hukuksuzlukların üzerine yeni adaletsizlikler ekleyerek" yapılamayacağını belirtti. Gerilimi önlemenin yolunun siyasetin hakkını korumaktan geçtiğini savunan Bakırhan, cezaevlerinde bulunan binlerce siyasetçi ve seçilmiş ismin serbest bırakılıp dışarıdan yargılanmasıyla başlanabileceğini söyledi.

Hatimoğulları: Demirtaş derhal serbest bırakılmalı

Hatimoğulları, ziyaretin ardından Edirne Cezaevi önünde yaptığı açıklamada halk toplantılarında kendilerine sürekli Yüksekdağ ile Demirtaş'ın sorulduğunu söyledi. İki ismi siyasi rehine olarak niteleyen Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ikisi hakkında verdiği hak ihlali kararlarını hatırlatarak Türkiye'nin bu kararları uygulama sorumluluğu bulunduğunu belirtti. Arkadaşlarının içeride kaldığı her günün iktidarın suç işlemesi anlamına geldiğini savunan Hatimoğulları, İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve diğer seçilmişlerin de cezaevinde olduğunu söyleyerek Yüksekdağ ve Demirtaş'ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme04.11.2026 19:48
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu