54 dakika önce

AMB Başkanı Lagarde, 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını duyurdu. Ayrılığın zamanlaması, Fransa'da 2027 seçimi öncesinde Macron'un halef atamasındaki rolü üzerine tartışma yarattı.

Christine Lagarde'ın, başkanı olduğu Avrupa Merkez Bankası'ndan (AMB) süresi dolmadan ayrılacağını duyurması, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yeni bir siyasi tartışma başlattı. Lagarde, 29 Ekim'deki resmî bildirisinde 7 Şubat 2027'de görevi bırakacağını söyledi. Sekiz yıllık görev süresi normalde 2027'nin sonunda tamamlanacaktı.

Lagarde'ın gerekçesi: tarafsızlık yükü

Lagarde aynı gün düzenlediği basın toplantısında kararını alışılmadık açıklıkta anlattı. Başkanlık görevinin gerektirdiği tarafsızlığın, değer verdiği ilkeler hakkında konuşmasını kısıtladığını anlatan Lagarde şu ifadeyi kullandı: “Konuşma özgürlüğüne, ifade özgürlüğüne ve para politikasıyla ilgili olmayan konularda tavır alma özgürlüğüne sahip olmak istiyorum.” Hakikatin yanlış bilgilerle çarpıtıldığını gördüğünü belirten Lagarde, artık tarafsız kalamayacağını ekledi.

Lagarde, Fransa'da cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını daha önce defalarca dile getirmişti. Temmuz 2026'da Euronews'e verdiği röportajda da herhangi bir göreve aday olmadığını, ancak Avrupa'nın korunması gerektiğini vurgulamıştı. 70 yaşındaki Lagarde'ın adı buna rağmen merkez ve merkez sağın olası 2027 adayları arasında anılıyor. Reuters'ın 15 Ekim tarihli haberine göre Lagarde'ın Davos Dünya Ekonomik Forumu başkanlığına getirilebileceği de kurumun yönetimine yakın kaynaklarca dile getirilmişti.

Takvim siyasi tepki çekti

Tartışmanın merkezinde ayrılığın zamanlaması var. Lagarde Şubat'ta ayrıldığı için Anayasa gereği 2027'de yeniden aday olamayacak olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yeni AMB başkanının belirlenmesine yine de katılabilecek. Böylece Fransa'nın yeni cumhurbaşkanının söz sahibi olacağı bir atama, seçimden önce tamamlanabilecek.

Sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa'nın (LFI) lideri Jean-Luc Mélenchon, bu istifa sayesinde Macron'un halefi müzakere edebileceğini söyleyerek tepki gösterdi. Fransa Ulusal Meclisi'nde Maliye Komisyonu'nu yöneten Éric Coquerel, Macron'un kendi iktidarından sonra da para politikasını denetimde tutmak istediğini savundu. Ulusal Birlik (RN) milletvekili Jean-Philippe Tanguy ise Macron'un AMB yönetimini kendi çizgisine yakın isimlerle şekillendirmek istediğini öne sürdü. Bu açıklamaları LCP aktardı.

Halef süreci başladı

Yeni başkan, Avro Bölgesi ülkelerinin katıldığı Avrupa Konseyi'nde güçlendirilmiş nitelikli çoğunlukla belirlenecek. Avrupa Parlamentosu ve AMB Yönetim Konseyi de görüş bildirecek. Öne çıkan isimler arasında, Hollanda Merkez Bankası'nı daha önce yöneten Klaas Knot ve Uluslararası Ödemeler Bankası'nın başındaki Pablo Hernández de Cos var. Philip Lane (başekonomist) ile Isabel Schnabel'in (İcra Kurulu üyesi) de ayrılacak olması, üç üst düzey görevin bir arada pazarlığa konu olabilmesini sağlıyor.

Kaynakperspektif.eu
Son güncelleme04.11.2026 22:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Demokratların Kongre'nin iki kanadında da öne geçtiği seçimin ardından yenilginin sebebini savaşa bağladı; Cumhuriyetçi saflarda eleştiriler sertleşti.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlerde Kongre'de yaşadığı kayıpların temel nedeninin İran savaşı olduğunu söyledi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Vance, "Kaybetmemizin nedeni savaş" dedi ve Başkan Donald Trump'ın da bir önceki gece aynı noktaya işaret ettiğini kaydetti. Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde 228, Senato'da 54 sandalye kazandı; Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi'nde 139, Senato'da 44 sandalyede kaldı. Oy sayımı sürüyor.

Vance: Bedeli savunmak isteyen savunsun

Vance, savaşın buna değdiğini ve Senato'yu önümüzdeki altı yıl boyunca kaybetmenin ödenmeye değer bir bedel olduğunu savunmak isteyenlerin bunu açıkça yapması gerektiğini söyledi. Katılsalar da katılmasalar da en azından bunun dürüst bir yaklaşım olacağını ekledi.

Beyaz Saray'dan kısa mesaj

Beyaz Saray, ağır yenilginin ardından X hesabından Amerikalılara bir not paylaştı: "Kamuoyuna not: Trump hâlâ başkanınız." Haberlere göre Trump yenilgiyi, kendisinin oy pusulasında yer almamasına bağladı; partisinden birçok isim bu açıklamayı reddedip sorumluluğu doğrudan Trump'a yükledi.

Parti içinden öz eleştiri çağrıları

BBC'nin haberine göre Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson sonuçlardan dolayı hayal kırıklığına uğradığını ancak bunun kendisini yıldırmayacağını söyledi. Wisconsin Senatörü Ron Johnson, İran savaşının ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın insanların zihnini ağır biçimde meşgul ettiğini belirtti. Teksas'ta Senato yarışını kaybeden Ken Paxton, partisinin ülke genelinde zor bir gece geçirdiğini kabul etti ve işin henüz bitmediğini söyledi.

Utah Senatörü John Curtis, partisinin kendi politikalarını sorgulaması gerektiğini söyleyerek medyayı, anketleri ya da seçmeni suçlamak yerine aynaya bakılması çağrısı yaptı. Senatör Mike Lee ise yapay zekâyla üretilmiş, Titanik'in batışını gösteren bir videoyu anlık ruh hâlini anlatan bir notla paylaştı. Kentucky'den Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie, sonucun Demokratlara duyulan güvenle değil, Cumhuriyetçilerin verdikleri sözleri tutmamasından hesap sorulmasıyla ilgili olduğunu savundu. Eski Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene de partinin sonuçlardan ders çıkarması gerektiğini vurguladı.

Eski Trump yetkililerinden değerlendirmeler

Trump'ın ilk döneminde Beyaz Saray Basın Sözcüsü Yardımcısı olan Sarah Matthews, Washington Examiner'a yaptığı açıklamada Trump'ın sorumluluğu kendisi dışında kimseye yükleyemeyeceğini söyledi. Matthews, İran'la savaşın, maliyetleri artıran gümrük vergilerinin ve kitlesel sınır dışı işlemlerinin seçmen öfkesini körüklediğini savundu. Eski Özel Kalem Müdürü Mick Mulvaney ise CNBC'ye yaptığı değerlendirmede enflasyon ve benzin fiyatlarından rahatsız olan seçmenin aday memnuniyetsizliğiyle birleşince tepki gösterdiğini söyledi. Cumhuriyetçi stratejist Jason Roe ise Trump'ı partinin çöküşünün mimarı olarak nitelendirdi.

Kremlin'in ilk tepkisi

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kongre'nin Trump'ın barış çabalarını engelleyip engelleyemeyeceği sorusunu ABD'nin iç meselesi diyerek yanıtladı. Peskov, üçlü görüşmelerin bir sonraki turunun yakında yapılacağını belirterek Trump'ın barış çabalarını sürdürmesini umduklarını söyledi.

KaynaklarHürriyet, N Gazete
Son güncelleme04.11.2026 21:30
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu