1 saat önce

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada gözaltı, gazetenin ortaklık yapısındaki Bulls Yatırım Holding bağlantısıyla gündeme geldi; Güner hakkındaki suçlamalar kesinleşmedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması kapsamında DÜNYA Gazetesi'nin sahibi iş insanı Umut Güner gözaltına alındı. 131 yatırım fonunun tasfiyesine yol açan ve eylülde başlayan soruşturma, böylece ekonomi basınının köklü yayınlarından birinin sahiplik yapısına da uzandı. Güner hakkındaki suçlamalar henüz kesinleşmiş bir yargı kararıyla hükme bağlanmadı.

Ortaklık bağı gündemde

Gazetenin bağlı olduğu Dünya Holding ile Bulls Yatırım Holding arasındaki ortaklık ilişkisi, gözaltının arka planı olarak öne çıkıyor. Bulls Yatırım Holding'in Dünya Holding'de yüzde 20,45 oranında payı bulunduğu belirtildi; gözaltının bu ortaklık çerçevesinde gerçekleştiği iddia edildi. Dünya Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya aynı zamanda Bulls Yatırım'ın da başında bulunuyor.

Akkaya ile Lydia Holding'in başındaki Enver Çevik, 23 Eylül'de savcılıkta ifade verip serbest bırakılmıştı. İkisinin mali tedbirlerinden bir kısmı 9 Ekim'de kaldırılmış, Ekim'in sonunda varlıkları ve banka işlemleri üzerindeki tedbirler yeniden uygulanmaya başlamıştı. Böylece soruşturmada önce gazetenin sahibi holdingin başkanı ifade verdi, ardından sahiplik zincirindeki iki ismin mal varlığına tedbir kondu, son olarak Güner gözaltına alındı.

Gazetenin sahiplik geçmişi

Güner, DÜNYA'nın imtiyaz hakkını Ocak 2024'te Didem Demirkent'ten devraldı. Gazete, 1981'de Nezih Demirkent tarafından günlük bir ekonomi yayınına dönüştürülmüş ve yıllarca sektörün itibarlı isimleri arasında anılmıştı. Demirkent'in ölümünün ardından gazetede mali ve yönetimsel sorunlar yaşandığı, bazı gazetecilerin ayrılarak Ekonomim'i kurduğu aktarıldı.

Soruşturmanın seyri

İddialara göre soruşturmanın odağında bazı hisselerin fiyatlarının yapay biçimde yükseltilmesi, yatırım fonları üzerinden piyasa dolandırıcılığı yapılması ve suç gelirlerinin aklanması yer alıyor. SPK 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermişti; 28 Ekim itibarıyla soruşturmadaki tutuklu sayısının 120'ye ulaştığı bildirilmişti.

21 Ekim'de yapılan yeni operasyonlarda Işıklar Enerji, Vişne Madencilik, Odine Solutions ve Tera Finansal Yatırımlar Holding hisselerine ilişkin işlemler mercek altına alınmış, iş dünyasından çok sayıda isim gözaltına alınmıştı. Soruşturma 19 Ağustos'ta, SPK'dan bilgi ve belge istenmesiyle başlamıştı.

Yayın çizgisi tartışması

Gazeteci Yıldıray Oğur, eylül sonunda kaleme aldığı yazıda gazetenin krizi nasıl haberleştirdiğini ve Bulls bağlantısını incelemişti. Oğur'a göre krizin başladığı 17 Eylül'de borsadaki yüzde 5,5 oranındaki düşüş ilk sayfada küçük bir haberle geçilmişti; Akkaya'nın ifade verdiği 23 Eylül'de ise manşet başka bir konuya ayrılmıştı. Oğur, gazetenin Bulls'un yatırımlarını önceki aylarda düzenli biçimde haberleştirdiğini de hatırlatmıştı.

KaynaklarsoL Haber, Yeni Şafak, Serbestiyet, Son Dakika
Son güncelleme01.11.2026 12:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
38 dakika önce

Özgür Karabat, KOBİ'lerin takipteki kredilerinin yüzde 90 arttığını öne sürdü ve artışın fon krizinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Mehmet Şimşek'in sorumluluğunu tartıştı.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, BDDK verilerine dayanarak bankaların takipteki alacaklarının bir yılda 519 milyar liradan 965 milyar liraya çıktığını açıkladı. Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda artışı fon krizinden ayrı düşünemeyeceklerini söyledi ve KOBİ kredilerindeki bozulmaya dikkat çekti.

Bir yılda yüzde 86 artış

Karabat'ın aktardığı verilere göre takipteki alacaklar 24 Ekim 2025'te 519 milyar lira düzeyindeydi, 23 Ekim 2026'da 965 milyar liraya ulaştı. Artış 446 milyar lira, yani yüzde 86 oldu. Fon düzenlemesinin açıklandığı 28 Ağustos'ta tutar 844,9 milyar liraydı; sekiz haftada 120 milyar liralık yükseliş yaşandı.

Milletvekili, 17 Eylül'de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alındığını hatırlatarak artış hızındaki farka dikkat çekti. Karabat'ın hesabına göre takipteki alacaklar, 28 Ağustos-18 Eylül döneminde haftada ortalama 10,5 milyar lira büyürken, sonraki beş haftada bu hız 17,7 milyar liraya yükseldi.

KOBİ kredilerinde hızlanma

KOBİ'lerin takipteki kredileri bir yıl önceki 176,5 milyar liradan 335,4 milyar liraya yükseldi; Karabat bu artışı yüzde 90 olarak hesapladı. Son sekiz haftadaki artış 42,7 milyar lira oldu. Haftalık ortalama artış 28 Ağustos-18 Eylül arasında 1,6 milyar lirayken, 18 Eylül-23 Ekim arasında 7,6 milyar liraya çıkarak yaklaşık 4,7 katına ulaştı.

Milletvekili, Türkiye ekonomisinin yıllardır yüksek enflasyon, belirsizlik, yüksek faiz ve derin bir güven krizi altında olduğunu, şirketlerin ayakta kalmaya, vatandaşların borçlarını ödemeye çalıştığını söyledi. Bu tabloya fon krizinin de eklendiğini belirtti. Karabat, KOBİ'leri ülkenin üretim, istihdam ve ticaret yükünü taşıyan işletmeler olarak tanımladı.

Karabat, yeniden yapılandırılarak takibe aktarılmayan krediler ile varlık yönetim şirketlerine devredilen alacakların bu rakamların dışında kaldığını, dolayısıyla sorunun gerçek boyutunun daha büyük olabileceğini söyledi.

Şimşek'e sorular

Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 4 Kasım 2025'te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini söylediğini hatırlattı. SPK'nın açıklamasına göre konunun 2 Aralık 2025'te Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşüldüğünü de belirten milletvekili, riskin ekonomi yönetiminin önünde olduğunu savundu. Bir yıl önce manipülasyon riskini bildikleri halde neden daha etkili önlem alınmadığını soran Karabat, Şimşek'in siyasi sorumluluğu tartışılmadan dosyanın kapatılamayacağını söyledi.

Karabat, krizin yalnızca tasfiyeye alınan 131 fonla ve yatırımcılarla sınırlı görülmesini hata olarak nitelendirdi. Sermaye piyasalarına duyulan güvenin ağır yara aldığını, borsa, şirket finansmanı, tahvil ve likidite alanlarında risklerin büyüdüğünü savunan milletvekili, bedelin yatırımcıyla sınırlı kalmayıp esnafa ve KOBİ'lere de çıktığını söyledi. Karabat, ülkenin ihtiyacının yeni bir iyimserlik anlatısı olmadığını, hesap verebilir bir ekonomi yönetimi gerektiğini ifade etti.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme01.11.2026 12:50
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu