Cumhuriyet'te yayımlanan bir yazıda, fon vurgunundan sonra nitelikli yatırımcı tanımının 10 milyon liradan 50 milyon liraya çıkarılmasının küçük tasarruf sahiplerini serbest fonlardan uzaklaştırdığı savunuldu.
Cumhuriyet'te 2 Kasım'da yayımlanan bir yazıda fon vurgununun ardından küçük yatırımcının tasarruf seçeneklerinin daraldığı, bu zararın büyük ölçüde yurttaşa yüklendiği savunuldu. Yazıda, nitelikli yatırımcı tanımının değiştirilmesi ve para piyasası fonlarına getirilen düzenlemeler eleştirildi.
Güven bunalımı
Yazara göre uzun süren ekonomik sıkıntı, para kazanma beklentisini geriletti. Küçük yatırımcı ve tasarruf sahipleri ise sarsılmış durumda. Fon vurgunu öncesinde görevini yapmayanların belli olduğu, bunu artık iktidarı savunan çevrelerin de yüksek sesle dile getirdiği yazıda belirtildi. Yazar, vurgunun zihinlerde ağır hasar bıraktığını, insanların birikimlerini mevduata, altına ya da dövize yatırma konusunda karar veremediğini yazdı. Memur ve işçinin yaşlılığında rahat edebilmek için yaptığı tasarrufun artık güvence altında görülmediği vurgulandı.
Nitelikli yatırımcı sınırı
Yazıda dikkat çeken düzenleme, nitelikli yatırımcı tanımının değiştirilmesi oldu. Yazarın aktardığına göre bu sınır 10 milyon liradan 50 milyon liraya yükseltildi. Bu tutarın altında birikimi olanlar niteliksiz yatırımcı sayılıyor ve serbest fon alamıyor. Nitelikli yatırımcı sayısının 500 binlerden 15 binlere düştüğü belirtildi. Yazar, yetkilileri "yasakla kurtul" mantığıyla hareket etmekle eleştirdi.
Para piyasası fonları ve vergi
Yazıya göre iktidar her hatanın bedelini küçük yatırımcıya yüklüyor. Yatırımların para piyasası fonlarında yoğunlaşması üzerine vergi artırıldı ve devlet tahvili zorunluluğu getirildi; yazar bu uygulamanın para piyasası fonlarını eksi getiriye taşıdığını savundu. Ardından risk düzeyi para piyasası fonlarıyla aynı, yani 1 olan serbest fonlar oluşturuldu. Yazarın aktardığına göre bu fonların para piyasası fonlarından tek farkı bünyelerinde devlet tahvili bulunmaması. Mehmet Şimşek'in her türlü parayı vergi olarak gördüğünü öne süren yazar, 50 milyon lira sınırıyla küçük yatırımcının bu fonlara da giremeyeceğini yazdı.
Yazı, küçük tasarruf sahibinin kaçacak yerinin kalmadığı, herkese payına düşen zararın ödetileceği değerlendirmesiyle sona erdi.