Takvim'in aktardığı analizde Prof. Giwoong Jung, Erdoğan-Lee görüşmesinin ardından savunma, ticaret ve teknoloji alanlarında atılacak adımları sıraladı.
Erdoğan'ın Güney Kore'nin başkenti Seul'e yaptığı ziyaret, Takvim'in aktardığına göre Güney Kore'de kaleme alınan bir analizle değerlendirildi. Hankuk Yabancı Diller Üniversitesi Uluslararası Bölge Çalışmaları Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Giwoong Jung, zirvenin ikili ilişkiler açısından anlamını inceledi. Ziyarette bilim ve teknoloji, doğal kaynaklar ve madencilik, enerji ve nükleer proje finansmanı alanlarında dört mutabakat zaptı imzalanmıştı.
"Önümüzdeki görev net"
Jung, 3 Kasım'da Erdoğan ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung arasında yapılan zirvenin ilişkilere ortak üretim ve teknolojik işbirliği ekseninde daha net bir yön kazandırdığını yazdı. Diplomatik ilişkilerin 2027'de 70. yılına yaklaştığını hatırlatan Jung'a göre asıl görev, Seul'de verilen sözlerin elle tutulur projelere çevrilmesi, bu projeler için takvim konulması ve konunun sürekli gündemde tutulması.
Jung, Kore Savaşı'na dayanan dostluğun güçlü bir temel oluşturduğunu, Koreli turistlerin ve "Kore dalgası"nın bağları pekiştirdiğini belirtti. Ancak kardeşliğe en büyük katkının ortak refahı getirecek ortaklıklar olacağını ifade etti.
Savunmada fırsat, ekonomide karşılıklılık
Jung'a göre en önemli fırsat savunma alanında. Erdoğan'ın Fırtına obüsü ve ALTAY tankını başarılı örnekler olarak andığını, Lee'nin ise ortak üretim, teknolojik işbirliği ve üçüncü ülke pazarlarına girişin sıradaki adım olduğunu söylediğini aktaran Jung, bu gündemin karşılıklı alımların ötesine geçtiğini yazdı.
Ekonomik alanda serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesinin yatırımı ve tedarikçi entegrasyonunu teşvik etmesi gerektiğini savunan Jung, Koreli üreticilerin daha fazla Türk tedarikçiye yeterlilik kazandırabileceğini, elektrikli araç bileşenleri ile batarya geri dönüşümünün Türkiye'nin katma değerini artırabileceğini ekledi. Bilim ve teknoloji anlaşmasının ortak araştırma hibelerini ve üniversite-sanayi laboratuvarlarını desteklemesini; endüstriyel yapay zekâ, robotik ve güç elektroniğini başlangıç alanları olarak önerdi.
Güvenlik ve düzenli istişare
Jung, güvenlik alanındaki işbirliğinin aynı politikaları benimsemeyi değil karşılıklı anlayışı gerektirdiğini belirtti. Seul'ün Kuzey Kore tehdidiyle, Ankara'nın ise Karadeniz ve Orta Doğu çevresindeki güvensizlikle uğraştığını hatırlatan analizde, Türkiye'nin Seul'ün Kuzey Kore politikasına desteğini yinelemesinin daha yakın istişareler için zemin oluşturduğu savunuldu.
Liderlerin G20 veya BM Genel Kurulu gibi platformlarda yıllık istişare toplantıları yapabileceğini ve süreci bakanlar düzeyinde düzenli değerlendirmelerle destekleyebileceğini öneren Jung, Seul'ün Kazakistan ve diğer Orta Asya ortaklarıyla konuşup Türkiye'yi ayrı bir bilgilendirme toplantısına çağırabileceğini de yazdı.