41 dakika önce

Silivri'deki duruşmada Pasifik Holding yöneticileri Fatih Erdoğan ve Abdülkerim Fırat, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'e yönelik şikayetlerini sürdürdüklerini söyledi. Akgün'ün avukatı soruları arasında fon soruşturmasına da değindi.

İBB davasının üçüncü celsesinin 105. duruşma gününde, fon soruşturması kapsamında mal varlıklarına tedbir konulan ve tedbir kararı kısa süre sonra kaldırılan Pasifik Holding'in yöneticileri şikayetçi sıfatıyla ifade verdi. Silivri'deki salona SEGBİS ile bağlanan Fatih Erdoğan ve Abdülkerim Fırat, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'e yönelik şikayetlerinin sürdüğünü söyledi.

Fatih Erdoğan: Doğrudan görgüsü yok

Savcılık beyanına ekleyecek bir şey bulunmadığını belirten Erdoğan, şikayetini sürdürdüğünü ifade etti. Akgün'ün avukatı Akçay Taşçı'nın savcılık ifadesindeki iddiaların doğrudan bilgiye mi yoksa ortağı Fırat'ın anlatımlarına mı dayandığını sorması üzerine Erdoğan, şikayet ettiği konularda doğrudan görgüsü bulunmadığını, bilgilerin Fırat'tan geldiğini söyledi. Eyüpsultan'daki proje arazisini belediyenin satış ihalesiyle aldıklarını, ihale tarihinde projeye uygun imar durumu bulunduğunu belirten Erdoğan, "siluet onayı"na takıldıklarını anlattı.

Taşçı, Erdoğan'a fon soruşturmasına atıfla "geçmiş olsun" dileğinde bulundu. Daireleri SPK'ya teminat olarak sunup sunmadıklarına dair soruya ise mahkeme başkanı izin vermedi. Erdoğan'ın avukatı sorulara müdahale etmek isteyince başkan, sorunun müvekkilin ifadesine dayandığını hatırlattı.

Fırat: Siluet onayı ve bağış

Pasifik Holding'in büyük ortaklarından Fırat, İstanbul'da İBB'den siluet onayı alma sürecinin uzaması nedeniyle mağdur olduklarını söyledi. Saraçhane'deki bir toplantıda sekiz aydır bekletilmelerinin nedenini sert biçimde sorduğunu, Akgün'ün de ondan bağış ve kreş gibi taleplerde bulunduğunu öne sürdü. Resmi bir bağış yapılırsa bunu yapabileceğini söylediğini aktardı.

Mahkeme başkanı, şirketin şehir plancısı Aytaç Ülkebaş'ın ifadesinde Akgün'ün siluet onayı karşılığında para talebi bulunmadığını söylediğini hatırlatıp Fırat'tan açıklama istedi. Fırat bunun Ülkebaş'ın kendi ifadesi olduğunu belirtti. Taşçı ise Fırat'ın aralıkta Akgün'le görüştüğünü, bağışı ocakta yaptığını anımsatarak zamanlamayı sordu; Fırat "3-5 güne takılmanın gereği yok" dedi.

Lehte tanıklar ve günün seyri

Duruşmada öğleden önce lehte tanıklar dinlendi. Uzman bilirkişi Muhsin Açık, İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar'ın suçlandığı ihalede kamu zararı tespit edilemeyeceğini savundu. KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un asistanı Servet Kiraz, iddia edilen para tesliminin kamera ve güvenlik kayıtları nedeniyle mümkün olmadığını söyledi. KİPTAŞ Genel Müdür Yardımcısı İlyas Efe Can ise bir arsanın zorla alındığı iddiasına karşılık tapu devrinin 2017'de yapıldığını belirtti.

Pazartesi günü başlayan celsede üç günde 35 tanık ve müşteki ile iki gizli tanığın ifadesi tamamlanmıştı. Duruşma saat 17.15'te sona erdi; mahkeme başkanı pazartesi günü tanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.

Son güncelleme05.11.2026 18:49
Kaynaklar Cumhuriyet, Evrensel.net, Anka Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Mehmet Talay, yazısında İmamoğlu-Özel ekibinin stratejisini eleştirerek CHP'nin ikiye bölünmesinin sistemin devamını sağladığını savundu.

Akdenizmanset yazarı Mehmet Talay, kaleme aldığı yazıda CHP'nin ikiye ayrılmasını ve YENİ Parti'nin oy kaybını değerlendirdi. Talay'a göre sistemin sürmesini isteyen iç ve dış güçler, önce bu düzeni değiştirebilecek siyasi yapı olarak gördüğü CHP'yi etkisiz hale getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun izole edilmesi

Talay, parlamenter sisteme dönüşü cumhurbaşkanlığı seçiminin tek gündem maddesi yapmayı hedefleyen Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay yoluyla devre dışı bırakıldığını öne sürdü. Yazara göre İmamoğlu ve Özel ekibi bunun ardından "erken seçim yok" söylemini gündeme taşıdı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaret etti ve CHP Genel Merkezi'nde ağırladı. Talay, bu adımların tek adam sistemini meşrulaştırdığını savundu.

Yüzde 37'lik oy ve mahkeme kararı

Yazar, 2024 yerel seçimindeki yüzde 37'lik oy oranının İmamoğlu-Özel ikilisinin değil, Kılıçdaroğlu'nun kurduğu birleşik muhalefetin sonucu olduğunu ileri sürdü. Talay'a göre ekip bu oy gücünü erken seçim baskısı için kullanamadı; İmamoğlu'nun ve birçok belediye başkanının tutuklanmasının ardından ise siyasi zemin daraldı. Mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu yönetiminin yeniden göreve gelmesini Talay, iktidarın istediği sonuç olarak yorumladı.

YENİ Parti'nin anketlerdeki durumu

Talay, yüzde 37 oyla yola çıkan kadronun anketlere göre yüzde 17 düzeyine gerilediğini yazdı. Kararsız seçmen oranının Aralık 2025'te yüzde 11 iken Ekim 2026 anketlerinde yüzde 27'ye çıktığını, İmamoğlu'nun desteğinin ise anketlerde yüzde 6 görüldüğünü belirtti. Bu verilerin, soruşturmaların siyasi değil adli nitelikte olduğu algısının toplumda yer bulduğunu gösterdiğini savundu.

Talay, 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde "seçilecek aday" olarak öne sürülen ve sonradan CHP'nin önseçiminde 15,5 milyon oy aldığı açıklanan İmamoğlu'na desteğin anketlerde yüzde 6 görünmesini de bu sürecin göstergesi saydı. Özel ve YENİ Parti kadrolarının "yapılanlar siyasi operasyon" yönündeki sözlerinin artık yeterli karşılık bulmadığını ileri sürdü.

Talay'a göre yerel seçimde kazanılan oy, Kılıçdaroğlu'nun oluşturduğu birleşik muhalefetin ürünüydü ve bu oyun yarattığı siyasi baskı doğru zamanda kullanılmadığı için iktidara CHP üzerinde hareket alanı açıldı.

Yazar ayrıca 40'tan fazla belediye başkanının tutuklu, 40'tan fazlasının da AK Parti'ye geçmiş olduğunu belirtti. Seçimlere doğru YENİ Parti'nin daha fazla oy kaybedeceğini öngören Talay, parlamenter sistemin kurulması riskinin şimdilik CHP ve YENİ Parti'nin bölünmesiyle ortadan kalktığını, ancak Türkiye'nin bu sistemi sürdürmeye gücünün kalmadığını yazdı.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme05.11.2026 18:15
Kaynak Akdenizmanset
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu