Amerikalı siyaset bilimci Finkelstein, Serbestiyet'e konuştu; İsrail seçimini, diasporadaki eleştirel tutumu ve ABD'de azalan desteği değerlendirdi.
ABD'li siyaset bilimci Norman G. Finkelstein, Serbestiyet'e verdiği röportajda İsrail'in uluslararası konumunu, dünya Yahudileriyle ilişkisini, 27 Ekim seçimlerini ve ABD'deki destek eğilimini değerlendirdi. Finkelstein'ın Beyond Chutzpah adlı kitabı, Timaş Yayınları tarafından Küstahlığın Ötesinde: Antisemitizm Sektörü ve Tarihin Suistimali adıyla Türkçeye kazandırıldı; çeviriyi Samet Özgüler yaptı.
Kitabın konusu
Finkelstein, İsrail'in Filistin siyasetinin ve antisemitizm ithamlarının politik çıkar için işletilmesinin en sert eleştirmenleri arasında sayılıyor. Kitap, İsrail'in insan hakları karnesini, bu ithamların İsrail'e itiraz edenleri susturmak için nasıl kullanıldığını ve Yahudi tarihinin siyasi amaçla suistimalini inceliyor.
Hukuk ve askerî güç
Finkelstein'a göre İsrail kuruluşundan beri bölgesel üstünlüğünü esas olarak askerî güce dayandırdı. Değişen tek şeyin, ülkenin artık uluslararası hukuka uyuyormuş gibi görünme gereği duymaması olduğunu söyleyen Finkelstein, İsrail'i küresel bir nükleer yangını tetikleyebilecek güce sahip, hukuk tanımayan bir devlete dönüşmüş olarak tanımladı.
Diasporayla kopuş
Kopuşun en az 15 yıldır sürdüğünü belirten Finkelstein, 2012'de bu konuda Knowing Too Much adlı bir kitap yazdığını anımsattı. Ona göre ayrışma artık çok daha görünür. ABD'deki Yahudilerin yüzde 30 ila 40'ının Gazze'de soykırım yürütüldüğüne inandığını öne süren Finkelstein, kendisinin artık cemaat içinde marjinal sayılmadığını, İsrail'e dair sert yargıların özellikle gençler arasında yaygınlaştığını ifade etti.
7 Ekim sonrası düşmanlık
Finkelstein, 7 Ekim sonrasında Yahudi karşıtı duyguların geniş bir kesime yayıldığını söyledi, ancak bunu tam anlamıyla antisemitizm olarak nitelemedi; çünkü antisemitizmin temel unsurlarından birinin irrasyonellik olduğunu belirtti. Mevcut olumsuz bakışın bütünüyle akıl dışı olmadığını, kendini “Yahudi devleti” olarak tanımlayan ve resmî Yahudi kuruluşlarının desteklediği bir devletin eylemlerinden beslendiğini savundu.
Seçim ve ABD'deki destek
Netanyahu'nun 27 Ekim seçiminde açık çoğunluğu sağlayamadığı hatırlatılan Finkelstein, sorunun Netanyahu ya da Gadi Eisenkot ile sınırlı olmadığını, İsrail toplumunun kendisinde yattığını söyledi. ABD'ye ilişkin olarak Demokrat Parti içinde İsrail desteğinin ciddi biçimde eridiğini, genç Cumhuriyetçiler arasında da gerilediğini belirtti. Bu eğilimin Washington'ın politikasında mutlaka bazı değişikliklere yol açacağını, ancak değişimin ne kadar ileri gideceğinin henüz belli olmadığını ekledi.