1 saat önce

Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmanın Genel Kurul oylamasından önce kapsamının, karar mekanizmasının ve anayasal sonuçlarının açıklanmasını istedi.

Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kaleme aldığı yazıda, Genel Kurul oylamasından önce anlaşmanın kapsamının ve sonuçlarının kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini savundu. Yazıda dile getirilenler Kepekçi'nin görüşleridir.

Komisyondan geçen teklif

Kepekçi'nin aktardığına göre anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin teklif 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi. Teklife AK Parti, MHP ve CHP evet, YENİ Parti, İYİ Parti, DEM Parti ve Yeni Yol karşı oy verdi. Teklifin 3 Kasım haftasında Genel Kurul gündemine alınması ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Meclis'e bilgi vermesi planlanıyor.

Kepekçi, Genel Kurul oyunun da süreci bitirmediğini hatırlattı: Anayasa'nın 90. maddesine göre Meclis yalnızca onaylamayı kanunla uygun buluyor, antlaşmayı onaylayıp yayımlayan Cumhurbaşkanı oluyor ve onay belgeleri teati edilmeden anlaşma yürürlüğe girmiyor.

Yazarın sorduğu sorular

Kepekçi'ye göre anlaşmanın 2. maddesi, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı hepsine yapılmış sayıyor ve taraflar yürürlüğe girişi izleyen ilk on yıl içinde tek taraflı çekilemiyor. Yazar, bir saldırının bu tanıma girip girmediğine kimin, hangi usulle karar vereceğini ve diplomatik destek, istihbarat paylaşımı ile askerî katılım arasındaki sınırın nasıl korunacağını sordu.

Anayasa'nın 92. maddesine de değinen Kepekçi, maddenin asker gönderilmesini TBMM iznine bağladığını, ancak Türkiye'nin taraf olduğu antlaşmaların gerektirdiği durumları bunun dışında tuttuğunu belirtti. Komisyonda Dışişleri yetkililerinin asker gönderilmesinin ancak TBMM iradesiyle mümkün olacağını söylediğini aktaran yazar, bunun siyasi bir güvence olduğunu, Anayasa metninin ise ayrıca Meclis izni aramadığını ifade etti. Yazar ayrıca yürürlüğe giren antlaşmaların kanun hükmünde sayıldığını ve Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürülemediğini hatırlattı. Üç ülkenin 5 Ekim'de "caydırıcılık tedbirlerini" devreye sokmasının uygun bulma kanunu çıkmadan gerçekleşmesini de sorguladı.

İran görüşmeleri ve "Sünni NATO" tartışması

Kepekçi, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Suudi ve Pakistanlı yetkililerle birlikte Tahran'a gitmesine ilişkin Reuters haberinin, İran'ın pakta katılmasının kararlaştırıldığı şeklinde okunamayacağını yazdı. İran'la konuşulmasını değerli bulduğunu, ancak görüşme yapılmasıyla somut sonuç alınmasının ayrı şeyler olduğunu belirtti.

Yazar, "Sünni NATO" ifadesinin 2015'te Suudi Arabistan'ın kurduğunu açıkladığı İslam Askerî Koalisyonu için kullanıldığını, 2017'de Trump'ın Riyad ziyaretiyle yeniden gündeme geldiğini anlattı. Prof. Dr. Haydar Baş'ın o dönemde mezhep eksenli bir güvenlik yapılanmasına itiraz ettiğini hatırlatan Kepekçi, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la ilişkilerini İran'la güvene dayalı komşuluğu koruyarak geliştirmesi gerektiğini savundu.

KaynakYeni Mesaj
Son güncelleme02.11.2026 05:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 dakika önce

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, görevden alma, kayyum ve parti değiştirme nedeniyle 45,9 milyon kişinin yaşadığı yerlerde sandık sonucunun değiştiğini öne sürerek 'şeklen demokrasinin' sona erdiğini savundu.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, 2 Kasım tarihli köşe yazısında 30 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana yaşanan görevden alma, kayyum ve parti değiştirme olaylarının nüfusun yüzde 53,64'ünün sandık tercihini değiştirdiğini öne sürdü. Terkoğlu, çıkardığı hesaba dayanarak ülkenin yarısından fazlası için "şeklen demokrasinin" bile işlemediğini savundu.

İki yıl önce başlayan süreç

Yazar, belediye operasyonlarının 30 Ekim 2024'te Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in kapısının çalınmasıyla başladığını hatırlattı. Özer'e tutukluluğunun ilk günlerinde operasyonun amacını sorduğunu aktaran Terkoğlu, Özer'in üç hedef saydığını yazdı: Esenyurt'a el koymak, sonuç alınırsa sıradaki adımı İBB'de Ekrem İmamoğlu için atmak ve parti içinde kaos yaratarak muhalefetin iktidar yolunu kesmek.

Rakamlarla görevden almalar

Terkoğlu'nun hesabına göre 30 Mart 2024'ten bu yana Denizli'nin Merkezefendi ilçesi dahil 46 il ve ilçede CHP veya YENİ Partili belediye başkanı görevden alındı, yerine başkanvekili geldi ya da kayyum atandı. Bunların beşi büyükşehir: İstanbul, Bursa, Antalya, Adana ve Mersin. Görevine sonradan iade edilen Abdurrahman Tutdere de sayılırsa Adıyaman, Bolu ve Uşak olmak üzere üç il, ayrıca 38 ilçe listede yer alıyor. Bu yerleşimlerin toplam nüfusu 30 milyon 679 bin 22. Yazara göre buralardaki 21 milyon 917 bin 202 seçmenden 17 milyon 278 bin 509'u sandığa gitti; görevden alınan başkanlar toplam 8 milyon 320 bin 293 oy almıştı.

DEM Parti'nin 10 belediyesi de görevden alma ya da kayyum uygulamasıyla karşılaştı. Mardin ve Van büyükşehir, Hakkâri, Batman, Tunceli ve Siirt il olmak üzere bu yerleşimlerin nüfusu 3 milyon 716 bin 428. Yazara göre buralarda 1 milyon 569 bin 508 kişi oy kullandı, 765 bin 188 kişi DEM Parti'yi tercih etti.

Parti değiştiren belediyeler

Terkoğlu, CHP veya YENİ Partili iki büyükşehirde ve bir ilde, ayrıca 32 ilçede başkanların parti değiştirdiğini yazdı. Bunlardan biri hariç tamamı AK Parti'ye geçti. İzmir, Aydın ve Afyonkarahisar'ı kapsayan bu yerleşimlerin nüfusu 9 milyon 978 bin 803. Başkanların yer değiştirdiği, çoğu Yeniden Refah'tan AK Parti'ye geçen diğer 72 belediyede ise yazara göre 610 bin 395 seçmen, parti değiştiren başkanlara oy vermişti.

"Yüzde 53'ün sandığı yok"

Çakışmaları ayıkladığında net sayıya ulaştığını belirten Terkoğlu'na göre 45 milyon 948 bin 13 kişinin sandıktaki tercihi görevden alma, kayyum ya da parti değiştirme yoluyla değişti. Bu, nüfusun yüzde 53,64'üne ve toplam seçmenin yüzde 51,88'ine denk geliyor. Bu bölgelerde oy kullanan 24 milyon 954 bin 49 seçmenden 11 milyon 671 bin 356'sının oyu karşılıksız kaldı. Yazar, Ankara ve Muğla gibi dolaylı etkilenen yerleri hesaba katmadığını ekledi.

Terkoğlu, "şeklen demokrasi var" denilen yerlerin büyük bölümünün zaten iktidarı tercih eden bölgeler olduğunu da yazdı.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme02.11.2026 06:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu