Mahmut Övür, Sabah'taki yazısında fon krizinin Türkiye'nin dış politikadaki atılımlarını gölgelememesi gerektiğini savundu; Özel yönetimini yolsuzluk soruşturmalarına tutumu nedeniyle eleştirdi.
Sabah yazarı Mahmut Övür, "Okyanusu geçip 'fon'da boğulmamak" başlıklı yazısında fon krizini ve yerel yönetimlere yönelik yolsuzluk soruşturmalarını ele alarak Türkiye'nin iç temizliğini ihmal edemeyeceğini savundu. Övür, dünyanın büyük bir değişim ve belirsizlik içinden geçtiğini, Türkiye'nin de bu dönüşümü sancılı biçimde yaşadığını yazdı. Övür, Francis Fukuyama'nın kitabına atıf yaparak kurumların değişen şartlara cevap veremediği yerde çürümenin başladığını belirtti.
Dış politikadaki atılım, içerideki sınav
Övür'e göre Türkiye, "eski"nin her alanda tasfiye edildiği derin bir iç hesaplaşmadan geçiyor. Türkiye, yazara göre darbe girişimlerini geride bıraktı, vesayetin etkisini azalttı ve hükümet sistemini değiştirdi; ülkeyi içeriden zayıflatan yapılara karşı da adımlar attı. Dış politikada Suriye, Libya, Somali ve Pakistan'la kurulan ilişkilerin, Mavi Vatan anlayışının, enerji yatırımlarının ve savunma sanayiindeki gelişmelerin yeni bir ufuk oluşturduğunu savundu. Yazara göre dışarıdaki bu iddianın içeride de güçlü bir ahlaki temele oturması şart; çünkü siyasi çürümenin açtığı gedik, dışarıdan gelen tehditlerden daha yıkıcı olabilir.
Siyasete yönelik eleştiri
Övür, kamu görevini kişisel servetin aracına çeviren anlayışla hesaplaşılmadan temiz bir toplum kurulamayacağını yazdı. Organize suç örgütlerine, uyuşturucu ağlarına ve kamu kaynaklarını kötüye kullandığı öne sürülen yapılar üzerindeki operasyonları devletin kendi düzenini koruma mücadelesi olarak niteleyen yazar, bu mücadelenin en hassas cephesinin siyaset olduğunu savundu. Makamın imkânını kendi menfaatine kullanan kişinin yalnızca bütçeye değil, vatandaşın devlete güvenine de zarar verdiğini ekledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi eksenli soruşturmayı ve son günlerde YENİ Parti'nin kurucu milletvekili Mustafa Sarıgül'ün dosyasını bu çerçevede andı. Yazara göre Özgür Özel ve yönetimi her soruşturmayı baştan "siyasi operasyon" diye niteledi, "Kim yanlış yaptıysa hesabını versin" diyemedi ve bir fırsatı kaçırdı.
AK Parti'ye çağrı
Övür, AK Parti'nin şimdi fon konusunda sınandığını yazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk günden tepki gösterdiğini ve sorumlulardan hukuk önünde hesap sorulacağını söylediğini belirten yazar, bunun parti için tarihi bir fırsat olduğunu savundu. Övür'e göre "Yaparsa AK Parti yapar" sözü, siyasetin kendi içindeki yanlışlarla hesaplaşmasında karşılık bulabilir; bunun yolu birkaç kişinin itibarını korumak uğruna milyonların güvenini riske atmamaktır.
Yazar, 15 Temmuz'da halkın ve AK Parti tabanının ağır bedeller ödediğini, bu fedakârlığın siyasette daha yüksek bir ahlakı zorunlu kıldığını yazdı. Okyanusu geçen bir ülkenin "fon"da boğulmasını bekleyenlere verilecek cevabın şeffaf soruşturma, kararlı siyaset ve istisnasız hesap sorma olduğunu belirtti.