KARAR yazarı İbrahim Kahveci, İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mektubu yayımladı; İmamoğlu fon vurgunuyla İBB operasyonlarının eşzamanlı olduğunu ve metro finansmanının zarar sayıldığını savundu.
KARAR yazarı İbrahim Kahveci, köşesinde Silivri'deki tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kendisine gönderdiği mektubu yayımladı. Kahveci, yazısında Silivri'yi demokrasiden uzaklaşıldıkça ödenen bir fatura olarak tanımladı; mektubun analizini sonraki yazısına bıraktı.
İmamoğlu mektubunda, son iki yılı yargı baskıları ve tutukluluk süreçleriyle dolu bir dönem olarak niteledi. Ona göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumları getirdiği noktanın göstergesi, "Asrın Soygunu: Fon Vurgunu" süreciydi.
"Eşzamanlılık" iddiası
İmamoğlu, fon vurgunuyla İBB operasyonlarının aynı tarihlerde başladığını, birinde borsa ve SPK'ya müdahale edilmezken diğerinde belgesiz ve delilsiz operasyonlarla tutuklamaların art arda geldiğini öne sürdü. Bugünkü Adalet Bakanı'nın dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak 24 Şubat 2025'te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne yazı yazıp diplomasının iptalini istediğini, iki gün sonra 26 Şubat 2025'te ise borsa soruşturması kapsamında SPK'ya müzekkere gönderdiğini anlattı.
İmamoğlu'na göre 19 Mart operasyonunun ardından borsa iki günde yüzde 16,3 değer kaybetti; piyasa çökerken TERA'nın ağırlık verdiği hisse sepeti zirve yaptı. Butlan kararı açıklandığında da borsa düştü, TERA ise o sırada 1 milyar 870 milyon dolarlık alım yapıyordu. Borsayı ve SPK'yı uyaran bazı isimlerin gözaltına alındığını da öne süren İmamoğlu, adı geçen bakanın SPK'ya yazı göndermesinin ardından bir yıl başsavcı, altı ay da bakan olarak görev yaptığını, bu sürede adli işlem yapılmadığını savundu. Fon vurgununun yargı ve siyaset ayağı ortaya çıkmadıkça gerçek failler hesap vermiş olmayacak diye yazdı.
53,5 milyar liralık "zarar" hesabı
İmamoğlu mektubun ikinci bölümünde iddianamedeki kredi suçlamasını ele aldı. Metro yatırımlarını finansman bulunamadığı için durmuş şantiyeleri ve ağır borcu devraldığı 2019'dan bu yana yürüttüklerini, o dönem belediye kasasında yalnızca 7 milyon lira bulunduğunu söyledi. Kamu bankalarından ve İller Bankası'ndan kredi alamadıklarını, dış kredi izinlerinin aylarca beklediğini ekledi.
İddianamede kamu zararı olarak gösterilen 53,5 milyar liranın üç kalemden oluştuğunu belirtti: 19,85 milyar lira kredi anapara ödemesi, iştiraklere yapılan 13,84 milyar lira ve projelerle bağlantısı kurulamadığı ileri sürülen 19,82 milyar lira. İBB'nin hiçbir kredi veya tahvil ödemesinde temerrüde düşmediğini, Sayıştay'ın beş yıl boyunca bu işlemlerle ilgili bulgu düzenlemediğini savundu. İmamoğlu, görev süresinde 65,1 kilometre raylı sistem hattı açtıklarını, yıllık metro üretimini 7,2 kilometreden 14 kilometreye çıkardıklarını söyledi.