HRW, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu, İmamoğlu başvurusuna ilişkin üçüncü taraf görüşünü AİHM'ye iletti.
Uluslararası Hukukçular Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin dosyada AİHM'ye ortak bir üçüncü taraf görüşü gönderdi. 3 Kasım'da duyurulan metne göre kuruluşlar, Türkiye'de muhalif siyasetçilere uygulanan tutuklama ve yargılamaların siyasi katılımı engellemeye hizmet ettiğini öne sürdü.
Başvurunun kapsamı
İmamoğlu, tutukluluğunun Sözleşme'nin üç maddesini çiğnediğini savunarak AİHM'ye gitti. Başvuruda kişi özgürlüğü ve güvenliğini düzenleyen 5. madde, hak kısıtlamalarının başka amaçlarla kullanılmasını engelleyen 18. madde ve serbest seçim hakkını koruyan Ek 1 No'lu Protokol'ün 3. maddesi gündemde. Mahkeme dosyayı 13 Nisan 2026'da Ankara'ya bildirip hükümetin görüşünü istemişti; henüz bir karar çıkmadı.
Demirtaş ve Yüksekdağ kararları hatırlatıldı
Üç kuruluş, İmamoğlu'nun durumunu 2016-2017'de HDP'li yöneticilere ve vekillere uygulanan gözaltı ve tutuklamalara benzetti. Mahkemenin Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve 15 siyasetçiye ilişkin değerlendirmeleri anımsatıldı. HRW'nin aktardığına göre AİHM, 2019'dan beri HDP'li siyasetçiler ve Osman Kavala için verdiği sekiz kararda Türkiye'nin 18. maddeyi çiğnediğini saptadı. Kuruluşlar, İmamoğlu dosyasında da tutukluluğun siyasi bir amaç güdüp gütmediğine bu çerçevede bakılmasını istedi. AİHM'nin Gürcistan, Azerbaycan ve Ukrayna hakkındaki kararlarında da muhalefeti sınırlamaya yönelik soruşturmaları incelediği hatırlatıldı. Üç kuruluşa göre ceza hukukunun muhalif siyasetçilere uygulanması yalnızca tutuklananların değil, seçmenlerin siyasi temsil hakkını da etkiliyor; tutuklamalar ve ağır suçlamalar siyasi çoğulculuk üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir.
Kuruluş temsilcilerinin değerlendirmeleri
Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi Direktörü Ayşe Bingöl Demir, muhalif görülenleri siyasetten uzaklaştırmak için tutuklamaya başvurulmasının Türkiye'de sık görülen bir yönteme dönüştüğünü söyledi. HRW Kıdemli Hukuk Danışmanı Aisling Reidy, başvurunun Demirtaş ve başka Kürt siyasetçilerin davalarıyla benzerlik gösterdiğini belirtti. Uluslararası Hukukçular Komisyonu Avrupa ve Orta Asya Programı Direktörü Temur Shakirov ise mahkemeden bu tür tutuklama ve kovuşturmaları sıkı biçimde denetlemesini istedi.
Görüşte ayrıca yargı bağımsızlığının zayıfladığı, bazı ilk derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamadığı yönündeki eleştirilere de yer verildi. Kuruluşlar, bunun muhalif siyasetçilerin iç hukukta etkili korumaya erişmesini güçleştirdiğini savundu.
Tutuklamanın arka planı
İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması çerçevesinde 19 Mart 2025'te gözaltına alındı. 23 Mart 2025'te suç örgütü yönetme, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalarla tutuklandı ve belediye başkanlığından uzaklaştırıldı.