1 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TDT'nin Ankara zirvesinde Gazze'ye yardım ve yeniden imar çağrısı yaptı; İran'daki gerilimin diplomasiyle çözülmesini istedi, ortak uydu ve yapay zekâ projelerini gündeme getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da toplanan Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'nde Gazze'yi Türk dünyasının öncelikli gündemi olarak andı, İran hattındaki gerilimin diplomasiyle çözülmesini istedi. Konuşmasında ayrıca ticaret koridorlarından siber güvenliğe, ortak uydudan yapay zekâya uzanan bir iş birliği listesi sıraladı.

Gazze için yardım ve yeniden imar çağrısı

Erdoğan, Gazze'deki insani krizin teşkilat üyeleri açısından öncelikli başlıklardan biri olduğunu söyledi. Abluka altındaki bölgeye yardımların hızla ulaştırılmasını ve yeniden imar çalışmalarının gecikmeden başlamasını istedi. Filistin sorununa da değinen Erdoğan, Filistin'in 1967 sınırlarında, Doğu Kudüs'ü başkent edinmiş, egemen ve bağımsız bir devlet olarak kurulması gerektiğini vurguladı. Türk devletlerinin adil ve kalıcı barış için uluslararası sahada daha çok girişimde bulunmasını önerdi.

İran gerilimine diplomasi vurgusu

Bölgesel güvenliğe de değinen Erdoğan, İran hattında son dönemde yükselen askeri gerilimin diplomatik kanallara taşınmasını temenni ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, krizlerin hiçbir tarafa yarar getirmeyeceğini söyledi; yükselen gerginliğin dünya ekonomisini, enerji güzergâhlarını ve ticaret yollarını tehdit ettiğini kaydetti. Erdoğan, bir gün önce ABD Başkanı Donald Trump'la telefonda görüştüğünü de konuşmasında hatırlattı. 200 milyonu aşan nüfusu temsil eden teşkilatın alacağı kararların küresel dengelerde daha etkin bir rol sağlayacağını ifade etti.

Gaspıralı'nın şiarından iş birliği gündemine

Zirvenin teması, Kırım Tatarı düşünür İsmail Gaspıralı'nın ünlü şiarından geliyor. Erdoğan, dilde birliğin tercümana gerek kalmadan doğrudan iletişim kurmayı sağladığını, fikirde birliğin ortak vizyonda buluşmak anlamına geldiğini söyledi. Bunların iş birliğiyle tamamlanması gerektiğini ekledi. Erdoğan, Hazar üzerinden geçen Orta Koridor'un geleceğin ticaretini biçimlendirecek stratejik bir hat olduğunu söyledi. Kritik altyapıların korunmasında siber güvenliğin artık temel ihtiyaç sayılabileceğini belirten Cumhurbaşkanı, üyelerin bu alanda bir mutabakat zaptını vakit kaybetmeden imzalaması gerektiğini ifade etti.

Ortak uydu, e-ticaret ve Türkçe dil modeli

Teknoloji başlığında Erdoğan, teşkilatın uydu çalışmasına hız verilmesini istedi. Üyelerin pazarlarını bir araya getirecek ortak bir e-ticaret platformu önerisini de yineledi. Dijital çağda geride kalınmaması gerektiğini söyleyen Erdoğan, Oğuz, Kıpçak ve Karluk kollarını kapsayacak bir "Büyük Türkçe Dil Modeli" geliştirilmesini önerdi. Yapay zekâ konusundaki ortak adımların teşkilatı geleceğe taşıyacağını söyledi.

KaynakDaily Ummah
Son güncelleme31.10.2026 01:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

BBC News Azerbaycanca, Aliyev'in TDT zirvesine gelmemesini başörtüsü krizinin yanı sıra Day.az'ın 'yedek fon' çıkışı ve milyarlarca dolarlık ekonomik bağlarla ele aldı.

Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmayan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yokluğu, iki ülke arasındaki gerilimin başörtüsü tartışmasından ibaret olmayabileceği sorusunu gündeme getirdi. BBC News Azerbaycanca'ya göre Ekim ayında tırmanan krizin arka planında para ve egemenlik meselesi de var.

Silah fiyatlarından danışmanın istifasına

BBC'nin aktardığına göre gerginlik, okullarda başörtüsü meselesi ve Azerbaycan'ın BM'deki bir konuşma sırasında salondan çıkmamasıyla başladı. Azerbaycan'ın okul üniformalarına ilişkin kuralları değiştirmesinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral bu adımı kabul edilemez olarak niteledi. Erdoğan da BM kürsüsünde başörtüsünü yasaklayan ülkeleri eleştirdi. Saral sonradan istifa etti.

Ardından Aliyev, partisinin kongresinde Bakü'nün dışarıdan talimat almayacağını vurguladı. Silahların tamamını dünya piyasa fiyatlarından satın aldıklarını, bazı durumlarda katları fiyat teklif edildiğini anlattı. Türkiye'nin adı anılmadı, ancak hükümete yakın yorumlarda bu sözler Ankara'ya gönderme olarak okundu. Süreç, Azerbaycan'ın 31 Türk vatandaşına giriş yasağı getirmesiyle sürdü.

Day.az'ın "yedek fon" çıkışı

Hükümete yakın Day.az sitesi 18 Ekim'de yayımladığı makalede, Azerbaycan bütçesinin Ankara'nın başvurabileceği bir yedek kaynak olmadığını savundu. Makale, SOCAR'ın Türkiye yatırımlarını ve Türk şirketlerinin Karabağ'daki projelerini sıraladı, 2018'de Türkiye'ye mali destek veren Katar'ı hatırlattı. "Kardeşler, evet. Cüzdan, hayır" ifadesini kullanan site, "iki devlet" söyleminin ayrı egemenlik ve ayrı bütçe demek olduğunu ima etti.

BBC, yazıdan Bakü'nün mesajının şöyle okunabileceğini yazdı: Bakü, Türkiye'de büyük yatırımcı ve yakın müttefik olarak kalmak istiyor, ancak Ankara'nın mali destekçisi rolünü üstlenmeyi reddediyor. Konuyu henüz yetkililer gündeme getirmedi.

Milyarlarca dolarlık karşılıklı bağımlılık

Azerbaycan'ın devlet şirketi SOCAR, Türkiye'de en çok yatırım yapan yabancı kuruluş konumunda. Şirketin Türkiye yönetimine göre enerji, petrokimya ve lojistikteki toplam yatırım 18 milyar doları aşıyor. STAR rafinerisi (maliyeti yaklaşık 7 milyar dolar) ve Petkim başlıca varlıklar arasında ve şirketler grubu yaklaşık 5 bin kişi istihdam ediyor.

Bağımlılık tek yönlü değil. Türkiye, Azerbaycan gazını Avrupa'ya taşıyan kilit geçiş ülkesi; Azerbaycan ise Türkiye'ye gaz satan önemli tedarikçilerden. Taraflar haziranda 15 yıllık bir sözleşme imzaladı ve 2029'dan başlayarak Absheron sahasından Türkiye'ye 33 milyar metreküp gaz akacak.

2022'deki 1 milyar euroluk mevduat

BBC meselenin kökünü 2021-2022'ye götürüyor. Lira hızla değer kaybederken Ankara merkez bankası takas anlaşmaları arıyordu. Middle East Eye'a konuşan iki Türk yetkili, ocak 2022'de Azerbaycan'la 1 milyar euroluk bir takas anlaşmasının haftalar içinde imzalanabileceğini belirtmişti. Bakü böyle bir görüşmeyi yalanladı. Buna karşın Azerbaycan Petrol Fonu SOFAZ, Merkez Bankası'nda altı aylık 1 milyar euroluk vadeli mevduat açtı ve bunu yatırım stratejisinin parçası diye tanımladı.

BBC'ye göre fark önemliydi: takas anlaşması iki merkez bankası arasında mali yükümlülük doğurur ve siyasi destek mesajı olarak okunabilirdi; vadeli mevduat ise yatırım olarak sunuldu.

Analist: söylentiler yaygın ama spekülasyon

Siyasi analist Şahin Caferli, BBC'ye konuştu. Caferli'ye göre Bakü'de, Ankara'nın iç ekonomik sorunları yüzünden Azerbaycan'dan ek yatırım ve para desteği beklediğine dair dedikodular dolaşıyor. Hükümet yanlısı medyadaki gazetecilerin de bunu konuştuğunu belirten Caferli, resmi bir açıklama bulunmadığını ve iddiaları spekülasyon olarak gördüğünü ifade etti.

Türk yetkililer ilişkiyi yardım ya da borç diye değil, birbirine yapılan yatırımlar, ticaret ve ortak projelerle açıklıyor. Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak geçen sene Bakü'de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Yatırım Forumu'nda ülkelerin birbirinin ekonomisine yatırımı büyütmesini ve üçüncü ülkelerde ortak yatırım yapmasını önermişti. Zirvede Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti.

KaynakBBC
Son güncelleme30.10.2026 23:29
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
3 saat önce

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıhıy, Zelenskiy'nin Türkiye ziyareti öncesinde Ankara'nın Karadeniz güvenliğinde ve müzakerelerde kilit rol oynadığını söyledi; gıda ateşkesi için Hakan Fidan'a teşekkür etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Türkiye ziyaretinden önce Kiev'den Ankara'ya açık bir övgü geldi. Açıklama, ziyaret öncesinde yapıldı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhiy Tıhıy, Türkiye'yi, 2022'den beri barış girişimlerinde elle tutulur sonuç alabilen az sayıdaki ülkeden biri olarak tanımladı. QHA'nın aktardığı açıklamalarda Tıhıy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel diplomasisini de öne çıkardı.

Karadeniz'de gıda ateşkesi

Tıhıy, Ankara'nın hem barış görüşmelerine ev sahipliği yapma hem de Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'na giden süreci yürütme tecrübesi bulunduğunu hatırlattı. Karadeniz'de tahıl ve gıda akışını güvenceye alacak bir ateşkes için Ankara'nın son günlerde yoğun mesai yaptığını söyleyen sözcü, bunun için Türk tarafına, en çok da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a minnet duyduklarını dile getirdi.

Ukraynalı sözcüğe göre Kiev, mekanizmanın nasıl işleyebileceğine ilişkin önerileri kabul etti. Rusya da aynı yapıyı benimserse Karadeniz'de ateşkesin işlerlik kazanabileceğini söyleyen Tıhıy, Türkiye'nin gerilimin düşürülmesinde kilit rol oynayabileceğini ve oynaması gerektiğini ifade etti. Konunun çok yakın zamanda görüşüleceğini düşündüğünü de ekledi.

Erdoğan'ın kişisel etkisi

Tıhıy'a göre Türkiye, heyet düzeyindeki temaslardan liderler zirvesine dek her seviyede müzakereye zemin olmayı sürdürebilir; Ukrayna da buna hazır. Erdoğan'ın büyük bir nüfuza ve otoriteye sahip olduğunu belirten sözcüye göre Cumhurbaşkanı hem ABD liderine hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e doğrudan ulaşıp tutumları aktarabiliyor. Bu yüzden Tıhıy, Erdoğan'ın yerine kimsenin geçemeyeceğini savundu.

Sözcü, Türkiye'nin savaşta barışı hızlandıracak belirleyici bir rol üstlenebileceğine inandıklarını ve bunu memnuniyetle gördüklerini söyledi. Kiev'in diplomasi kanallarında Türk ortaklarıyla yakın iletişimde kaldığını belirterek konuşmasını bitirdi.

KaynakQHA - Kırım Haber Ajansı
Son güncelleme30.10.2026 22:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·3 saat önce

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin 31 Ekim'de çalışma ziyaretiyle Türkiye'ye geleceğini duyurdu. İstanbul'daki görüşmelerde ikili iş birliği, savaş ve Karadeniz güvenliği ele alınacak.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nda diplomasi trafiği bu kez İstanbul'a uzanıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine 31 Ekim 2026'da Türkiye'ye çalışma ziyareti yapacak. Ziyareti, Cumhurbaşkanlığı'nın iletişimden sorumlu ismi Burhanettin Duran kendi sosyal medya paylaşımıyla duyurdu.

İstanbul'daki görüşmelerin gündemi

Duran'ın açıklamasına göre iki lider İstanbul'da bir araya gelecek. Masadaki başlıklar üç grupta toplanıyor: iki ülkenin ikili ilişkilerini ve iş birliğini ileri taşıyacak adımlar, Rusya-Ukrayna Savaşı ile Karadeniz'in güvenlik durumu, bunların yanında bölgesel ve uluslararası gelişmeler. Duran, ziyaretin Erdoğan'ın davetine icabetle yapılacağını vurguladı ve görüşmelerde iki ülke arasındaki iş birliğini derinleştirecek somut adımların değerlendirileceğini kaydetti.

Zelenskiy: Önemli görüşmeler olacak

Ukrayna lideri de günlük görüntülü mesajında ziyarete değindi. Savaşın bitmesi için bütün diplomatik imkânların devreye girmesine çalıştıklarını söyleyen Zelenskiy, "Türkiye'de önemli görüşmeler olacak" dedi. Kasım'da, uzun zamandır gündemde olan formatlara varılabileceğini düşündüklerini ekledi. Yakın zamanda yeni kararlar hazırladıklarını belirten Zelenskiy, gerçekten destek veren herkese de teşekkür etti. Ukrayna lideri ayrıca eldeki tüm diplomatik imkânları değerlendirmeye çalıştıklarını da söyledi, sonrasında mesajını savaşın son gelişmelerinin değerlendirmesiyle sürdürdü.

Enerji saldırıları ve hava savunması

Mesajın büyük kısmı sahadaki tabloya ayrılmıştı. Zelenskiy, Rus ordusunun ülkenin çeşitli bölgelerinde enerji altyapısını hava saldırılarıyla vurması yüzünden elektrik kesintileri yaşandığını, bunların giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü anlattı. Rusya topraklarını uzun menzilli silahlarla daha sık vurmak için çalıştıklarını, hava savunma kapasitesini güçlendirmeye de odaklandıklarını söyledi.

Oleşki'de tahliye çalışması

Zelenskiy, Herson bölgesindeki Oleşki kentinde yürüyen insani operasyona da değindi; bölgeyi Rusya ilhak etmiş durumda. Şehirden sivillerin tahliyesinin sürdüğünü bildirdi.

KaynaklarNTV Haber, Borsanın Gündemi, Milliyet, soL Haber ve +1 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 22:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
4 saat önce

Ankara'daki 13. TDT Zirvesi Ankara Bildirisi'yle sona erdi. Tokayev Rusya'nın davet edilmesini önerdi, Aliyev zirveye gelmedi; Erdoğan ortak Türkçe yapay zeka modeli fikrini ortaya attı.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi 30 Ekim'de Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde yapıldı ve Ankara Bildirisi'nin kabulüyle tamamlandı. Gündemin ağırlığını ulaşım, enerji ve ticaret işbirliği oluşturdu. Zirvenin sürpriz başlığı ise Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'den geldi: Tokayev, Rusya'nın teşkilata gözlemci olarak ya da "TDT Plus" formatında katılması için davet edilmesini önerdi. Rusya'nın katılımına dair açıklanmış bir anlaşma bulunmuyor.

Aliyev'in yokluğu ve dönem başkanlığı

Teşkilatın üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan. Gözlemci ülke Türkmenistan'ı Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov temsil etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise Ankara'ya gelmedi; Aliyev yerine Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov katıldı. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Bayramov'u ve birçok lideri ağırlayarak özel görüşmeler yaptı. Türkiye, zirveyle birlikte dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldı.

Aliyev'in katılmaması, iki ülke arasında son haftalarda yaşanan gerginliğin gölgesinde en çok konuşulan konu oldu. Gerilim, Azerbaycan okullarındaki başörtüsü kısıtlamalarının Türkiye'de tepki çekmesiyle başlamıştı. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olan Oktay Saral, 13 Ekim'de sosyal medyadan başörtülü öğrencilerin okula erişimindeki engelleri eleştirmişti. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı 21 Ekim'de 31 Türkiye vatandaşını "istenmeyen kişi" ilan edip ülkeye girişlerini yasakladı. Erdoğan aynı gün Aliyev'le telefonda konuştu, İletişim Başkanlığı da Aliyev'in zirveye davet edildiğini duyurdu. Saral 26 Ekim'de görevinden istifa etti. Azerbaycan basınında, Aliyev'in o gün Bakü'deki bir FIFA turnuvasının ödül törenine gideceği yazılmıştı.

Erdoğan: Yapay zeka ve dijital ticaret

Erdoğan konuşmasında Türk dünyasının ayrılığa yer vermeyen bir aile fotoğrafı sunduğunu söyledi. Türkiye'nin dönem başkanlığında yapay zekâ ve dijital kalkınma alanındaki eylem planını tekrara düşmeden, sonuç alacak biçimde ilerleteceğini söyledi. Üye ülkelerin ortak bir dijital ticaret platformu kurmasını önerdi; ayrıca Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarının hepsini kapsayacak tek bir Türk dilleri büyük dil modeli fikrini ortaya attı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin üye ülkelerle temaslarının artacağı beklentisini dile getiren Erdoğan, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini de memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Ankara Bildirisi, siber güvenlikte bir anlaşma hazırlanması için çağrı yaptı ve bir Siber Güvenlik Konseyi kurulmasına yönelik istişarelerin ilerletilmesini istedi. Üye ülkelerin birlikte geliştirdiği 12U tipi küp uydunun bitirilmesi ve uzay sanayisinde çerçeve anlaşması imzalanması da bildirinin olumlu karşıladığı adımlar arasında yer aldı. Metin, ortak bir ulaştırma koridorları stratejisi geliştirilmesini ve gümrükte yakın işbirliğini destekledi.

Liderlerin önerileri

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, üçüncü ülkeleri de kapsayacak "Türk Devletleri Teşkilatı Plus" formatını savundu. Teknoloji ağırlıklı 100 ortak yatırım ve sanayi projesinden oluşan "Türk Dünyası - 100" programını önerdi. Nadir ve stratejik minerallerin işlenmesine, yeşil enerji ekipmanı üretiminin yerlileştirilmesine öncelik verilmesini istedi. Önerileri arasında ticari uyuşmazlıklarda hukuki yardımlaşmayı düzenleyecek çok taraflı bir anlaşma, bir Türk Turizm İttifakı kurulması ve vatandaşların kimlik kartıyla sınır geçebilmesi de vardı.

Tokayev, Orta Koridor'un önemini vurgulayarak yılın ilk dokuz ayında bu güzergâhtaki yük miktarının yüzde 30, transit taşımacılığın yüzde 90 arttığını aktardı. Kazakistan ile teşkilat ülkeleri arasındaki demiryolu yük taşımacılığı 40 milyon tona yaklaştı. Tokayev ayrıca TDT'nin askeri bir ittifak olmadığını ve ileride de böyle bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini yineledi; bunun Kazakistan'ın tutumu olduğunu söyledi. Liman kapasitesi, sınır geçiş prosedürleri ve altyapı eksikleri koridorun önündeki engeller olarak sayılıyor.

Bayramov ise Azerbaycan'ın enerji altyapısına, dijital bağlantılara ve Orta Koridor'daki rolüne değindi. TDT'nin BM Genel Kurulu'nda gözlemci statüsü elde etme girişimlerini desteklediklerini söyledi. Ermenistan'ın barış anlaşmasının imzalanabilmesi için siyasi ve hukuki adım atmasını beklediklerini kaydetti.

KaynaklarBBC, Euronews
Son güncelleme30.10.2026 22:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

Toplantıya Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC liderlerinin eşleri katıldı. Emine Erdoğan, konseyin kalıcı bir işbirliği platformuna dönüşmesini istediklerini söyledi.

Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılan liderlerin eşleri Çankaya Köşkü'nde Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde bir araya geldi. Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın başlığıyla düzenlenen TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı'na Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile çeşitli ülkelerin üst düzey yetkilileri de katıldı.

Köşk'e gelen lider eşleri

Toplantıya gelen Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman'ı Emine Erdoğan karşıladı. Aile fotoğrafının ardından konuklar toplantı salonuna geçti.

Ortak geleceğe yeni bir katman

Emine Erdoğan konuşmasında Türk dünyasını paylaşılan tarih, kültür ve medeniyet değerleriyle büyük bir aileye benzetti. TDT çatısında ekonomi, enerji, kültür ve teknoloji başlıklarında işbirliği yapıldığını hatırlatan Erdoğan, Türk Dünyası 2040 Vizyonu'na ek bir boyut getirmek istediklerini söyledi.

Dijital, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin herkesi benzer biçimde etkilediğini belirten Erdoğan, toplumların giderek tek tipleştiğini ve özgün dokularını yitirdiğini savundu.

Kadın tartışmalarında tek tip kalıp eleştirisi

Erdoğan'a göre küreselleşme, bazı toplumların yaşam tarzını sanki bütün insanlık için geçerli bir ölçütmüş gibi öne çıkarıyor. Kadın meselelerinde idealize edilmiş tek bir kadın tipinin başarıyı ve özgürlüğü tanımladığını, bu kalıbın dışında kalanların ise sesini ve görünürlüğünü yitirdiğini söyledi.

Annelik ile iş yaşamının birbirini dışlayan seçenekler gibi sunulmasını eleştiren Erdoğan, kadınları yalnızca aile içi rolleriyle tanımlamanın da bilimde, siyasette, ekonomide ve kamusal hayatta potansiyellerini kısıtladığını ifade etti. Hedeflerinin, kadınların "ithal kalıplara hapsolmadığı" bir toplum düzeni olduğunu belirtti.

İbn-i Battuta'dan Bacıyan-ı Rum'a

Büyük toplumların kendi hikâyelerini kendi rol modelleriyle yazdığını söyleyen Erdoğan, tarihten örnekler verdi. İbn-i Battuta'nın 14. yüzyılda Türk diyarlarında kadınların toplumdaki yüksek konumunu seyahatnamesine yazdığını, Timurlu coğrafyasında Gevher Şad'ın kurduğu ilim ve kültür kurumlarıyla döneminde iz bıraktığını, Kırgız tarihinde ise Kurmancan Datka'nın siyasi liderlik ve diplomasi becerisiyle öne çıktığını anlattı.

Erdoğan, 1546 tarihli İstanbul vakıf kayıtlarına bakıldığında vakıfların yüzde 36'sının kadınlarca kurulduğunu, 13. yüzyılda Anadolu'da zanaatla uğraşan kadınların Bacıyan-ı Rum'u oluşturduğunu da hatırlattı. Tarihin her döneminde kadınların eşit imkânlara sahip olduğunu söyleyemeyeceklerini, ancak güçlü ve etkin konumda olmalarının bu coğrafyaya yabancı olmadığını kaydetti.

Aile ve nüfus vurgusu

Bir toplumun gerçek gücünün aile kurumundan geldiğini belirten Erdoğan, bireyselleşme, dijitalleşme ve doğum oranlarının düşmesinin aileyi buhrana sürüklediğini söyledi. Kadın meselelerinin aileden bağımsız ele alınmasını da bu buhranı körükleyen etkenlerden biri olarak gösterdi.

Türkiye'nin 2025'i Aile Yılı, 2026-2035 arasını Aile ve Nüfus On Yılı ilan ettiğini anımsatan Erdoğan, kadınların eğitim, girişimcilik, istihdam ve teknoloji alanlarında desteklendiğini, kadına yönelik şiddetle sıfır tolerans ilkesiyle mücadele edildiğini aktardı.

Konseyin hedefi

Aile ve Kadın Konseyi'nin fikri temelini ortak sorunlara ortak akılla çözüm üretme isteğinin oluşturduğunu anlatan Erdoğan, "Konseyimizin kalıcı bir işbirliği zemini olmasını hedefliyoruz" dedi. Yüksek Onur Kurulu üyelerinin çalışmaları destekleyeceğine inandığını belirten Erdoğan, Ankara'da konseyin ilk adımlarının birlikte atıldığını söyledi.

KaynaklarAnadolu Ajansı, Hürriyet, TRT Haber
Son güncelleme30.10.2026 18:58
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·10 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki 13. TDT Zirvesi'nin ardından önce Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov'la, ardından Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov'la görüştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkentte "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla yapılan Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nin ardından ikili görüşmelerine başladı.

Erdoğan ilk olarak Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin girişinde karşıladı. İki lider Türk ve Türkmenistan bayraklarının önünde poz verdi ve tokalaştı. Baş başa yapılan görüşme basına kapalı geçti.

Erdoğan daha sonra Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile de bir araya geldi. Caparov'u yine Külliye'nin girişinde ağırlayan Erdoğan, konuğuyla Türk ve Kırgız bayrakları önünde fotoğraf çektirdi. Bu görüşme de basına kapalı gerçekleşti.

Caparov'la yapılan görüşmede AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan da hazır bulundu. Zirve sonrası başlayan ikili görüşme trafiğinde iki lider de Külliye'nin girişinde karşılandı. Görüşmelerde hangi konuların ele alındığına dair bilgi paylaşılmadı; iki görüşme de gazeteciler olmadan yapıldı.

Kaynaklarİletişim Başkanlığı, NTV Haber, TRT Avaz, Anadolu Ajansı ve +3 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 15:24
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 saat önce

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Erdoğan'ın TDT zirvesindeki destek mesajı için teşekkür etti ve gözlemci üyeliği Kıbrıs Türk halkının mücadelesinde tarihi bir adım olarak niteledi.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'nde KKTC'ye yönelik destek mesajı için teşekkür etti. Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre Üstel, Ankara'da Beştepe Millet Sergi Salonu'nda toplanan Devlet Başkanları Konseyi'ndeki sözleri büyük memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

'Aile meclisi' sözü

Üstel'in atıfta bulunduğu cümle, Erdoğan'ın "aile meclisimizin" KKTC ile temaslarını artıracağına inandığını söylemesiydi. Üstel bu ifadeyi, Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasından koparılamayacağının en üst düzeyde teyidi olarak yorumladı. Türkiye'yi Kıbrıs Türk halkının devletleşme ve egemenlik mücadelesinin her aşamasındaki en büyük güvencesi ve en yakın yol arkadaşı olarak niteledi.

Gözlemci üyelik

Üstel, KKTC'nin teşkilata anayasal adıyla gözlemci üye olarak kabul edilmesini Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki mücadelesinde tarihi bir dönüm noktası diye tanımladı. Bunun yalnızca diplomatik bir gelişme olmadığını da vurgulayarak, Kıbrıs Türk halkının egemen iradesinin, devlet kimliğinin ve Türk dünyasına aidiyetinin güçlü bir ifadesi olduğunu söyledi. Bu sonucu Erdoğan'ın liderliğine ve Türkiye'nin yoğun diplomatik girişimlerine bağladı.

Tanıma çağrılarına atıf

Başbakan, Erdoğan'ın başta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu olmak üzere uluslararası platformlarda dünya devletlerine yaptığı KKTC'yi tanıma çağrılarının da tarihi ve stratejik desteğin en açık göstergesi olduğunu belirtti. Teşkilat bünyesinde başlayan dayanışmanın önümüzdeki dönemde güçleneceğine inandığını söyledi. Üstel'e göre bu, üye ülkelerle ilişkilerin gelişmesine, KKTC'nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulüne yönelik diplomatik çabalara yeni imkânlar açacak.

Teşekkür mesajı

Üstel, kendi adına, hükümeti adına ve Kıbrıs Türk halkı adına Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne ve Türk milletine teşekkür etti. Kıbrıs Türk halkının davasını her uluslararası platformda savunan ve devletin tanınması için diplomasi yürüten Erdoğan'a özellikle seslendi. Üstel ayrıca KKTC'nin teşkilat çatısı altında yer almasına katkı veren ve dayanışma gösteren bütün Türk devletlerine ve liderlerine de içtenlikle teşekkür ettiğini kaydetti.

KaynaklarStar Kıbrıs, Anadolu Ajansı
Son güncelleme30.10.2026 15:24
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·14 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara zirvesi öncesinde kaleme aldığı makalesinde ekonomik bütünleşmeyi öncelik olarak gösterdi; güvenlik, savunma sanayii ve kültürel yakınlaşma başlıklarını da sıraladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'da yapılan 13. Zirvesi öncesinde "Türk Dünyası Yüzyılı: Dayanışmadan Bütünleşmeye" başlıklı bir makale kaleme aldı. Yazı, aynı gün Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, KKTC ve Macaristan basınında okuyucuyla buluştu. Erdoğan yazısında Türk devletlerinin dayanışmasını hem değişen dünya düzeninin hem de ortak tarihin gereği olarak sundu.

Dönem başkanlığı ve ortak miras

Erdoğan, zirvede Azerbaycan'dan devralacakları dönem başkanlığını, Türk dünyasının hedeflerine varması ve teşkilatın kurumsal kapasitesinin büyümesi bakımından tarihî bir görev olarak gördüğünü yazdı. İsmail Gaspıralı'dan kalan birlik idealinin teşkilatın çalışmalarına yön verdiğini, Nahçıvan'daki temeller üzerine kurulan yapının ortak tarih ve kültürün verdiği güçle etkinliğini artırdığını belirtti. Kardeşliğin gelecek kuşaklara güçlü kurumlarla aktarılmasının ve ortak iradenin projelerle kalıcı hale getirilmesinin vaktinin geldiğini söyledi.

Değişen dünya düzeni ve dayanışma

Erdoğan'a göre dünya siyaseti köklü bir dönüşüm yaşıyor. Adaleti ve güveni sağlamakta zorlanan bir uluslararası düzende, savaşlar ve krizler geniş bölgeleri etkilerken Türk devletlerinin birbirine yaslanması stratejik bir zorunluluk haline geldi. Birliğin dayanağının her üye ülkenin egemenliğine, bağımsızlığına ve millî iradesine saygı olduğunu, bunun ortak değerlerin yanında güven ve karşılıklı çıkarlarla da güçleneceğini ekledi.

Ekonomi: Orta Koridor ve Türk Yatırım Fonu

Erdoğan'a göre ekonomik bütünleşme teşkilatın önümüzdeki dönemde en hassas davranması gereken öncelikler arasında başı çekiyor. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru'nu bu bakımdan tarihî bir fırsat olarak niteleyen Erdoğan, Asya-Avrupa ticaretinin yeniden biçimlendiği günümüzde Türk coğrafyasının, küresel taşımacılık ve lojistik ağında öne çıkan düğüm noktalarından biri olabileceğini belirtti. Demir yollarının, limanların, kara yolu bağlantılarının ve gümrük sistemlerinin birbirini tamamlayacak biçimde geliştirildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı, Türk Yatırım Fonu'nun daha etkin kullanılacağını, ticaretin önündeki engellerin birlikte aşılacağını ve enerji, yenilenebilir enerji ile iletişim altyapısının ortak hedefler doğrultusunda değerlendirileceğini yazdı.

Güvenlik ve savunma sanayii

Ekonomideki dayanışmanın güvenlik alanında da sürdüğünü belirten Erdoğan, terör, sınır ötesi suçlar, siber saldırılar ve doğal afetlere karşı kaynakların ortak kullanılabileceğini söyledi. Savunma sanayiinde de tecrübelerin birleştirileceğini, yerli teknolojilerle ortak üretim gücünün artırılacağını ekledi.

Alfabe, eğitim ve Kıbrıs

Erdoğan, birliğin en kıymetli dayanağını ortak medeniyet şuuru olarak tanımladı ve Ahmet Yesevi, Ali Şir Nevai, Nizami Gencevi, Mahtumkulu Firaki, Yunus Emre ve Cengiz Aytmatov'u bu medeniyetin işaretleri arasında andı. Ortak Türk alfabesi konusunda ortaya konan iradeyi kültürel yakınlaşma bakımından tarihî bir adım sayan Erdoğan, bu iradeyi eğitim, bilim, yayıncılık ve dijital alandaki işbirlikleriyle sürdüreceklerini söyledi. Gençlerin kardeş ülkelerde okumasının teşvik edileceğini, Türk dillerinin yapay zekâ döneminde hak ettiği konuma ulaşması için çalışılacağını yazdı.

Makalede KKTC'ye de yer veren Erdoğan, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmanın sürdüğünü, KKTC'nin teşkilattaki gözlemci statüsünün sağladığı imkânların geliştirilmesine önem verdiklerini belirtti. Kıbrıs Türklerine uygulanan haksız izolasyonun bitmesi ve bu halkın egemen eşitliğinin ile eşit uluslararası statüsünün tanınması yönündeki tutumlarını sürdüreceklerini belirtti. Makalesini, 21. yüzyılın Türk dünyasına ait bir yüzyıl olacağına gönülden inandığını söyleyerek tamamladı.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, Bloomberght, Anka Haber, NTV Haber ve +1 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·14 saat önce

Erdoğan, Ankara'daki 13. TDT Zirvesi'nde dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldıklarını açıkladı; Türkmenistan'ın tam üyeliği, İran, Filistin ve ulaştırma projelerine değindi. Aliyev zirveye katılmadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ekim'de Beştepe Millet Sergi Salonu'nda toplanan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi'nin açılışında konuştu. Teşkilatın dönem başkanlığını o gün Azerbaycan'dan devraldıklarını duyuran Erdoğan, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temalı zirvede ortak dil ve seyahat önceliklerinin yanında KKTC, Türkmenistan, Güney Kafkasya, İran ve Filistin konularına değindi. Zirvede dikkat çeken bir başka başlık ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ankara'ya gelmemesiydi.

Liderler Külliye'de karşılandı

Erdoğan, toplantı öncesinde üye ve gözlemci üyelerin liderlerini tek tek karşılayıp hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından aile fotoğrafı çekildi ve liderler toplantının yapılacağı salona geçti. NTV Haber'in aktardığına göre Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlandı. Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, teşkilatı ise Genel Sekreter Kubanıçbek Ömüraliyev temsil etti.

Cumhuriyet Bayramı'ndan zirveye

Erdoğan, bir gün önce Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü konuk liderlerin de katıldığı bir törenle kutladıklarını anımsattı ve bayram sevincini paylaşan her lidere teşekkür etti. 29 Ekim'de birlikte açılışını yaptıkları TDT Medeniyet Parkı'nın, liderlerin getirdiği özel hediyelerle birlikte aradaki birlikteliği daha da pekiştirdiğini söyledi. İki gün boyunca verilen aile fotoğrafını hem geçmişe sadakatin hem de geleceği birlikte kurma iradesinin sembolü olarak niteledi.

Gaspıralı'dan ilhamla seçilen tema

Zirvenin temasını İsmail Gaspıralı'dan esinlenerek belirlediklerini açıklayan Erdoğan, üç kavramı tek tek tanımladı. Ona göre dilde birlik, ortak hazinenin yaşatılması, geliştirilmesi ve tarafların birbirini aracısız anlayabilmesi demek. Fikirde birlik, ortak hedefler çevresinde kenetlenmeyi ve müşterek bir strateji geliştirebilmeyi kapsıyor. İşte birlik ise sözün eyleme, iradenin esere, kararların sonuca dönüşmesi anlamına geliyor.

Dönem başkanlığında öncelikler

Erdoğan, Azerbaycanlı kardeşlerini dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar nedeniyle teşkilat adına tebrik etti. Türkiye'nin dönem başkanlığında teşkilatın biriktirdiği kurumsal tecrübeyi daha somut kazanımlara çevirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öncelikli alanlar olarak ortak dilin yaygınlaştırılmasını, başta spor olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesini ve seyahatlerin kolaylaştırılmasını sıraladı. Aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumdaki rolünün desteklenmesine önem verdiklerini belirten Erdoğan, Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

KKTC ve Türkmenistan mesajı

Erdoğan, Türk dünyasında "ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur" diyerek aile meclisinin KKTC ile temaslarını artıracağına inandığını söyledi. Türkmenistan'ın çalışmalara sunduğu katkıyı takdirle karşıladıklarını belirten Erdoğan, Berdimuhamedov'un liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa sürede tam üye olarak görmek istediklerini dile getirdi. TDT'nin tam üyeleri şu anda Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan.

Güney Kafkasya, İran ve Filistin

Erdoğan, Güney Kafkasya'da kalıcı huzurun hem bölge ülkelerine hem de tüm Türk dünyasına ciddi imkânlar tanıyacağını söyledi. Azerbaycan'ın Ermenistan'la yürüttüğü temasları desteklediklerini, kalıcı barış için katkı sunmayı sürdüreceklerini belirtti. Bölgedeki ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediğini, küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasalarında ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

İran'la son dönemde yeniden artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye dönüşmesini temenni ettiklerini söyleyen Erdoğan, Filistin meselesini "kanayan yaramız" diye niteledi. Türk devletlerinin adil çözüm için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini belirterek Gazze'ye insani yardımın ulaştırılmasına ve kentin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlanmasına katkı verilmesi çağrısı yaptı. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'ne verilen desteğin sürmesi gerektiğini de kaydetti.

Koridor, siber güvenlik, uzay ve dil modeli

Konuşmanın ekonomi ve teknoloji bölümünde Erdoğan, üye ülkelerin millî hassasiyetlerini gözeten kazan-kazan anlayışıyla ortak çıkarları büyütmesi gerektiğini söyledi. Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmenin mümkün olduğuna inandığını belirtti. Trans Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru'nu geleceğin ticaretine yön verecek stratejik bir hat olarak niteledi.

Siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurgulayan Erdoğan, siber güvenlik ve siber iş birliği mutabakatının en kısa sürede imzalanmasını beklediklerini söyledi. Ortak uydu projesinin hızlandırılmasının önceliklerinden biri olduğunu, ortak bir dijital ticaret platformuyla ülkelerin pazarlarının tek çatı altında buluşturulabileceğini ifade etti. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak Büyük Türk Dili Modeli çalışmalarına bütün üye ülkelerin katkı sunmasını bekledi.

Aliyev'in yokluğu ve Bakü ile gerilim

Diken'in aktardığına göre Aliyev, "yoğun takvimi" gerekçesiyle zirveye katılmadı; Bakü'yü Bayramov temsil etti. Diken, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin, AK Parti'li isimlerin Azerbaycan'daki okullarda başörtüsü yasağına dair açıklamaları nedeniyle gerildiğini yazdı. Erdoğan ile Aliyev'in 21 Ekim'de telefonda görüştüğü, Aliyev'in de Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Erdoğan'ı kutladığı aktarıldı.

Agos ise başörtüsü yasağına itiraz eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın istifa ettirilmesinin ardından Erdoğan'ın Aliyev'i telefonla zirveye davet ettiğini yazdı. Aynı habere göre Azerbaycan basınında Aliyev'in önceden planlanmış etkinlikleri ve yoğun programı nedeniyle Ankara'ya gelmediği belirtildi. Erdoğan konuşmasında kimsenin adını anmadan ayrılığa yer olmadığı mesajını verdi.

KaynaklarAnadolu Ajansı, agos.com.tr, Diken, Anka Haber ve +6 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
18 saat önce

Tom Barrack, iki liderin telefon görüşmesinin Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi öncesindeki akşam yemeğinde doğan diyaloğu ilerlettiğini söyledi. Barrack'a göre ortak vizyon, ticaretin esas alındığı bir bölge.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Başkan Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinin ardından bir açıklama yayımladı. Barrack, görüşmeyi zirvenin arifesinde liderlerin buluştuğu akşam yemeğiyle birlikte değerlendirdi ve bölgesel iş birliğine dikkat çekti.

Yemekten telefona uzanan diyalog

Barrack'a göre telefon görüşmesi, zirve öncesindeki yemekte filizlenen diyalog havasını bir adım daha ileri taşıdı. Büyükelçi, Hazar'dan Akdeniz'e uzanan Türk devletlerinin üç bölgenin, yani Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kavşağında, stratejik bir coğrafyada bulunduğunu söyledi.

Enerji ve ticaret koridorlarının merkezi

Barrack, bu coğrafyanın gelecek kuşakların refahını belirleyecek enerji, ticaret ve bağlantı koridorlarının tam ortasında bulunduğunu belirtti. Türk devletleri arasındaki ortaklığın, iki başkanın paylaştığı vizyonun temelini oluşturduğunu savundu.

Barrack'ın tarif ettiği bu vizyonda öncelik silahlı gerilimde değil, ekonomik temasta. Açıklamada, "çatışma yerine ticaretin" esas alındığı bir bölge hedefi vurgulandı. Büyükelçiye göre güçlü ortaklıklar ve kesintisiz iş birliği, herkes için barışı, istikrarı ve refahı ileri taşıyacak.

Mesaj, ABD'nin Ankara'daki en üst düzey temsilcisinin Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi arifesinde Türkiye-ABD liderler diyaloğunu bölgesel iş birliği çerçevesine oturttuğunu gösterdi.

KaynakA Haber
Son güncelleme30.10.2026 07:44
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

İletişim Başkanlığı'na göre Trump, Ankara'daki liderler yemeği sırasında Erdoğan'ı arayıp Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı ve 30 Ekim'deki zirve için başarı diledi.

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünde, 29 Ekim akşamı Ankara'da ağırlanan liderlerin sofrasına Washington'dan bir telefon düştü: ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradı. İletişim Başkanlığı'nın duyurusuna göre arama, Cumhuriyet Bayramı ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi nedeniyle bir araya gelen liderlerin akşam yemeği sırasında gerçekleşti.

Erdoğan, yemekteki liderlerin selamlarını Trump'a aktardı. Teşkilat'ın 13'üncü Zirvesi'nin Ankara'da toplanacağını, nüfusu 200 milyonu aşan Teşkilat'ı ileriye taşıyacak kararların alınacağını söyledi ve Teşkilat'ı Orta Asya'da "istikrar ve güvenin adresi" diye niteledi. Trump ise 30 Ekim'de yapılacak Liderler Zirvesi için Erdoğan'a başarı diledi.

Aynı iki lider bir gün önce, 28 Ekim'de de telefonda konuşmuştu. O görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel ve küresel başlıklar ele alındığı bildirilmişti.

KaynaklarStratejik Düşünce Enstitüsü, MarineDeal News, Hürriyet, Bloomberght ve +4 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 23:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu