Bizim Tv yazarı Ergün Aydoğan, fon vurgununu atamalara ve denetimsizliğe bağladı; muhalefetin rakam ve isim enflasyonu yerine uzman heyetiyle tek bir dosya hazırlamasını önerdi.
Bizim Tv'de yayımlanan köşe yazısında Ergün Aydoğan, fon vurgununu "Türkiye Yüzyılı" hedefini koyanların geldiği nokta olarak niteledi ve olayı yüzyılın finansal soygunu diye adlandırdı. Aydoğan'a göre kamuoyu araştırmalarında vatandaşlar fon vurgununu birinci öncelikli sorun olarak görüyor.
Sistemsel kriz tespiti
Aydoğan, yaşananların tek kişilik yürütme rejiminin ürettiği bir sistem krizi olduğunu savundu. Yazara göre bu düzende denetim ve hesap verme mekanizması yok; göreve gelen kişi kurala ve hukuka değil, atayan siyasi iradenin tercihlerine bağlı kalıyor, görev süresi de bu iradenin inisiyatifinde.
Yazar, Cumhurbaşkanı kararıyla Sermaye Piyasası Kurulu başkanlığına Muhsin Atcı'nın, başkanvekilliğine Ersin Başar Ekmekçi'nin, kurul üyeliğine Yasemin Girici'nin atandığını hatırlattı ve bu isimlerin yasal sorumluluklarına göre mi, atayanın iradesine göre mi görev yapacağını sordu.
Kurumlar ve iddia edilen yararlananlar
Aydoğan'ın sıraladığı kurumlar arasında SPK, Borsa İstanbul, Takasbank, MKK, BDDK, MASAK ve DDK var; yazara göre bu kurumların üyelerinin tamamı iktidarın tercihiyle görevde. Fondan yüksek gelir elde ettiği iddia edilenler arasında Türkiye Sigorta genel müdürünü, Diyanet Vakfı'nı, çok sayıda vali ve kaymakamı, bakanları ve sayısının yüzü aştığı iddia edilen milletvekillerini sayan yazar, bunların hepsinin iktidar cenahından olduğunu öne sürdü.
Tera'nın borsaya açılmasına onay vermeyip görevden alınanlar ile onların yerine gelip onay verenler hakkında hesap sorabilecek bir merci bulunmadığını savunan Aydoğan, iktidarın vatandaşı fon ve borsaya yönlendirdiğini, küçük yatırımcının ise soyulduğunu ileri sürdü. Yazara göre bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey kamu görevlileri içeriden bilgiyle kazanç sağlarken küçük yatırımcının zarar göreceğini biliyor olmalıydı.
Hukuk uygulamasına yönelik eleştiri
Aydoğan, muhalefete uygulanan yargı uygulamalarının aksine fon olayında iktidarın hassas davrandığını iddia etti. Gözaltı ve tutuklamaların sınırlı kaldığını, olanların da kamuoyuna yansımadığını, kimin ne kadar para yatırdığının bilinmediğini savunan yazar, bunu ikili hukuk düzeni olarak tanımladı.
Muhalefete öneri
Yazar, YENİ Parti'nin yeni nesil siyaset iddiasıyla iktidara alternatif olduğunun kamuoyu araştırmalarında görüldüğünü öne sürdü. Muhalefete, her kafadan farklı rakam ve isim dile getirmek yerine finans ve ekonomi uzmanlarından oluşacak bir heyetle çalışma önerdi. Heyetin siyasi atamaları, yapılmayan denetimleri, kamu kaynaklarıyla büyüyen fonları, bankacılık izinlerini ve borsaya açılma onaylarını tek tek ortaya koymasını, fon soygununun önlenip önlenemeyeceğini ve ekonomiye etkisinin boyutunu hesaplamasını istedi.