2 saat önce

Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu, 30 Ekim'deki toplantıya birden fazla okuldan öğrenci götürüldüğü iddiasının araştırılması için Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdi.

Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu, Ankara'daki çeşitli okullardan öğrencilerin AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları'nın toplantısına götürüldüğü iddiasıyla ilgili Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdiklerini açıkladı. Sendika, olayın araştırılması için idari soruşturma başlatılmasını talep etti.

İddiaya göre öğrenciler, 30 Ekim'de yapılan AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları İl Danışma Meclisi Toplantısı'na götürüldü. Toplantıda öğrenciler arasında kavga yaşandığı da öne sürüldü.

Sendikanın itirazı

Aydoğdu, meselenin tek bir okulun öğrencilerinin okul dışına çıkarılmasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Ona göre, birden fazla okuldan öğrencinin bir partinin gençlik kolunca düzenlenen siyasi toplantıya götürülmesi; okulların tarafsızlığı, öğrenci hakları ve kamu görevlilerinin sorumluluğu bakımından titizlikle araştırılmalı.

Okulların birer kamu kurumu olduğunu hatırlatan Aydoğdu, bu kurumların herhangi bir partinin etkinliklerine öğrenci sağlayan ya da organizasyona katkı veren yapılara dönüştürülmesini kabul edilemez buldu. Öğrencilerin siyasi görüşleri ne olursa olsun parti faaliyetlerine yönlendirilmemesi, zorlanmaması ve eğitim haklarından mahrum bırakılmaması gerektiğini savundu. Velilerin bilgilendirilmesinin ve izin süreçlerinin işletilmiş olmasının da öğrencilerin siyasi propaganda faaliyetlerinde kullanılmasını tek başına meşru hale getirmeyeceğini ifade etti. Toplantıda yaşandığı bildirilen şiddet olayları ve öğrencilerin güvenliğinin nasıl sağlandığı konusunda da açıklama yapılması gerektiğini vurguladı.

Hangi okullardan öğrenci götürüldü?

Aydoğdu, Mamak Selmani Farisi İmam Hatip Anadolu Lisesi'nden dört otobüs dolusu öğrencinin götürüldüğünü bildiklerini, fakat başka okulların da bulunup açıklanmasını talep ettiklerini kaydetti. Katılan öğrencilerin sayısının ve okulların ayrı ayrı tespit edilmesi de dilekçedeki taleplerden biri.

Dilekçedeki talepler

Dilekçede, öğrencilerin okul dışına çıkarılması kararını veren ve süreci organize eden okul yöneticileri ile diğer kamu görevlilerinin belirlenmesi isteniyor. Öğrenci ailelerine bilgi verilip verilmediği, veli izinlerinin alınıp alınmadığı ve öğrencilerin hangi idari karara dayanılarak okul dışına çıkarıldığı da soruluyor. Etkinliğe katılan öğrencilere devamsızlık işlemi yapılmayacağının söylendiği iddiası, öğrencilerin katılım konusunda baskı görüp görmediği ve derslerden alıkonulmalarının hukuki ve idari yönleri de araştırılmak isteniyor.

Sendika ayrıca toplantıda yaşandığı bildirilen kavga, yaralanma ve hastaneye kaldırılma iddialarının incelenmesini, yaralanan öğrenci olup olmadığının ve güvenliklerinden sorumlu kişilerin kimler olduğunun belirlenmesini istiyor. Okul yönetimleri, ilçe milli eğitim müdürlükleri, il milli eğitim müdürlüğü ve siyasi parti temsilcileri arasında resmi ya da gayriresmi bir koordinasyon bulunup bulunmadığı ve kamu görevlilerinin yetkilerini siyasi parti faaliyetleri doğrultusunda kullanıp kullanmadığı da incelenmesi istenen konular arasında. Sorumluluğu tespit edilenler hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılması ile sonucun başvuru sahibine yazılı olarak bildirilmesi de dilekçede yer alıyor.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme05.11.2026 07:34
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 dakika önce

Cennet Cankılıç, yazısında AK Parti teşkilatlarının fon krizi nedeniyle rahatsız olduğunu, tepkinin bu kez partinin içinden yükseldiğini savundu.

Bursa Hakimiyet yazarı Cennet Cankılıç, kaleme aldığı yazıda AK Parti teşkilatlarında fon krizi nedeniyle hoşnutsuzluk büyüdüğünü öne sürdü. Cankılıç, mesleği gereği sürekli sahada olduğunu, esnafı, kahvehaneleri ve sivil toplum kuruluşlarını dolaştığını anlatarak gözlemlerinin kendisini genellikle yanıltmadığını belirtti. Partinin siyaset sahnesine çıktığı günden bu yana kendi içinden bu kadar sert bir eleştiri duymadığını yazdı.

Tepki bu kez içeriden

Cankılıç'a göre son çeyrekte yaşanan siyasi ve toplumsal krizler, saldırılar, darbe girişimleri ve terör olayları karşısında dışarıdan gelen güçlerin sonuç alamadığı noktada, parti içindeki fon vurguncuları sonuca ulaştı. Yazar, iktidar partisinin daha önce de politikaları ve çıkardığı yasalar nedeniyle muhalefetin ve kamuoyunun eleştirisine uğradığını, ancak bu kez itirazların dışarıdan değil içeriden geldiğini savundu. Tepkinin partiyi kuranlardan, teşkilatlarda çalışanlardan, yöneticilerden, mahalle temsilcilerinden, belediye başkanlarından ve milletvekillerinden yükseldiğini yazan Cankılıç, fon vurgununu yapanların partinin içinden çıkmasına rağmen hâlâ adalete teslim edilmediği yönündeki rahatsızlığın dalga dalga büyüdüğünü öne sürdü.

Teşkilatların yükü

Yazar, teşkilatların her seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve partinin yanında durduğunu, uzun seçim maratonlarında zihinsel olarak yorulduklarını, kimi zaman koltuk kavgalarına, kimi zaman bakanların, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının kişisel çıkarlarına katlandıklarını anlattı. Yine de partiyle bağlarını koparmadıklarını, ev ev dolaşıp oy istediklerini belirten Cankılıç, bu kez öfkenin en çok teşkilatlarda yoğunlaştığını savundu.

Şamil Tayyar'ın aktardığı örnek

Cankılıç, eski milletvekili Şamil Tayyar'ın X hesabından yaptığı paylaşıma yer verdi. Tayyar, fon vurgununa en büyük reaksiyonun AK Parti içinden geldiğini, bunun siyasette pek alışık olunmayan bir durum olduğunu yazmıştı. Tayyar, adını vermediği bir ildeki parti toplantısında bir il başkan yardımcısının ayağa kalkarak Fatma Betül Sayan'ın yargılanmasını istediğini, salondakilerin de bu talebi ayakta alkışladığını aktarmıştı.

'Adalet herkese' vurgusu

Cankılıç, adaletin herkese denildiği bir ortamda bu noktanın çok önemli olduğunu, tepkinin işte bu yüzden büyüdüğünü belirtti. Muhalefetin, özellikle sol kesimin AK Parti seçmenine yönelik küçümseyici ve aşağılayıcı ifadelerinin bu tepkiyle boşa çıktığını savunan yazar, teşkilatların sağduyulu, eğitimli ve vicdanlı bir kitleden oluştuğunu yazdı. Yazısını, yöneticiler vakit kaybetmeden adım atmazsa riskin büyük olduğu uyarısıyla bitiren Cankılıç, saldırganların bu kez kalenin içinde olduğunu öne sürdü.

Köşe yazısını okuyun
KaynakBursa Hakimiyet
Son güncelleme05.11.2026 10:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu