Büyük Haber·1 saat önce

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasanın öngördüğü Meclis İzleme Komisyonu'nun kuruluşunun tamamlanmasını, ülkeye dönüşlerin başlamasını ve Öcalan'a gazeteci ziyaretine izin verilmesini istedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında barış sürecine ilişkin beklentileri sıraladı. Doğan, çerçeve yasanın öngördüğü Meclis İzleme Komisyonu'nun kuruluş çalışmalarının tamamlanmasını, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un önümüzdeki hafta siyasi partilerle görüşmelerini bitirmesini istedi.

İzleme Komisyonu ve yeni yasal adımlar

Doğan, sürecin tıkanıp tıkanmadığının tartışıldığı bir dönemde kritik bir aşamadan geçildiğini söyledi. Çerçeve yasanın bir başlangıç adımı olduğunu belirten Doğan, bu düzenlemeyi güçlendirecek tamamlayıcı yasaların çıkarılmasını, Barış ve Siyasallaşma Kurulu başta olmak üzere ilgili kurulların etkin çalıştırılmasını, çerçeve yasaya ilişkin belirsizliklerin giderilmesini ve ülkeye dönüşlerin başlamasını talep etti. Meclis Komisyonu'nun ortak raporundaki demokratikleşme önerilerinin somut yasa tekliflerine dönüştürülmesini isteyen Doğan, iktidar ile muhalefet arasında bu konuda uzlaşı sağlanması gerektiğini söyledi.

DEM Parti'nin uyarılarının yeni bir tartışma yaratmak için değil, yapılması gerekenlerin hayata geçmesi için yapıldığını vurgulayan Doğan, süreçte yavaşlama olduğunda bazı kesimlerin DEM Parti'nin barış mücadelesini ölçmeye çalıştığını da öne sürdü.

İmralı'daki yeni çalışma ortamı

Doğan, Abdullah Öcalan'ın ada hapishanesi içinde oluşturulan yeni bir çalışma ortamına geçmesini olumlu bulduklarını, ancak bunun gecikmiş ve sınırlı bir adım olduğunu söyledi. Barışın ana muhataplarından birinin rutin bir görüşme periyodunun bile bulunmadığı bir ortamda sürecin ilerlemesini "paradoksal" bulduğunu belirten Doğan, önümüzdeki günlerde gazetecilerin Öcalan'ı ziyaret edebilmesi gerektiğini, çerçeve yasanın oluşturduğu kurulların buna zemin hazırladığını ifade etti.

4 Kasım 2016 tutuklamalarının 10. yılı

Doğan, aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu milletvekillerinin 4 Kasım 2016'da tutuklanmasının 10. yılına da değindi. Bu tarihi demokratik siyasetin ve halk iradesinin hedef alındığı bir kırılma noktası olarak niteleyen Doğan, olayı DEM Parti olarak "siyasi darbe" şeklinde tanımladıklarını söyledi. Dosyaların istinafta iki yıldır neden bekletildiğini soran Doğan, ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığını, Kobani davasındaki tutukluların hâlâ cezaevinde olmasının gerekçesinin anlaşılamadığını belirtti.

Kent Uzlaşısı

Doğan, Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti'ye katılmasına ilişkin değerlendirmesinde, uzlaşının pazarlık konusu olmadığını söyledi. Doğan'a göre bu model, bazı kesimlerle yollar ayrıldığı için doğmadı; halk iradesinin tanınması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve kimsenin ayrımcılığa uğramaması için geliştirilmiş bir ortaklık.

Son güncelleme05.11.2026 17:29
Kaynaklar 5Bianet, Evrensel.net, Independent Türkçe, Anka Haber, Son Dakika
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Bursa Şubesi, DEM Parti'nin Meclis'te düzenlediği etkinliğe tepki gösterdi; dernek hukuki haklarını kullanacağını açıkladı.

Bursa'da faaliyet gösteren Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği'nin Bursa Şubesi, DEM Parti'nin TBMM'de düzenlediği bir etkinliğe karşı yazılı bir açıklama yaptı. Dernek, etkinliği, katılanların "terör örgütü mensuplarının anneleri" olduğu iddiasıyla anlattı ve organizasyonun arkasındaki DEM Parti'yi kınadı. Şube Başkanı Haşim Sivri'nin adıyla duyurulan metinde, buluşmanın şehit yakınlarında ve gazilerde huzursuzluk doğurduğu savunuldu.

Dernekten sert kınama

Açıklamada etkinlik için "büyük bir üzüntü, öfke ve hayretle" karşılandığı ifadesi kullanıldı. Dernek, ülkenin onlarca yıldır terörle uğraştığını, bu süreçte can veren güvenlik personelinin yakınlarıyla gazilerin ağır sıkıntılar çektiğini hatırlattı.

Sivri, yetkililere de seslendi. TBMM çatısı altında şimdiye dek hangi şehit anasının, babasının, eşinin ya da gazinin bu şekilde bir araya getirilip derdini anlatma imkânı bulduğunu sordu. Derneğe göre şehit aileleri uzun süredir acılarının ve beklentilerinin gereken ilgiyi görmediği kanaatinde; dernek bu taleplerin de eşit hassasiyetle dinlenmesini istedi.

Annelerin acısı ile terör kayıpları arasındaki ayrım

Dernek, anneliğin acısını küçümsemediğini vurguladı. Hiçbir annenin evlat acısı yaşamaması gerektiğini belirtti; ancak bu duygunun, terör nedeniyle dökülen kanın ve yıkılan hayatların yok sayılmasını haklı çıkarmayacağını ileri sürdü. Açıklamaya göre bir annenin derdine saygı göstermek, öbür annelerin mezar başındaki gözyaşını silmek anlamına gelmiyor.

Sabrın sınırı uyarısı

Sivri, şehit ailelerinin devlete ve millete olan sadakatinin, sessizliklerinin bir zayıflık işareti sayılmaması gerektiğini söyledi. Ona göre şehit yakınları pek çok konuda susmayı seçti; bu tutum olup bitenin onaylandığını göstermiyor. Dernek ayrıca, şehit ailelerinin ve gazilerin haklarını gözetme azminde olduğunu bildirdi.

Hukuki başvuru yolu açık

Dernek, şehit ailelerinin ve gazilerin duygularını hiçe sayan benzer girişimler karşısında yasal ve demokratik her yola başvuracağını duyurdu. Rahatsızlığını bundan önce de resmi makamlara aktardığını, fakat beklediği somut adımların atılmadığını öne sürdü. Açıklamada ayrıca şehit ailelerinin ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetilmesi istendi; dernek bu konuda yetkililere çağrıda bulundu.

Yetkililere çağrı

Açıklamanın kapanışında dernek, şehit annelerinin, babalarının, eşlerinin ve çocuklarının anısının zedelenmemesi, gazilerin özverisinin unutulmaması için çağrı yaptı. Dernek, verdiği mücadelenin siyasi bir hedefe dayanmadığını belirterek asıl önceliğinin şehitleri yaşatmak, aileleri korumak ve gazilere sahip çıkmak olduğunu söyledi. Metin, şehitler için rahmet ve gazilere saygı dileğiyle sona erdi.

Son güncelleme05.11.2026 15:47
Kaynak 1Bursa Hakimiyet
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu