39 dakika önce

HRW, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu, İmamoğlu başvurusuna ilişkin üçüncü taraf görüşünü AİHM'ye iletti.

Uluslararası Hukukçular Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin dosyada AİHM'ye ortak bir üçüncü taraf görüşü gönderdi. 3 Kasım'da duyurulan metne göre kuruluşlar, Türkiye'de muhalif siyasetçilere uygulanan tutuklama ve yargılamaların siyasi katılımı engellemeye hizmet ettiğini öne sürdü.

Başvurunun kapsamı

İmamoğlu, tutukluluğunun Sözleşme'nin üç maddesini çiğnediğini savunarak AİHM'ye gitti. Başvuruda kişi özgürlüğü ve güvenliğini düzenleyen 5. madde, hak kısıtlamalarının başka amaçlarla kullanılmasını engelleyen 18. madde ve serbest seçim hakkını koruyan Ek 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesi gündemde. Mahkeme dosyayı 13 Nisan 2026'da Ankara'ya bildirip hükümetin görüşünü istemişti; henüz bir karar çıkmadı.

Demirtaş ve Yüksekdağ kararları hatırlatıldı

Üç kuruluş, İmamoğlu'nun durumunu 2016-2017'de HDP'li yöneticilere ve vekillere uygulanan gözaltı ve tutuklamalara benzetti. Mahkemenin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve 15 siyasetçiye ilişkin değerlendirmeleri anımsatıldı. HRW'nin aktardığına göre AİHM, 2019'dan beri HDP'li siyasetçiler ve Osman Kavala için verdiği sekiz kararda Türkiye'nin 18. maddeyi çiğnediğini saptadı. Kuruluşlar, İmamoğlu dosyasında da tutukluluğun siyasi bir amaç güdüp gütmediğine bu çerçevede bakılmasını istedi. AİHM'nin Gürcistan, Azerbaycan ve Ukrayna hakkındaki kararlarında da muhalefeti sınırlamaya yönelik soruşturmaları incelediği hatırlatıldı. Üç kuruluşa göre ceza hukukunun muhalif siyasetçilere uygulanması yalnızca tutuklananların değil, seçmenlerin siyasi temsil hakkını da etkiliyor; tutuklamalar ve ağır suçlamalar siyasi çoğulculuk üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir.

Kuruluş temsilcilerinin değerlendirmeleri

Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi Direktörü Ayşe Bingöl Demir, muhalif görülenleri siyasetten uzaklaştırmak için tutuklamaya başvurulmasının Türkiye'de sık görülen bir yönteme dönüştüğünü söyledi. HRW Kıdemli Hukuk Danışmanı Aisling Reidy, başvurunun Demirtaş ve başka Kürt siyasetçilerin davalarıyla benzerlik gösterdiğini belirtti. Uluslararası Hukukçular Komisyonu Avrupa ve Orta Asya Programı Direktörü Temur Shakirov ise mahkemeden bu tür tutuklama ve kovuşturmaları sıkı biçimde denetlemesini istedi.

Görüşte ayrıca yargı bağımsızlığının zayıfladığı, bazı ilk derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamadığı yönündeki eleştirilere de yer verildi. Kuruluşlar, bunun muhalif siyasetçilerin iç hukukta etkili korumaya erişmesini güçleştirdiğini savundu.

Tutuklamanın arka planı

İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması çerçevesinde 19 Mart 2025'te gözaltına alındı. 23 Mart 2025'te suç örgütü yönetme, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalarla tutuklandı ve belediye başkanlığından uzaklaştırıldı.

KaynakBianet
Son güncelleme04.11.2026 12:19
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 dakika önce

Üçüncü celsenin üçüncü gününde dinlenen Gürgen, ihale rakamlarının resmi evraklarda bulunduğunu söyledi; İmamoğlu'nun avukatı Pekin gizli tanık uygulamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savundu.

Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında, Silivri'de görülen üçüncü celsenin üçüncü günü başladı; dosyada 436 sanık var. Gün, gizli tanık uygulamasına yönelik itirazla açıldı; ardından gizli tanık Gürgen şirketlere ve ihalelere ilişkin iddialarını anlattı, mahkeme başkanının para alışverişi sorusuna ise duyuma dayanan bir yanıt verdi.

Gizli tanık uygulamasına itiraz

Duruşmada ilk olarak İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin konuştu. Pekin, gizli tanıklık uygulamasının savunmanın ve adil yargılanmanın haklarını ihlal ettiğini söyledi; tanıkların olağan usulle dinlenmesini talep etti. Mahkeme başkanı, uygulamanın tanıkların kendini rahat hissetmesi için yapıldığını söyleyerek bu şekilde devam edeceklerini bildirdi.

Tutuklu Melih Geçek'in (İSTTELKOM Genel Müdürü) avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu da İlke kod adlı tanığın gizli tanık olmak istemediğini dile getirdiğini hatırlatarak bu biçimde tanıklığın kabul edilemeyeceğini savundu. Mahkeme başkanı yanıt olarak Zeytin ile Gürgen'in hazır olduğunu, İlke isterse kimliğinin açıklanabileceğini söyledi.

Gürgen'in ifadesi

Gürgen, verdiği ifadenin bütününe hâkim olmadığını söyleyerek konuşmaya girdi. Tamer Gümüş ve Ali İhsan Mengir'le bağlantılı olduğunu öne sürdüğü şirketleri ve bunların aldığı ihaleleri anlattı. Önceki ifadesinde geçen, 2024'te yaklaşık 104 milyon liralık iş alındığı iddiasının ve diğer parasal tutarların kaynağı sorulunca, rakamların resmi ihale evraklarında bulunduğunu, ihale numaralarının aramayla görülebileceğini söyledi. Bu rakamları nereden hatırladığı sorusuna ise dönemin evraklarını tam hatırlamadığını, ancak örnek olarak bir yerli toz alımı ihalesinin numarasını verebileceğini belirtti.

Gürgen ayrıca Ali Sukas'ın 2019'da Ağaç A.Ş.'nin başına geçtiğini ve eşinin 2023'te milletvekili adayı olması nedeniyle bazı taleplerde bulunduğunu ileri sürdü. Mahkeme başkanı, Gürgen'den bahsettiği para alışverişlerini anlatmasını istedi. Gürgen'in yanıtı "Gördüğüm bir şey yok ama konuşulanlar böyledir" oldu.

Celsenin önceki günleri

Üçüncü celsede aralarında tanıkların, gizli tanıkların ve müştekilerin bulunduğu 60 kişinin dinlenmesi bekleniyor. İki hafta önce sona eren ikinci celsede mahkeme heyeti yedi sanığın tahliyesine karar vermişti. Celsenin ilk gününde İmamoğlu, Cebeci maden sahasına ilişkin tanık Ferhat Sayın'a iddiasının dayanağını sordu; Sayın, görüşünün kesin bilgiye değil, bir toplantıda duyduklarından çıkardığı kanaate dayandığını söyledi. İkinci gün ise tanık Orhan Cevahiroğlu savcılık ifadesinde adını verdiği iki kişiyi salonda tanımadığını belirtti.

Kaynakbirgun.net
Son güncelleme04.11.2026 12:52
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu